Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gözaltındaki akademisyen Nuriye Gülmen açlık grevine başladı

Beş gündür gözaltında tutulan ihraç akademisyen Nuriye Gülmen açlık grevine başladı. Daha önce de grev yapan Gülmen, 34 kiloya kadar düşmüştü.

BOLD – 5 Ağustos’dan beri İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına altından tutulan Nuriye Gülmen ve 5 arkadaşının gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Daha önce de açlık grevi yapan Gülmen yapılan bu haksızlığa karşı tekrar greve başladı. Destek olmak için Çağlayan Adliyesi’ne giden Nuriye Gülmen arkadaşları KHK’lı mimar Alev Şahin “Önce 4 gün, sonra 2 gün daha ve bugün 4 gün daha toplam 10 gün gözaltı süresi alarak işkenceyi uzatıyorlar. Nuriye Gülmen bu haksızlığa karşı gözaltında açlık grevinde.” dedi. Gülmen için sosyal medyada #NuriyeDirenişçidirBırakın etiketi açıldı.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ’NDE GÖREVLİYDİ

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında kadrosu Konya Selçuk Üniversitesi’nde bulunan Gülmen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde görevlendirilmişti. Burada Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışıyordu. Sözleşmesinin yenilenmemesi dolayısıyla açtığı davayı kazanarak, Selçuk Üniversitesi’nde göreve başladı. Göreve başlamasından bir gün sonra, 15 Temmuz nedeniyle ilan edilen OHAL kapsamında çıkartılan 679 sayılı kanun hükmünde kararname ile çalıştığı üniversiteden örgüt üyesi olduğu iddia edilerek ihraç edildi.

“İŞİMİ GERİ İSTİYORUM” EYLEMİ BAŞLATTI

İşine geri dönmek üzere Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde 9 Kasım 2016’da ‘İşimi Geri İstiyorum’ diyerek bir eylem başlattı. Eylem sürecinde onlarca kez gözaltına alınan Gülmen, son olarak birlikte eylem yaptığı öğretmen Semih Özakça ile birlikte açlık grevine başladı. Bu süreçte 59 kilodan 34 kiloya düşen Gülmen, KHK ihracına ilişkin itirazını değerlendiren OHAL Komisyonu’nun ret kararı vermesinin ardından 26 Ocak 2018’de açlık grevine son verdi.

AÇLIK GREVİNİN 75. GÜNÜNDE TUTUKLANDI

Ankara İnsan Hakları Anıtı’nın önünde eyleme başlayan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevinin 75. gününde 23 Mayıs 2017’de tutuklandı. 22 Haziran 2017’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, haklarındaki tutukluluk kararının kaldırılarak tedbiren tahliye edilmeleri isteğiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi 28 Haziran’da yapılan başvuruyu oy birliğiyle reddetti.

Mahkeme gerekçeli kararında “Başvurucuların ceza infaz kurumunda tutulmalarının yaşamlarına, maddi veya manevi bütünlüklerine yönelik bir tehlike oluşturduğuna dair derhal tedbir kararı verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır” ifadelerine yer verdi. Nuriye Gülmen, davanın altıncı duruşmasında örgüt üye olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılıp tahliye edildi.

AİHM BAŞVURUYU REDDETTİ

Gülmen, Semih Özakça ile birlikte 29 Haziran 2017 tarihinde açlık grevi sonucu sağlık sorunları yaşadıkları ve tutukluluk koşullarının sağlık durumlarını daha da kötüleştirdiği iddiasıyla tahliye edilmeleri talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvurdu.

2 Ağustos 2017’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Gülmen ve Özakça’nın avukatları aracılığıyla yaptıkları tedbiren tahliye başvurusunu reddetti. AİHM ret kararında, “mahkemeye sunulan sağlık raporları ve diğer bilgiler ışığında, Özakça ve Gülmen’in Sincan Devlet Hastanesinde tutuklu bulunmalarının, başvuranların hayatı açısından gerçek ve yakın bir tehlike oluşturmadığını” belirtti. Mahkeme ayrıca Gülmen ve Özakça’yı açlık grevine son vermeye davet etti.

AİHM başvurusunda muayene ve tıbbi belgeleme sürecine tek hekim olarak katılan ve 32 sayfalık bir rapor sunan Şebnem Korur Fincancı muayene ve belgeleme sürecinde yaşananları anlatarak tepki gösterdi ve bu tıbbi belgelemeye kararda atıf yapılmamasını eleştirdi.

