Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Devlet Bahçeli ‘idam’ istedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, idam cezasının geri getirilmesini istedi. “İdam cezasının hukuk mevzuatımıza tekrar alınması, iğrenç ve ilkel suçların işlenmesini caydırabilecektir” dedi.

BOLD – Devlet Bahçeli gündeme ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında idam cezasının hukuk mevzuatına tekrar alınması gerektiğini belirtti. Bahçeli’nin açıklamasında öne çıkanlar şunlar:

  • Hükumetimizin ve özellikle İçişleri Bakanımızın olağanüstü çaba ve gayretine rağmen şiddet olaylarının, en küçük sebepten doğan silahlı kavga ve anlaşmazlıkların her an vuku bulması toplumsal huzur ve ruh halini vahim derecede rahatsız etmektedir.
  • Sivil toplum kuruluşların, üniversitelerin, ahlak sahibi milli aydınların bu sancılı duruma duyarlılık göstermesi şattır. Sabilerin, emzikli bebeklerin, henüz bıyığı terlememiş yavruların acımasızca katli insanım diyen herkesin kederlendirip yüreğini titretmektedir.
  • Suçsuz günahsız çocuklarımızın gün aşırı medyaya yansıyan cinayetlerine, intihar süsü verilmiş kadın ölümlerine göz yummak, sessiz kalmak, tepkisiz durmak ne insani emanetlerle ne de inanç ve kültür müktesebatımızla asla bağdaşmayacaktır. Zulme suskunlukta zulümdür. Bu karanlık tablonun aynısıyla devamı ise mümkün değildir. Acilen ve mutlaka yasal, idari, sosyolojik, psikolojik ve manevi tedbirlerin sırasıyla alınarak tatbik ve temin edilmesi gerekmektedir. Mesele insan onuruyla ilgilidir, can ve mal güvenliğiyle ilişkilidir.
  • Milliyetçi Hareket Partisi iç yaralayıcı gelişmeleri endişeyle takip etmektedir. Kalıcı ve köklü önlemleri almak ertelenemez bir mecburiyettir.
  • İlk başta akla gelen ve makul bir şekilde tartışılmasında fayda bulunan cezai yaptırımların arttırılması, derinlikli ve tesirli hale getirilmesidir. Bu konuda idam cezasının hukuk mevzuatımıza tekrar alınması iğrenç ve ilkel suçların işlenmesini caydırabilecektir.
  • Çocukları, kadınları, masum ve mazlumları en aşağılık yöntemlerle hedef alan canilerin, katillerin, insanlık düşmanlarının fiillerine karşılık gelen cezaların adil ve orantılı tespiti milli birlik ve dayanışma şuurunun istikbali açısından zorunluluktur.
  • Dünya genelinde idam cezasını uygulayan ülke sayısı şu an itibariyle 56’dır. İdam Cezasını adi suçlar için kaldıran ülke sayısı 8, bu cezayı kaldırmadığı halde uygulamada cezaların infaz edilmediği ülke sayısı da 28’dir.
  • Türkiye’de İdam Cezası 3 Ekim 2001 tarihli 4709 sayılı Kanunla “Savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar” için mevzuatımızdan çıkarılmıştır. 3 Ağustos 2002 tarihli 4771 sayılı Kanun ile de “Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar hariç” şartı ile yeni bir düzenleme yapılmıştır.
  • Arkasından 7 Mayıs 2004 tarihli 5170 sayılı Kanun ile İdam Cezasıyla ilgili maddeler Anayasa’dan ayıklanmış, 14 Temmuz 2004 tarihli 5218 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’ndan İdam Cezası ile ilgili maddeler çıkarılmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesinde düzenlenen “Çocukların Cinsel İstismarı” başta olmak üzere, yine aynı Kanunu’nun 6’ıncı bölümünde yer alan “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” ile 309’uncu maddede düzenlenen “Cebir ve Şiddet Kullanarak Anayasa’nın Öngördüğü Düzeni Ortadan Kaldırmaya Çalışmak” suçları hakkında İdam Cezası getirilmesi önyargısız şekilde değerlendirilmelidir.
  • Hiçbir insanımız heba ve israf edilmemelidir. Bilindiği üzere, Türkiye, 2003 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Ölüm Cezalarının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokolü imzalamış, ardından da “Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin” 13 No’lu Protokol’ün onaylama işlemlerini tamamlayarak yürürlüğe koymuştur. Ancak Türkiye’nin toplumsal dirliği, insan hak ve güvenliği, ilaveten hukuksal istikrar açısından İdam Cezası mutlaka gündeme alınmalıdır.
  • TBMM’nin 1 Ekim 2020 tarihinde açılmasıyla birlikte milletimizin haklı beklentisi muhterem vekillerinin mutabakatıyla çözüme kavuşturulmalı, bebek katilleri, sapıklar, alçaklar, tecavüzcüler layık oldukları cezalara çarptırılmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi İdam Cezası meraklısı değildir. Ne var ki korku sınırını geçen suç ve suçlularla mücadelenin başarıya ulaşabilmesi maksadıyla içinden geçtiğimiz süreçte başkaca bir yol ve seçenek olmadığı da nettir, nitekim alternatifsizdir. Türkiye tam bağımsız bir ülkedir. Karar ve iradesi üzerinde hiçbir gölgeyi kabul etmeyecektir.
  • İdam cezasının uygulanmasında ölçülülük ilkesine bağlı kalarak, verilen cezanın işlenen suç ile denge ve orantısı kurulacak, şiddet ve dehşet selinin önü alınmış olacaktır.

