Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

21 Eylül’de sadece okul öncesi ve 1. sınıflar ders başı yapacak

Tüm sınıflarda eğitim-öğretime başlama konusunda sürecin yeniden değerlendirileceğini belirten Bakan Selçuk, ”veliler isterlerse öğrenciyi yüz yüze eğitime göndermeme konusunda mazeret beyan edebilir” dedi.

BOLD- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 21 Eylül’de yüz yüze eğitime sadece okul öncesi ve 1. sınıfların başlayacağını açıkladı.

İLK HAFTA 1, İKİNCİ HAFTA 2 GÜN OKULDA OLACAKLAR

Tüm öğrencilerin, daha önce açıklanan 21 Eylül’de ders başı yapmayacağını belirten Bakan Ziya Selçuk: “21 Eylül olarak belirlediğimiz başlangıç tarihinde, yüz yüze eğitim öğretime sadece -hâlihazırda zaten açık olan okul öncesi öğrencilerimiz ve okulla duygusal bir bağ kurma ihtiyacında olan birinci sınıf öğrencilerimizle başlayacağız. İlkokul birinci sınıf öğrencilerimiz uyum haftasında 1 gün, daha sonraki haftalarda ise haftada 2 gün olacak şekilde okullarımızda olacak” dedi.

VELİLER MAZERET BEYAN EDEBİLİR

Velilerin endişelerine de değinen Selçuk: ”21 Eylül’den itibaren geçecek üç haftanın sonunda diğer kademelerde ve sınıflarda eğitim-öğretime başlama konusunda süreci yeniden değerlendireceğiz. Yüz yüze eğitime başlama konusunda veli rızası, bizim için önemlidir. Velilerimiz isterlerse öğrenciyi yüz yüze eğitime göndermeme konusunda mazeret beyan edebilirler. Bu durumda öğrencimiz, uzaktan eğitime devam edecek ve devamsız sayılmayacaktır. Bu kademeler de Sağlık Bakanlığı tavsiye kararları doğrultusunda, sınıf mevcudu yüz yüze eğitim için gruplara ayrılarak azaltılacaktır ve çocuklarımızın okulda kalış süreleri kısaltılacaktır” ifadelerini kullandı.

Başkentte büyük rüşvet operasyonu: 37 sanık gözaltına alındı

Gündem

Ekonomi profesörü Seyfettin Gürsel 1.300 TL iade için 25 bin TL’sini dolandırıcılara kaptırdı

Dolandırıcılar bin 321 lira para iadesi için aradıkları ekonomi profesörü Seyfettin Gürsel’in hesabından 25 bin lira çekti.

BOLD – Dolandırılan profesörler kervanına ekonomi profesörü Seyfettin Gürsel de eklendi. Banka görevlisi olduklarını söyleyen dolandırıcılar, Gürsel’in 25 bin lirasını kendi hesaplarına aktardı.

BİN 321 TL BEKLERKEN 25 BİN LİRASINDAN OLDU

Sabah’ın haberine göre özel bir üniversitede görevli Prof. Dr. Gürsel’e (71), geçtiğimiz günlerde telefonla ulaşan tele-dolandırıcılar, bankadan aradığını söyleyerek hesap işletim ücreti olan bin 321 liranın iadesi için TC kimlik numarasını ve anne kızlık soyadını paylaşmasını istedi. Profesör de bu bilgileri verdi. Daha sonra telefonuna mesaj olarak gelen şifreyi dolandırıcıya veren Prof. Gürsel’in hesabındaki paranın 25 bin lirası başka hesaba aktarıldı. Prof. Dr. Gürsel, savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.

“Toplumun bize sırtını dönüp ‘sıkıldık’ demesi çok kırıcı oldu”

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs Bilim Kurulundan bir istifa daha: Sebebini açıklamadan kaçıyorlar

Bilim Kurulu Üyelerinden Prof. Dr. Bülent Çaplı’nın üç hafta önce görevi bıraktığı ortaya çıktı. “Gördüğü lüzum üzerine” görevinden ayrılan Çaplı’nın istifasını ise arkadaşı Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya açıkladı.    

BOLD – Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, bugünkü köşesinde 40 yıllık arkadaşı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Çaplı’nın sessiz sedasız üç hafta önce görevi bıraktığını açıkladı.

ARAŞTIRMAYI YAPAMAYINCA İSTİFA ETTİ

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Prof. Dr. Bülent Çaplı’nın Sağlık Bakanlığı bünyesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında sosyal konularla ilgilenmek için kurulan Toplum Bilimleri Kurulu’ndan istifa ettiğini yazdı. Çaplı istifa ile ilgili bilgi vermese de Sarıkaya, istifanın Dünya Bankası’nın 1.1 milyon liralık desteğiyle yapılması planlanan Türkiye Barometresi çalışmasını bürokratik engellere takılması olduğunu ima etti.

