Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İzinsiz çalışan 27 site için SPK’dan kapatma istemli suç duyurusu

Sermaye Piyasası Kurulu yeni yaptırım, tedbir ve suç duyurularının yer aldığı bültenini yayımladı. Son kararlar çerçevesinde internetten yatırımcılara işlem imkânı sunan 27 site için erişim engeli talep edildi.

BOLD – Birçok yatırımcıya internet üzerinden işlem yapma olanağı veren 27 site hakkında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) suç duyurusunda bulunma kararı aldı. Siteler için erişim engeli istenildi.

GEREKÇE İZİNSİZ ÇALIŞMA MADDESİNE DAYANDIRILDI

Yeni yaptırım, önlem ve suç duyuruları bültenini yayımlayan Kurul, talebini şu şekilde gerekçelendirdi: “Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığı belirlenen ve aşağıda adresleri verilen internet sitelerine erişimin engellenmesi için Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99’uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli hukuki işlemlerin yapılmasına karar verildi.” Belirtilen 99’uncu madde izinsiz çalışmayı kapsıyor. İşte SPK’nın kapatılmasını istediği siteler:

KURULUN YETKİLENDİRMEDİĞİ KURUMLAR VE ŞİRKETLER YAPAMIYOR

Finansal piyasada yatırımcının daha fazla yer almasında etkin, daha az sermaye ile daha büyük hacimli işlemler yapılmasına imkân sağlayan sisteme kaldıraç (leverage) deniliyor. Sistem, SPK’nın ‘Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu işlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’ne göre çalışıyor. Yalnız kurulun yetkilendirdiği aracı kurumlar ve vadeli işlem aracılık şirketlerince yürütülüyor.

Şalgam suyunun en büyük markası da yabancılara gidiyor

Ekonomi

36 aydır ödeme yapılmayan medikalcilerden alacaklarından vazgeçmeleri isteniyor

ABD Türkiye Büyükelçisi Satterfield’in, ABD’li ilaç şirketlerinin Türkiye’den 2,3 milyar dolar alacağı olduğunu açıklaması devletteki ödeme sıkıntısını da gündeme getirdi. Hükumet, tıbbi malzeme aldığı medikalcilere 36 aydır ödeme yapmadığı gibi alacaklarından da feragat etmelerini istemiş.

BOLD – ABD Türkiye Büyükelçisi Satterfield, ABD’li ilaç şirketlerinin Türkiye’den 2,3 milyar dolar alacağı olduğunu, bunun tahsil edilememesi durumunda ilaç sevkiyatının durabileceğini söyledi. Bu açıklama sonrası yerli medikalcilerin ise paralarını 3 yıldır alamadıkları ortaya çıktı.

230 MİLYON DOLAR BORÇ 2.3 MİLYAR DOLARA ÇIKTI

BirGün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre ABD Türkiye Büyükelçisi David Satterfield, ABD’li ilaç şirketlerinin Türkiye’den 2,3 milyar dolar alacağı olduğunu, bunun uzun süredir tahsil edilemediğini, eğer tahsilat yapılamazsa şirketlerin Türkiye’ye ilaç göndermeyi kesebileceğini duyurdu. Satterfield’in açıklamasına göre Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçen yıl 230 milyon dolar olan borcun ödeneceği taahhüt etmişti. Ancak aradan geçen bir yılda herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun da 10 katına çıkarak 2,3 milyar dolara ulaştığı Satterfield tarafından kaydedildi.

TAHSİLAT GİDEREK ZORLAŞIYOR

Paralarını alamama sorununu yerli ilaç ve tıbbi ekipman satan şirketlerin de uzunca bir süredir yaşadıkları ortaya çıktı. Bazı şirketlerin alacaklarının vadesinin üzerinden 36 ay geçmiş olmasına rağmen henüz borçlarını tahsil edemedikleri belirlendi. Sektör temsilcilerinin beyanlarına göre özellikle üniversite hastanelerinden alacakların tahsil edilmesi giderek zorlaşıyor. Şirketlerin çoğunun sahipleri alacaklı konumda oldukları için hükumetle aralarının açılmasını istemiyor. Sağlık Bakanlığı’nda tanıdığı olanlar tahsilatını yapabiliyor.

İŞLERİNİ SÜRDÜREBİLMEK İÇİN BORÇLANIYORLAR

Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (ORDER) Yönetim Kurulu Başkanı Erkin Delikanlı, “Kamu hastanelerinde vadenin üzerine 16 ay, üniversite hastanelerinde ise 36 ay geçmesine rağmen alacağını tahsil edemeyen şirketler var” dedi. Sorun sadece bunlarla da sınırlı değil, kamudan alacaklarını tahsil edemeyen sektör, giderlerini finanse edebilmek, giderek artan oranda borçlanıyor. ORDER Başkanı Delikanlı’ya göre alacağın tahsil edilememesi durumunda bu şirketlerin bankalara olan borçlarının ödenmesi de zorlaşacak.

MEDİKALCİLERİN ALACAKLARI 19 MİLYAR LİRAYI GEÇTİ

Delikanlı’nın verdiği bilgilere göre bu tutar 19 milyar liraya ulaşmış durumda. Bakanlık ise bu tutar için şirketlerle masaya oturarak şirketlerden alacaklarının yüzde 30’u ile yüzde 60’ı arasında bir tutardan feragat etmesini istiyor. Tüm bu sorunlar akıllara sağlık sektörünün bankalara ne kadar borcu olduğunu getiriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre temmuz ayı itibariyle sektörün bankalara olan nakdi kredi borcu toplamı 25 milyar 815 milyon lira. Geçen yılın aynı ayında bu tutar 20 milyar 341 milyon liraydı.

Selahattin Demirtaş’ın hikayesi: Erdoğan için yakın tehlike

Okumaya devam et

Ekonomi

Patron çıldırdı: Sendikadan ayrılan işçilere teşvik zekatı!

400 kişinin çalıştığı Bursa’daki Tekmis Tekstil’de sendikadan istifa edenlere zekat dağıtılırken sendikada kalmakta direnen işçiler ise ücretsiz izne çıkarıldı. Bazı işçilere de iş yerine getirilip 1 saat çalıştırılıp eve gönderilerek mobbing yapılmaya başlandı. 

BOLD – Bursa İnegöl’de 400 işçinin çalıştığı Tekmis Tekstil işvereni, Türk-İş’e bağlı TESKİF’te örgütlenen işçilere önce “fabrikayı kapatırım” tehdidi savurdu. Ardından sendikalı olmayan ya da istifa eden az sayıda işçiye “zekât veriyorum” diye ikişer bin lira dağıttı.

FABRİKAYI KAPATMAKLA TEHDİT ETTİ

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre Türk-İş’e bağlı TEKSİF Sendikası, Bursa İnegöl’de faaliyet gösteren 400 kişinin çalıştığı Tekmis Tekstil’de yaşananlara dikkat çekti. TEKSİF, işçilerin sendikadan istifaya zorlandıklarını ve bunun için de çeşitli yasadışı yollara başvurulduğuna işaret etti. Yaklaşık 1.5 yıl önce işçilerin, ayda 15-20 gün çalıştırılıp eksik maaş aldıkları ve sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılıp maaşın bir kısmını da elden aldıkları için çareyi sendikalı olmakta bulduklarını anımsatan TEKSİF yetkilileri, sonrasında işverenin fabrikayı kapatacağına dair işyerine yazı astığını ancak sendikasızlaştırmayı başaramadığını belirtti.

SENDİKALI OLMAYAN ÜYELERE ZEKAT

İşverenin sendika üyesi olmayan yaklaşık 100 işçiyi elinde tutmak için işçilere çeşitli ayrıcalıklar tanıdığını bildiren TEKSİF yetkilileri, “İşveren eşit davranma ilkesini ihlal ederek, sendika üyesi işçilerin toplu sözleşmeden doğan geriye dönük alacaklarına karşılık sendika üyesi olmayan işçilere zekât adı altında 2 bin TL dağıttı. İşverenin sadece sendika üyesi olmayan işçilere zekât vermesinin ayrımcılık yarattığı, bunun ahlaken ve dinen de uygun olmadığı iletildi. Ancak işveren salgını istismar ederek bu kez sendika üyesi olanları kısa çalışmaya ve ücretsiz izne göndererek baskı altına almaya çalıştı. Sendikalı bazı işçiler fabrikaya çağırılıp bir saat çalıştırdıktan sonra geri gönderilerek mobbinge maruz bırakıldı” dedi.

20 İŞÇİ İSTİFA ETTİ

Baskılara karşın işçilerden sadece 20’sinin sendikadan istifa ettiğini ancak fabrikadaki sendikasız işçilerin koşullarının da ağırlaştırıldığına dikkat çeken sendika yetkilileri, iş güvenliğini uygulamayan işveren hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.

Sıra geldi dijital diktatörlüğe

Okumaya devam et

Ekonomi

Ekonomistler: Faiz artırımı kararı tek başına yeterli değil

Merkez Bankasının 2 puanlık faiz artırımını tek başına yeterli görmeyen ekonomistler, bu kararın yapısal reformlarla desteklenmemesi halinde yeni faiz artırımı kararlarının alınması gerekebileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Ekonomistler, piyasalarda olumlu karşılanan faiz artırımı kararının tek başına yeterli olmayacağına, ülke ekonomisinin yapısal reformlara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. Ekonomistler, faiz artırımı kararının alınmasında gecikildiği vurgulandı.

KARAR ÖNCE ALINSAYDI, REZERVLER HARCANMAZDI

Ekonomist Mahfi Eğilmez, “TCMB, bir önceki toplantıda faizi artırsaydı kur bu kadar yükselmemiş, rezervler de harcanmamış olurdu. Faizi artırarak kazanılan sürede yapısal reformlara başlamazsak, bir süre sonra faizi tekrar artırmak zorunda kalırız” dedi.

FİİLİ OLAN RESMİ HALE GELDİ

Ekononist Uğur Gürses de “İhale ile piyasada yüzde 11’lerde oluşturduğu repo faizini resmi olarak yüzde 10.25 olarak belirlemesi “sıkılaşma” mı oldu şimdi? Aynı likidite devam ederse, ortalama fonlama faizi değişmez, yüzde 10.60 civarında kalır. Fiili olanı resmi hale getirdi Merkez Bankası” dedi.

FAİZ ARTIŞI DEĞİL, İNDİRİM OPERASYONU

Ekonomist Alaattin Aktaş da “Merkez’in politika faizi olarak lanse ettiği haftalık repo ihale faizini yüzde 10.25’e çıkarması pratikte bir artış değil, bir faiz indirimi operasyonudur. Yüzde 10.25’lik oran en azından şu dönemde muhtemelen uygulanmayacak ve görünürdeki bu artış haftalık repo ihale faizine bağlı diğer fonlamalardaki faizlerin artırılmasına yarayacaktır” dedi.

Sıra geldi dijital diktatörlüğe

Okumaya devam et

Popular