Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Avrupa’da maske takmayana para cezası 6 bin euroya çıkabiliyor

Dünyada yayılım hızı artan koronavirüse karşı en önemli tedbir maske takmak. Fakat bu noktada ihmalkâr davranan hayli insan var. Birçok Avrupa ülkesi bu meseleye para cezası ile çare arıyor. Ceza miktarı ülkelere göre 95 eurodan 6 bine kadar çıkabiliyor.

BOLD – Milyonlarca insanın hayatını etkileyen koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı mücadele devam ediyor. Son günlerde vaka sayısı artan hastalık ilk ortaya çıktığı günden itibaren sosyal mesafe, maske kullanımı ve hijyen tavsiyesi dillendirildi. Özellikle maske bulaş oranı üzerinde hayli etkili.

Gel gelelim birçok kişi ya maske takmıyor ya da yanlış kullanıyor. Avrupa ülkeleri salgına karşı maske kullanımını artırmak için para cezası yoluna başvurdu. Kıta geneli en düşük maske takmama cezası 95 euro, en yüksek ise 6 bin euro. İşte ülkelere göre tablo:

24 TEMMUZ İTİBARIYLA LİSTE GENİŞLETİLDİ

YUNANİSTAN: Restoran ve kafeler hariç halka açık neredeyse tüm kapalı mekânlarda maske takmak mecburi. Bunlara taksi, asansör gibi yerler dâhil. İlgili para cezası 150 euro. Ülkede 5 bin 123 vaka görüldü, 210 kişi hayatını kaybetti.

AVUSTURYA: 24 Temmuz’a kadar yalnız toplu taşıma, sağlık merkezleri ve eczanelerde maske şarttı. Bu tarihten sonra market, banka, postane ve fırın gibi kapalı alanlar listeye eklendi. Kural ihlalinin cezası 50 euro. Kovid-19 vaka sayısı 21 bin 696, ölü 719.

İTALYA: 249 bin 204 vaka bulunan 35 bin 187 kişinin hayatını kaybettiği ülkede bölgelere göre para cezası değişebiliyor. Napoli’nin yer aldığı Campania’da ceza 1000 euro. Kamu binalarında, restoranlarda, süpermarketlerde ve toplu taşımada maske zorunlu. Ülkede en çok can kaybı görülen Lombardiya bölgesinde nisan başından bu yana maske şart. Yasağı ihlal edene 400 euro ceza var ki tekrar ederse 3 bin euroya çıkıyor.

EN DÜŞÜK ORAN HOLLANDA’DA BULUNUYOR

ALMANYA: 215 bin 210 vaka tespit edilen, 9 bin 252 kişinin öldüğü ülkede mağazalarda ve topluma taşıma araçlarında maske takma zorunluluğu söz konusu. Eyaletlere göre değişse de uymayanlara 150 euro civarı ceza kesiliyor.

HOLLANDA: Avrupa’da en düşük ceza 95 euro ile bu ülkede. Tekrarı hâlinde 350 euroya çıkıyor. Her yerde maske uygulaması yok. Toplu taşımayı kullanan 13 yaşından büyüklere zorunlu. Görülen 56 bin 982 vakadan 6 bin 153’ü can verdi.

BELÇİKA: Kamuya açık-kapalı alanlarda, toplu taşımada ve alışveriş yapılan bazı kalabalık sokak ve caddelerde maske takmak gerekiyor. Kurala uymayanlara 250 euro para cezası kesiliyor. Ülkede vaka sayısı 72 bin 16, ölüm ise 9 bin 861.

ÖZERK YÖNETİMLER ARASI MİKTAR FARKI SÖZ KONUSU

FRANSA: Kapalı mekânlarda maske takma zorunlu. Bazı şehirlerde kalabalık açık alanlarda da takılması isteniyor. Kullanımı reddedenlere 135 euro ceza uygulanıyor. Cezanın yasalara aykırı olduğunu iddia edenler var. Bu kişiler özellikle sosyal medyada yasağa karşı çıkıyor. Ülkede vaka sayısı 195 bin 633, can kaybı 30 bin 312.

