Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Çocuklar virüs yüklü, okulların açılması riskli!

Bilimsel araştırmalara göre çocukların yetişkinlere nazaran 10-100 kat arası daha fazla virüs yüklü olduğu bilgisini veren biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, “Bu da daha fazla bulaş demektir” ikazı yaparak sonbaharda okulların açılmasındaki riske işaret etti.

BOLD – Türkiye’de son dönemde artış hızı katlanan Kovid-19 ile ilgili ‘çocuk’ uyarısı yapan biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, okulların yaz sonu açılması ile ilgili kararın gözden geçirilmesi tavsiyesinde bulundu. Sözcü’den Nazan Doğaner Halıcı’ya konuşan Çetin, ABD’de gerçekleştirilen bir araştırmanın çocukların yetişkinlere göre 10-100 kat arası daha çok virüs yüklü olduğu sonucunu ortaya koyduğunu belirtti. “Bu çalışma, sonbahar başlangıcı açılması düşünülen kreş ve okulların, açılma tarihinin yeniden belirlenmesi için dikkate alınması gereken ciddi bir bilimsel tespittir. Çünkü çocukların okuldaki diğer çocuklarla oynamak, ortak tuvalet kullanmak gibi bulaşma riskini artırabilecek davranışsal alışkanlıkları var” dedi.

ŞİKAGO ÇALIŞMASI DAHA İYİ YAYICILAR OLABİLECEĞİNİ GÖSTERDİ

Çocukların virüsün sessiz yayıcıları olabileceği, virüsü eve getirme yanında öğretmenleri ve diğer okul çalışanlarını enfekte edebilecekleri endişelerinin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Çetin, “Şikago’daki Ann&Robert H. Lurie Çocuk Hastanesi araştırmacıları, semptomların başlamasının ilk haftasında 1 aylıktan 65 yaşına kadar değişen hafif ve orta derecede 145 Kovid-19 hastasının burnundaki viral RNA düzeyini ölçtü (5 yaş altı 46 çocuk, 5-17 yaş 51 yetişkin çocuk ve 18-65 yaş yetişkin). Tespit ettikleri en önemli bulgu, 5 yaşın altındaki çocukların burnunda daha büyük çocuklara ve yetişkinlere göre genellikle 10-100 kat daha fazla SARS-CoV-2 viral RNA’ya sahip olduğuydu. Bu çalışma çocukların daha önce olduğundan daha iyi yayıcılar olabileceğini düşündürmektedir” ifadelerini kullandı.

HASTALIĞA YAKALANAN 260 ÖĞRENCİDEN 231’İ 18 YAŞ ALTI

31 Temmuz’da, ‘Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) hastalık ve ölüm oranı haftalık raporunda; haziran ayında Georgia’da gerçekleşen bir çocuk eğitim kampındaki Kovid-19 bulaş rakamlarının bu  çalışmayı destekler nitelikte olduğunu aktararak sözlerini şöyle noktaladı: “Kampa katılan 597 öğrenciden 260’ı Kovid-19’a yakalanmış (yüzde 44). Bunların 231’i (yüzde 88,8) 18 yaş altı çocuklar. Çocukların yarısından fazlası 6-10 yaş grubunda.”

Ankara için korkutan açıklama: Yoğun bakımlar doldu, hastalar evlerine gönderiliyor

Gündem

Ethem Sancak Tank Palet Fabrikasını devrediyor iddiası

Saray’a yakın iş adamı Ethem Sancak ve Katarlı ortağına devredilen Tank Palet Fabrikası’nın yine el değiştireceği iddia edildi. Sancak’ın hisselerini Tosyalı Holding’e devredeceğini belirten CHP’li Özkoç, “TSK’nın fabrikasını ele geçiren Ethem Sancak, 29 aydır Altay tankını üretemedi. Şimdi her şeyi bırakmış kaçıyor” dedi.

BOLD – Yüzde 49,9’luk hissesi Katar ordusuna ait olan savunma sanayi şirketi BMC’de çoğunluk hissesinin Tosyalı Holding’e geçeceği iddia ediliyor. Altay Tankı projesinden Katarlı ortakların çıkarılmasını isteyen CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Tank Palet fabrikasında yerli ve milli sermayeyle tankı kendimiz üretelim” dedi.

