Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cezaevleri için harcanan para 6 bakanlığın bütçesinden daha fazla

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 2019 yılında cezaevleri için 6 milyar 993 milyon 138 bin lira ayrıldığını açıkladı.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de cezaevleri için harcanan paranın Meclis, Anayasa Mahkemesi ve 6 bakanlığın bütçesinden daha fazla olduğunu söyledi. Tanrıkulu, “Sorduğum soru önergesine Adalet Bakanlığı cevap verdi. Cezaevlerine harcanan para 7 milyardan fazla. 6 bakanlığın bütçesinden çok daha fazla para cezaevlerine harcanıyor şu anda. Bu da bir devletin Türkiye’yi nasıl cezaevine dönüştürdüğünü, hukuktan, demokrasiden uzaklaştırdığının başka bir kanıtı.” dedi.

TBMM, AYM VE YARGITAY’IN BÜTÇELERİ

Cezaevleri için 2019 yılında ayrılan para birçok kuruma ayrılan bütçeyi geçti. 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı’na 2 milyar 818 milyon 899 bin lira, TBMM’ye 1 milyar 748 milyon 982 bin lira, Anayasa Mahkemesi’ne 69 milyon 959 bin lira, Yargıtay’a 595 milyon 593 bin lira, Sayıştay’a 367 milyon 378 bin lira, Milli İstihbarat Teşkilatı’na 2 milyar 157 milyon 761 bin lira bütçe ayrıldı.

Ayrıca cezaevlerinin bütçesi 6 bakanlığı da aştı. Dışişleri Bakanlığı’nın 4 milyar 635 bin 760 lira, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın 2 milyar 44 milyon 280 bin lira, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 4 milyar 168 milyon 578 bin lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2 milyar 544 milyon 238 bin lira, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2 milyar 573 milyon 286 bin lira, Ticaret Bakanlığı’nın 5 milyar 689 milyon 948 bin lira bütçe verildi.

“ADLİYELERDE ADALET DEĞİL, RÜŞVET VE YOLSUZLUK KOKULARI”

Diyarbakır’da meydana gelen bir nitelikli dolandırıcılık olayını takip ettiğini söyleyen Tanrıkulu, adliyelerde rüşvet ve yolsuzluk kokuları geldiğini de ifade etti. Dosyada gizlilik kararı olduğunu belirten Tanrıkulu, “Birçok kamu görevlisinin parasının bir kuyumcuda battığı bilgisi var. Adliye mensuplarının para yatırdığı konusunda bilgi var. Hep şunu ifade etmiştim. Bir adliye mensubu, bir savcı, bir hakim, nasıl olur da parasını kayıt dışı bir biçimde bir kuyumcuya verir ve buradan bir gelir elde etmeye çalışır. Eğer bu bir kara para değilse… Rüşvet, görevi kötüye kullanmadan elde edilen bir para değilse neden kayıt dışı olarak tutulur?” dedi.

Adalet Bakanlığı’na seslenen Tanrıkulu, kamuoyuna bilgilendirme yapmak zorunda olduğunu hatırlattı:

“Bununla ilgili olarak kamuoyunu aydınlatıcı bir bilgilendirme yapmak durumundasınız. Çünkü insanların özellikle iş adamlarının yersiz iddialarla gözaltına alındığını, daha sonra da rüşvet veya diğer vaatlerle serbest bırakıldıklarını Diyarbakır’daki bütün iş adamları biliyor. Böyle berbat bir durumla karşı karşıyayız. Adliyelerinizde adalet değil, rüşvet ve yolsuzluk kokusu geliyor.”

Mustafa Varank ‘yerli ve milli elektronik kelepçe’yi gururla tanıttı

Gündem

Ekonomik kriz sayıyı artırdı: Evine aş götüremeyince intihara yöneliyor

Pandemiyle derinleşen ekonomik krizde yüzbinlerce kişi işini kaybederken intihar vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Nisan ayında 129 intihar vakası yaşanırken, uzmanlar ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor. Psikiyatr Cemal Dindar, “İnsanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar” dedi. 

BOLD – Salgının derinleştirdiği ekonomik kriz sonrası son dönemde geçim zorluğu nedeniyle yaşamına son verenlerin sayısında artış gözlemleniyor. Uzmanlar ise ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor.

AKP DÖNEMİNDE 54 BİN KİŞİ İNTİHAR ETTİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2002’den bu yana 54 bine yakın insan yaşamına son verdi. 2002’de 2 bin 301 olan intihar sayısı 2019 yılında 3 bin 406’ya yükseldi. İntihar gerekçelerinin başında hastalık yer alırken onu aile geçimsizliği ve geçim zorluğu izliyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin raporuna göre ise son 8 yılda en az 502 işçi intihara sürüklendi. Söz konusu intiharların gerekçelerinde borç, işsizlik gibi ekonomik nedenler başta geliyor.