Nuriye Gülmen, Ankara Yüksel Caddesi’nde KHK’lara karşı ilk açık eylemi başlatan isim oldu.

Nuriye Gülmen BOLD’a konuştu: “Bu size öğretmenler günü hediyesi olsun diyerek işkence yaptılar”

Gündem

Köylülerin helikopterden atıldığı resmi belgeyle doğrulandı

Van’da işkence gören iki köylünün helikopterden atıldığına ilişkin bilginin hastanenin ilk raporuna girdiği ortaya çıktı. Raporda açıkça “helikopterden düşme” yazıyor.

BOLD – Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de gözaltına alınan ve 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde oldukları ortaya çıkan Osman Şiban (50) ve Servet Turgut’un (55) helikopterden atıldıkları belgelendi.

RAPORDA AÇIKÇA YERALDI

İşkence gördüğü fotoğraflarla kanıtlanan, 17 Eylül’de normal servise alındıktan sonra bugün taburcu edilen Osman Şiban’ın, hastane epikriz raporuna ulaşıldı. Raporda, Şiban’ın “Helikopterden düşme sonrası yaralanma” şikayetiyle Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne getirildiği belirtildi. Raporun şikayet bölümünde “Yoğun Bakım” başlığında “yüksekten düşme” belirtilirken, devamında “Yüksekten düşme sorası emniyet tarafından sağlık ekiplerine bildirilerek 112 tarafından acile getirilmiş” denildi.

İDDİALAR HASTANE RAPORUYLA DOĞRULANMIŞ OLDU

Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı E.B. imzalı raporun hikaye bölümünde, “yüksekten düşme” şikayetiyle acil servise getirildiği kaydedildi. Şiban’a yapılan müdahalelere yer verilen raporun devamında, “…hasta olay günü acil uzmanınca helikopterden düşme sonrası yaralanma sonrası acile getirildiği belirtilerek yerinde ekonsultasyon (tanı konulmak) istenmiştir. Hasta acilde görülmüştür” ifadelerine yer verildi. Raporla, “Helikopterden atıldılar” iddiası da doğrulanmış oldu. Raporda, Şiban’ın zararların etkisi azalmakla birlikte yoğun bakımdan servise alındığı kaydedilen raporda, dirseğin deri altında biriken kanda azalma, göz etrafında olan morluklarda da azalma olduğu kaydedildi.

RAPORA GÖRE ŞİBAN’IN YARALANMANIN DETAYLARI

11 Eylül’de askerler tarafından özel bir hastaneye götürülen Şiban hakkında hazırlanan raporda, helikopterden atıldıklarına dair herhangi bir şikayete yer verilmeden, genel durumu bölümüne “orta kötü” olarak kaydedilmişti. Raporda, Şiban’ın her iki gözünde morluk, baş, boyun ve yüz bölgesinde travmaya bağlı şişlik olduğu belirlenirken, ayrıca Şiban’ın kanlı kustuğu da aktarıldı. Şiban, raporda yoğun bakım ihtiyacı olduğunun belirlenmesi üzerine Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmişti.

TURGUT’UN RAPORU: YÜKSEKTEN DÜŞME

Aynı operasyonda gözaltına alınan 7 çocuk babası Servet Turgut’un (55) hastanedeki tedavisi ise sürüyor. Turgut’un hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Turgut’a dair hazırlanan darp raporunda, askerler tarafından önce özel bir hastaneye ardından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, “İsimsiz hasta yüksekten düşme sebebiyle getirildi. Entübe hasta” notu yer aldı.

“Yüksekten düşme” bilgisinin, bilinçleri kapalı bir şekilde 2 kişiyi hastaneye getiren askerler tarafından verildiği ileri sürüldü.

Helikopterden atıldığı iddia edilen köylülerden ilk fotoğraf

Okumaya devam et

Gündem

Berat Albayrak CEO’luğu döneminde Aktifbank’ı pornografi sektörüyle çalıştırmış

FinCN Files’taki belgelere göre Berat Albayrak’ın CEO olduğu dönemde Aktibank, pornografi sektörü için Wirecard adına çok sayıda şüpheli para transferi yapmış.

BOLD – FinCEN Files’a göre Çalık Holding’e bağlı Aktif Bank, Taliban’a destek olmakla suçlanan şirketin yanı sıra porno siteleri için para transfer etti. Bazı işlemler Bakan Albayrak’ın holdingde CEO olduğu döneme rastlıyor.

