Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Suyuna, toğrağına sahip çıkan köylüyü biber gazı ve copla bu hale getirdiler

Domates, biber ve zeytin tarlalarına Biogaz Elektrik Santrali kurulmasını istemeyen Çapaklı köylülerine müdahale eden jandarmanın cop ve biber gazıyla yaptığı şiddetin görüntüleri ortaya çıktı.

BOLD – Manisa Salihli’ye bağlı Çapaklı Köyü sakinleri 17 Temmuz’dan beri tarlalarının ortasına kurulacak santral için mücadele veriyor. Köyün erkekleri coplanarak biber gazı sıkılarak gözaltına alındı. Yerde oturan kadınlar kalkanlarla ezildi. Yerlerde sürüklendi ve insanlık dışı muamelelere maruz kalarak topraklarından çıkarıldı.

Tarlanın ortasından geçen kaçak yolda nöbet tutan bir köylünün vücudunda, yakından sıkılan biber gazı nedeniyle kimyasal yanıklar oluştu. Darp edilen kadınlardan birinin ve davanın avukatlarından Seçil Ege, Çapaklı Köyü’nde yaşananları sosyal medya hesabında yazdı. Aynı zamanda Salihli Çevre Derneği Başkanı olan Ege, yapılanların işkence, haksız gözaltı ve görevi kötüye kullanma olduğunu söyledi.

DOZERLERLE GİRİP TARLAYI YOK ETTİLER

Seçil Ege’nin açıklamaları şöyle:

“Çapaklı Köyü’nün meyve ve zeytin bahçeleri, domates tarlaları ortasına kurulacak Biogaz Elektrik Santrali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “olumlu” karar veriyor. Ayrıca santralin alt tarafı köyün merası ve DSİ’nin bütün Gediz Ovasını, İzmir’in içme suyunu karşılayan 3 tane ana sulama kanallı geçiyor. Bu arada santralin kullanacağı bir yol yok. Bakanlık kararına iptal davası açıldıktan sonra sadece şirket için imar plan değişikliği ile köylünün tarlalarının içinden yol çiziliyor! Bu plan değişikliğine de dava açılmasına rağmen şirket dozerleriyle tarlalara girip yok açmaya başlıyor.

İKİ İPTAL DAVASI VAR

Elimizde iki tane İptal Davası, Müdahalenin Men’i Davası ve yol yapılmamasına dair İhtiyati Tedbir Kararı var! Ve hukuku umursamayan bir şirket ile kolluk kuvveti var!! Tarlalarından geçen kaçak yolda nöbet tutan, iş makinelerinin geçişine izin vermeyen köylünün en büyük dayanağı Anayasa ve mülkiyet hakkıdır, yaşam hakkıdır.

İŞKENCE, HAKSIZ GÖZALTI

Bu pasif direnişe yapılan müdahale ise işkence, haksız gözaltı ve görevin kötüye kullanılmasıdır! Köyün erkekleri coplanarak biber gazı sıkılarak gözaltına alındı. Ben dahil yerde oturan kadınlar, kalkanlarla ezilip, coplanıp, yerlerde sürüklenerek, karga tulumba taşınıp toprağımızdan çıkartıldık ve her bir araca jandarma erleri oturtularak iş makineleri geçirildi.

“BİZ EKMESEK NE YEYİP İÇECEKSİNİZ”

17 Temmuz’da başlayan hukuksuz girişim halkı ezerek başarıya ulaştırıldı. Hala anlamak istemeyen varsa müvekkillerimin sorduğu soruyu ileteyim: “Biz bu domatesi, biberi, zeytini ekmesek ne yeyip içeceksiniz?”

 

 

 

Gündem

Türkiye hak ihlallerinde rekor kırdı

Anayasa Mahkemesinin yayımladığı bireysel başvuru istatistikleri hak ihlallerindeki acı tabloyu ortaya koydu. Resmi rakamlara göre AYM’nin esastan incelediği dosyaların yüzde 94’ünde hak ihlali kararı verildi. Adil yargılama hakkının ihlali ise yüzde 55’le ilk sırada yer aldı. İstatistikler 15 Temmuz 2016 sonrası OHAL’in başlamasıyla birlikte hak ihlali başvurularında patlama yaşandığını da gözler önüne serdi.

BOLD – Kapatılma riskiyle karşı karşıya kalan Anayasa Mahkemesi (AYM), Eylül 2012 ile Eylül 2020 arasını kapsayan 8 yıllık bireysel başvuru istatistiklerini yayımladı. Esastan incelenen 11 bin 124 dosyadan 10 bin 428’inde hak ihlali kararı verildi. Bu rakama göre esastan incelenen bireysel başvuruların yüzde 93,7’inde hak ihlali kararı verdi.

OHAL SONRASI TARİHİ ZİRVE

AYM’nin istatistikleri, tartışmalı 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra hak ihlalleri başvurularının katlanarak arttığını da ortaya koydu. 2012’de bin 342, 2013’te 9 bin 897, 2014’te 20 bin 578, 2015’te 20 bin 376 olarak gerçekleşen başvuralar adeta OHAL ile birlikte patlama yaşadı. Başvurular, 2016 yılında 80 bin 756, daha sonraki yıllarda ise sırasıyla 40 bin 530, 38 bin 186, 42 bin 971, 2020’nin Eylül ayı itibarıyla ise 30 bin 584 oldu.

İhlal kararı oranlarının yıllara göre dağılımına bakıldığında, 2018 yılı yüzde 21’le zirvede yer aldı. 2018’de toplam 2 bin 167 ihlal kararı verildi. 2020’de ise henüz eylül ayı itibarıyla hak ihlali payı yüzde 20 olarak gerçekleşti.

İhlal kararlarının hak ve özgürlüklere göre dağılımında ise adil yargılanma hakkının açık farkla ilk sırada yer alması dikkat çekti. İhlal kararlarının yüzdesel dağılımında ilk 5 sıra şu şekilde:

Adil yargılama hakkı: Yüzde 55 (5 bin 884)

Mülkiyet hakkı: Yüzde 25,9 (2 bin 758)

İfade özgürlüğü: Yüzde 5,7 (603)

Kötü muamele yasağı: Yüzde 3,4 (358)

Özel hayatın korunması hakkı: Yüzde 2,7 (288)

Okumaya devam et

Gündem

Hakan Şükür’ün babasına hapis cezası talebi

Eski milli futbolcu ve milletvekili Hakan Şükür’ün babası Selmet Şükür’ün cemaat üyeliği suçlamasıyla yargılandığı davada 1 yıl 13 aydan 15 yıla kadar hapsi istendi.

BOLD – Sakarya’da, eski futbolcu Hakan Şükür’ün babası Selmet Şükür’ün cemaat üyeliği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.

Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık Selmet Şükür’ün cemaate yardım suçunu işlediğini savundu. Şükür’ün ‘silahlı terör örgütüne yardım’ suçundan 1 yıl 13 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Söz alan sanık avukatları, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre istedi. Sanık ve avukatlarına mütalaayı inceleyip esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 15 Aralık’a erteledi.

Cemaat soruşturması kapsamında 2016’da gözaltına alınan Selmet Şükür, ertesi gün tutuklanmış, 25 Kasım 2016’da sağlık sorunları nedeniyle ev hapsi kararıyla tahliye edilmişti.

Öldürülen Azerbaycan askerleri haberinde Serdar Ortaç fotoğrafı

Okumaya devam et

Gündem

Boşanmış eşler merak ediyor; Ömür boyu nafaka bitiyor mu?

Zaman zaman eleştirilen ‘ömür boyu nafaka’ ödenmesi, Adalet Bakanlığı’nın çalışmasıyla bir kez daha gündeme geldi. ‘Ömür boyu nafaka’ya karşı olan bakanlık, alt ve üst sınır getirilmesini önerdi. Çalışmayla en az 2 en çok 6 yıl nafaka ödenmesi tavsiye edildi.

BOLD – Süre sınırlaması olmaksızın ölüme kadar yapılan nafaka ödemeleri için Adalet Bakanlığı yeni görüşmeler yaptı. Süre önerisinin ön plana çıktığı görüşmelerde alt sınırın 2, üst sınırın ise 6 yıl olması önerildi.

BAKANLIK ÖMÜR BOYU NAFAKAYA KARŞI

Kamuoyunda nafaka süresi ve nafaka miktarı konularında tartışmalar devam ediyor. 2 yıldır çalışmalarına devam eden Adalet Bakanlığı’ndan yeni bir öneri geldi. Öneride kesin çizgiler çizilmezken, taktir hakkının hakimlere bırakılması tavsiye edildi. Bu çerçevede “Süre koymak doğru değil, bazı boşanmalarda nafaka vermeye gerek yokken, bazı davalarda ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakılması gerekebilir. Bu konuda takdir hâkimlere bırakılmalı.” değerlendirmesi de yapıldı.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre Bakanlık, daha önce yaptığı alternatifli çalışmada, ‘nafakanın 5 yıl süreli olması’, ‘evliliğin süresiyle sınırlandırılması’, ‘evliliğin yarısı kadar süreyle sınırlandırılması’ gibi önerilerde bulunmuştu.

Okumaya devam et

Popular