NİSAN’DA 129 KİŞİ CANINA KIYDI

Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, “Biz intihar vakalarına ilişkin verdiğimiz soru önergelerinin hiçbirine yanıt alamıyoruz. Zaten cevap da alsak verilen rakamların doğru olduğunu düşünmüyoruz. Nisan ayında intihar sayısının 129’a yükseldiğini tespit ettik” dedi. Topladıkları sayılardaki artışa dikkat çeken Taşçıer, “Net nedeni tespit etmemiz zor ama gördüğümüz kadarıyla ekonomik krizin daha da derinleşmesi, salgının meydana getirdiği sıkıntılar ve sürecin yönetilememesi, geleceğe dair umutsuzluk gibi faktörlerin etkili olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

HIZLA YOKSULLAŞAN İNSANLAR UMUTSUZ

Cumhuriyet’ten Tuğba Özer’e konuşan Psikiyatr Cemal Dindar ise “Günümüzde iktidardan ve yönetme biçiminden pay alan bir azınlık dışında çoğunluğun içinde bulunduğu toplumsal ruh hali; umutsuzluk, çaresizlik ve çıkışsızlık hissi. Cumhuriyet tarihinin en hızlı yoksullaşma dönemlerinden birini, belki de birincisini yaşıyoruz. Geçenlerde duyduğum bir sözle, topluma da hayal pilavı öneriyorlar. Fakat insanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar. Yarının belirsizliği de korkuya dönüşüyor, bir insanın ömrüne omurga olabilecek umut ilkesi çöküyor. Bunların karşılığı, intihar eden yurttaşlarımızın geride bıraktığı sözlerde. Büyük bir ruhsal acı var” dedi.

EKONOMİK SEBEPLER ÇOK BÜYÜK FAKTÖR

Başkent Üniversitesi ve Türk Psikologlar Derneği’nden sosyal psikolog Prof. Dr. Doğan Kökdemir de “İntiharların sebebi yoksulluk, stres, hayattaki başka bir problem olabilir, tek bir isimle nitelendirdiğinizde yanlış yapıyor olabilirsiniz. Olası intihar sebeplerinde tabii ki ekonomik sebepler çok büyük bir faktör. Kendisini çaresiz hisseden, çıkış yolu bulamayan insanlar ne yazık ki aslında çözüm de olmayan bu yöntemi gerçekleştiriyor olabilir. Ama bizim yine de bunu yoksulluk eşittir intiharmış gibi aksetmememiz gerekiyor” dedi.

İNTİHARLAR BASINA YANSIMIYOR

Ekonomik kriz nedeniyle meydana gelen intiharların büyük kısmı basına yansımıyor. Son 2 ayda basına yansıyan yoksulluk intiharlarından bazıları şöyle:

– Muğla Milas’ta çiftçi Fahrettin Aktaş 5 Mayıs’ta “Borcum çok, borçlarımı ödeyin, bu onursuzluğa dayanamam” diyerek yaşamına son verdi.
– Nuri Çengeloğlu (59) isimli kahvehane esnafı İzmir’de geçen mart ayında “dayanacak gücüm kalmadı” diyerek yaşamına son verdi.
– Mersin’in Mut ilçesinde kokoreççilik yapan Murat Gümüş, (58) “Kaç gündür siftah etmeden dükkân kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra yaşamına son verdi.
– Kovid-19’a yakalandığı için çalışamayan Fedai Kuşçu isimli işçi, cebindeki 12 TL’yi eşine bırakarak yaşamına son verdi.
– İzmir’in Torbalı ilçesinde çiftçi Basri Yıldırım 846) hayatına son verdi. Yıldırım’ın kredi borçları nedeniyle yaşamına son verdiği öne sürüldü.

Gazze Şeridi’ne kara operasyonu

Okumaya devam et

Gündem

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun tepki çeken “Turistin görebileceği herkes aşılanacak” açıklamasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye’yi aşağılayan video yayınlandı. Bakanlığın paylaştığı videoda turizm çalışanları “Keyfine bak; ben aşılandım” maskesiyle gösterildi. Video tepkiler üzere, apar topar yayından kaldırıldı.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Almanya’da mevkidaşıyla yaptığı toplantıda “Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız” sözlerinin ardından Türkiye’yi aşağılayan video Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Türkiye’yi tanıtmak için kurduğu GoTurkiye adlı hesaptan paylaşılan videoda, “Temizlenmiş tatil köyleri ve aşılanmış personel! Biz buna Turizm için Çifte Güvenlik diyoruz! Gelin ve #TurkishRiviera’nın tadını gönül rahatlığıyla çıkarın” ifadeleri kullanıldı. Videoda THY pilotu, hostesler ve otel görevlileri “Keyfini çıkar, aşılıyım(Enjoy, I’m vaccinated” ifadeleri yer alan maskelerle görülüyor. Sosyal medyada gösterilen tepkiler üzerine video yayından kaldırıldı.

