Connect with us

Gündem

Cübbeli Ahmet yalanladı gazeteci Çelik para transferini açıkladı

Cübbeli Ahmet “at etli sucuk” skandalını yalanladı ama gazeteci Celal Eren Çelik, iki şirket arasındaki para transferini ortaya çıkardı.

BOLD – Tarım ve Orman Bakanlığının yayınladığı listede, sucuklarında at eti tespit edildiği belirtilen bir kasabın kendisi ile bağlantılı olduğu iddialarına Cübbeli Ahmet’ten yanıt geldi, “Yalan ve iftira” dedi. Ancak bilgiyi kamuoyuna ilk kez taşıyan gazeteci iki şirket arasında para transferini ortaya çıkardı.

‘Cübbeli Ahmet’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile bağlantılı olduğu iddia edilen Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi tarafından üretilen sucuklarda at eti tespit edildi. Ünlü, söz konusu iddialar ardından firmayla alakası olmadığını savunurken, iddiayı gündeme getiren gazeteci Celal Eren Çelik, “Vuslat Derneği, hiçbir alakası olmadığını belirttiği LALEGÜL TV’ye aylık 120 bin TL neden transfer ediyor?” diye sordu.

SKANDAL TARIM BAKANLIĞI LİSTESİYLE ORTAYA ÇIKTI

Olay, Tarım ve Orman Bakanlığı taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen ürünlerin ve firmaların listesini kamuoyuyla paylaşmasıyla patladı. 91 firmanın yer aldığı listede, ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile bağlantılı olduğu belirtilen Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited şirketinin ürettiği sucuklardan at eti çıktığı belirtildi. Gazeteci Celal Eren Çelik, bakanlığın yayınladığı listedeki Lalegül detayını sosyal medya hesabından paylaştı.

TÜMÜ YALAN VE İFTİRA

Ünlü, şu ifadeleri kullandı:

“Celal Eren Çelik isimli bir müfteri, bana ait şirketin ürettiği sucuklardan at eti çıktı diye bir haber yapmış. Tele1 ve ABC Gazetesi gibi internet siteleri de bu habere mal bulmuş mağribi gibi atlayarak bunu yaymaya çalışmışlar. Bunların tümü yalan ve iftiradan ibarettir. Benim konuşma yaptığım Lâlegül TV şirketi ile hiçbir ortaklığım ve hissem bulunmamaktadır. Ben de bu olay üzerine televizyonun yetkililerine sorduğumda onlar: ‘Lalegül ismi markalaştıktan sonra uncusundan, elbisecisinden, hastanesine kadar her türlü alanda ‘Lalegül’ ismi kullanılmaktadır. Bunların Lalegül TV ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. İsim benzerliğinden başka hiçbir alakamız yoktur. Bizim yayıncılıktan başka hiçbir ticari faaliyetimiz, üretim ve satışla ilgimiz alakamız olmadı.’ dediler.”

Lalegül TV de konu hakkında açıklama yaparak, “Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetlemeler sonucu açıklanan gıda ürünlerinde hile yapan firmalar listesinde yer alan “Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda San. Tic. LTD. ŞTİ.” ile Lalegül TV ve Lalegül FM kurumlarımızın hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır” dedi. Haberlerle ilgili gerekli hukuki işlemlerin başlatılacağı kaydedildi.

GAZETECİDEN YANIT

Celal Eren Çelik ise, Ünlü’nün açıklamalarının ardından şunları söyledi:

“Cübbeli seninle mahkemede hesaplaşacağız… İşiniz gücünüz din, Allah, kitap diyerek milleti sömürmek… En son geçen sene vakfına tahsis edilen resmi plakalı aracı belgelediğimde beni mahkemeye veriyordun, hala vereceksin. Hodri meydan… Siz o masalları cemaatinize anlatın.