İSPANYA: Maske takmayanlara 6 bin euroya kadar ceza verilebiliyor. Birçok yerde halkın yoğun olduğu kapalı-açık alanlarda, sağlık sorunu olanlar ve 6 yaşından küçükler hariç herkese maske zorunlu. Katalonya, Bask bölgesi, Balear Adaları ve Madrid gibi özerk yönetimlere göre küçük farklılıklar bulunsa da maske şartı birçok yerde geçerli. Yasağa uymayanlara çoğu yerde 100 euro ceza var. Bazı özerk bölgelerde miktar artıyor. Mesela parklarda ve restoran bahçelerinde bile maske yasağı uygulanan Extremadura’da oluşturulan riske göre ceza 6 bin euroya erişebiliyor. Ülkede vaka sayısı 354 bin 530, vefat 28 bin 500.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI DENENDİ FAKAT İŞE YARAMADI

PORTEKİZ: Toplu taşıma araçlarında, mağazalarda, restoran ve kafelerde, tiyatro ile sinema salonlarında maske takmak zorunlu. Uymamanın cezası 350 euro. Ülkede bugüne kadar 52 bin 61 vaka tespit edildi. Yaşamını yitiren sayısı bin 740.

İNGİLTERE: Şimdiye değin 308 bin 134 vaka, 46 bin 413 vefat görülen ülkede, pandemi başında sürü bağışıklığı denendi. Olgular artınca bundan vazgeçildi. Alışveriş merkezlerinde, marketlerde ve toplu taşıma araçlarında maske şart, takmayana 100 pound ceza var.

“Tedbir alınmazsa birinci derece sağlık hizmeti çöker”

Dünya

AB Komisyonu’ndan üye ülkelere yeni göç anlaşması: Kişi başı 10 bin avro

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, üye ülkelere daha önce uygulanmayan kota sisteminin yerine yeni bir göç ve iltica anlaşması önerisinde bulunduğu açıklandı.

BOLD – Avrupa Komisyonu uzun zamandır beklenen ve daha önce birçok kez ertelenen ‘Avrupa Birliği Göç ve iltica Paktını’ açıkladı. Söz konusu reform, üye ülkeler arasında ‘zorunlu dayanışma mekanizması’ oluşturulmasını hedefliyor.

Avrupa Komisyonu’nun İç İşlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson, AB’nin yasa dışı göçmenlerin ülkelerine geri dönüşleri konusunda daha etkili olmayı amaçladığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2015’teki göç akınından beri sığınmacıların nasıl dağıtılacağı ve iltica başvuruları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine çözüm bulunamaması nedeniyle yeni bir tasarı hazırladı.

Tasarıyla, göçmenleri kabul etmeyen üyelerin, bu kişilerin AB’ye ilk giriş yaptığı ülkeye destek olması ve göçmenleri ülkelerine göndermesi bekleniyor.

AB Komisyonunun Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyine yasal düzenlemeler hakkında gönderdiği belgeye göre, iltica başvurusu yapanlar, düzensiz göçmenler ve uluslararası korumadan yararlananların yerleştirildiği ülkeye, yerleştirilen kişi başı 10 bin avro ödenecek. Bu ödeme AB bütçesinden yapılacak.

Yerleştirilen kişinin yanında refakatçisi bulunmayan çocuk olması halinde bu kişiler için de 12 bin avro ödeme yapılacak. Durumu karmaşık olan kişiler için daha fazla ödeme yapılabilecek. Ayrıca yerleştirme yapılacak ülkeye transfer için 500 avro ödenecek.

“SORUMLULUK PAYLAŞIMI VE DAYANIŞMA”

Anlaşmanın bir diğer unsurunu üyeler arasındaki adil sorumluluk paylaşımı ve dayanışma oluşturuyor. Buna göre, üye ülkelerin tamamının sorumluluk alması ve dayanışma sergilemesi isteniyor.