DW’den Pelin Ülker’in aktardığı habere göre; ABD Hazinesi’ne bağlı istihbarat birimi Mali Suçları Uygulama Ağı’na (Financial Crime Enforcement Network-FinCEN) sunulan Şüpheli Eylem Bildirimi (SAR) raporlarında Çalık Holding’e bağlı Aktif Bank (Aktif Yatırım Bankası) belirgin bir şekilde yer aldı.

ABD merkezli The Bank of New York Mellon (BNY Mellon) ve Bank of America, muhabir banka olarak birlikte çalıştıkları Aktif Bank’a ilişkin dört kez SAR raporu hazırladı.

Muhabir banka, yerel bir bankanın yurt dışında bir ülkede kendi adına işlemlere aracılık edebilmesi için yetkilendirmiş olduğu banka anlamına geliyor. SAR’lar ise bankalar ve finans kurumlarındaki gözlemcilerin endişelerini yansıtıyor.

Şüpheli 91.6 milyon dolar

FinCEN kayıtlarına göre Çalık Holding bünyesindeki Aktif Bank, 6 Haziran 2013 ile 1 Temmuz 2014 arasında BNY Mellon ve Bank of America muhabir hesapları üzerinden toplam 91.6 milyon dolarlık ‘şüpheli’ para transferi aktardı. Para transferleri aktarılan şirketler arasında Taliban’a destek olmak ya da İran yaptırımlarını delmekle suçlanan şirketlerin yanı sıra pornografi ve online kumar siteleri de bulunuyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 2013 sonuna dek Çalık Holding CEO’luğu görevini üstleniyordu.

New York merkezli BuzzFeed News tarafından elde edilen ve kâr amacı gütmeyen bir küresel araştırmacı gazetecilik ağı olan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile paylaşılan FinCEN Files, 88 ülkeden 400’den fazla gazetecinin 16 aylık çalışması sonucu haberleştirildi. FinCEN Files araştırması, ABD Hazinesi’ne bağlı istihbarat birimi FinCEN’e sunulan gizli banka raporlarına, konsorsiyumun elde ettiği destekleyici banka belgelerine ve onlarca röportaja dayanıyor. Araştırma, dünya çapında yolsuzluk ve suçluluğu destekleyen yasa dışı para akışlarına benzersiz, kuşbakışı bir görünüm sağlıyor.

WIRECARD, AKTİFBANK’I KULLANIYOR

(Medyaya yansıyan haberlerde Wırecard müşterilerinin önemli bir bölümü pornografi ve online kumar sitelerinden oluştuğu ıddia ediliyor.)

BNY Mellon’un Ağustos 2014’te FinCEN’e sunduğu SAR raporuna göre, Aktif Bank’ın Afganistan ve kara para aklama konusunda riskli bilinen diğer bölgelerden offshore şirketlere aracılık ettiği havaleler bulunuyor. Raporda Aktif Bank’ın BNYM’nin riskli işlemleri nedeniyle daha önce çalışmayı bıraktığı Alman Wirecard Bank AG’nin de transferlerine aracılık ederek bu transferleri BNYM’ye aktardığı belirtiliyor. Wirecard’ı içeren bu işlemlerin yüksek riskli olarak tanımlanmasının nedeni ise BNYM’nin önceki şüpheli eylem bildirimleri ve Wirecard hakkında medyada çıkan olumsuz haberlere dayanıyor. Buna göre Wirecard’ın müşterilerinin önemli bir bölümü pornografi ve online kumar sitelerinden oluşuyor.

Hazırlanan raporun Mayıs 2014’te yapılan bildirimin devamı niteliğinde olduğu söyleniyor. BNY Mellon’nun FinCEN’e yaptığı bildirime göre Aktif Bank, 2 Aralık 2013 ile 31 Mart 2014 arasında toplam 52.6 milyon dolarlık şüpheli işlem gerçekleştiriyor. ABD merkezli banka, Aktif Bank’ın 27 Mayıs 2014 ile 1 Temmuz 2014 tarihleri arasında aktardığı toplam 35.4 milyon dolarlık 573 adet para transferini de şüpheli olarak kayıtlara geçiyor. Rapora göre Aktif Bank, toplamda 88.3 milyon doları bulan bu işlemleri beş ay içinde gerçekleştiriyor.

