Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Belarus’ta seçimi Lukaşenko’nun kazandığı açıklandı, ülke karıştı

Belarus’ta resmi olmayan sonuçlara göre cumhurbaşkanlığı seçimini ülkeyi 26 yıldır yöneten Aleksandr Lukaşenko’nun kazandığı açıklandı. Protesto eden göstericilere müdahale sonucunda pek çok polis ve protestocunun yaralandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı.

BOLD – Belarus’ta cumhurbaşkanlığı seçimin resmi olmayan sonuçlarının açıklanması sonrası muhalefet seçimin hileli yapıldığını ve sonuçların doğru olmadığını iddia etti. Bunun üzerine göstericiler caddelere ve meydanlara çıktı.

Devlet kurum ve kuruluşlarının yanı sıra şehir giriş ve çıkışları dahil pek çok bölgede sıkı güvenlik önlemi alan polis, izinsiz gösterilere müdahale etti. Güvenlik güçlerinin göstericilerin toplanmasını engellemesi sonucunda protestocular ile aralarında gerginlik yaşandı.

Gösteriler başkent Minsk’ten ülkenin başka şehirlerine yayıldı. Kamu yayın organlarında yer verilen açıklamalarda dün gece yaşanan olayların kontrol altına alındığı, göstericilerin dağıldığı belirtildi. Ülke genelindeki birçok kentte düzenlenen protesto gösterilerinde kaç kişinin gözaltına alındığı ile ilgili çelişkili açıklamalar yapıldı.

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko

LUKAŞENKO YÜZDE 80,23 OYLA YENİDEN SEÇİLDİ

Belarus’ta hafta sonu düzenlenen cumhurbaşkanı seçimlerinin kesin olmayan sonuçlarına göre, 26 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko yüzde 80,23 oyla seçimin galibi oldu.

Seçimlere katılımın yüzde 84,23 oranında olduğu bildirildi.

Kesin sonuçların 14 Ağustos’ta açıklanması bekleniyor.

SEÇİM SONUÇLARINI KABUL ETMEDİ, HALKI MEYDANLARA ÇAĞIRDI

Kesin olmayan ilk sonuçlara göre Lukaşenko’nun en yakın rakibi Svetlana Tikhanovskaya yüzde 9,9 oy aldı.

Muhalefetin devlet başkanı adayı Svetlana Tikhanovskaya’nın sözcüsü Anna Krasulina “Böylesi bir seçim sonucu kabul edilemez…Bu, gerçeklikten çok uzak” diye konuştu.

Belarus cumhurbaşkanlığı adayı Svetlana Tikhanovskaya

Tikhanovskaya, kesin olmayan seçim sonuçlarını tanımadığını ifade ederek, sonuçlarla ilgili mücadele etmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Dün gece taraftarlarını meydanlara çağıran Tikhanovskaya’nın karargahı, Merkez Seçim Komisyonunun açıkladığı sonuçları kabul etmediklerini belirterek, muhalif adayın oy oranının yüzde 70-80 civarında olduğunu ileri sürdü.

MUHALİFLER: 213 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Başkent Minsk olmak üzere Mogilyov, Vitebsk, Brest, Grodno, Novopolatsk kentlerinde düzenlenen protestolar polis tarafından gece kontrol altına alınırken, göstericiler dağıtıldı.

Muhalifler, Minsk’te polisin müdahale ettiği izinsiz gösterilerde 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 213 kişinin gözaltına alındığını öne sürdü.

Belarus İçişleri Bakanlığı ise protesto gösterilerinde 1 kişinin öldüğü iddiasını yalanladı.

Belarus Soruşturma Komitesi, ülkede gece boyunca süren izinsiz protestolarda onlarca polisin yaralandığını ve olaylarla ilgili soruşturmanın başlatıldığını belirtti.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: 3 BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Belarus İçişleri Bakanlığı ise ülkedeki izinsiz gösterilerde çıkan olaylar sonucunda yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Bakanlık, ülke genelinde 33 yerleşim biriminde dün gece yarısı protestocuların seçim sandıklarının bulunduğu yerlerde ve meydanlarda izinsiz gösteriler yaptığını belirtti.

Açıklamada, “Ülke genelinde izinsiz gösterilerde yaklaşık 3 bin kişi gözaltına alındı. Bunların yaklaşık 1000’i Minsk’te, 2 binden fazlası ise ülkenin diğer bölgelerinde gözaltına alındı” ifadelerini kullanıldı.

Belarus basını, Sağlık Bakanlığı kaynaklarına dayandırarak verdiği haberde, gösterilerde 39 polisin ve 50’den fazla protestocunun yaralandığı bildirildi.

AB: OYLAR DOĞRU SAYILMALI VE AÇIKLANMALI

Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Belarus’ta yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra düzenlenen gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesine tepki gösterdi ve “seçimde kullanılan oyların doğru şekilde sayılması ve sonuçların doğru olarak açıklanması” gerektiğini ifade etti.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Taciz ve barışçıl gösterilerin şiddet kullanılarak bastırılmasının Avrupa’da yeri yoktur.” ifadesini kullandı.

