Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tecavüzcü kaynını şikayet ettiği için katledilen Fatma için sosyal medya ayakta

Kaynı tecavüz ettiği için eşi tarafından öldürülen 6 çocuk annesi Fatma Altınmakas için sosyal medyada kampanya başlatıldı.

BOLD – Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Gölağılı köyünde yaşayan Fatma Altınmakas, kocası Kazım Altınmakas tarafından 14 Temmuz günü öldürüldü. 6 çocuk annesi Altınmakas’ın cenazesi, ailesi tarafından yaşadıkları Patnos ilçesine bağlı Özdemir (Hozdemir) köyünde defnedildi. İşlediği cinayetin ardından gözaltına alınan Kazım Altınmakas, “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.

EŞİYLE ŞİKAYETE GİTTİ

Fatma Altınmakas’ı ölüme götüren süreç, iddialara göre evli olduğu erkeğin kardeşi Sinan Altınmakas’ın tecavüzüne uğramasıyla başladı. Fatma Altınmakas tecavüz olayının ardından eşiyle birlikte 12 Temmuz’da Malazgirt Jandarma Karakolu’na giderek, kaynı hakkında şikayette bulundu.

İki gün gözaltında bulunan Sinan Altınmakas ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Şüphelinin serbest kalmasının ardından, Fatma Altınmakas eşi tarafından öldürüldü. Fatma Altınmakas’ın ailesi kızlarının infaz kararının aile içinde alındığını iddia etti.

DAHA ÖNCE ÖZ KARDEŞİNİ ÖLDÜRMÜŞ

Mezopotamya Ajansı’na konuşan 6 çocuk annesi Fatma Altınmakas’ın kardeşi Mir Bedirhan Ayaz, “Cinayet yaşanmadan önce gerçeğe yakın bir iddianın haberini aldık. Bu da kardeşim Fatma Altınmakas’ın eşinin kardeşi olan Sinan Altınmakas’nın tecavüzüne uğramasıdır. Kardeşime eşi Kazım Altınmakas’la birlikte karakola gitmeleri ve suç duyurusunda bulunmaları gerektiğini söyledim. Sinan Altınmakas’nın 2 gün sonra serbest bırakılmasını anlayabilmiş değilim. Sinan Altınmakas’nın serbest kalmasından sonra bu katliam gerçekleşiyor. Acaba bu katliam emrini veren ya da Kasım Altınmakas’ın sadece fikir ve eylemi içinde mi oluşmuş yoksa köydeki akrabaların ve Sinan Altınmakas’nın baskısıyla mı bu cinayet işlenmiş, hepsine bakmak gerekiyor” dedi.

Sinan Altınmakas’nın daha önce kendi öz kardeşini öldürdüğünü söyleyen Ayaz, “Böylesi bir insanın bu olayı yapmaması için bir neden yok” diye konuştu.

SOSYAL MEDYADA KAMPANYA

Bu arada Fatma Altınmakas için sosyal medyada kampanya başlatıldı. ‘Fatma Altınmakasa ses ol’ etiketine yapılan onbinlerce paylaşımla katillerin cezalandırılması istendi. Yapılan paylaşımlarda, tecavüz şüphelisi Sinan Altınmakas’ın serbest bırakılmasının ardından, Fatma’nın eşinin cinayet işlemeye zorlanmış olabileceği yorumları yapıldı.

KADINLARIN SESİ OLMAK ZORUNDAYIZ

Kampanyaya katılan CHP’li Aylin Nazlıaka, ”Kocasının kardeşi tarafından tecavüze uğruyor. Karakola gidip şikayetçi oluyor ama tecavüzcü serbest bırakılıyor. 7 aylık hamile olan Fatma, kocası tarafından 6 çocuğunun gözü önünde namus (!) için öldürülüyor. Katledilen her kadının sesi olmak zorundayız!” ifadelerini kullandı.

Gündem

Kanal İstanbul sokağı birbirine kattı

Erdoğan’ın ‘inadına yapacağız’ dediği Kanal İstanbul’un için kendilerine mikrofon uzatılan, proje hakkında farklı düşünen iki İstanbullu tekme tokat birbirine girdi.

BOLD – Partisinin dünkü İstanbul 7. Olağan İl Kongresi’nde konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kanal İstanbul projesinin akıbetine de değindi.

Erdoğan konuşmasında projeyi nihayete erdireceklerini söyleyerek, “Engellemeye çalışıyorlar ya, şimdi tüm teknik çalışmalar tamamlandı. İnadına yapacağız buna da alışacaklar” diye konuştu.

TEKME TOKAT KAVGA

Youtube kanalı Medyali Tv Erdoğan’ın ‘inadına yapacağız’ sözlerini sokağa sordu. Kanalın mikrofon uzattığı vatandaşlardan bazıları yapılsın derken, bazıları da yapılmasın dedi. Röportaj sırasında karşıt görüşlü iki kişi konu üzerine önce tartıştı, daha sonra da küfürleşmeye başladı. Bir anda tekme tokat birbirine giren 2 kişiyi çevredekiler zorlukla ayırdı.