PARAVAN ŞİRKETLER KULLANILMIŞ

BNY Mellon, Aktif Bank’ın Mayıs-Temmuz 2014 arasında Afgan şirketler için 561 adet şüpheli para transferi yaptığına dikkat çekiyor. Rapora göre bu transferler toplamda 35.3 milyon doları buluyor. BNY Mellon, bu işlemlerin kamuya açık kaynaklardan faaliyet alanı tespit edilemeyen, paravan olduğu tahmin edilen şirketler için gerçekleştirildiğini, paranın kaynağının ve banka işlemlerinin gerçek amacının tespit edilemediğini belirtiyor.

BNY Mellon raporu ayrıca, New Kabul Bank ve Afganistan-Kabil merkezli diğer bankaların Aktif Bank’taki müşteri hesaplarını kullanarak aktardığı transferlerin şüpheli olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre Haziran 2014’te toplamda 18 milyon doları bulan 84 para transferi Aktif Bank aracılığıyla nihai olarak New Kabul Bank ya da Kabil merkezli diğer bankalara gidiyor.

AKTİFBANK, YOLSUZLUKTAN KAPATILAN BANKAYLA ÇALIŞMIŞ

Afganistan’ın ilk özel bankası olan Kabul Bank, 2010’da 1 milyar dolarlık yolsuzluk skandalıyla gündeme gelmişti. Banka, hakkında verilen cezalar sonrası kapanma noktasına gelmiş, 2011’de New Kabul Bank olarak yeniden kurulmuştu. Raporda bu işlemlerin şüpheli olarak tespitinin nedenleri, New Kabul Bank’ın yolsuzluk geçmişinin yanı sıra para transferlerini yapan müşterilerin gerçek kimliğinin bilinmemesi ve transferlerin amacının tespit edilememesi olarak açıklanıyor. FinCEN dosyaları, Kabul Bank’a ilişkin yolsuzluk skandalının ortaya çıkmasından yaklaşık üç yıl sonra Aktif Bank’ın bu bankayla çalışmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Bank of New York Mellon, Mayıs-Temmuz 2014 arasında ise Wirecard’ın Aktif Bank’taki müşteri hesabı üzerinden yapılan toplamda 110 bin doları bulan 12 para transferini şüpheli olarak kayda geçti. BNY Mellon bu işlemlerin, paravan şirketler için yapıldığına işaret etti.

AKTİFBANK KİRLİ İŞLERDE WIRECARD’A PARAVANLIK YAPMIŞ

Mart 2010’da Wirecard 5.7 milyon dolarlık kara parayı akladığı gerekçesiyle incelemeye alınmıştı. FBI, söz konusu paranın emlak ödemeleri için aktarıldığı belirtilse de para transferinin online kumar sitelerinden elde edilen yasa dışı kazançlar olduğunu ortaya çıkarmıştı. BNY Mellon, raporda bahsi geçen para transferi nedeniyle Wirecard’ın müşteri hesabını 31 Temmuz 2009’da kapattığını ifade etti. Ancak FinCEN dosyalarına göre Wirecard, Aktif Bank aracılığıyla BNYM üzerinden para transferlerine devam etti.

AKTİFBANK ÜZERİNDEN PORNOGRAFİ SİTELERİNE TRANSFER

Bank of New York Mellon’un FinCEN’e sunduğu bir başka SAR raporuna göre ise Aktif Bank aracılığıyla yapılan ve ‘şüpheli’ olarak değerlendirilen para transferlerinin 17.5 milyon doları Aralık 2013’te gerçekleştirildi.

Mart 2014 tarihli bu rapora göre Aktif Bank, Aralık 2013 içerisinde dünyanın en çok ziyaret edilen porno sitelerinden Pornhub ve YouPorn’un sahibi olan Manwin’in de (şimdiki adıyla MindGeek) aralarında olduğu pornografi endüstrisinden bir dizi şirketin ve ayrıca bir bahis platformu şirketinin toplam 3.4 milyon dolarlık para transferini aktardı. Şirketlerin hem alıcı hem de gönderici pozisyonunda olduğu işlemler Wirecard’ın Aktif Bank’taki müşteri hesabı üzerinden gerçekleşti.