Cübbeli Ahmet sana buradan soruyorum: Hiç bir alakan olmayan LALEGÜL TV’ye aylık 120 bin TL sponsorluk anlaşması için Vuslat Derneği neden ödüyor? Bu anlaşmanın altına imza atan Gürsel Yıldız kim? Vuslat Derneği ile İsmailağa Cemaati ardındaki bağlantı nedir?

Cübbeli Ahmet… Sen bir ara videolarında cemaatine pazarladığın yanmaz kefeni de inkar etmiştin değil mi?”

VAKIF PARALARINI KULLANMA YÖNTEMİ

Cüppeli Ahmet’in sohbetlerini yayınlayan Lalegül TV’de sadece Cüppeli’ye yakın şirketlerin ürünlerinin reklamlarını yayınlıyor. Cüppeli’ye yakın vakıflara yapılan bağışların kullanımının kolaylaştırılması için ise Cüppeli’nin yayınlanan sohbetleri karşılığında sponsorluk anlaşmasıyla vakfın parası Lalegül TV şirketine aktarılıyor ve para kolayca kullanılabiliyor.

Cübbeli Ahmet Hoca halka at eti yedirdi: Bakanlık deşifre etti

Gündem

Tuvalet ücreti 5 liraya çıktı: Erdoğan’ın “Bu günleri de gördük” videosu viral oldu

Gelen zamlar sonrasında umumi tuvalet ücretleri 5 liraya çıktı. Bu büyük zamla birlikte AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın umumi tuvalet ücretlerini 1 liraya düşürdüklerini anlattığı videosu sosyal medyada binlerce kez izlendi.

BOLD – Enflasyon’un yüzde 70’lere çıkması sonrası Türkiye’nin birçok erinde olduğu gibi Muğla’nın Marmaris ilçesinde de umumi tuvalet ücretleri 5 liraya çıkarıldı.

ZAMMIN GEREKÇESİ YÜKSEK ENFLASYON

Muğla’nın Marmaris ilçesindeki umumi tuvalet fiyatları da Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından alınan karar ile 3.5 liradan yüzde 43 zam ile 5 liraya çıkarıldı. Marmaris sakinleri, sosyal medya platformları üzerinde bulunan hesaplarından paylaştıkları umumi tuvaletlerin fiyat belgesine tepki gösterdi. Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Ayyıldız, “Enflasyon yüzde 70 olunca bu zam kaçınılmazdı” diyerek zammı savundu.

ZAM TALEBİ İŞLETMECİLERDEN GELDİ

Zamla ilgili konuşan Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Ayyıldız, “Ülke genelinde malum fiyat artışları yaşanıyor. Başta kira ve elektrik ücretleri aşırı zamlandı. Giderlerin normalin üzerinde çok yükselmesi her şeyde etkili oldu. TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon yüzde 70 oldu. Biz de tuvalet işletmecilerinin başvurusunu göz önüne alarak geçen yıl 3,5 lira olan ücreti 5 TL yaptık” şeklinde açıklamada bulundu.

ERDOĞAN 1 TL’YE İNDİRMEKLE ÖVÜNÜYORDU

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, birçok konuşmasında paradan sıfır atarak umumi tuvalet ücretlerini 1 milyon liradan 1 liraya düşürdükleri örneğini veriyordu. Bu zamlarla birlikte Erdoğan’ı bu örneği de çöp oldu.

 

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Okumaya Devam Et

Gündem

Eski MİT’çi Darıcılı, Gülen Hareketi üyelerinin nasıl kaçırıldığını anlattı: Afrika’dan rüşvetle getiriyoruz, Almanya’da mümkün değil

MİT’te 15 yıl yurtiçi ve yurtdışı görevler yapan Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı, Gülen Hareketi mensuplarının yurtdışından kaçırılmasıyla ilgili çarpıcı itiraflar yaptı. Gülen Hareketi üyelerinin Afrika ve Orta Asya ülkelerinden rüşvet karşılığı kaçırıldığını söyleyen Darıcılı “Çünkü o ülkeler çok güçlü devlet yapısına sahip değil. Rüşvet vererek vesaire hallediyorsunuz. Ama bunu Almanya’dan yapmanız pek mümkün değil.” dedi.