Beluras’ta temel haklara saygı gösterilmesi gerektiğini belirten von der Leyen, “Belarus makamlarına dünkü seçimlerde oyların doğru şekilde sayılması ve doğru olarak açıklanmasının sağlanması için çağrıda bulunuyorum.” mesajını paylaştı.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel de sosyal medyada Belarus’taki seçimlerden sonra göstericileri müdahale edilmesine ilişkin mesaj paylaştı.

Göstericilere şiddet kullanmanın doğru olmadığını belirten Michel, “Konuşma özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve temel insan hakları uygulanmalı.” mesajını yazdı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi de Belarus’taki seçimler ve sonrasındaki gösterilere ilişkin ortak açıklama yaptı.

Ortak açıklamada, AB’nin defalarca seçimlerin düzgün şekilde yapılmasına ilişkin beklentilerinin dile getirildiği hatırlatıldı.

“Seçim gecesi, barışçıl protestoculara yönelik orantısız ve kabul edilemez devlet şiddetiyle lekelenmiştir.” denildi.

Oruç Reis Akdeniz’de çalışma yapacağı alana ulaştı

Dünya

Sürgün gazeteci Abdullah Bozkurt’a İsveç’te saldırı!

İsveç’te yaşayan sürgün gazeteci Abdullah Bozkurt, evinin önünde kimliği belirsiz üç kişinin saldırısına uğradı. Sağlık durumu iyi olan Bozkurt, Türkiye’deki hukuksuzlukları dünya kamuoyuna anlatmaya daha kararlı bir şekilde devam edeceklerini açıkladı.

BOLD – Nordic Monitor Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Bozkurt dün öğleden sonra evinin önünde kimliği belirsiz üç kişinin saldırısına uğradı. Aldığı darbeler sonrası hastaneye kaldırılan Bozkurt’un sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

“HUKUKSUZLUKLARI ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Nordic Monitor’ün aktardığı bilgilere göre Bozkurt, olay sonrası basın açıklaması yaptı. Saldırıyla verilmek istenen mesajı aynen iade ettiğini belirten Bozkurt, Nordic Monitor’ün Türkiye’deki hukuksuzlukları dünya kamuoyuna anlatmaya daha kararlı bir şekilde devam edeceğini söyledi.

İsveç’te yaşayan Bozkurt uzun süredir Anadolu Ajansı, Oda TV, Aydınlık ve havuz medyasının hedef gösterdiği bir gazeteciydi. Bozkurt’un özellikle MİT’in illegal operasyonları, radikal örgütler ve Erdoğan’ın yurt dışındaki uzun kolları hakkında özel haberleri dikkat çekiyordu.

Saldırıyla ilgili kınama mesajı yayınlayan Uluslararası Gazeteciler Derneği (IJA), özgür dünyayı gazeteci Abdullah Bozkurt’la dayanışmaya çağırdı. Açıklamada faillerin bir an önce yakalanması, gazetecilerin koruma altına alınması ve gazetecilere yönelik sistematik baskı, tehdit ve saldırıların son bulması gerektiğine dikkat çekildi.

Okumaya devam et

Dünya

Doğu Türkistan’da 8 bin 500 cami yıkıldı, 16 bin cami kısmen tahrip edildi

Avustralya merkezli düşünce kuruluşu ASPI’nin, uydu görüntülerini analiz ederek hazırladığı rapora göre Doğu Türkistan genelinde 16 bin cami kısmen yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

BOLD – Doğu Türkistan genelinde dini ve kültürel mekanlarda yürütülen yıkıma yönelik hazırlanan rapor bölge genelindeki camilerin toplamının yüzde 65’inin tahrip edildiğine ya da yıkıldığına dikkat çekiyor.

Raporda Çin Komünist Partisi iktidarının, 2017 yılından itibaren başlattığı faaliyet kapsamında 8 bin 500 camiyi de tamamıyla ortadan kaldırdığı yer aldı.

Buldozerlerle yıkılan camilerin bazılarının yerlerinin şimdilerde boş arazi olarak durduğu kaydedildi.

Kuruluş eldeki verilerden ve uydu görüntülerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmelere göre, Doğu Türkistan genelinde 3 bin civarında caminin sağlam kaldığının öngörüldüğünü belirtti.

MÜSLÜMANLARIN KUTSAL MEKANLARININ YÜZDE 30’U YIKILDI

ASPI’nin “Kültürel Silme: Sincan’daki Uygur ve İslami alanların yıkımının izini sürmek” başlıklı raporunda, Çin hükümetinin Uygurların dilini, kültürünü ve müziğini hedef almasının yanı sıra kültürel mirasın temel unsurlarını da aktif olarak sildiği ya da değiştirdiğine yer verildi.

Rapora göre Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’da Müslümanlarca kutsal sayılan önemli dini, tarihi ve kültürel mekanların (türbeler ve mezarlıklar gibi) yüzde 30’unu yıktı.

