Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İçişleri’nde 400 mülki amire MİT operasyonu: Kayyum olarak atadıklarını görevden aldılar

İçişleri Bakanlığında mülki idare amirlerine yönelik operasyon başlatıldı. Şu ana kadar 40 kaymakamın görevden alındığı belirtildi. Listede 400 ismin olduğu öne sürüldü.

BOLD – İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği talimatla en az 40 kaymakamın görevden alındığı açıklandı. Listede 400 mülki amirin yer aldığı kaydedildi. Görevden alınan bazı kaymakamlar, görevden alınan HDP’li belediye başkanlarının yerine kayyum olarak atanmıştı.

Bu sabah görevden alınanlar arasında Diyarbakır Silvan Kaymakamı ve aynı zamanda belediye kayyumu Mehmet Uslu, Ağrı Diyadin Kaymakamı ve aynı zamanda belediye kayyumu Hasan Doğan ile Şanlıurfa Karaköprü Kaymakamı Ufuk Akıl ve Akçakale Kaymakamı Hamza Özer yer aldı.

Batman’ın Sason Kaymakamı Abdullah Özadalı ve Beşiri Kaymakamı Sinan Aşçı’nın da Cemaat soruşturması nedeniyle görevden alındığı aktarıldı. Özadalı’nın Sason Kaymakamlığı’na 10 Eylül 2018’de, Aşçı’nın ise Beşiri Kaymakamlığı’na 7 Ağustos 2019’da göreve başladıkları bildirildi.

T24’te yer alan habere göre, soruşturmanın, daha önce mülki idareye yönelik soruşturmayı yürüten Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı ile MİT Başkanlığının tespitleri sonrasında başlatıldığı öğrenildi. Listede 400 dolayında mülki idare amiri olduğu öne sürülüyor. Soruşturmanın ‘95. Dönem Kaymakamları’ üzerine yoğunlaştığı ifade ediliyor. Görevden alınan kaymakamlar hakkında Ankara’da adli soruşturma başlatılacağı öğrenildi.

İçişleri Bakanlığından konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Gündem

Madenci eşinin çığlığı: Ekmek asmayacaksınız para vereceksiniz!

Soma’daki eylemde bir madenci eşi, MHP’nin askıda ekmek kampanyasına tepki gösterdi. Milletvekillerine seslenen kadın, “600 tane adam belki 25 bin lira para alıyorlar. Askıya ekmek asıyorlar. Ekmek asmayacaksınız arkadaşım para vereceksiniz ki millet kendi ekmeğini kendi götürecek” dedi.

BOLD – Manisa’nın Soma ve Ermenek’in Karaman ilçelerindeki maden işçileri, ödenmeyen ücretleri ve kıdem tazminatları için Ankara’ya yürüme eylemi başlattı. Soma’daki işçiler Salihli’ye ulaşırken burada bekleyişlerini sürdürüyorlar.

Soma’da yürümek isteyen işçilerin aileleri ve geride kalan arkadaşları da destek amacıyla basın açıklaması yaptı. Maden kazasında ayağını kaybeden İdris Sarıkaya ve gözünü kaybeden Ali Kandemir Soma Meydanı’ndaki eylemde konuştu. Sarıkaya, Salihli yürüyüşüne kendisinin de katıldığını ve gece yarısı jandarma tarafından gözaltına alındıklarını hatırlatarak, “Sabahın 5’inden öğlenin birine kadar aç susuz karakolda bekletildik. Çıkan gözün, kopan bacağın bedeli bu mu” diye sordu.

GELECEK NESİLLER BİZİM GİBİ MAĞDUR OLMASIN

“Bu kopan bacağın, çıkan gözün bedelini ödeyecekler” diyen Sarıkaya, gelecek nesillerin kendileri gibi mağdur olmaması için eylem yaptıklarını vurguladı “Ben eşimin eline pazar parası veremiyorum. Evimin giderlerini karşılayamıyorum. Bana 525 lira engelli maaşı bağladılar. Bu mudur adalet” diye konuştu.

Eşi madenci olan bir kadın da TBMM’deki milletvekillerine şöyle seslendi: “600 tane adam belki 25 bin lira para alıyorlar. İkisinin maaşıyla zaten benim adamın tazminatı ödenir. Askıya ekmek asıyorlar. Ekmek asmayacaksınız arkadaşım para vereceksiniz ki millet kendi ekmeğini kendi götürecek” dedi.

Kadın, çocuğunun jandarmadan korkar hale geldiğini kaydederek “Nasıl korkmayacak, babasını gözaltına alıyorlar” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Okumaya devam et

Gündem

Fincancı’dan Bakan Fahrettin Koca’ya ‘birlik ve beraberlik’ dersi

Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Vatandaşımızın moralini bozmaya kimsenin hakkı olamaz” sözlerine cevap verdi: “Birlik ve beraberliği korumak için gerçekleri söylemek gerekir.”

