Bizimle iletişime geçiniz
osmangazi köprüsü osmangazi köprüsü

Ekonomi

Hazine garantili projelerin maliyetinde dolar artışı: 35 milyar lira ek yük

Dolar kurundaki rekor artış döviz kuruna endekslenen Hazine garantili projelerin maliyetini de artırdı. Finans uzmanı Kerim Rota, döviz kurundaki yüzde 5 artışın kamu özel iş birliği ile yapılan projelerde 35 milyar lira ek maliyet oluşturduğunu söyledi.

BOLD – Dolar kuru yükseldikçe kamu özel işbirliği projelerinin bedelleri de artıyor. Finans uzmanı Kerim Rota, Hazine garantili projelerle, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca oluşan kamu dış borcunun 1,5 katı kadar döviz taahhüdüne girildiğini belirtti.

Birgün’ün haberine göre; dünyanın en uzun köprüsü olarak tanıtılan Osmangazi Köprüsü’nü Nurol, Özaltın, Makyol, Astaldi, Yüksel ve Göçay Grubunun ortak olduğu Otoyol AŞ işletiliyor. Yap-işlet-devret usulüyle yapılan Osmangazi Köprüsü, 22 yıl boyunca bu şirket tarafından işletilecek. Araç başına 35 dolar artı KDV bedelle yıllık 14 milyon 600 bin adet araç geçiş garantisi verilen köprüden geçiş bedeli 117,9 TL. Söz konusu rakam  garanti bedelinin altında bulunuyor.

GARANTİ BEDELİ KATLANDI

Finans uzmanı Kerim Rota, Hazinenin yap-işlet-devret modeli nedeniyle 75 milyar dolarlık taahhüdün altına girdiğini belirtiyor. Rota, şunları söylüyor: “KÖİ projeleri ile, tüm Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca oluşan kamu dış borcunun 1,5 katı kadar döviz taahhüdüne girilmiş durumda. Bu taahhütlerin çok önemli kısmı da 2010- 2013 yılları arasında gerçekleşti. Döviz kurunun yüzde 5 kadar artması halinde yaklaşık 35 milyar lira ek maliyet oluşacak. Bu sözleşmelerin çoğu yıllar önce yapıldı ve garanti bedelleri o günden bugüne lira bazında katlandı. Türkiye de kişi başı milli gelir 12 bin dolar iken ve ileride 25 bin dolara çıkacağı projeksiyonları ile ihale edilen projeler, bugün geldiğimiz noktada kişi başı 8 bin dolar milli gelire sahip bir ekonomiye ağır yük yüklemekte.

75 MİLYAR DOLARLIK GARANTİ VERİLDİ

Kamu özel işbirliği projeleriyle 75 milyar dolarlık taahhüdün altına girilmiş durumda. Bu projeler içinde aslan payı Karayolu projelerine ait. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre KÖİ projeleri aracılığıyla yapılan karayollarının yatırım bedeli 23,58 milyar dolar. Bunu 19,08 milyar dolarla havalimanları, 18,23 milyar dolarla enerji ve 11,59 milyar dolarla sağlık alanı takip ediyor. Diğer projelerle beraber yatırım toplamı 75 milyar doları buluyor. Böylece dolar kuru arttıkça işletmeci firmalara ödenen tutarlar milyarlarca lira artıyor.”

Güvenli liman döviz: 2 haftada tam 9 milyar dolar aldılar

Ekonomi

BDDK, gözünü vatandaşın yastık altındaki birikimine dikti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), yeni düzenlemesiyle bankada parası ya da altın hesabı olanlara yüksek kredi kartı limitinin tahsis edilebilecek.

BOLD – BDDK, vatandaşın yastık altındaki birikimlerini bankalara çekmek için yeni bir hamle yaptı. Yeni düzenleme ile kayıtdışı çalışan veya işsiz oldukları için kredi kartı alamayanlar para ya da altın hesabı açarak hesaplarındaki para kadar limitli kredi kartı alabilecek.

KOVİD’LE NAKİT YERİNE KART KULLANIMI ARTTI

Yeni tip koronavirüs ( Kovid-19) salgını, pek çok sektörü etkilerken vatandaşların tüketim davranışlarında da değişimleri beraberinde getirdi. Özellikle sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu dönemlerde tüketiciler elektronik ticaret ve mobil uygulamalar yoluyla ihtiyaçlarını karşıladı. Bankacılık ve perakende sektörü, salgın döneminde teknoloji kullanımının en yoğun olduğu sektörlerin başında geldi. Salgın döneminde bankaların mobil uygulamalarını ve temassız kartları kullananların sayısı artış gösterirken, normalleşmenin başlamasıyla beraber vatandaşlar mobil şube ve temassız ödeme alışkanlıklarını devam ettiriyor.

BANKAYA BELGE YERİNE PARA SUNACAKLAR

BDDK’nın bugünkü düzenlemesiyle de kart çıkaran kuruluşlar, karşılığı nakit, nakit benzeri kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olması durumunda, karşılık olan tutarı geçmemesi ve rehin sözleşmesi yapılması şartıyla, gelir beyanı ve gelir teyidi zorunluluğuna tabi olmaksızın kredi kartı limiti tespit edebilecek. BDDK’nın söz konusu düzenlemesiyle bankada parası ya da altın hesabı olanlara yüksek kredi kartı limitinin tahsis edilmesinin yolunun açıldığını ifade eden analistler, yüzde 31,3 seviyesinde kayıt dışı çalışan bulunduğunu ve bunların resmi olarak bankalara belge sunamadığını ancak bu kişilerin bankalarda mevduatının bulunduğuna dikkati çekti.