KUTSAL MEKANLARIN YÜZDE 28’İ AMAÇ DIŞI KULLANILIYOR

İlaveten bu mekanların yüzde 28’i kısmen tahrip edildi veya öz kullanım amacından koparıldı.

Çin Komünist Partisi yöneticileri Doğu Türkistan genelinde 24 bin cami bulunduğunu belirtiyor ancak ASPI, analizlerinin bölgedeki camilerin büyük kısmının yıkıma uğradığı ya da farklı kullanım alanına dönüştürüldüğünü gösterdiğini kaydetti.

CAMİLER, KAFE BAR VEYA UMUMİ TUVALETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Raporda binası ayakta duran ibadethanelerin ‘yıkıma uğramadı’ şeklinde sınıflandırılmakla birlikte bazılarının kafe, bar ve hatta umumi tuvalete dönüştürüldüklerinin anlaşıldığı bilgisi paylaşıldı.

Öte yandan sağlam kalan camilerin de yüzde 75’inin kapısına kilit vurulduğu ve ibadet edilmesinin imkanı olmadığı bildirildi.

Raporda Kaşgar kentine giden kişilerin, Eski Kent bölgesindeki camilerin bir kısmının kahvehaneye dönüştürüldüğüne yönelik beyanlarına yer verildi.

MÜSLÜMAN ÜLKELER YIKIMA SESSİZ KALIYOR

Birçok uluslararası kuruluş ve yabancı hükümetin yapılanları görmezden geldiğine işaret edilen raporda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin (ICOMOS) Doğu Türkistan’daki kültürel alanların yıkımına sessiz kaldığı ifade edildi.

Özellikle de halkı Müslüman olan ülke yönetimlerinin, Uygur kültürünün Çinlileştirilmesi, değiştirilesi ve İslam dünyasından koparılması çabalarına karşı çıkmakta başarısız olduğu dile getirildi.

Raporun sonuç kısmında, Taliban’ın Afganistan’ın Bamyan kentindeki Buda heykelini bombalaması ile Saraybosna ve Dubrovnik’teki yıkıma yönelik uluslararası tepkilerin aksine Doğu Türkistan’da kültürel yıkımın boyut olarak çok daha büyük olmasına rağmen daha az görünür olduğu ve daha az dillendirildiği ifade edildi.

Ayrıca Müslüman ülkeler dahil uluslararası kamuoyunun Çin’e soykırım politikalarına son vermesi ve kültürel mekanların yıkılmasının durdurulması için baskıda bulunması ve 2022’de Çin’de düzenlenecek olimpiyat oyunları dahil kültürel etkinliklerin boykot edilmesi çağrısında bulunuldu.

Çin’in Sincan Özerk Bölgesi’nde Uygurların tutulduğu 380 gözaltı kampı tespit edildi

Okumaya devam et

Dünya

Polise ‘ırkçı faşist’ ve ‘çöplük yığını’ sözleri ifade özgürlüğü kapsamında

Almanya’da savcılık, polisi ‘ırkçı faşist’, ‘çöplük yığını’ gibi ifadelerle eleştiren bir yazı kaleme alan gazeteciye karşı soruşturma açmama kararı aldı. İfadelerin düşünce özgürlüğü kapsamına girdiği ifade edildi.

BOLD – Almanya’da sol eğilimli Tageszeitung (TAZ) gazetesinde Haziran ayında yayımlanan ve yoğun tartışmalara yol açan makalenin yazarına karşı soruşturma açılmayacak.

Berlin Başsavcılığı, hakkında 150 suç duyurusunda bulunulan makale üzerinde yapılan incelemede “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ya da “toplu hakaret” şüphelerini doğrulayacak unsura rastlanmadığını belirterek soruşturma açmama kararı aldı.

Savcılık, kararına anayasada güvence altına alınmış düşünce özgürlüğünü gerekçe göstererek “Makalede kullanılan ifadeler son derece aşağılayıcı nitelikte olmasına rağmen, halen düşünce özgürlüğü kapsamındadır. Düşüncenin ifadesi, salt hakaret ve tacizin ön planda olması durumunda halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu kapsamında değerlendirilebilir. Makale, kamuoyunda polis şiddeti ve polis içindeki ırkçılıkla ilgili yürütülen güncel tartışmalar kapsamında değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Makaleyle ilgili yoğun şikayetler alan Alman Basın Konseyi de inceleme başlatmış ve “polisin yürütmenin bir parçası olarak basın tarafından sert bir şekilde eleştirilmeye tahammül göstermesi gerektiği” sonucuna varmıştı.

Yazının yayınlanmasının ardından Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, sert tepki göstererek suç duyurusunda bulunacağını açıklamış, ancak Başbakan Angela Merkel ile yaptığı görüşmeler ve kamuoyundan yükselen yoğun tepki nedeniyle geri adım atmıştı.

Sürgün gazeteci Abdullah Bozkurt’a İsveç’te saldırı!

Okumaya devam et

Popular