BOLD – MİT eski çalışanı Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı, Bizim TV adlı YouTube kanalında gazeteciler Şaban Sevinç ve Burcu Uğur’un sorularını cevapladı.

“AVRUPA’DAN AMERİKA’DAN NEDEN GETİRMİYORSUNUZ?”

Sık sık teknik sorunların yaşandığı yayında gazeteci Şaban Sevinç, “Beklerim ki ben bir vatandaş olarak Milli İstihbarat Teşkilatı gitmiş, Zekeriya Öz’ü paketleyip gelmiş Almanya’dan getirmiş mesela Ankara’ya, Esenboğa Havalimanı’na indirmiş uçağı. İşte Abdullah Öcalan’a 99’da Afrika’dan, Kenya’dan getirdikleri gibi. Bunu yapmıyorlar, yapamıyorlar… Avrupa’da Amerika’da cirit atıyorlar, neden mesela MİT bir tanesini paketleyip getiremezler?” diye sordu.

Darıcılı ise, “Çünkü yurt dışında bu tip faaliyetleri icra etmek konjonktür gereği çok şey değil, mümkün değil.” yanıtını verdi.

“İLGİLİ ÜLKENİN İÇİŞLERİNE MÜDAHALE ANLAMINA GELİR”

Sevinç’in, “Ama Afrika’dan getiriyorsunuz?” sorusuna ise eski MİT’çi Afrika ve Orta Asya ülkelerinde yerel işbirlikçiler bularak ve onlara rüşvet vererek yasa dışı insan kaçırıldığını anlattı. Darıcılı, ““Çünkü o ülkeler “Failed state (aciz devlet, düşkün devlet)”, yani çok güçlü devlet yapısına sahip değil. Rüşvet vesaire ile hallediyorsunuz. Ama bunu Almanya’da yapmanız mümkün değil. Böyle örtülü faaliyeti icra ederken deşifre olursanız uluslararası hukuk nezdinde çok büyük sorun yaşarsınız. Bu ilgili ülkenin içişlerine müdahale anlamına gelir.”

“KÜÇÜMSEMEYİN, KİME RÜŞVET VERECEĞİNİ BİLMEK DE ÖNEMLİ”

Sevinç araya girerek “Ama Burak bey, rüşvet vererek ben de getiririm yani, MİT’e gerek yok ki… Ben de giderim Gana’ya, Gana’daki İçişleri’ne gerekli rüşveti veririm, alırım gelirim.” dedi. İstihbaratçı Darıcılı ise “Ama o kadar küçümsemeyin. Kime rüşvet verileceğini bilmekte önemli yani.” karşılığı verdi.

“ESKİ MİT’ÇİNİN İNTERNETİ SÜREKLİ KESİLDİ”

Bursa Teknik Üniversitesi ve Milli Savunma Üniversitesi’nde dersler verdiğini söyleyen Darıcılı’nın ifşaatları devam ederken sürekli internetinin kesilmesi dikkat çekti. Programı yapan gazetecilerin sesinde sorun yaşanmazken sesinin sık sık kesilmesi üzerine Darıcılı, kanaldan ayrılmak zorunda kaldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

SADAT’ın ortağı konuştu: 15 Temmuz’da 3-5 çalışanımız sokaklara çıktı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun baskını sonrası gündeme gelen SADAT’ın ortağı Mehmet Efe, eğitim vermediklerini, ASELSAN’ın ürettiği askeri ürünleri, yurtdışında sattıklarını savundu. Efe, “15 Temmuz’da her Türk vatandaşı gibi bizim 3-5 tane çalışan vatandaşımız çıkıp sokaklarda münferiden ülkesini savunmuştur.” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun baskın yapması sonrası yeniden gündeme gelen SADAT, tartışılmaya devam ediyor.