 

Af Örgütü’nden o görüntülere ilişkin açıklama: İşkenceyi yapanlar adalet önüne çıkarılmalı

Okumaya devam et

Ekonomi

İstanbul Büyükşehir’de yetkinin yandaş sendikaya verilmesine tepkiler büyüyor

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yetkinin Belediye-İş yerine Hizmet-İş’e vermesiyle ilgili kararını eleştiren Genel-İş Başkanı Çalışkan, yetki sorununu mahkemenin sonlandıracağını söyledi.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yetki tespitinin, uygulamalara aykırı olarak Türk-İş’e bağlı Belediye-İş Sendikası yerine Hak-İş’e bağlı Hizmetİş Sendikası’na verilmesine DİSK de karşı çıktı. “Burada başka bir tezgâh var” diyen Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kararının kabul edilemez olduğunu söyledi.

ÇOĞUNLUK TESPİTİ YAPILAN İŞLETMEYE MAHKEME YETKİ BELGESİ VERİR

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’a konuşan Çalışkan, yetki tespitinin tek bir işyeri üzerinden verilemeyeceğini, ayrı ayrı işletmeler üzerinden verilmesi gerektiğini belirterek, “İstanbul’daki uygulama bakanlık ile Hizmetİş’in ortak çalıştığının ifadesidir. Lamı cimi yok. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu uygulama yasal da değildir ahlaki de değildir. Bir defa orada yetki mahkemeye düşer. Sözleşme süreci mahkemelik olur. Buna itirazlar gelir. Çoğunluk tespiti yapılan işletmeye yetki belgesi verilir” dedi.

AYRI AYRI YETKİ VERİLMELİYDİ

Çalışkan ayrıca, İzmir’de, Ankara Yenimahalle ve Çankaya’da örgütlü olduklarını, oralarda hep iştirakler için ayrı ayrı yetki verildiğine dikkat çekti. Türkiye’nin her yerindeki bütün beledyelerde uygulamanın böyle olduğunu dile getiren Çalışkan, “İşçilerin özgür iradeleri ile başka sendikalara geçmeleri engelleniyor. İşçilerin başka sendikalara geçmelerinin önü kesiliyor. Tezgâh budur” dedi.

5 yaşındaki Sami’nin anneannesi feryat etti: “Elazığ Cezaevinde korona çıktı, torunuma bir şey olursa hesabını kim verecek?”

Okumaya devam et

Ekonomi

Kaynak arayan AKP, kıdemden vazgeçmiş değil

Kaynak arayışlarını sürdüren AKP hükumetinin gelen tepkiler sonrası rafa kaldırdığı kıdem tazminatı değişikliğini başka bir isim altında Meclis açılınca yeniden getireceği öğrenildi.

BOLD – Hükumet, tepkiler üzerine ertelediği kıdem tazminatı değişikliğini 1 Ekim’de Meclis’in açılmasıyla yeniden gündeme getirecek. İktidar, “yeni sürüm istihdam paketi” adını verdiği düzenleme ile kıdem tazminatını doğrudan değiştirmek yerine “esnek çalışma modelleri”ni deneyecek. İktidar, bu düzenleme ile “belirli süreli iş sözleşmelerinin” yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Bu da işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi anlamına geliyor.

ESNEK ÇALIŞMAK İSTEYENLERE KIDEM YOK

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre hükmet, işçi sendikalarından gelen tepkiler üzerine ertelediği kıdem tazminatı değişikliğini Meclis’in açılmasının ardından “esnek çalışma modelleri” adı altında yeniden gündeme getiriyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un “yeni sürüm istihdam paketi” olarak adlandırdığı paketin içerisinde yer alacak esnek çalışma modelleri ile işçinin kıdem tazminatını alabilmesi zora girecek. “Fesih kısıtı kalktığında örneğin kadınların bir bölümü yarı zamanlı çalışmak istiyor” diyen Selçuk, esnekleşme maddelerinin gençlerin istihdamı açısından da önemli olduğunu kaydetti.

BELİRLİ SÜRELİ SÖZLEŞMELİLER TAZMİNAT ALAMAYACAK

Bakan Selçuk’un daha fazla ayrıntı vermediği “kısmi zamanlı çalışma, yarı zamanlı çalışma, uzaktan çalışma” gibi esnek çalışma modelleri emekçilerin kıdem tazminatını almalarını zorlaştırıyor. Bu durumda işçi ile işveren arasında imzalanacak olan sözleşmenin “belirli süreli mi” yoksa “belirsiz süreli mi” olacağı çok önemli. İş ilişkisinin bir süreye bağlı olmadığı hallerde sözleşme “belirsiz süreli” sayılıyor. Şu anda genel olarak işçilerin büyük bir bölümü bu kapsamda çalışıyor. Belirli süreli sözleşmede ise süre dolduğunda sözleşme de kendiliğinden sona eriyor. Bu durumda yasaya göre işçi kıdem tazminatı alamıyor.

5 yaşındaki Sami’nin anneannesi feryat etti: “Elazığ Cezaevinde korona çıktı, torunuma bir şey olursa hesabını kim verecek?”

Okumaya devam et

Popular