Göç baskısı altında olan üyelere, diğer ülkelerin esnek biçimde katkıda bulunması talep ediliyor. Bu katkılar arasında iltica başvurusu yapanların ilk geldikleri ülkelerden başka üye ülkelere götürülmesi, AB içinde kalmasına mümkün olmayan kişilerin geri gönderilmesi veya diğer operasyonel destekler gibi konular bulunuyor.

Yeni sistemin “gönüllü iş birliği ve esnek destek” temelinde başlaması planlanıyor ancak üye ülkelerin birine veya birkaçına yönelik göç baskısının artması halinde daha sıkı katkıların yapılması istenecek.

SÜREÇLER HIZLANDIRILACAK

Önerilen yeni sistemde işlemlerin hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesi, entegre sınır işlemlerine geçilmesi, AB sınırlarına girmeden önce veya bir kurtarma operasyonunun hemen sonrasında kimlik tespit, sağlık, güvenlik ve parmak izi taraması, bu bilgilerin ortak veri sisteminde toplanması hedefleniyor.

Taramadan sonra gelen kişilerin başvuru kategorilerine göre veya normal bir iltica işlemine yönlendirilmesi, ardından iltica başvurusunun kabulü veya reddedilmesi hızlıca sağlanacak. Bu süreçte AB’nin ilgili kurumları işlemleri daha sıkı takip edecek ve operasyonel destek verecek.

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE ORTAKLIKLAR

Yeni sistemde AB’nin üçüncü ülkelerle duruma özel ve her iki tarafın çıkarını gözetecek ortaklıklar kurması amaçlanıyor. Bu yolla insan kaçakçılığı gibi ortak zorlukların giderilmesi, geri kabul anlaşmalarının ve düzenlemelerinin etkin uygulaması için yasal yolların geliştirilmesi hedefleniyor. AB üyelerinin geri kabul konusunda üçüncü ülkelerle iş birliğinin desteklenmesi konusunda tam bir birlik içinde hareket etmesinin altı çiziliyor.

Yeni sistemin işlerliğini artırmak için “AB Geri Dönüş Koordinatörü” makamı oluşturulacak ve her ülke bu yapı içinde çalışmak üzere kendi ulusal temsilcisini atayacak.

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyonun önerisini inceleyecek ve uzlaşma sağlanırsa gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracak. AB Komisyonu, bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istiyor.

Avrupa Birliği’ne sığınma başvuruları yüzde 69 azaldı

Okumaya devam et

Dünya

En geniş katılımlı koronavirüs aşı çalışması başladı

Merkezi ABD’de bulunan Johnson&Johnson şirketi, Kovid-19’a karşı geliştirdiği tek doz aşının koruyuculuğunu test etmek için geniş katılımlı nihai çalışmalara başladı.

BOLD – Şirketin geliştirildiği aşı adayı bugünden itibaren ABD, Güney Afrika, Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru’da 60 bin gönüllüye yapılacak.

Çalışma, dünyada bugüne kadarki en geniş katılımlı Kovid-19 aşı araştırmalarından biri olacak.

Johnson&Johnson’ın Kovid-19 aşı adayının, şirketin Ebola aşısını model aldığı ve geç aşama için diğerlerinden biraz faklı bir teknolojiyle üretildiği ifade ediliyor.

ABD’de geç aşama testlerine başlanan 3 aşının aksine Johnson&Johnson’ın aşısının 2 değil bir doz vurulması planlanıyor.

Şirket yetkilisi Dr. Paul Stoffels, araştırmanın, aşı adayının etkisi hakkında gelecek yıl başına kadar cevaplar alınmasını sağlayacak kadar geniş kapsamlı olduğunu söyledi.

ABD’de son aşamadaki Kovid-19 aşıları arasında Moderna ve Pfizer’ın geliştirdikleri de bulunuyor.

Grip ve Kovid-19’a aynı anda yakalananlarda ölüm riski iki katına çıkıyor

Okumaya devam et

Dünya

Stoltenberg: Türkiye ile Yunanistan teknik görüşmelerinde ilerleme kaydedildi

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye ile Yunanistan arasındaki teknik görüşmelerde “iyi bir ilerleme” kaydedildiğini bildirdi. Almanya da Atina-Ankara diyaloğundan memnun olduğunu açıkladı. 