“GÖRDÜĞÜM LÜZUM ÜZERİNE AYRILDIM”

Sarıkaya yazısında Prof. Çaplı’nın istifası ile ilgili şu ifadelere yer verdi: “Bütün bunları kırk yıllık arkadaşım, dostum Bülent Çaplı’yı arayıp sordum. “Muharrem sen benim arkadaşımsın, dostane olarak dahi olsa başkalarına söylemediğim gibi sana da nedeni konusunda tek kelime edeceğim, ‘Gördüğüm lüzum üzerine ayrıldım’. Söyleyeceğim bu kadar… Ayrılmam da yeni değil 3 hafta oldu; bu konuda tek kelime etmem…” Dedim ki “Yerine de henüz atama yapılmamış…” Demesin mi “Bunu da bana sorma…” İnanın dün yordu beni…”

“Toplumun bize sırtını dönüp ‘sıkıldık’ demesi çok kırıcı oldu”

Okumaya devam et

Gündem

“Toplumun bize sırtını dönüp ‘sıkıldık’ demesi çok kırıcı oldu”

Türkiye hükumeti, iş yükü artan sağlıkçıların istifa, izin ve emekliliklerini yasakladı. Sağlık çalışanları ise neden ayrılmak istediklerini anlatarak topluma sitemde bulundu.  

BOLD – Koronavirüse karşı mücadele eden sağlık çalışanları, emeklerinin karşılıklarını alamamak, iş yükünün fazlalığı, izin kısıtlaması getirilmesi, ek ödemelerdeki adaletsizlik gibi sorunlardan dertli. Göğüs hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları ile yoğun bakım hekimlerinin, artan iş yükü altında çalışmaya devam etmesi, ağırlıklı olarak bu alandaki uzmanların istifa ya da erken emekliliklerine yol açtı. Hükumet de dün aldığı kararla hekimlere istifayı yasakladı.

İSTİFA EDEN HEKİMLERLE GÖRÜŞÜLDÜ

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’in haberine göre Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden sosyologlar, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden göğüs hastalıkları uzmanları bir araya gelerek ülkenin farklı kentlerinden hekimlere ulaştı. “Adanmışlıktan Tükenmişliğe, Tükenmişlikten Vazgeçişe: Kovid-19 Pandemisinde İstifa Eden / Emekli Olan Hekimlerin Çığlığı” başlıklı bir araştırma yapıldı. Araştırmaya 19 hekim katıldı. İstifa ya da erken emeklilik kararı alan hekimler, yaşadıkları sorunları, onları mesleğe devam etmeme kararına götüren etkenleri tek tek aktardı.

AMAÇ, VAZGEÇİŞİN SALGINA DÖNÜŞMESİNİ ÖNLEMEK

Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Ergur, araştırmada Kovid-19 pandemi sürecinde istifa ve emeklilik olgularının arkasında yatan etmenlerin ve sonuçların sosyolojik anlamda belgelenmesinin sağlandığını belirterek “Böylece gelecekte bu tür olayların sürmesinin ve bir vazgeçiş salgınına dönüşmesinin önlenmesi için nedenlerini, yapılması gerekenleri anlamaya yönelik bir tür otopsi yapılmaktadır” dedi.

KOŞULLARIN PANDEMİYE UYGUN DÜZENLENMEMESİ İSTİFA GETİRMİŞ

Araştırma ekibinden sosyolog-hekim Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur da hekimlerin aldıkları kararlarının yalnızca bireysel olmayıp bireyi bu davranışa sevk eden toplumsal ilişkilerin özüyle de ilgili olduğunu kaydetti. Görüşmelerden örnekler veren Ergur, “‘Kovid sürecinin başında ayrılmayı kesinlikle düşünmedim’. ‘Eğer tam donanımlı ekip içinde olsaydım ve benim çalışma koşullarım gerçekten pandemiye uygun bir şekilde düzenlenmiş olsaydı ve ekonomik olarak da kayba uğramayacağımı bilseydim bırakmayı düşünmezdim’. Biz bu kadar bunları düşünüp ailemizden, her şeyden fedakârlık yaparken toplumun birden bize neredeyse sırtını dönüp hayatını yaşamaya başlaması, sadece ‘sıkıldık’ demeleri çok kırıcı oldu” dedi.

AKP’ye dolar darbesi: Halk desteği yüzde 30’un altına düştü

Okumaya devam et

Popular