SANCAK HERŞEYİ BIRAKMIŞ KAÇIYOR

CHP Grup Başkanvekili Özkoç, BMC şirketinin ortaklık yapısındaki sözkonusu değişiklik söylentileri sonrası Altay Tankı projesinden Katarlıların çıkarılma çağrısında bulundu. Özkoç, yaptığı açıklamada, “TSK’nın fabrikasını ele geçiren Ethem Sancak, 29 aydır Altay tankını üretemedi. Şimdi her şeyi bırakmış kaçıyor. Sancak’a siper olan, yalanlarına ortak olan devlet yöneticilerini Allah’a havale ediyorum” dedi.

KAYBEDEN ÜLKE EKONOMİSİ OLDU

Türk-Katar ortak girişimi BMC şirketinin Türk hisselerinin çoğunluğunun çelik üreticisi Tosyalı Holding’e satışının konuşulduğunu belirten Özkoç, “Devletin bütün imkânlarını, teşviklerini kullanarak, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin fabrikasını ele geçiren Ethem Sancak, 29 aydır Altay tankını üretemedi. 29 aylık süreçte kaybeden ülke ekonomimiz oldu. Önemli operasyonlara imza atan TSK’nın tank ihtiyacı karşılanamadı” dedi.

KATARLI ORTAKLARI ÇIKARILSIN

Tank Palet yönetiminden Katarlıların çıkarılmasını isteyen Özkoç, “BMC’nin ortaklığı Tosyalı Holding’e geçerken devlet yöneticilerine bir uyarıda daha bulunmak istiyorum. Gelin, Altay Tankı projesinden Katarlı ortakları çıkaralım. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Tank Palet fabrikasında yerli ve milli sermayeyle bu tankı kendimiz üretelim” dedi.

Ekonomik kriz sayıyı artırdı: Evine aş götüremeyince intihara yöneliyor

Okumaya devam et

Gündem

Ekonomik kriz sayıyı artırdı: Evine aş götüremeyince intihara yöneliyor

Pandemiyle derinleşen ekonomik krizde yüzbinlerce kişi işini kaybederken intihar vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Nisan ayında 129 intihar vakası yaşanırken, uzmanlar ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor. Psikiyatr Cemal Dindar, “İnsanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar” dedi. 

BOLD – Salgının derinleştirdiği ekonomik kriz sonrası son dönemde geçim zorluğu nedeniyle yaşamına son verenlerin sayısında artış gözlemleniyor. Uzmanlar ise ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor.

AKP DÖNEMİNDE 54 BİN KİŞİ İNTİHAR ETTİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2002’den bu yana 54 bine yakın insan yaşamına son verdi. 2002’de 2 bin 301 olan intihar sayısı 2019 yılında 3 bin 406’ya yükseldi. İntihar gerekçelerinin başında hastalık yer alırken onu aile geçimsizliği ve geçim zorluğu izliyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin raporuna göre ise son 8 yılda en az 502 işçi intihara sürüklendi. Söz konusu intiharların gerekçelerinde borç, işsizlik gibi ekonomik nedenler başta geliyor.

NİSAN’DA 129 KİŞİ CANINA KIYDI

Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, “Biz intihar vakalarına ilişkin verdiğimiz soru önergelerinin hiçbirine yanıt alamıyoruz. Zaten cevap da alsak verilen rakamların doğru olduğunu düşünmüyoruz. Nisan ayında intihar sayısının 129’a yükseldiğini tespit ettik” dedi. Topladıkları sayılardaki artışa dikkat çeken Taşçıer, “Net nedeni tespit etmemiz zor ama gördüğümüz kadarıyla ekonomik krizin daha da derinleşmesi, salgının meydana getirdiği sıkıntılar ve sürecin yönetilememesi, geleceğe dair umutsuzluk gibi faktörlerin etkili olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

HIZLA YOKSULLAŞAN İNSANLAR UMUTSUZ

Cumhuriyet’ten Tuğba Özer’e konuşan Psikiyatr Cemal Dindar ise “Günümüzde iktidardan ve yönetme biçiminden pay alan bir azınlık dışında çoğunluğun içinde bulunduğu toplumsal ruh hali; umutsuzluk, çaresizlik ve çıkışsızlık hissi. Cumhuriyet tarihinin en hızlı yoksullaşma dönemlerinden birini, belki de birincisini yaşıyoruz. Geçenlerde duyduğum bir sözle, topluma da hayal pilavı öneriyorlar. Fakat insanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar. Yarının belirsizliği de korkuya dönüşüyor, bir insanın ömrüne omurga olabilecek umut ilkesi çöküyor. Bunların karşılığı, intihar eden yurttaşlarımızın geride bıraktığı sözlerde. Büyük bir ruhsal acı var” dedi.