BOLD – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile NATO karargahındaki görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, Türkiye ile Yunanistan’ın, Doğu Akdeniz’de ayrıştırma usulleri oluşturulması, havada ve denizde istenmeyen olayların ve kazaların önlenmesi için bugüne kadar birkaç toplantı yaptığını hatırlattı.

Stoltenberg, “Bu toplantılar devam ediyor. İyi bir ilerleme kaydedildi.” diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Madrid’deki Moncloa Başbakanlık Sarayı’nda biraraya geldi

Toplantıların askeri teknik görüşmeler olduğunu vurgulayan Stoltenberg, bunların Almanya’nın anlaşmazlıkların çözümü konusunda yürüttüğü diplomatik çabalara tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti.

Stoltenberg, Almanya’nın çabalarının dün Türkiye ile Yunanistan’ın istikşafi görüşmeleri yeniden başlatma konusunda anlaşmasını sağladığını belirterek, bundan memnuniyet duyduğunu, Türk ve Yunanlı liderlerle yakın temas içinde olmayı sürdüreceğini söyledi.

BERLİN: DİYALOGDAN MEMNUNUZ

Alman Hükumet Sözcüsü Steffen Seibert, bugün Berlin’de yaptığı açıklamada, Almanya’nın Türkiye ile Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki doğal gaz tartışmasını diyalog yoluyla çözmek için masaya oturacak olmasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

Seibert, “Görüşmelerin kabul edilmesi, iki NATO ortağı arasındaki ilişkiler açısından, ama aynı zamanda tüm bölgenin istikrarı ve Avrupa-Türkiye ilişkileri açısından da önemli bir adım” diye konuştu. Seibert, ancak şu anda Atina ile Ankara arasında dört yıl önce kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başlamasının öncelikli olduğunu da sözlerine ekledi.

ICG: YAPTIRIM YERİNE DİYALOĞU TERCİH EDİN

Merkezi Belçika’da bulunan Uluslararası Kriz Grubu (ICG) tarafından hazırlanan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimle ilgili raporda, Avrupa Birliği’ne, Türkiye konusunda yaptırım yerine diyalog yollarını tercih etmesi tavsiye edildi. Raporda olası bir çatışmanın bedelinin ağır olacağına dikkat çekildi.

“Doğu Akdeniz’de Gerilim Nasıl Azaltılır?” başlığıyla hazırlanan raporda, taraflara bazı uyarılar yapıldı.

“ANKARA’DAKİ RADİKALLERİ GÜÇLENDİRECEKTİR”

Raporda, “Avrupa Konseyi toplantısında, Avrupalı liderler yaptırımları tercih etmek yerine diyalog için daha fazla zaman ayırmalıdır. Diğer cezai tedbirlerin Ankara’yı müzakerelere itmesi olası görünmüyor. Türk firmalarının AB limanlarından yasaklanması, sektörel yaptırımlar, Türkiye’nin AB üyeliğini kolaylaştırmak için ayrılan fonların kesilmesi veya Türkiye’nin AB adaylığının tamamen sonlandırılması gibi daha sert seçenekler, Ankara’daki radikalleri  kesinlikle güçlendirecektir” görüşlerine yer verildi.

“ÇATIŞMANIN BEDELİ AĞIR OLUR”

Doğu Akdeniz’deki olası bir çatışmanın bedelinin ağır olacağına vurgu yapılan rapor şu uyarılarla son buldu: ”Doğu Akdeniz’deki herhangi bir ihtilafın maliyeti yüksek olacaktır. Enerji yatırımını bozacak, Transatlantik güvenliği zayıflatacak ve Türkiye ile AB arasındaki hayati bağlara zarar verecektir. Taraflar bunları yönetmenin bir yolunu bulamazlarsa, deniz sınırlarıyla ilgili anlaşmazlıklar herkes için zararlı sonuçlar doğurabilir.”

Koronalı güvenlik görevlisi nedeniyle AB Zirvesi ertelendi

Okumaya devam et

Popular