İRAN YAPTIRIMLARIYLA İLGİLİ TRANSFERLER

Aynı SAR raporunda Aktif Bank’ın Afganistan merkezli çok sayıda şirkete, Afgan bankaların müşteri hesapları üzerinden para transfer ettiği, bu transferlerde adı geçen şirketlerin bazılarının kime ait olduğunun saptanamadığı ya da muhtemelen İran yaptırımlarından kaçınan şirketler olduğu belirtildi.

FinCEN’e bildirilen rapora göre Aktif Bank ayrıca Afganistan merkezli şirketlerden Türkmen petrol ve gaz şirketi Turkmenbashi Oil Processing Complex’e yapılan para transferlerini aktardı. 3-9 Aralık 2013 tarihleri arasında gerçekleşen ve toplamda 1 milyon doları bulan üç adet para transferinin OFAC filtresine takıldığı ve İran yaptırımlarının muhtemel ihlali nedeniyle iptal edildiği belirtildi. BNY Mellon, İran’ın Türkmenbashi petrol ürünlerini satın aldığını ve polipropilen satışına ortak olduklarını belirtti. Banka, bu bilgileri Türkmenistan hükümetinin web sitelerinden aldığını iddia etti.

BANK OF AMERICA ŞÜPHELİ İŞLEMLER NEDENİYLE AKTİFBANK’LA İLİŞKİSİNİ BİTİRDİ

Bank of America ise FinCEN’e sunduğu raporda, Aktif Bank’ın hesap hareketleri üzerine yaptığı inceleme sonucu bankayla olan muhabir bankacılık ilişkisini sonlandırdığını bildirdi. Bank of America buna gerekçe olarak Aktif Bank’ın Haziran 2013-Mart 2014 arasında aracı olduğu 3.5 milyon dolarlık şüpheli para transferini gösterdi. Rapora konu olan 13 para transferinin Aktif Bank aracılığıyla Watan Gas Co Limited adlı Afganistan merkezli bir şirketten paravan olduğu tahmin edilen şirketlere yapıldığı belirtiliyor.

Rapora göre bu şirketlerden biri Grandform Experts Limited. Britanya Virjin Adaları’nda kurulu offshore şirketi olan Grandform Experts Limited’in hissedarlarından biri Panama merkezli offshore şirketi Cascado AG. Bank of America bu bilgiyi basında çıkan haberlere dayandırıyor. Yine medyada çıkan haberlere göre Cascado AG’nin temsilcilerinin, isimleri dünya genelinde yüzlerce yolsuzluğa karışan Stan Gorin ve Erik Vanagels olduğu ifade ediliyor. Raporda, Letonya vatandaşı Gorin ve Vanagels’in, Kazakistan devlet bankası BTA’dan 5 milyar doları zimmetine geçirmekle suçlanan Mukhtar Ablyazov’un offshore şirketleriyle de bağlantılı olduğu belirtiliyor. Ayrıca 2008 yılında Somalili korsanlar tarafından kaçırılan, Kenya üzerinden Güney Sudan’a teslim edilmek üzere tank ve silah taşıyan geminin sahiplerinin de Vanagels ve Gorin’e ait şirketler olduğu vurgulanıyor. Bank of America bu bilgilerin medyada, Aktif Bank’ın aracı olduğu transfer tarihlerinden önce yer aldığını belirtiliyor.

TALİBAN’A DA TRANSFERLER

Öte yandan rapora göre, offshore şirketlere para transferi yapan Watan Gas Co Limited hakkında da Taliban’la bağlantılı suçlamalar bulunuyor.

Bank of America, Watan Gas’ın alt kuruluşu olan Watan Risk Management hakkında, konvoylarının güvenliği için Taliban’a milyonlarca dolar ödediği gerekçesiyle ABD tarafından soruşturma açıldığına ve şirketin kara listeye alındığına dikkat çekiyor.

Raporda ayrıca 2012’de basında çıkan haberlere göre Watan Group’un dönemin Afganistan devlet başkanı Hamid Karzai’nin kuzenleri Rashid ve Rateb Popal tarafından idare edildiği, Rateb Popal’ın 1990’larda uyuşturucu ticaretinden dolayı New York’ta dokuz yıl hapis yattığı belirtiliyor.

AKTİFBANK: YASAKLI İŞLEMİMİZ YOK

SAR raporlarına yansıyan ve şüpheli bulunan işlemleri detaylı bir şekilde DW, Aktif Bank’a sordu. Aktifbank işlemlerle ilgili bilgi vermedi ancak bir işlemin muhtelif nedenlerle şüpheli bulunmasının o işlemin yasak olduğu veya mevzuata aykırı olduğu sonucunu doğurmadığını vurguladı.

