Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

“Babam, abim, eşim içeride, ben yeni çıktım, ailemiz darmadağın”

Cemaat soruşturmaları kapsamında 4 yıldır hapiste olan Hüseyin Yüce (61), cezası bittiği halde tahliye edilmiyor. Oğlu ve damadıyla aynı cezaevinde yatan Yüce’nin kızı yaşananlara tepki gösterdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 15 Temmuz’dan sonra tutuklanıp 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan birçok kişinin cezasının hapiste olan kısmı bittiği halde tahliye edilmiyor. 46 aydır Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Hüseyin Yüce’nin de 10 Mayıs 2020’de cezasının hapishane kısmı bitti. Denetimli serbestlik hakkı geldiği halde 2,5 aydır bekletiliyor. Yüce’nin hapisten çıkan kızı bu duruma isyan ederek yetkililerden çözüm istedi.

“LÜTFEN GÖREVİNİZİ YERİNE GETİRİN”

Hüseyin Yüce’nin kızı Vesile Cingöz, “İsteğimiz sadece gerekli mercilerin görevini yapması ve 61 yaşında yaklaşık 4 yıldır içeride olan birinin dosyasını incelemeleri. Oğlu, damadı içeride. Ben içeriden yeni çıktım. Ailemiz darmadağın. Lütfen görevinizi yerine getirin. Ve babamın dosyasını inceleyin” dedi.

Babasıyla bugün haftalık telefon görüşmesi yaptığı belirten Cingöz “Babam bir gelişme var mı, haber var mı diye soruyor. Babamın cezasını İstinaf onayladıktan sonra Yargıtay da onadı. Ancak Yargıtay savcısının itirazı üzerine karar bozuldu. Tekrar işleme alınmadı. Dosyası şimdi ceza genel kurulunda beklemekte. Cezası infaz olunmuş bir hükümlü dosyası görüşülmedi diye hapishanede bekliyor.” diye konuştu.

TARHANA DÜKKANINDA ÇALIŞIYORDU

Burdur’un Bucak ilçesinde esnaflık yapan Yüce, kendi iş yerini sattıktan sonra tarhana dükkanında çalışıyordu. Tanık ifadelerine dayanılarak tutuklanan Hüseyin Yüce, dini sohbetlere gittiği için örgüt üyesi olmak iddiasıyla yargılandı.

“PARAMPARÇA HALDEYİZ”

Ailesinde sadece babasının değil, abisinin ve eşinin tutuklu olduğunu, kendisinin de yeni çıktığını söyleyen Vesile Cingöz ailece maruz kaldıkları haksızlıkları şöyle anlattı:

“Babamın yatması gereken süreyi bitirdiği halde hala çıkmaması en büyük üzüntümüz. Babam 61 yaşında, annem Hafize Yüce 60 yaşında ve biz paramparça haldeyiz. Babam benim düğünümden iki hafta önce tutuklandı. Düğünüme katılamadı, bu hem bizi hem onu çok üzdü.

“YÜZ FELCİ GEÇİRDİ”

Abim Yusuf Yüce de aynı cezaevinde 17 aydır tutuklu. 8 yıl 9 ay hüküm özlü olarak. Kendisi doktordu. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hastanesinde dahiliye doktoruydu. uzmanlığını anlamasına dört ay kala tutuklandı. Eşi Nurten Yüce abim girdikten sonra 4 yaşındaki oğlu ile maddi manevi zorluk yaşadı, yüz felci geçirdi. Ben de 5 ay tutuklu kaldım. Ailemde çok tutuklu bulunduğundan hükümle bırakıldım. Matematik öğretmeni olan eşim de Burdur Cezaevinde, 29 aydır hükümlü.

“ANNEM PSİKOLOJİK İLAÇ KULLANIYOR”

Çekirdek ailemde eşimle birlikte 3 kişi içeride. Şimdi ailemin yaralarını sarmaya ve annemin yanında olmaya çalışıyorum. Babamın bu durumu annemi çok yıprattı. 4 yıldır psikolojik ilaçlar kullanıyor. Bel fıtığı var. Kendi işini yapmaya zorlanıyor. Ben İzmir’de, abim bir dönem Bolu’da, babam Burdur’da tutukluydu. Şehir şehir hapishanelere gitmek onu çok etkiledi. Defalarca dilekçeler verdik. Farklı avukatlarla görüştük. Ama hala dosyayı incelemediler.”

Hüseyin-Hafize Yüce.

Hüseyin Yüce’nin Vesile Cingöz ve damadı Osman Cingöz.

Hüseyin Yüce, oğlu Yusuf Yüce, eşi Hafize Yüce ve torunuyla birlikte bir görüş gününde. Burdur Cezaevi.

Hüseyin Yüce

Hüseyin Yüce ve babası Kemal Yüce ile.

