Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Halk sağlığı uzmanından korkutan öngörü: Eylülde patlama olacak

Türkiye’nin salgınla mücadelede başarısız olduğunu ve verilerin gizlendiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Saltık, pandemide patlamanın gelecek ay yaşanacağını ileri sürdü.

BOLD – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık, salgınla mücadelede başarısız olan Türkiye’de verilerin gizlendiğini savundu. Prof. Dr. Saltık, eylülde yaşanacak patlama sonrasında yeni yasakların geleceğini öne sürdü.

AÇIKLANAN VERİLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’ye konuşan Saltık, test sayılarının yetersizliğine dikkat çekerek, “Örneğin Rusya 198 bin, İngiltere 246 bin test yapmış her 1 milyon nüfus için. Ölüm sayıları olarak bakıldığında ise Türkiye’nin 5 bin 748’e ulaştığını görüyoruz. Açıklanan rakamların Türkiye gerçeğini hiç yansıtmadığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Çok değişik verilerle, kanıtlarla ortaya kondu bu. Bu durum güven bunalımı yaratıyor” dedi.

14 GÜNLÜK KAPATMAYA ZORUNLU KALACAĞIZ

İktidarın ekonomiyi durdurmak istemediğini belirten Prof. Dr. Saltık, “İktidar, 14 günlük tam kapatmanın ekonomik maliyetinin çok yüksek olduğunu düşündü. 2-3 günlük piknik ya da bayram karantinaları denebilecek alaturka yöntemlerle iktidar bu mücadeleyi götürmeye çalıştı, olmadı. Korkarım ki, eylül ortalarında ya da sonlarına doğru AVM’leri açarak geldiğimiz ölçüsüz açılım politikaları, Kurban Bayramı ve tatil yerlerinin açılması bir patlamayla yansıyacak. Belki eylül sonlarına doğru kaçındığımız, ötelediğimiz 14 günlük kapatmaya zorunlu kalacağız” dedi.

KONUŞANLARA SORUŞTURMA AÇILIYOR

PCR testlerinin duyarlığının yüzde 40’larda olduğunu hatırlatan Saltık, “Bu test için yerli dendi ve yandaş firmadan alındı. Korkunç bir fiyasko bu” dedi. Saltık, “Salgınla ilgili verileri demokratik saydam elde edemiyoruz, bu durum salgınla mücadeleyi tıkıyor. Konuşanlara soruşturma açılıyor. İktidar bilim insanlarını dinlemeli. Bilimsel danışma kurulunun durumu içler acısı hale geldi. Bilim Kurulu bu tabloyu seyredemez. ‘Danışma kuruluyuz, iktidar ne derse yapar’ diyemezler. Bu meslektaşlarımızın seslerini yükseltme zamanı geldi” dedi.

Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti

Ekonomi

BDDK, gözünü vatandaşın yastık altındaki birikimine dikti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), yeni düzenlemesiyle bankada parası ya da altın hesabı olanlara yüksek kredi kartı limitinin tahsis edilebilecek.

BOLD – BDDK, vatandaşın yastık altındaki birikimlerini bankalara çekmek için yeni bir hamle yaptı. Yeni düzenleme ile kayıtdışı çalışan veya işsiz oldukları için kredi kartı alamayanlar para ya da altın hesabı açarak hesaplarındaki para kadar limitli kredi kartı alabilecek.

KOVİD’LE NAKİT YERİNE KART KULLANIMI ARTTI

Yeni tip koronavirüs ( Kovid-19) salgını, pek çok sektörü etkilerken vatandaşların tüketim davranışlarında da değişimleri beraberinde getirdi. Özellikle sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu dönemlerde tüketiciler elektronik ticaret ve mobil uygulamalar yoluyla ihtiyaçlarını karşıladı. Bankacılık ve perakende sektörü, salgın döneminde teknoloji kullanımının en yoğun olduğu sektörlerin başında geldi. Salgın döneminde bankaların mobil uygulamalarını ve temassız kartları kullananların sayısı artış gösterirken, normalleşmenin başlamasıyla beraber vatandaşlar mobil şube ve temassız ödeme alışkanlıklarını devam ettiriyor.

BANKAYA BELGE YERİNE PARA SUNACAKLAR

BDDK’nın bugünkü düzenlemesiyle de kart çıkaran kuruluşlar, karşılığı nakit, nakit benzeri kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olması durumunda, karşılık olan tutarı geçmemesi ve rehin sözleşmesi yapılması şartıyla, gelir beyanı ve gelir teyidi zorunluluğuna tabi olmaksızın kredi kartı limiti tespit edebilecek. BDDK’nın söz konusu düzenlemesiyle bankada parası ya da altın hesabı olanlara yüksek kredi kartı limitinin tahsis edilmesinin yolunun açıldığını ifade eden analistler, yüzde 31,3 seviyesinde kayıt dışı çalışan bulunduğunu ve bunların resmi olarak bankalara belge sunamadığını ancak bu kişilerin bankalarda mevduatının bulunduğuna dikkati çekti.