SADAT’ın ortaklarından Mehmet N. Efe, ASELSAN’ın ve MKE’nin ürettiği askeri ürünleri, yurtdışında sattıklarını belirterek, yurtdışındaki faaliyetlerinden Dışişleri Bakanlığı’nın bilgisi olduğunu söyledi. “İnternet sitenizde gayrinizami harp eğitimi (pusu, baskın, yol kapaması, sabotaj) verdiğinizden bahsediyorsunuz. Bu eğitimleri verdiniz mi?” sorusuna Efe, eğitim vermediklerini savunarak, “Biz sadece fikir veririz. ‘Şunu böyle böyle yapacaksınız’ deriz.” Bizden teklif isteyenler oldu ama yapmadık.” cevabı verdi.

EĞİTİM VERMİYORUZ SİLAH SATIYORUZ

SADAT’ın ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden Mehmet Naci Efe, BirGün’den İsmail Arı’nın sorularını yanıtladı. Efe, SADAT hakkındaki sorulara şu cevapları verdi:

Silahlı gruplara eğitim veriyor musunuz?

Ben SADAT’ın ortaklarından biriyim ve yönetim kurulundayım. İnternet sitesinde eğitim verildiği yazsa da eğitim vermiyoruz. ASELSAN’ın, Makina Kimya Endüstrisi’nin (MKE) ürettiği ürünleri, yurtdışında müttefik olduğumuz ve ülkemizin izin verdiği ülkelere götürüp satıyoruz.

ÇOK SAYIDA ŞİRKET VAR AMA SADAT’IN ÜZERİNE GİDİLİYOR

ASELSAN ve Makine Kimya ürettiği silahları ve mühimmatları neden kendisi doğrudan satmıyor? Siz neden aracısınız?

ABD’nin böyle 77 tane şirketi var. Türkiye’de böyle şirketler var ama bir şekilde SADAT’ın üzerine gidiliyor. Mesela Suudi Arabistan beş tane Amerikan şirketinden hizmet alıyor. Kara, hava kuvvetleri için hatta Mekke ve Medine’nin güvenliği için de böyle hizmetler alıyorlar.

SATIŞLAR DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI İZNİYLE YAPILIYOR

SADAT askeri mühimmat satışı mı yapıyor?

Örneğin; bir müttefik ülke bizden teklif istiyor ve biz her yere yazıyoruz. Dışişleri Bakanlığı’na yazıyoruz, ‘Bu ülke bizden teklif istedi’ diyoruz. ‘Tamam, sıkıntı yok’ denirse, örneğin MKE’nin ürününü istemişse onlarla bir araya getiriyoruz. Sonra ‘Ben bunu nasıl kullanacağım?’ diye sorduklarında da anlatıyoruz. SADAT, Türkiye’den izinsiz teklif dahi vermedi. Ben vatanımda üretilen ürünü Afrika ülkelerinde, İslam ülkelerinde pazarlayan ve satan bir kurum haline geliyorum. Bedava hizmet veriyorum ne güzel.

İSTEYEN OLDU AMA EĞİTİM VERMEDİK

İnternet sitenizde gayrinizami harp eğitimi (pusu, baskın, yol kapaması, sabotaj) verdiğinizden bahsediyorsunuz. Bu eğitimleri verdiniz mi?

Biz sadece fikir veririz. ‘Şunu böyle böyle yapacaksınız’ deriz. Şu ana kadar da kesinlikle yapmadık. Bizden teklif isteyenler oldu ama yapmadık.

DANIŞMANLIK VE PROJE FİRMASIYIZ

İyi Parti Lideri Meral Akşener SADAT’ın Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları olduğunu iddia etmişti. Yurtiçinde ve yurtdışında silahlı veya silahsız eğitimler veriyor musunuz?