Rahip Brunson’a suikast planı netleşiyor: O isim Mustafa Ali Eren!

Okumaya devam et
Reklamlar

BOLD ÖZEL

Dört dörtlük operasyon: Adil Öksüz’ü kurtarmak!

15 Temmuz gecesinin iki ‘rahat’ ismi Hulusi Akar ve Adil Öksüz, aynı zamanda da o gecenin unutturulan iki ismiydi.

BOLD – Cumhuriyet tarihinin en karanlık olaylarından birine ilişkin önemli belgeler, kurtarıcılar, kurtarma süreci ve planlama detayları gazeteci Cevheri Güven’in anlatımıyla bu videoda…

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

2 milyar dolarlık patronluktan işçiliğe: Nakıboğlu ailesinin çökertilişi

Tüm varlığına el konulan Naksan Holding’in patronlarından Osman Nakıboğlu, depo işçisi olarak çalışıyor. Kızı at ahırı temizliyor. Bir Anadolu Kaplanı’nın yok edilişi…

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Havuz medyası tarafından milyonlarca doları yurt dışına kaçırdığı ve lüks yaşam sürdüğü iddia edilen Naksan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Osman Nakıboğlu, 2,5 senedir Kaliforniya’da bir gıda deposunda çalışıyor. Ayrıca arabasıyla lokantalara gıda pazarlıyor, part time ne iş bulursa yapıyor. Holdingin içini boşaltıp yatırımlarını Amerika’ya taşıdığı ileri sürülen Nakıboğlu’nun pandemi döneminde ise geçinebilmek için işsizlik parası aldığı öğrenildi.

AKP hükumeti tarafından şirketlerine kayyum atanan ve 2 milyar dolar değerindeki mal varlığına el konulan Osman Nakıboğlu, bir depoda ağır yükleri taşımak için kullanılan Forklift araçların operatörlüğünü yaparken görüntülendi. Osman Nakıboğlu, ABD’ye yerleştikten sonra 2017’de üç ortaklı bir gıda şirketi kurmuştu ancak daha sonra bu ortaklıktan ayrıldığı ve yatırdığı paranın büyük bir kısmını da geri alamadığı belirtiliyor.

KIZI AT AHIRI TEMİZLİYOR

Osman Nakıboğlu’nun 2014’ten beri ABD’de yaşayan kızı ise at ahırı temizliyor. Oğlu Bahaeddin Nakıboğlu da Amazon’dan ürün alanlara reklam desteği vererek geçimini sağlıyor. Bahaeddin Nakıboğlu’nun ofis kiralama işi yaptığı Innoworld adlı şirket, tüm dünyayı sarsan koronavirüs salgının etkisiyle zarar etti ve kapandı.

Osman Nakipoğlu.

15 TEMMUZ’DAN SONRA KAYYUM ATANDI

Plastik, tekstil ve enerji sanayinde faaliyet gösteren Gaziantep’teki Naksan Holding’in temeli 1940’lı yıllarda atıldı. Nakıboğulları şehrin köklü ve zengin ailelerinden. Holding bünyesinde 7 bin kişi çalışıyorken kayyum döneminde bu sayı 3 bin 500’e düştü. 15 Temmuz’da sonra TMSF’ye devredilen Naksan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Nakıboğlu 2 yıl cezaevinde kaldı. Oğulları Taner ve Emre Nakıboğlu hala cezaevinde. Taner Nakıboğlu 15, Emre Nakıboğlu 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Naksan Holding, 2014’ten itibaren kredilerin geri çağrılmasından dolayı şirketlerini küçültüp, şahsi mal varlıklarını satıp borçlarını kapatmaya çalıştı. Vakıflar Bankası’na olan borcun büyük bir kısmı bu şekilde ödendi. Bu satışlar, hala devam eden dava dosyasına “Naksan’ın içini boşaltıp ABD’ye para götürüldü” şeklinde girdi. Kayyumlar şirketin içi boşaltılmasını bu satışlara dayandırdı.

TMSF DÖNEMİNDE BORCU ARTTI

Şirketin borcu ise TMSF döneminde 7 milyar TL’ye çıktı. Naksan Holding’e kayyum atandıktan sonra, 2017 yılında holding çatısı altındaki Royal Halı’dan 22 milyon TL’lik halı çalınınca da kayyımlar değiştirilmişti.

Önceki gün satışa çıkarılan Naksan Holding’e müşteri çıkmadı. Bunun iki sebebi olduğu ifade ediliyor. Satış şartnamesinde holding bünyesindeki makinelerin değersiz gösterilmesi ve Naksan Holding ile Yargıtay’da bulunan dosya sonuçlanmadan, şirketlerin alelacele gerçek değerlendirilmeleri yapılmadan satışa sunulması.

51 ŞİRKETE EL KONULDU

Naksan Holding bünyesinde el konulan 51 şirketin adı geçiyor. 70-75 şirket yargılanıyor. 20’si Naksan Holding’e ait. Diğerleri yönetim kurulu üyelerinin şahsi şirketleri, ayrıca farklı kişilere ait şirketler de var. 27 Ekim 2020’de mahkemesi olan Osman Nakıboğlu, kendisiyle ilgisiz, başkalarına ait 30-40 şirketle yargılanmasına bir anlam veremiyor.

Naksan Holding’in yaptırdığı yurt, okul, üniversite binalarının açılışına Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Mehmet Şimşek, Kürşat Tüzmen gibi dönemin bakanları katıldı. Gülfer Nakıboğlu Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışını 2009’da o dönem TBMM Başkanı olan Bülent Arınç yapmıştı.

 

Akın İpek: Bu dava ibret vesikası olarak okunacak

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Oğlu ile karantina hücresinde kalan anneden mektup var

3 hafta önce 3 yaşındaki oğlu ile hapse gönderilen Emine Köksal karantina hücresinden yazdı: “Küçücük bir çocuk için çok büyük değil mi bu yük? Bir topluluk nasıl bu kadar merhametsiz olabiliyor?”

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL 

2 Ekim 2020’de tutuklanıp oğlu Halid Metin ile birlikte Bursa Yenişehir Cezaevine gönderilen sınıf öğretmeni Emine Köksal karantina hücresinde geçirdiği 3 günü yazdı. 14 gün oğlu ile tek başlarına karantina süresinin dolmasını bekleyen Köksal, hayatının bir anda alabora olduğunu söyledi.

Oğlunun sürekli “Anne eve gidelim, evimizi özledim” dediğini aktaran Köksal, “Bir çocuğun kocaman dünyasını, hayallerini küçücük bir odaya sığdırdığını görmek çok zor. Evle ilgili hayallerin anlatırken inşallah eve gidebilirsek diye başlıyor artık cümlelerine. Anne şakacıktan burası bizim evimiz olsun diyor” dedi.

Dernek üyeliği bulunduğu için Cemaat soruşturmaları kapsamında 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Köksal, Halid 1 yaşındayken de gözaltına alınmış ve oğlunun küçük olması nedeniyle denetimli serbestlikle bırakılmıştı.

“BİR ÇOCUK İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR YÜK DEĞİL Mİ?”

Cezaevi hücresine girdikten itibaren oğlunun “Anne neden geldik buraya?” “Burada ne yapacağız” “Bunlar kim?” diye aralıksız sorduğunu belirten Köksal, Halid Metin’in bir gün çok öfkelendiğini, kapıya tekmeler attığını, kapının açılmadığını görünce “Camdan atlayalım” dediğini aktardı. Köksal, “Terliklerimizi çıkar, ayakkabılarımızı giyelim, gidelim” diyor. Nezarette de aynısını yapmıştı. Ayakkabılarını alıp el sallamıştı. Konuşamıyordu daha. 3 yaşında küçücük bir çocuk için çok büyük değil mi bu yük? Sonra baktı kapı açılmıyor, “Camdan atlayalım” diyor. Ve ben yapılan tüm haksızlığa rağmen ona kaçmanın doğru olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Neden?” ifadelerini kullandı.

Köksal, bahçe saati geldiğinde ise oğlunun yine çok ağladığını ve “Anne taksiye binip gideceğim.” dediğini yazdı. Onu 1 saatlik havalandırma hakkı süresince olabildiğinde koşturup hareket ettirmeye çalıştığını da belirtti.

“BEYNİM ZONKLUYOR, BU ÇOCUK BURADA DURAMAZ”

Koğuş ve hücre ortamlarının çocuklar için hijyenik olmadığı biliniyor. Oğlunun banyo yapmak, tuvalete bile gitmek istemediğini aktaran Köksal, “Bu çocuk burada duramaz” dedikten sonra duvarlar dahil her yeri çamaşır suyuyla silmesine rağmen ortamın paslı ve kirli olduğunu söyledi.

31 yaşındaki Köksal, tutukluluğa itiraz dilekçesine red cevabı geldiği günü ise şöyle anlatıyor: “Bugün itiraz dilekçeme red cevabı geldi. Cezanın uygun olduğuna kanaat getirmişler. Beynim zonkluyor. Bir insan da değil bir topluluk nasıl bu kadar merhametsiz, vicdansız olabiliyor. Bir çocuğun hallerine, kör, sağır duyarsız olabiliyor.”

Emine Köksal’ın eşi Emin Köksal da 4 yıldır Bursa E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu. 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen finans müdürü Emin Köksal’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Babası hapiste olan 3 yaşındaki Halit’in annesi de tutuklandı

Okumaya devam et

Popular