Politika

AKP’li başkan ‘Villa Kent’ projesini böyle savundu: Zenginleri düşünmek zorundayız

‘Villa Kent’ projesiyle tepkilerin odağında olan Malatya’nın AKP’li Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, “Tüccarları, zenginleri de düşünmek zorundayız” diyerek projesini savundu.

BOLD – Malatya’nın Battalgazi ilçesindeki Beydağı eteklerine, ilçe belediyesi tarafından yapılması planlanan lüks konutlar bir süredir kentte tartışma konusu. Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, katıldığı bir yerel televizyonun canlı yayınında tepki toplayan “Villa Kent” projesini savundu.

İHTİYAÇLARA CEVAP VERMELİYİZ

Malatyahaber sitesindeki habere göre Osman Güder şunları söyledi: “Battalgazi Belediye Başkanı olarak insanların ihtiyaçlarına cevap vermek zorundasınız. Battalgazi’yi sadece Taştepe gözüyle göremezsiniz, sadece Şehit Fevzi olarak göremezsiniz, sadece Kernek gözüyle göremezsiniz. Şehre bakarken şehrin tüm birleşenleri göz önüne alıp öyle kararlar almak gerekir.”

Projeyi eleştirenlere seslenen Güder: “Neden Battalgazi bölgesinde yaşayan insanlar bir anda Yeşilyurt bölgesine göç ediyorlar?’ veya ‘Bina yaparken neden Yeşilyurt bölgesine koşarak gidiyorsunuz?’diye bir soru sormak istiyorum. Projeye karşı çıkanlar bir cevap versinler. Hazırlayacağımız yere buyursun gelsinler yapsınlar. Bizler şehri düşünürken, bir bütün olarak düşünmek zorundayız. Dar gelirli insanlarımızı düşünmek zorundayız, şehrin tüccarını düşünmek zorundayız, şehrin zenginini de düşünmek zorundayız, şehrin öğretmenlerini de düşünmek zorundayız.” dedi.

NEDEN ELİTİSTLER OLMASIN

Her kesiminin ihtiyacını karşılamak zorunda olduklarını söyleyen Güder: “Battalgazi’nin neden elitistleri olmasın. Diğer bölgelerde olduğu gibi. Battalgazi’de yaşam kalitesini arttıracağız. Sosyal konut talep edenler vatandaşlarımıza sosyal konut vereceğiz. Villa talep edenlere villa vereceğiz. Tüm kesimden insanların ihtiyacını karşılayacağız. Belediyeler artık kendi olanaklarını kendi sağlıyor. Villaları yapıp satış işlemlerini gerçekleştirdikten sonra oradan gelen gelirlerimizi, sosyal konutlara yatıracağız. Battalgazi’yi dar makastan kurtarıyoruz. Alt merkezler oluşturuyoruz. Bize gelen birçok talep var. Bu talepleri karşılamazsak o talepler başka bölgelerde karşılanıyor. Amacımız tüm dokuyu bir arada tutmaktır. Battalgazi’de her kesimden vatandaşımızın ihtiyacını karşılayacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu

Almanya’da Ülkücü Hareket’e yasak geliyor: Erdoğan milliyetçiliğinin bu ülkede yeri yok!

 

Okumaya devam et

Politika

İşte ‘İstifa story’nin perde arkası: O da sansürü tattı

CHP’li Vekil Murat Emir’in iddiasına göre Berat Albayrak istifa metnini AA ve ağabeyi Serhat Albayrak’ın kanallarında yayınlatamayınca son çare olarak Instagram’a yöneldi.

BOLD – Berat Albayrak Instagram hesabından paylaştığı istifa metni ile görevini bıraktı. Albayrak’ın istifası geçen pazar akşamından bu yana siyasetin bir numaralı gündemi. Berat Albayrak’ın neden istifa ettiği tartışılırken, istifa metnini neden Instagram hesabından paylaştığı çok konuşulmadı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’den bu konuyla ilgili dikkat çekici bir iddia geldi. Emir’e göre Albayrak’ın gönderdiği istifa metnini AA abonelerine duyurmadı. Ağabeyi Serhat Albayrak’ın kanalları bile metni yayınlamak istemedi. Emir’in iddiasına göre Berat Albayrak’ın Twitter hesabı bile istifa metnini paylaşmasın diye ele geçirildi ve çökertildi.