WIRECARD’DA 1.9 MİLYAR EURO KAYIP

Adı skandallarla sık sık gündeme gelen Wirecard Bank ise haziran ayında iflas başvurusu yapacağını açıkladı. Yapılan denetimlerde şirketin hesaplarında 1.9 milyar Euro’dan fazla kayıp tespit edilmişti. Firmadan yapılan açılamada ‘bu paranın aslında hiç var olmadığı’ belirtildi. Olayın ortaya çıkmasının ardından görevini bırakan CEO Markus Braun hakkında ‘yatırımcıları cezbetmek için hesapları şişirdiği’ iddiasıyla yasal işlem başlatıldı.

FinCEN Belgeleri Zarrab’ın Hükümetin de içinde olduğu kara para ağını ifşa etti

Okumaya devam et

Gündem

Sağlık çalışanlarından isyan: ‘112 Acil ambulansları VIP koronalıya yönlendiriliyor’

Ankara’da filyasyon ekiplerinden sonra 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde çalışan sağlıkçılar ile ambulansların da VIP hastalar için seferber edildiği ileri sürüldü. Sağlıkçılar, “Başka vakaya giderken iptal ediliyor ve torpilli hastaya yönlendiriliyoruz” iddiasını ortaya attı.

BOLD – Koronavirüs salgını Türkiye geneli milyonlarca insanı tehdit ederken Ankara’da ortaya çıkan VIP hasta söylentilerine filyasyon ekiplerinden sonra 112 Acil Sağlık Hizmetleri eklendi. Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre 112 Acil’de ambulans şoförlüğü yapan ve ismini vermek istemeyen bir sağlık emekçisi, çağrılara yetişilemediğini belirtti. “Vaka bildirimde, ‘şu kişinin yakını, bu kişinin tanıdığı’ veya açık açık ‘VIP hastamız’ denilip bizi acil durumu olmayan Kovid- 19 vakalarına yönlendiriyorlar. Başka vakaya gidiyorsak iptal ediliyor ve torpillilere yönlendiriliyoruz” savını dillendirdi.

AÇIK AÇIK ‘BAKANLIKTA ÇALIŞIYORUM’ ‘SİYASETÇİYİM’ DİYEN OLUYOR

VIP hastaların siyasetçi yakını olduğunu öne süren ambulans şoförü, “Sağlık Bakanlığı’nda veya 112 komuta merkezinde çalışan birilerinin de yakınları olabiliyor. Açık açık ‘bakanlıkta çalışıyorum’ veya ‘siyasetçiyim’ diyen de oluyor. Vakaların artmasıyla ve acil Kovid-19 ile acil olmayanlara sevkimiz nedeniyle kırmızı kodlu vaka diye tabir edilen ‘trafik kazasında yaralanan birine veya kalp krizi geçiren acillere’ ulaşmakta güçlük çekiyoruz artık” diye konuştu.

AMBULANSLARI DEZENFEKTE EDECEK TEMİZLEYECEK VAKİT YOK

Adının açıklanmasını istemeyen bir acil tıp teknisyeni de “Salgının ilk 4-5 ayı daha rahat çalışıyorduk. Pozitif veya şüpheli vakamız 24 saatte sadece 4-5 civarıydı. Pozitif hasta taşıyınca bir saat istirahat izni veriliyordu. Bu sürede ambulansı temizleyip havalandırıyorduk ama kaldırıldı. Taşıdığımız pozitif vaka sayısı ve iş yükü o kadar arttı ki ambulansları dezenfekte edecek ve havalandıracak vaktimiz olmuyor. Ayrıca zaman zaman eldiven, maske ve koruyucu ekipman sıkıntısı çekiyoruz. Ambulanslar yetmiyor ve sahada çalışan sağlıkçıların neredeyse yarısı Kovid-19’a yakalandı. 150 civarı 112 ekibi bir dönem 70’e düştü. Dün kırmızı kodlu düşme vakası aldık. Yurttaş evinde düşmüş, boynunu oynatamıyor, hastaneye götürdük ama ‘Kovid-19 nedeniyle hastane dolu’ diye almak istemediler” ifadelerini kullandı.

Aile hekimlerinin verileri Sağlık Bakanlığı’nı yalanlıyor

Okumaya devam et

Popular