Erdoğan’ın ‘inadına’ dediği Kanal İstanbul’un getireceği felaketler

Okumaya devam et

Gündem

Pişkin rektör: Bütün sülale Katip Çelebi Üniversitesinde

İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde rektöründen dekanına kadar 27 kişi birbiriyle akraba çıktı. CHP’nin soru önergesinin ardından Rektör Saffet Köse, kadrolaşmanın detaylarını resmi yazıyla paylaştı.

BOLD – Üniversite kadrolarına eş, dost ataması devam ediyor. Katip Çelebi Üniversitesinde 27 kişi birbiriyle akraba olduğu rektörün TBMM’ye gönderdiği belge ile ortaya çıktı. Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre CHP Milletvekili Mahir Polat’ın TBMM’ye verdiği soru önergesine Rektör Prof. Saffet Köse şu cevabı gönderdi:

“Şube müdürlüğünden daha üst görev niteliğinde bulunan kadrolardan 16’sının şube müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atamasının yapıldığı; rektör, rektör yardımcısı, dekan ve öğretim görevlileri arasından tespit edilebilen 27 kişinin birbiri arasında akrabalık bağı bulunduğu görülmüştür.”

CHP Milletvekili Mahir Polat “Binlerce vatandaşımız sınavlarda alın teri dökerken bu kadrolara birileri sınavsız geliyor. Kul hakkından bahsedenler, eş dost atamaları için kul hakkı yiyor” dedi.

EŞİNİ ATAMIŞTI

Denizli’de 15 Temmuz’dan sonra vekaleten Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan, ardından 19 Nisan’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından asaleten rektörlük ataması yapılan Prof. Dr. Hüseyin Bağ, Bereketli İmam Hatip Ortaokulu’nda öğretmen olarak görev yapan eşi Derya Bağ’ı, Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü’ne enstitü sekreteri olarak atamıştı.

Okumaya devam et

Gündem

Soma için yeniden yargılama talebi: 301 madenci için 500 bin lira manevi 5 bin lira maddi tazminat

Yargıtay’ın verdiği bozma kararını değiştirmesi üzerine, Soma’da hayatını kaybeden 301 madencinin avukatları, Anayasa Mahkemesine başvurdu. Avukatlar, yeniden yargılamanın yanı sıra 500 bin lira manevi 5 bin lira da maddi tazminat talep etti.

BOLD – 13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma’daki maden faciasına ilişkin davada Yargıtay’dan çıkan ‘bozma’ kararın ardından, madencilerin ailelerinin avukatları yeni bir adım attı. Avukatlar, Anayasa Mahkemesine başvurarak yeniden yargılama talep etti. Avukatların Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuruda, hayatını kaybeden 301 madencinin yaşam hakkının ihlal edildiği ve devletin yaşam hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüklerinin ihlal edildiği ifade edilirken, her bir başvurucu için 500 bin lira manevi, 5 bin lira da maddi tazminat talebinde bulunuldu.

ETKİLİ BAŞVURU HAKKI İHLAL EDİLDİ

Independent Türkçe’den Can Bursalı’nın haberine göre başvuruda ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. ve Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının da ihlal edildiği belirtilirken, ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama istendi. 301 madencinin hayatını kaybettiği Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetiyle ilgili davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma suçlarından cezalandırılmasına karar vermiş, aralarında madenin patronu Can Gürkan’ın da olduğu sanıklar 15 ile 22 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmıştı.

İstinaf mahkemesinin de onayladığı cezanın ardından, tutuklu bulunan patron Can Gürkan tahliye edilmiş, dosya Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30 Eylül 2020’de yerel mahkemenin verdiği kararı bozarak, sanıkların bilinçli taksirle ölüme sebep olma ve yaralama suçlarından değil, olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. Yargıtay’ın bozma kararına göre, sanıkların 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama suçunu işledikleri gerekçesiyle cezalandırılması gerekiyordu.

MAHKEME HEYETİ DEĞİŞTİRİLDİ

Yargıtay’ın 30 Eylül 2020’de verdiği bozma kararının ardından dava için yeni duruşma gününün verilmesinin beklendiği sırada, 12. Ceza Dairesinin üyeleri değişti. Üye değişikliğinden hemen sonra iki Yargıtay savcısı, 12. Ceza Dairesinin 30 Eylül 2020’de verdiği karara itiraz etti. Üyeleri değişen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, itirazı kabul etti ve sanıkların 301 kez olası kasttan öldürme ve 162 kez yaralama suçundan cezalandırılmasına yönelik kararını geri çekti. Yeni kararda, sanıkların bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması istendi.

13 Nisan’da Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada, sanıklara en çok 22 yıl hapis cezası verilebilecek. Soma Davası’nın avukatları da Yargıtay’ın bozma kararındaki değişikliğin ardından Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0