AŞILANDIM YETMEZ KISIRLAŞTIRIN BİZİ!

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bakanlığın videosuna “Pandemide sadece çile ve zorluk çektirdiğiniz bu aziz millete, şimdi de utanmadan bunu yaptınız. Yazıklar olsun” tepkisi verdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, videoyla ilgili “Kendi vatandaşını bu kadar değersiz gören bir iktidarı hak etmiyoruz. Bu milleti aşısız bıraktılar. Turizm sektörü de dahil tüm ülkeyi batırdılar. Algı yönetimi için yine tweet sildiler ama video her yerde dolaşımda. Vatandaşını aşağılayarak, kandırarak ülke yönetilmez” ifadelerini kullandı. Sanatçı Burhan Şeşen ise, “Ben aşılandım” reklamına, “Ben aşılandım yazısı yetmez. Kısırlaştırın bizi…” tepkisini gösterdi.

Suç örgütü elebaşı Sedat Peker’e koruma polisinin belgesi çıktı

Okumaya devam et

Gündem

Suç örgütü elebaşı Sedat Peker’e koruma polisinin belgesi çıktı

İzmir Emniyet Müdürlüğü, çete lideri Sedat Peker’e Emniyet tarafından koruma polisi verildiğini itiraf etti. Skandalın belgesini CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır kamuoyuna duyurdu.

BOLD – CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi (PM) Üyesi Ali Mahir Başarır, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e verilen koruma polislerinin belgesini paylaştı. Başarır, Peker’e 2015’te Barış için Akademisyenler İnisiyatifi üyesi bin 128 akademisyene yönelik söylediği “Oluk oluk kan akıtacağız” tehditlerinden sonra koruma polisi verildiği iddialarına ilişkin Emniyet yazısını paylaştı.

AKP iktidarında şiddet gören kadınların değil mafya liderlerinin korunduğunu vurgulayan CHP’li Başarır, şunları dile getirdi: “Mafya lideri Sedat Peker 9 Ekim 2015 tarihinde Rize’de ‘teröre lanet’ mitingi yapıyor. Burada, ‘oluk oluk kan akıtacağız’ diyor ama bu şahıs, aynı yıl devlet tarafından korunuyor. İş adamı kılıfı altında, Türkiye’de mafyalığın halk gözündeki en bilinen yüzlerinden birisine koruma veriliyor. Diğer tarafta ise tehdit almasına rağmen koruma verilmeyen binlerce insan var. Fakat, ‘oluk oluk kan akacak’ diyen şahıs ise koruma altında.”

AKP İLE ARASI BOZULUNCA…

Ömer Çelik’in, “Elinde belge bulunan mahkemeye gitsin” sözlerini de hatırlatan CHP’li Başarır şöyle devam etti: “Bu şahsa, iktidar tarafından 6 sene önce koruma verilmiş. Bu şahıs, 6 sene önce mafya lideri, suç örgütü lideri değildi de AKP iktidarı ile arası bozulunca mı suç örgütü lideri oldu? Siz bu illegal odaklara koruma tahsis etmişsiniz. Ömer Çelik, ‘mahkemeye başvursun’ diyor ama Süleyman Soylu attığı tweet ile yargıya etki edebildiğini açıkça ifade etmiş. Karşımızda, neresinden tutarsak tutalım elimizde kalan bir olay var. Bu yüzden TBMM’de bu konuyla alakalı bir araştırma komisyonu kurulmalıdır.”

YALANA DEVAM EDİYORLAR

“Eşinden, sevgilisinden şiddet gören kadınlara koruma sağlayamayan iktidarın; bir mafya liderinin güvenliği için koruma görevlendirmekten çekinmediğini belirten CHP’li Başarır’ın şu ifadeleri dikkat çekti: “AKP iktidarı, yalan söylemeye devam ediyor. Dün emrine koruma polisi görevlendiren İçişleri Bakanı, bugün ise organize suç örgütü lideri diyor. CHP olarak bizim görüşümüz ise en başından beri nettir; bu şahıs organize suç örgütü lideridir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün yayımladığı yazıya göre; bu şahsa, İstanbul Valiliği tarafından 2015 yılında koruma polisi verilmiş ve yine bu şahsın söylemlerine göre, Süleyman Soylu zamanında da bu uygulama devam etmiş. Fakat, burada bu mafya liderine koruma polisi verildiği ortaya çıkmışken utanıp istifa edeceklerine konuyu muhalefete getirip yüzsüzlük ve arsızlıkta çığır açıyorlar.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0