Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hatay Barosu Başkanı Dönmez, hukuksuz geceyi anlattı: Dört saat savcı kararı olmadan gözaltında tutuldum

İskenderun’da ailesiyle oturduğu kafede polislerin kimlik göstermediği için gözaltına aldığı Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez, yaşadıklarını anlattı. Polisin gözaltıyı savcıya sormaya gerek duymadığını kaydeden Dönmez, “Bu çok ciddi bir olaydır. 4 saat savcı kararı olmadan gözaltında tutuldum” dedi.

BOLD – Ailesiyle birlikte Hatay’ın İskenderun ilçesinde, 29 Temmuz günü, bir mekanda çay içerken polisle kimlik kontrolü sırasında yaşanan tartışmanın ardından gözaltına alınan Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez ile o gece yaşadıklarını anlattı.

Gazete Duvar’a konuşan Ekrem Dönmez, “Özellikle bana gelmedi. Rutin kontroldü. Ben de baro başkanı olduğumu söylemedim çünkü orada ailesiyle çay içen sıradan bir vatandaştım. Ben normal yol kontrollerinde de nedenini öğrenmeden kimlik göstermem” ifadesini kullandı.

KAMERA AÇILMADAN ÖNCE POLİSLER KABADAYI GİBİYDİ

Medyada planlanmış bir olay olduğu, “Yakında CHP’den vekil olur” ya da “Gösterseydiniz kimliğinizi, bu kadar uzatmasaydınız” şeklindeki yorumlara tepki gösteren Dönmez, şunları söyledi: “Planlı diye bir şey olabilir mi? Ayrıca kamera açılmayan bir kısım var. Öyle videodaki gibi nazik değillerdi son derece kabaydılar. Bu tavır, ‘ben devletim sorgulamadan ne istersem yapacaksın’ tavrı. Haklarınızı kullanmak istediğinizde sorun o zaman başlıyor. Bana vatandaştan yüzlerce mesaj geldi. Benzer uygulamalar yaşadıklarına dair. Tersini düşünelim polis orada gerekçesini söylese, kimliğini gösterse hem doğru olanı yapmış olacak hem sorun yaşanmayacak.”

SOYLU POLİSİNE SAHİP ÇIKTI, NEREDE KALDI VATANDAŞIN HAKKI?

Polisin kendisini gözaltına almaya orada karar verdiğini, gözaltı işlemini savcıya sormaya gerek duymadığına dikkat çeken Ekrem Dönmez, “Bu çok ciddi bir olaydır. Hukuku, hukukçular uygular. Bu, polisin vazifesi değildir. 4 saat savcı kararı olmadan gözaltında tutuldum. İl Emniyet Müdürü ‘Kimlik verseydin’ diyor. Kimse polisin neden orada gerekçeyi açıklamadığını sorgulamıyor. Süleyman Soylu açıklama yaptı, polisine sahip çıktı. Nerede kaldı vatandaşın hakkı, nerede kaldı hukuk?” dedi.

İDARİ VE YARGISAL CİDDİ SORUNLAR VAR

Polislerin, “Ben devletim” gücünü ve şiddetini, sosyal medya, çoklu baro düzenlemelerinden aldığını ve aynı zihniyetin ürünü olduğunu savunan Dönmez, “İdari ve yargısal olarak ciddi sorunlar var bunlar değişmeli. Hukuk devleti miyiz yoksa polis devleti mi? Ben polise avukat ve baro başkanı olduğumu söyleseydim, bu sorun yaşanmayacaktı. Fakat o baskıcı hale getirilip keyfi şekilde artırılan polis yetkisinin bir vatandaşın özgürlüğünü gölgelediği yerde hak aramaya kalktığınızda şiddetle karşılaşırsınız. Benim yaşadığım da buna örnekti” ifadelerini kullandı.

Kimlik ibraz etmeyen baro başkanına gözaltı

Gündem

Son 24 saatte 1172 kişide daha koronavirüs tespit edildi

Güncel koronavirüs verilerini paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de son 24 saatte 16 kişinin öldüğünü bildirdi. Bin 172 kişide daha virüs tespit edildiğini açıkladı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Hastane doluluk oranlarımızda, yeni yatan ve taburcu olan hastaların yakın sayılarda olması sebebiyle değişiklik yok” dedi. Koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 16 kişi artarak 5 bin 829’a yükseldiğini kaydetti. Son 24 saatte bin 172 yeni vaka tespit edildiğini, bin 82 kişinin de hastalığı atlattığını aktardı. Koca, Türkiye’de koronavirüs salgınını ağır geçirenlerin sayısının ise 587 olduğunu iletti.

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul’u yağmalama planı devrede

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, resen onayladığı imar planlarıyla İstanbul’u yağmaya açık hâle getiriyor. Kanal projesi ile Sazlıdere Baraj havzasını rant için planlayan Bakanlık, Barbaros Bulvarı’ndaki kamu hizmet alanını da ticaret alanına dönüştürdü.