BOLD – Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), koronavirüs salgınının sağlık çalışanlarında yarattığı psikolojik etkilere dikkat çekmek için ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Sağlıkçıların yükleri günden güne arttığı halde hak ettikleri saygıyı bile göremeyip idarecileri tarafından ‘kendilerini hastalandırmak’la suçlanıyorlar. Bulaştırıcı olup olmadıkları hakkındaki bilgisizliğin verdiği kaygı içinde kaldılar. Hastalanan sağlık çalışanlarının göreve dönmelerinin hemen ardından ani ölümleriyle karşılaşılması, tıbbi yönden ‘göreve başlama’ ölçütlerinin uygulanmasında duyarlık gösterilmediğinin göstergelerindendir” denildi.

Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve asistanı hekimlerin pandemi servislerinde pratisyen hekim olarak görevlendirildiğine dikkat çekildi. “Bu uygulama, çok sayıda uzman adayının eksik eğitimine yol açmakta, ruh sağlığı sorunu olan bireylerin tedavilerinde aksamalara neden olmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Sağlık Bakanlığına çağrı yapılarak şunlar dile getirildi: “Sağlık çalışanlarının tükenmelerini önlemek amacıyla ruh sağlığı yönünden tarama çizelgeleri ve psikiyatrik muayenelerle izlenmeleri gereklidir. Alınacak önlemler ile beraber tükenmişliğin önüne geçebilir.”

Ortak açıklamanın ardından konuşan Fincancı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın verileri doğru açıklamadığına yönelik eleştirilere verdiği “Vatandaşımızın moralini bozmaya kimsenin hakkı olamaz” sözlerine net cevap verdi:

“Birlik ve beraberliği korumak için gerçekleri söylemek gerekir. Gerçekler olmadığında sorunun boyutunu göremiyoruz.”

Fincancı, geçen ay 900 hekimin istifa ettiğini açıkladıklarını anımsatarak “Aslolan tükenmeyi engellemek” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Hulusi Akar Uludere’de kendini kurtaracak emri Albay Barış Avıalan’a verdi

Sağlık kurulunun uyarılarına karşın hastalıkları hiçe sayılarak cezaevinden tahliye edilmeyen Kurmay Albay Avıalan, Hulusi Akar’ın Uludere’de kendini kurtarmak için verdiği emri mahkemedeki ifadesinde tüm ayrıntılarıyla anlattı.

BOLD – Sincan Kapalı Cezaevinde ölen eski Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan, 15 Temmuz 2016’da Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Barış Avıalan, daha önce tutuklu Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın “TSK’da Mete Han’dan beri yürürlükte olan o kural değiştirildi mi” başlıklı yazısıyla ilk kez adını duyurdu. Avıalan, 15 Temmuz’da Genelkurmay Personel ve Yönetim Daire Başkanlığında Şube Müdürüydü.

Genelkurmay Çatı Davası’nda verdiği ifadede 2011 yılındaki Uludere katliamının ardından “Komutan, birliğinin yaptığı ve yapamadığı her şeyden sorumludur” kuralını içeren muhtıra ve yönergelerin iptal edilerek çıkarıldığını açıkladı.

Barış Avıalan mahkemede verdiği ifadede şunları söyledi:

“2011 sonundaki Uludere olayı diye bilinen olaydan birkaç ay sonra o dönem Genelkurmay 2. Başkanı olan Hulusi Akar beni yanına çağırdı ve ‘Her olaydan komutanların sorumlu tutulması konusunu bir inceleyin bakalım, böyle şey olur mu?’ şeklide bir emir verdi. Zira o tarihlerde medyada, Uludere’yle ilgili 2. Başkan olarak sorumlunun kendisi olduğuna yönelik iddialar ve suçlamalar yoğunluktaydı.”

SAĞLIK KURULUNUN RAPORUNU HİÇE SAYDILAR

Hulusi Akar’ın bu skandal emrinin mahkeme tutanaklarına girmesini sağlayan Albay Avıalan’ın ölmesine ilişkin Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberde şu ifadeler yer aldı: “Daha önce de rahatsızlanan Avıalan’a sevk edildiği hastanelerde kalp yetmezliği teşhisi konduğu ve bu yönde tedaviye başlandığı belirtildi” denildi.

Müebbet kararı istinaf aşamasında onanan Avıalan, aylardır kalp ve karaciğer nakli beklediği kaydedildi. Avıalan’ın durumunu inceleyen sağlık kurulu oy birliği ile “Cezanın tehiri gerekir. Cezanın cezaevinde infazı halinde hayati tehlike arz eder. Cezanın 6 ay süreyle tehiri uygundur. 6 ay sonraki değerlendirme sonucuna göre sürekli hastalık haline karar verilecektir” denilmişti.

Ancak bu uyarıya rağmen Avıalan, cezaevine konularak ölüme gönderildi.

Okumaya devam et

Popular