EKONOMİK SEBEPLER ÇOK BÜYÜK FAKTÖR

Başkent Üniversitesi ve Türk Psikologlar Derneği’nden sosyal psikolog Prof. Dr. Doğan Kökdemir de “İntiharların sebebi yoksulluk, stres, hayattaki başka bir problem olabilir, tek bir isimle nitelendirdiğinizde yanlış yapıyor olabilirsiniz. Olası intihar sebeplerinde tabii ki ekonomik sebepler çok büyük bir faktör. Kendisini çaresiz hisseden, çıkış yolu bulamayan insanlar ne yazık ki aslında çözüm de olmayan bu yöntemi gerçekleştiriyor olabilir. Ama bizim yine de bunu yoksulluk eşittir intiharmış gibi aksetmememiz gerekiyor” dedi.

İNTİHARLAR BASINA YANSIMIYOR

Ekonomik kriz nedeniyle meydana gelen intiharların büyük kısmı basına yansımıyor. Son 2 ayda basına yansıyan yoksulluk intiharlarından bazıları şöyle:

– Muğla Milas’ta çiftçi Fahrettin Aktaş 5 Mayıs’ta “Borcum çok, borçlarımı ödeyin, bu onursuzluğa dayanamam” diyerek yaşamına son verdi.
– Nuri Çengeloğlu (59) isimli kahvehane esnafı İzmir’de geçen mart ayında “dayanacak gücüm kalmadı” diyerek yaşamına son verdi.
– Mersin’in Mut ilçesinde kokoreççilik yapan Murat Gümüş, (58) “Kaç gündür siftah etmeden dükkân kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra yaşamına son verdi.
– Kovid-19’a yakalandığı için çalışamayan Fedai Kuşçu isimli işçi, cebindeki 12 TL’yi eşine bırakarak yaşamına son verdi.
– İzmir’in Torbalı ilçesinde çiftçi Basri Yıldırım 846) hayatına son verdi. Yıldırım’ın kredi borçları nedeniyle yaşamına son verdiği öne sürüldü.

Gazze Şeridi’ne kara operasyonu

Okumaya devam et

Gündem

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun tepki çeken “Turistin görebileceği herkes aşılanacak” açıklamasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye’yi aşağılayan video yayınlandı. Bakanlığın paylaştığı videoda turizm çalışanları “Keyfine bak; ben aşılandım” maskesiyle gösterildi. Video tepkiler üzere, apar topar yayından kaldırıldı.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Almanya’da mevkidaşıyla yaptığı toplantıda “Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız” sözlerinin ardından Türkiye’yi aşağılayan video Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Türkiye’yi tanıtmak için kurduğu GoTurkiye adlı hesaptan paylaşılan videoda, “Temizlenmiş tatil köyleri ve aşılanmış personel! Biz buna Turizm için Çifte Güvenlik diyoruz! Gelin ve #TurkishRiviera’nın tadını gönül rahatlığıyla çıkarın” ifadeleri kullanıldı. Videoda THY pilotu, hostesler ve otel görevlileri “Keyfini çıkar, aşılıyım(Enjoy, I’m vaccinated” ifadeleri yer alan maskelerle görülüyor. Sosyal medyada gösterilen tepkiler üzerine video yayından kaldırıldı.

AŞILANDIM YETMEZ KISIRLAŞTIRIN BİZİ!

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bakanlığın videosuna “Pandemide sadece çile ve zorluk çektirdiğiniz bu aziz millete, şimdi de utanmadan bunu yaptınız. Yazıklar olsun” tepkisi verdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, videoyla ilgili “Kendi vatandaşını bu kadar değersiz gören bir iktidarı hak etmiyoruz. Bu milleti aşısız bıraktılar. Turizm sektörü de dahil tüm ülkeyi batırdılar. Algı yönetimi için yine tweet sildiler ama video her yerde dolaşımda. Vatandaşını aşağılayarak, kandırarak ülke yönetilmez” ifadelerini kullandı. Sanatçı Burhan Şeşen ise, “Ben aşılandım” reklamına, “Ben aşılandım yazısı yetmez. Kısırlaştırın bizi…” tepkisini gösterdi.

Suç örgütü elebaşı Sedat Peker’e koruma polisinin belgesi çıktı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0