BOLD – İstanbul Beşiktaş Barbaros Bulvarı’nda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü eski binasının yer aldığı arazinin imar planları değiştirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca resen onaylanan değişiklikle üzerinde 10 katlı hizmet binaları bulunan 3 bin 357 metrekarelik arsa ‘ticaret’ alanına alındı.

ARSA DEĞERİ 70 MİLYON PROJE DEĞERİ 165 MİLYON LİRA

Birgün’den Uğur Şahin’in haberine göre Bakanlık 3 ay önce, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. üzerinden arazi ile ilgili hazırlattığı ‘gayrimenkul değerleme’ raporunda arsanın piyasa değerinin yaklaşık 70 milyon lira olduğunu tespit etti. Aynı raporda bölgede geliştirilecek projenin değerinin ise yaklaşık 165 milyon lira olduğu hesaplanmıştı.

İŞLEVSİZ KALDIĞI İÇİN UYUMLU HÂLE GETİRİLECEK İDDİASI

İtirazların alınması için bir ay süreyle askıya çıkan değişikliğin gerekçesini Bakanlık özetle şöyle açıkladı: “Rezerv Yapı Alanı ilan edilmiş planlama alanının; ekonomik ve fiziksel ömrünü yitirmiş olması ve de kent bütününe hizmet eden resmi kurum (İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) kullanımının sona ermesinden sonra işlevsiz kalan kent parçalarının çevresi ile uyumlu işlevlendirilmesi ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu kapsamda imar planı değişiklikleri çalışmaları yapılmıştır.”

ARAZİNİN MÜLKİYETİ MALİYE HAZİNESİNDE

Darphane ile Barbaros Bulvarı arasında kalan arazinin mülkiyeti Maliye Hazinesine ait. Yeni planlara göre arazide Emsal=2 şartlarında 12 katlı bina yapılabilecek. Arazinin altından kara yolu tüneli geçtiği için inşaat aşamasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) görüş alınması gerekiyor.

Her saat değeri düşen Türk Lirası için DEVA’dan 10 öneri

Okumaya devam et

Gündem

19 yaşında öldürülen gazeteci Ferhat Tepe İzmir’de anıldı

Özgür Gündem gazetesi Bitlis muhabiriyken 19 yaşında kaçırılıp öldürülen Ferhat Tepe, öldürülmesinin 27’inci yılında İzmir’de anıldı.

BOLD – İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi tarafından düzenlenen anmada konuşan yönetici Ahmet Çiçek, Ferhat Tepe’nin 28 Temmuz 1993’de, Bitlis şehir merkezinde silahlı telsizli 3 kişi tarafından kaçırıldığı olayı anlattı.

Gazeteci Ferhat Tepe, İzmir’de anıldı

Olayın hemen ardından DEP Bitlis İl başkanı olan baba İshak Tepe’yi telefonla arayan bir kişinin, oğlunun hayatına karşılık DEP il örgütünü kapatmasını ve fidye vermesini istediğini kaydeden Çiçek, İshak Tepe’nin, telefondaki sesin Tatvan 6. Zırhlı Tugay komutanı General Korkmaz Tağma’ya benzettiğini kamuoyuna açıkladığını belirtti.

Ailenin resmi kurumlara oğullarıyla ilgili yaptığı başvurunun inkar edildiğini ifade eden Çiçek, “Tepe Ailesi Bitlis Asayiş Şube Başkanlığı’na, Emniyet Müdürlüğü’ne, Valiliğe, Savcılığa, Başbakan’a, İçişleri Bakanı’na ve OHAL Valisi’ne başvurarak oğullarının bulunmasını istedi. Ancak Ferhat’ın gözaltına alındığı inkâr edilen Ferhat’ın bedenine 13 gün sonra ‘meçhul kişi’ olarak gömüldüğü Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda ulaşıldı” dedi.

ELAZIĞ MEZARLIĞINDA BULUNDU

8 Ağustos 1993 tarihinde Ferhat Tepe’nin cansız bedeninin Elazığ Sivrice’deki Hazar Gölü kıyısında balıkçılar tarafından bulunduğunu belirten Çiçek, şunları söyledi: “Adli tıp uzmanı tarafından ayrıntılı bir otopsi işlemi yapılmadan pratisyen bir doktorun ölü muayenesi sonrasında ‘kimliği meçhul kişi’ olarak Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilmişti. Mezarın açılmasının ardından; İshak Tepe; oğlunu teşhis etti. Ferhat Tepe’nin vücudunda derin işkence izleri vardı. Bu izlerden üzerinde sigara söndürüldüğü, el ve ayak bileklerinin bağlandığı anlaşılıyordu. Bu izlerin hiçbiri ölüm raporuna yansımamıştı.”

3 bin kişi Ayasofya’nın açılışında koronavirüs kaptı

Okumaya devam et

Popular