 

Af Örgütü’nden o görüntülere ilişkin açıklama: İşkenceyi yapanlar adalet önüne çıkarılmalı

Okumaya devam et

Ekonomi

İstanbul Büyükşehir’de yetkinin yandaş sendikaya verilmesine tepkiler büyüyor

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yetkinin Belediye-İş yerine Hizmet-İş’e vermesiyle ilgili kararını eleştiren Genel-İş Başkanı Çalışkan, yetki sorununu mahkemenin sonlandıracağını söyledi.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yetki tespitinin, uygulamalara aykırı olarak Türk-İş’e bağlı Belediye-İş Sendikası yerine Hak-İş’e bağlı Hizmetİş Sendikası’na verilmesine DİSK de karşı çıktı. “Burada başka bir tezgâh var” diyen Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kararının kabul edilemez olduğunu söyledi.

ÇOĞUNLUK TESPİTİ YAPILAN İŞLETMEYE MAHKEME YETKİ BELGESİ VERİR

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’a konuşan Çalışkan, yetki tespitinin tek bir işyeri üzerinden verilemeyeceğini, ayrı ayrı işletmeler üzerinden verilmesi gerektiğini belirterek, “İstanbul’daki uygulama bakanlık ile Hizmetİş’in ortak çalıştığının ifadesidir. Lamı cimi yok. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu uygulama yasal da değildir ahlaki de değildir. Bir defa orada yetki mahkemeye düşer. Sözleşme süreci mahkemelik olur. Buna itirazlar gelir. Çoğunluk tespiti yapılan işletmeye yetki belgesi verilir” dedi.

AYRI AYRI YETKİ VERİLMELİYDİ

Çalışkan ayrıca, İzmir’de, Ankara Yenimahalle ve Çankaya’da örgütlü olduklarını, oralarda hep iştirakler için ayrı ayrı yetki verildiğine dikkat çekti. Türkiye’nin her yerindeki bütün beledyelerde uygulamanın böyle olduğunu dile getiren Çalışkan, “İşçilerin özgür iradeleri ile başka sendikalara geçmeleri engelleniyor. İşçilerin başka sendikalara geçmelerinin önü kesiliyor. Tezgâh budur” dedi.

5 yaşındaki Sami’nin anneannesi feryat etti: “Elazığ Cezaevinde korona çıktı, torunuma bir şey olursa hesabını kim verecek?”

Okumaya devam et

Ekonomi

Kaynak arayan AKP, kıdemden vazgeçmiş değil

Kaynak arayışlarını sürdüren AKP hükumetinin gelen tepkiler sonrası rafa kaldırdığı kıdem tazminatı değişikliğini başka bir isim altında Meclis açılınca yeniden getireceği öğrenildi.

BOLD – Hükumet, tepkiler üzerine ertelediği kıdem tazminatı değişikliğini 1 Ekim’de Meclis’in açılmasıyla yeniden gündeme getirecek. İktidar, “yeni sürüm istihdam paketi” adını verdiği düzenleme ile kıdem tazminatını doğrudan değiştirmek yerine “esnek çalışma modelleri”ni deneyecek. İktidar, bu düzenleme ile “belirli süreli iş sözleşmelerinin” yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Bu da işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi anlamına geliyor.

ESNEK ÇALIŞMAK İSTEYENLERE KIDEM YOK

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre hükmet, işçi sendikalarından gelen tepkiler üzerine ertelediği kıdem tazminatı değişikliğini Meclis’in açılmasının ardından “esnek çalışma modelleri” adı altında yeniden gündeme getiriyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un “yeni sürüm istihdam paketi” olarak adlandırdığı paketin içerisinde yer alacak esnek çalışma modelleri ile işçinin kıdem tazminatını alabilmesi zora girecek. “Fesih kısıtı kalktığında örneğin kadınların bir bölümü yarı zamanlı çalışmak istiyor” diyen Selçuk, esnekleşme maddelerinin gençlerin istihdamı açısından da önemli olduğunu kaydetti.

BELİRLİ SÜRELİ SÖZLEŞMELİLER TAZMİNAT ALAMAYACAK

Bakan Selçuk’un daha fazla ayrıntı vermediği “kısmi zamanlı çalışma, yarı zamanlı çalışma, uzaktan çalışma” gibi esnek çalışma modelleri emekçilerin kıdem tazminatını almalarını zorlaştırıyor. Bu durumda işçi ile işveren arasında imzalanacak olan sözleşmenin “belirli süreli mi” yoksa “belirsiz süreli mi” olacağı çok önemli. İş ilişkisinin bir süreye bağlı olmadığı hallerde sözleşme “belirsiz süreli” sayılıyor. Şu anda genel olarak işçilerin büyük bir bölümü bu kapsamda çalışıyor. Belirli süreli sözleşmede ise süre dolduğunda sözleşme de kendiliğinden sona eriyor. Bu durumda yasaya göre işçi kıdem tazminatı alamıyor.

5 yaşındaki Sami’nin anneannesi feryat etti: “Elazığ Cezaevinde korona çıktı, torunuma bir şey olursa hesabını kim verecek?”

Okumaya devam et

Popular