Türkiye’de ve dünyada herhangi bir ülkede eğitim vermedik ve verilmeyecek de. Bu bizim işimiz değil çünkü. Biz sadece danışmanlık ve proje firmasıyız. Projeyi hazırlarız, ‘Bunu buradan alacaksınız, bunun kullanımı bu şekilde oluyor, atış alanlarını böyle, eğitim alanlarınız şu şekilde kurun’ deriz.

LİBYA’YA HERHANGİ BİR HİZMET VERMİYORUZ

Siz hangi ülkelerle iş yapıyorsunuz? Libya’yla iş yaptığınız biliyor…

Libya’da biz herhangi bir hizmet vermiyoruz. Bizden teklif istediler ama biz hizmet vermedik. Sudan’dan teklif istediler ve orada danışmanlık hizmeti veriyoruz. Verdiğimiz hizmet şu, oradaki silahlı kuvvetlere askeri tesisler inşaatı yapılması için bir proje hazırladık. Onu da bir inşaat firmasıyla birlikte danışmanlık hizmeti vererek yaptık. Cesaret parkuru dediğimiz, atlama, zıplamayla ilgili bir sportif faaliyet alanı yapıldı. Biz başka hiçbir ülkede eğitim, hizmet vermedik. Keşke verebilsek ama…

EKONOMİK KRİZDE ZOR DURUMDAYIZ

Bütün bunlardan ne kadar kazanıyorsunuz?

Keşke milyon dolarlar kazansaydık da biz de bu ekonomik krizde zor durumda olmasaydık.

SADAT’ı nasıl kurdunuz?

Bizim Adaleti Savunanlar Derneğimiz diye bir derneğimiz var. Subay ve astsubaylardan oluşan bu derneğin de bin, bin 500 tane üyesi var. İlan ettik, gelin ortak olun dedik. Türkiye’de hiçbir faaliyet alanı ve hizmeti yok bu şirketin. Beylikdüzü’ndeki ofisin dışında da hiçbir ofisi yok. Ofisimizde çalışan ekip ise yönetim kurulu başkanı ve sekretaryasından oluşuyor. Başka çalışanımız yok.

KILIÇDAROĞLU ARASA İÇERİYE ALIRDIK

CHP Lideri Kılıçdaroğlu kapınıza dayandı, “Önünde bulunduğumuz SADAT paramiliter bir kuruluştur. Burası terörist yetiştiren bir kurumdur” dedi. Neden Kılıçdaroğlu’nu kabul etmediniz, görüşmediniz?

Ben yönetim kurulu üyesiyim. Beni arayan olmadı, Başkanı arayan olmadı, Adnan paşayı (Tanrıverdi) arayan olmadı… Başkan (Kılıçdaroğlu) bizi arasa, biz ‘Baş tacısınız’ deriz. Alırız içeriye kahve ısmarlarız… Arasalar ilk önce ben giderim.

YERLİ VE MİLLİ EKİBİZ, TİCARET YAPIYORUZ

SADAT’ı 10 yıl önce kurdunuz ve 10 yıldır SADAT ülke gündeminden düşmüyor. Neden SADAT’la ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor?

10 yıldır bir kişi bir belge göstermedi. Bizim kapımız yargıya, emniyete ve tüm kamu kurum ve kuruluşlara açık…

Hiç SADAT veya ortakları hakkında soruşturma açıldı mı?

Hayır, hiçbir soruşturma açılmadı. 10 yıldır yazılıyor çiziliyor, biz de dava açıp hepsinden tazminat alıyoruz. Biz yerli, milli ve vatanseverlerden oluşan bir ekibiz ve ticaret yapıyoruz.

3-5 ÇALIŞAN ÇIKIP ÜLKESİNİ SAVUNMUŞTUR

SADAT’ın 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü neydi?

Her Türk vatandaşı gibi bizim 3-5 tane çalışan vatandaşımız çıkıp sokaklarda münferiden ülkesini savunmuştur. Yani herhangi bir organizasyon yok.

“Talimat aldım”, “Mecburdum” diyeceklere kapıyı kapattı: Bunun adı vatana ihanettir

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar