Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Hac, bu yıl kısıtlı sayıda insanın katılımıyla yapılacak

Suudi Arabistan, bu yıl hac ibadetinin kısıtlı sayıda insanın katılımıyla gerçekleştirileceğini açıkladı. Kısıtlı sayıdaki hacı adayı ibadetlerini 29 Temmuz’dan itibaren gerçekleştirebilecek

BOLD – Suudi Arabistan Kovid-19 salgını nedeniyle yaklaşık bin kişinin yapabileceği Hac ibadetinin bu sene 29 Temmuz’da başlayacağını duyurdu.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın haberine göre Yüksek Mahkeme tarafından Hac ibadetinin başlama günü 29 Temmuz Çarşamba olarak belirlenirken, Hac ziyaretinin ibadetlerinden biri olan vakfenin Arafat Dağı’nda 30 Temmuz perşembe günü yapılacağı açıklandı.

Suudi Arabistan haziran başında Kovid-19’a yakalananların sayısının 105 bini aşması ve dünya genelinde salgının devam etmesi nedeniyle bu sene hac ziyaretinde bulunacak kişi sayısının ‘sembolik’ seviyede tutulacağını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Müslümanlardan mart ayında, hac ve umre planlarını bir sonraki duyuruya kadar askıya almalarını istemişti.

Pentagon raporu: “Türkiye, Libya’ya 3 bin 800 paralı asker gönderdi”

Dünya

Korona tedbirleri kıvılcımı ateşledi: Hollanda’da neler oluyor?

Dünyanın en zengin ülkelerinden Hollanda’da hükumetin hafta sonu Kovid-19 salgınına karşı açıkladığı sert tedbirler ülkede protestoların ve alışık olmadığımız görüntülerin fitilini ateşledi. Hollanda sokakları bir anda neden karıştı? İşte sebepleri…

BOLD – Helikopterler, atlı polisler, vitrinleri kırık camlar, yağmalama görüntüleri, yakılmış arabalar… Hollanda’nın modern tarihinde görmeye alışık olmadığımız görüntüler bir anda patlak verdi.

Peki ekonomisi ile göz kamaştıran ve modern ve güçlü bir sağlık sistemine sahip olan Hollanda bir anda neden karıştı. Hollanda’nın salgınla mücadelesini, başarılarını ve eksikliklerini araştırdık.

KONTROLLÜ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINDAN EN SERT TEDBİRLERE

Hollanda, koronavirüs salgının başlangıcında ‘kontrollü sürü bağışıklığı’ yöntemini uygulamaya çalıştı ve katı önlemlerden kaçındı.

Hollanda, Kovid-19 salgınının ilk dalgasında oldukça başarılı oldu. Yaz aylarında bir anda önlemleri gevşetti.

Maske takmayı zorunlu kılmadı ve sert sosyal mesafe tedbirleri getirmedi. Vakalar sonbahar aylarında bir anda artmaya başladı ve salgının ikinci dalgasında Hollanda Kovid-19’dan Avrupa’da en kötü etkilenen ülkelerden biri haline geldi.

Tedbirler de sertleşmeye başladı. Ekim ayında bar, lokanta ve kafelerin sadece paket servisi yapmasına izin verildi. Okullar ve öncelikli olmayan iş yerleri de Aralık ayının ortasında kapatıldı.

Ülkede uygulanan kısıtlamalar sonrası vaka sayısında geçen haftadan itibaren yüzde 10’a yakın düşüşler görüldü.

MUTASYONLU VİRÜS KORKUTTU

Ülkede yeni vaka sayısının düşmesine rağmen Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün (RIVM) İngiltere’de ortaya çıkan ve daha hızlı yayılan yeni türün tespit edildiğini açıklamasının ardından üçüncü bir koronavirüs dalgası yaşanamaması için Hollanda, Avrupa’daki en sert sokağa çıkma yasağı kararını aldı.

Cumartesi gününden itibaren akşam 21.00 ve sabah 04.30 arasındaki saatlerde sokağa çıkma yasağı getirilmesi kararıyla birlikte ülkenin birçok kentinde protestolar patlak verdi.

2. DÜNYA SAVAŞINDAN BERİ İLK SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI

Hollanda’da sokaklar 4 günde ateş çemberine dönüştü

II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez sokağa çıkma yasağı uygulanan Hollanda’da kısıtlamaya karşı ülke genelinde başlayan protestolar 4 gündür devam ediyor.

Polis pazartesi günü 10 ayrı şehirde, vitrinlerin camlarını kırıp mağazaları yağmalayan, yangınlar çıkaran ve güvenlik güçleriyle çatışan 180 kişiyi gözaltına aldığını duyurdu. Böylelikle gösterilerde gözaltına alınan toplam kişi sayısı 470’e ulaştı.

İÇ SAVAŞ UYARISI

Ulusal Polis Sözcüsü Suzanne van de Graaf, “Daha önce de gösteriler oldu ancak ülke genelinde bir kaç gece devam eden protesto çok sık yaşanmıyor” dedi. Graaf olayların ülkede “sorunlu” olarak kabul edilen bölgelerde değil, çok daha geniş çaplı yaşandığının altını çizdi ve son birkaç günlük periyotta toplamda 470 kişinin çıkan eylemlerde gözaltına alındığını kaydetti.

Eindhoven Belediye Başkanı John Jorritsma, gösterilerle ilgili yaptığı açıklamada, durumun bu şekilde tırmanmaya devam etmesi halinde “iç savaşa doğru ilerlemekte olduklarını” ifade etti.

ALIŞILMADIK GÖRÜNTÜLER

Protestolarda araçlar ateşe verildi

Güvenlik görevlileriyle göstericiler arasında çıkan olaylar, Hollanda’nın modern tarihinde ilk kez görülen eylemlere sahne oldu. Polis bazı sokakları yaya trafiğine kapattı, göstericilere cop ve koruyucu kalkanlarla müdahale etti. Bazı bölgeler helikopter desteğiyle izlenirken, eylemciler polis otobüs ve araçlarına saldırdı.

Bir grup gencin ekiplere havai fişekler attığı görülürken, bazı süpermarketler eylemciler tarafından yağmalandı, birçok dükkanın camları kırıldı, araçlar ve çöp konteynerleri ateşe verildi. Hollanda’nın liman şehri Roterdam’da 10 polis memuru ve 2 foto muhabiri yaralandı. Süpermarketlerin boşaltıldığı kentte çöp bidonları ve motorlu araçlar ateşe verildi.

ALIŞILMADIK TEDBİRLER

Polise arama yapma yetkisi verilmesi için acil talimat çıkarıldı. Polis, göstericileri dağıtmak için tazyikli su kullanırken bazı kentlerde asayişi sağlamak için atlı polisler görevlendirildi.

Diğer Avrupa ülkelerinde saat 22:00’den itibaren başlayan sokağa çıkma yasağı, Hollanda’da 21:00 olarak belirlendi. Hükümet, İngiltere’de ortaya çıkan virüs mutasyonunun yayılmasında en önemli etken olarak görülen gençleri evde tutmak için söz konusu saatlerin belirlendiğini kaydediyor.

Yeni kararlar kapsamında eve ziyaretçi sayısı en fazla iki kişi ile sınırlandırıldı. Cenaze merasimlerine katılım sayısı da 100 kişiden 50 kişiye indirildi. Hollanda hükumeti, Cumartesi gününden itibaren İngiltere, Güney Afrika ve Güney Amerika ülkelerine uçuşların da yasaklanmasını kararlaştırdı.

“ÖDÜNÇ KÖPEK”

Yasak kararı, 9 Şubat’a kadar yürürlükte kalacak. Sokağa çıkma yasağını ihlal edenler 95 euro para cezasına çarptırılacak. İşe gitme zorunluluğu olanlar ile evcil hayvanlarını dolaştırmaya çıkanlar yasaktan muaf tutulacak.

Köpek gezdirenlerin yasaktan muaf tutulacak olması nedeniyle, çok sayıda kişi “ödünç köpek” ya da gönüllü köpek dolaştırma talebinde bulunuyor.

Aile başına sadece bir kişinin evcil hayvan gezdirmek için sokağa çıkmasına izin verilecek olması nedeniyle, hayvan bakım merkezlerine yapılan ödünç köpek talebinde büyük artış oldu.

Köpek gezdirme platformu da, çok sayıda kişinin, özellikle yaşlı kişilerin evcil hayvanlarını dolaştırmak için gönüllü olduğunu açıkladı.

KILIK DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN KIYAFET SATIŞI

Yasağı aşmak isteyenler için, internet üzerinden ikinci el eşya satan sitelerde de postacı ve yemek dağıtıcısı giysileri ile çanta satışına ilişkin çok sayıda ilan yer almaya başladı.

Posta ve yemek şirketleri, internet üzerinden üniforma satışını önlemek için harekete geçti.

GÖSTERİLERE KİMLER KATILIYOR

Polis, gösterilerin ‘sorunlu’ bölgelerde yaşanmadığını, her kesimden insanın gösterilere katıldığını açıkladı

Gösterilere katılanlar arasında kısıtlamalara karşı çıkanların yanı sıra hükumet karşıtları, Kovid-19 hastalığına şüpheyle yaklaşan gruplar ve olayları suiistimal etmek isteyen suçluların da bulunduğu belirtiliyor.

Amsterdam polisi, futbol holiganlarının dahi gösterilere katıldığını açıkladı.

Uzmanlara göre, bütün bu değişik fikirlere sahip kişilerden oluşan ‘zehirli kokteyl’ sokağa çıkma kısıtlamalarının ardından infilak etti.

Yaşananlar Hollanda için sürpriz olsa da polis ve yetkililer eylemlerin sürebileceğini hesaplayarak önlem almaya devam ediyor.

HOLLANDA AŞILAMA KAMPANYASINDA GECİKTİ

Tedbirlere karşı gösterilen tepkide Hollanda hükumetinin salgınla mücadeledeki başarısızlığı da etkili oldu.

Hükumete karşı oluşan rahatsızlıkta ise Hollanda’nın aşılama kampanyasında gecikmesinin önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Güçlü bir sağlık sistemine sahip olan ve Avrupa Birliği’nin en zengin ülkelerinden biri olan Hollanda, birlik içerisinde aşıyı son alan ülkeler arasında yer aldı ve aşılama oldukça yavaş ilerledi.

HALKIN SADECE YÜZDE 1’İ AŞILANDI

17.5 milyon gibi küçük bir nüfusa sahip olan ve ekonomik olarak çok iyi bir durumda olan Hollanda, 26 Ocak itibariyle sadece 173 bin 638 kişiyi aşıladı. Bu anlamda Hollanda dünyada en çok aşı uygulayan ülkeler sıralamasında 31. sırada yer aldı.

Yine aynı tarih itibariyle Hollanda, halkının sadece yüzde 1.01’ini aşıladı ve nüfusa göre aşılanma oranında dünya sıralamasında 42. sırada yer aldı. (Veriler: the world in data) 

Aşılama kampanyasının gecikmesinde güçlü bürokratik bir yapıya sahip ve esnek olmayan Hollanda sağlık sisteminin, yerel sağlık yetkililerinin aşılama kampanyalarını takip ve kontrol etmesine imkan sağlayacak sistemi kurmakta gecikmesinin önemli bir payı oldu.

Hollanda sağlık sistemi Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı zorluklar ve değişen durumlar karşısında esnek hareket edemedi.

AB’DE AŞI ONAYLARI GECİKTİ

İngiltere’nin Pfizer/BioNTech ve Oxford/Astra Zeneca aşısını çok erken bir tarihte onaylayıp aşı kampanyasını başlatmasına rağmen, Avrupa Birliği bu onaylar konusunda gecikti. Bu durum da birlik üyesi ülkelerin gecikmesine neden oldu.