Emir’in sosyal medyadan paylaştığı iddiasında şu ifadeler yer aldı: “İstifanın perde arkası. Berat Albayrak, metni AA’ya verdi. Yayınlanmayınca kendi kanalı A Haber’e gönderdi, olmadı. Havuz medyasından istifayı yayınlayacak bir kanal arandı, bulunamadı. Twitter’ı da çökertilen Albayrak, son çare Instagram’ı kullandı. O da sansürü tatmış oldu.

Devlet Bahçeli’den ABD’ye bölünme uyarısı!

 

Okumaya devam et

Politika

Devlet Bahçeli’den ABD’ye bölünme uyarısı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD başkanlığına seçilen Joe Biden’a karşı tedbirli ve kuşkulu olacaklarını belirtti. “Belki de ABD’ye yakın bir gelecekte etnik kamplaşma hakim olacak, bu ülke eyaletler bazında bir ayrışma sürecine sürüklenebilecektir” dedi.

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında ABD seçimlerini değerlendirdi.

MHP’nin ABD seçimlerini takip ettiğini ancak taraf tutmadığını savunan Bahçeli, “Bizim için önemli olan ABD’nin uygulayacağı politikaların muhtevası, bunun da ülkemize, bölgemize ve uluslararası ilişkilere yansıma düzeyleridir. Kaldı ki, biz ne Biden şakşakçıyız, ne Trump sevdalısıyız, ne filin hortumundan tutuyoruz ne de eşeğe binmek için sıra bekliyoruz, hamd olsun Türk oğlu Türk olarak cihanı kavrıyoruz” dedi.

ABD’nin yakın bir gelecekte bölünebileceğini öne süren Bahçeli, “Belki de ABD’ye yakın bir gelecekte etnik kamplaşma hakim olacak, bu ülke eyaletler bazında bir ayrışma sürecine sürüklenebilecektir. Kanaatim odur ki, yeni ABD Başkanı’nın dış politika ve uluslararası güvenlik konularında izleyeceği temel siyaseti zaman içinde daha iyi anlaşılacak ve değerlendirilebilecektir” ifadelerini kullandı.

CHP ve HDP’yi ABD başkanlığına seçilen Biden’i kesin sonuçlar açıklanmadan tebrik etmesine tepki gösteren Bahçeli,  “Sayın Kılıçdaroğlu nereye yetişeceksin? Gizlenemez bu memnuniyetin esbab-ı mucibesi nedir? CHP’yi, ABD’nin sevdalısı yapan ilişkiler ağını neye yoralım? Biden’in ağzına sürdüğü bir tutam balın lezzetini almış olmalı ki, Kılıçdaroğlu yeni efendisiyle sosyal medyayla temas kurma gereği hissetmiştir” dedi.

Bahçeli şunları kaydetti:

BİDEN’İN SÖZLERİ BARAJ OLUŞTURUYOR

Başkanlığa seçilen Biden’in, Türkiye’yi meşgul eden çetrefilli konularda takip edeceği politikaların müttefiklik hukukuyla ne kadar bağdaşacağını, güven temeli aşınan iki ülke arasındaki ilişkileri koltuğuna oturur oturmaz nasıl ele alacağını zaman gösterecektir. Yine de temkinli, tedbirli, tedarikli ve kuşkulu bir bekleyişin içinde olduğumuzu herkesin bilmesinde yarar vardır. Çünkü Biden’in geçmişteki sözleri, temasları, çelişkileri, gelgitleri, mesafeli tutumu, Türkiye’ye şaşı ve soğuk bakışı iyimserliğimizin önüne set çekmekte, baraj oluşturmaktadır. Dostluğumuz maskeli, mesafeli, muhataralı, muvazaalı, mukaveleli değildir; kaldı ki doğrudur, tutarlıdır, güvenilirdir, adam gibi adamlığın tezahürüdür. ABD yönetiminde görmeyi arzu ettiğimiz tavır da aynısıyla bu olacaktır.

KARABAĞ’DA TARİHİ RÖVANŞ ALINDI

Büyük bir bahtiyarlık ve memnuniyetle ifade ediyorum ki, Karabağ’da 30 yıla yakındır devam edegelen düşman tasallutuna tarihi bir darbe indirilmiş, can Azerbaycan kahramanlıkla topraklarını almıştır. Çok şükür hak sahibini bulmuştur. Çok şükür Türklük büyük bir zafer elde etmiştir. Ermeni çeteleri tutundukları vatan topraklarından sökülüp atılmıştır. Katil Paşinyan acıyla kıvranarak yenilgiyi kabullenmiş, elleri titreye titreye uzlaşılan anlaşma metnine imza atmak zorunda kalmıştır. Ermenistan döktüğü kanların bedelini ödemiştir. Tarihi rövanş alınmıştır.”

Erdoğan, Albayrak’a teşekkür etti: 2 sismik araştırma, 3 tane de sondaj gemisini kazandırdı

Okumaya devam et

Popular