Avrupa Birliği’nde ilk aşılar 27 Aralık’ta dağıtılıp uygulanmaya başlanmasına rağmen, Hollanda’nın 25 bölgesinin tamamında sağlık otoritelerinin aşıya ulaşması 18 Ocak’ı buldu.

YETERLİ LOJİSTİK HAZIRLIK YAPILMADI

Pfizer/BioNTech aşısı -70 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda özel depolarda saklanabiliyor

Hollanda ilk olarak Oxford/AstraZeneca aşısını kullanmayı planlıyordu. Hazırlıklar buna göre yapıldı. Oxford/AstraZeneca aşısı daha kolay bir şekilde depolanabilen ve uygulanabilen bir aşı.

Pfizer/BioNTech aşısı ise -70 civarında saklanması gereken ve lojistik açıdan dağıtımı ve uygulanması oldukça zor olan bir aşı.

Hollanda’nın beklentisinin aksine ülkeye ilk olarak 27 Aralık’ta Pfizer/BioNTech aşısı ulaştı. Hollanda o tarihte bu aşıyı dağıtmak ve uygulamak için yeterli teknik altyapıyı oluşturmamıştı. Aşının dağıtımı bu sebeple gecikti.

KOVİD-19 SALGININDA SON DURUM

Yaklaşık 17.5 milyon nüfusu ile dünya nüfusu sıralamasında 68. sırada bulunan Hollanda, 27 Ocak itibariyle 970 bin 156 vaka sayısı ile vaka sayısı bakamınından dünya sıralamasında 20. sırada.

13 bin 772 ölüm ile de koronavirüs can kayıplarında dünyada 26. sırada. (Veriler: John Hopkins Üniversitesi)

Bu yönüyle Hollanda, gelişmiş sağlık sistemi ve ekonomik zenginliğine bakıldığında salgında kötü bir sınav veriyor. Ancak bu noktada Hollanda’nın yaşlı nüfusunu ölüm oranlarının yüksek olmasında payı büyük.

HÜKUMET  İSTİFA ETTİ

Hollanda Başbakanı Mark Rutte

14 Ekim 2010’dan beri Başbakanlık görevini yürüten Başbakan Mark Rutte, direkt hükumetle bağlantısı olmayan çocuk yardımları yolsuzluğu skandalı sonrası 15 Ocak 2021 ‘de istifa kararı aldı.

17 Mart’ta düzenlenecek seçimlere kadar Mark Rutte hükumeti görevde kalacak.

HOLLANDA EKONOMİSİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR

Yaklaşık 17.5 milyon nüfusu ile dünya nüfusu sıralamasında 68. sırada bulunan Hollanda, dünyanın 17. en büyük ekonomisi.

Kişi başına düşen milli geliri yıllık 50 bin doların üzerinde bulunan Hollanda, Dünya Bankası verilerine göre kişi başına düşen milli gelirde dünya sıralamasında 11. sırada bulunuyor.

Ülkenin ihracatı 750 milyar dolar civarında ve en çok ihracat yapan ülkeler sıralamasında dünyada 7. sırada yer alıyor.

80 milyonun üzerindeki nüfusuyla Türkiye’nin hizmet ve mal ihracatı tüm kalemler dahil edildiğinde 247 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yani Hollanda’nın yaklaşık 4.5 katı nüfusa sahip olan Türkiye’nin ihracatı Hollanda’nın 3’te biri civarında.

Aşı şampiyonu İsrail halkının dörtte birini aşılarken Filistinliler aşı bekliyor

Okumaya devam et

Dünya

Mültecileri Yunanistan’a “şu an” iade edemezsiniz!

Almanya’da Yüksek İdare Mahkemesi, Yunanistan üzerinden iltica edenler hakkında önemli bir karara imza attı. Mahkeme, sığınmacıların Yunanistan’da ağır hayat şartlarına maruz kaldığı gerekçesiyle geri iade edilemeyeceklerine karar verdi. Ancak kararında “şu an” vurgusu yaptı.

BOLD – Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Yüksek İdare Mahkemesinin kararına göre, artık Yunanistan üzerinden Almanya’ya iltica edenler, Dublin Sözleşmesi gerekçe gösterilerek iade edilemeyecek. Mahkemenin kararı kesin ve karara itiraza kapalı…

ALMANYA’DAN YUNANİSTAN’A İADEYE GEÇİCİ DURDURMA

Mültecileri yakından ilgilendiren karar Münster kentinde bulunan Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti (NRW) Yüksek İdare Mahkemesi (OVG) tarafından alındı. Mahkeme Yunanistan’da sığınma başvuruları kabul edilenlerin şu an için Almanya’dan bu ülkeye iade edilemeyeceklerine hükmetti. Ancak karardaki “şu an” ibaresi önemli.

“İLTİCA BAŞVURUSU REDDEDİLEMEZ”

Mahkeme salı günü aldığı kararda, Yunanistan’da mültecilerin içinde olduğu ağır yaşam koşullarına dikkat çekti. Almanya’da bulunan sığınmacıların Yunanistan’a sınır dışı edilmeleri durumunda, burada “ciddi şekilde insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele tehdidi ile karşı karşıya kalacakları” gerekçesiyle Almanya’ya iltica başvurusunda bulunmalarının reddedilemeyeceğine karar verildi.

Dikkat çeken karar, Yunanistan’da uluslararası koruma hakkı elde eden Eritre ve Suriyeli iki davacının başvurusu üzerine alındı. Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, daha önce Yunanistan’da bulunan ve bir süre sonra Almanya’ya iltica eden iki davacının sığınma başvurusunda bulunma talebini reddederek, Yunanistan’a sınır dışı edilmelerine karar vermişti.

Karar yapılan itiraz Arnsberg ve Düsseldorf’taki idare mahkemelerinde de görüşüldü ve her iki mahkeme de Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin sınır dışı etme kararını onayladı. Dava bunun üzerine Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşınmıştı.

YUNANİSTAN’DAKİ HAYAT ŞARTLARINA VURGU

Mahkeme aldığı kararda hem Yunanistan’daki fiziksel hayat şartlarına ve maddi sıkıntılara vurgu yaptı. Mültecilerin Yunanistan’a sınır dışı edilmeleri durumunda çalışma imkanlarının olmayacağı bu sebeple de aşırı maddi sıkıntılar yaşayacağı belirtildi. Ayrıca sığınmacılar için Yunanistan’daki kabul merkezlerinde veya evsizler için barınaklarda konaklama imkanlarının da olmayacağı kararda vurgulandı. Söz konusu karar temyiz edilemeyecek.

Kararda “şu an” ibaresi dikkat çekti. Çünkü Yunanistan’da mülteciler için fiziksel şartların ve iş imkanlarının kötü olması geçici bir durum olarak değerlendirildi.

DUBLİN SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Mültecilerin Almanya’dan Yunanistan’a sınır dışı edilmeleri Dublin Prosedürü ya da Dublin Sözleşmesi olarak isimlendirilen kurallar çerçevesinde yapılıyor. Avrupa Birliği ülkeleri tarafından uygulanan Dublin Tüzüğü ((EU) 604/2013 sayılı Tüzük), bir sığınma başvurusunun incelenmesinden hangi devletin sorumlu olduğunu belirlemektedir. Normal şartlarda Avrupa Birliği içerisinde, sığınma başvurunu incelemesi için sadece bir ülke sorumludur. Yönetmeliğin belirlediği kriterlere dayanarak, başvurunun incelenmesinden bir başka devlet sorumlu ise, yönetmelik kişinin bu devlete transfer (sınır dışı) edilmesini öngörmektedir.

GİRİŞ YAPILAN İLK ÜLKE İLTİCA ADRESİ OLUYOR

Eğer Almanya’ya mülteci olarak giriş yapmadan önce bir Avrupa Birliği ülkesinde parmak izi ve kişisel veriler verildiyse veya sığınma başvurusu yapıldıysa, o zaman bu veriler Avrupa Birliği’nin ortak veri tabanına kayıt ediliyor. Almanya’ya yapılan iltica başvurularında ilk olarak, bu veri tabanı incelenip mültecilerin başka bir ülkeden gelip gelmediğine bakılıyor. Eğer herhangi bir kayıt yok ise, o zaman sığınma müracaatınız Almanya tarafında işleme alınıyor.

Buna karşın, veri tabanında kaydınız bulunuyorsa o zaman Almanya mülteciyi kaydının olduğu ülkeye geri göndermek için işlem başlatıyor. Bu kapsamda Almanya Federal dairesi yetkili Avrupa Birliği ülkesine başvuruda bulunur. Eğer yetkili olan Avrupa Birliği ülkesi mültecinin kendi ülkesinden geçiş yaptığını onaylıyorsa, Almanya’da yapılan iltica müracaatı geçersiz sayılıyor. Ancak yetkili olan Avrupa Birliği ülkesi kabul etmezse, iltica müracaatı Almanya’da işleme alınıyor.

Verilen karara karşı idare mahkemesinde itiraz etme hakkı var. Davanın kazanılması durumunda iltica müracaatı Almanya’da incelenir. Dava başarısız sonuçlanır ise, mülteci 6 ay içerisinde yetkili ülkeye geri gönderilir.

Okumaya devam et

Dünya

İtalya Başbakanı Conte istifa etti

İtalya’da Başbakan Giuseppe Conte Cumhurbaşkanına istifasını sundu. Conte, koalisyon ortağının desteğini çekmesi üzerine meclisteki çoğunluğu kaybetmişti.

BOLD – İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, birkaç haftadır devam eden siyasi krize çözüm bulunamaması üzerine istifa etti. Conte bugün Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile görüşerek istifasını sundu.

Görüşmenin ardından cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Conte’nin istifasının ardından siyasi krizi aşmak üzere resmi istişarelere başlanacağı bildirildi.

Cumhurbaşkanı Mattarella’nın siyasi parti liderleriyle görüşmelere Çarşamba öğleden sonra başlayacağı, Conte’den müzakere sürecinde görevde kalarak hükumet işlerini sürdürmesini istediği kaydedildi.

Ülkede siyasi kriz, eski başbakan Matteo Renzi’nin iktidardaki merkez sol koalisyondan ayrılma kararıyla başlamış, Conte hükumeti meclisin üst kanadı Senato’daki mutlak çoğunluğunu kaybetmişti. Renzi, Agvrupa Birliği’nden gelen 209 milyar euro’luk pandemi yardım fonunun yönetimi başta olmak üzere Conte ile birçok konuda anlaşmazlık yaşadıkları gerekçesiyle 13 Ocak’ta hükumetten çekilmişti.

3. CONTE HÜKUMETİ İHTİMALİ

2018’deki genel seçimlerle başbakanlık görevine gelen Conte, 2019’da Renzi’nin desteğiyle ikinci hükumetini kurmuştu.

Başbakan Conte’nin istifasının ardından en olası görülen senaryolar arasında ilk sırada yine Giuseppe Conte tarafından yeni bir hükumet kurulması yer alıyor. Conte’nin daha geniş katılımlı bir hükumet formülü bulmaya çalışacağı, bu hükümete merkez-sağ ve Yaşayan İtalya’dan da destek arayacağı öngörülüyor.

İtalya’da 85 binden fazla can kaybına yol açan koronavirüs pandemisi ve 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en ağır ekonomik durgunluğun ortasında yaşanan mevcut hükumet krizi, istikrarsızlık endişelerine yol açıyor.

Avrupa Birliği Türkiye’ye ek yaptırımları rafa kaldırdı

Okumaya devam et

Popular