Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki eylemlerini kınadı

Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki aktivitelerini kınadı, birliğin Güney Kıbrıs ve Yunanistan’la dayanışma içinde olduğunu açıkladı. Parlamento, “Daha fazla yaptırım sadece diyalogla önlenebilir” açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığı ise açıklamaya tepki gösterdi.

BOLD – Avrupa Parlamentosu, 24-25 Eylül’deki AB liderler zirvesi öncesinde aldığı kararda Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki gerginlikte diyaloğa çağırdı, aksi takdirde Avrupa Birliği’nin (AB) ek yaptırımları devreye sokmasını istedi.

Doğu Akdeniz’deki gerilim ve Türkiye’ye karşı benimsenecek tutumun masaya yatırılacağı 24-25 Eylül’de düzenlenecek AB liderler zirvesi öncesinde AP’de oylanan kararda, “Türkiye’nin Yunanistan ve (Güney) Kıbrıs’a bağlı münhasır ekonomik bölgelerdeki eylemleri” kınanarak Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile tam dayanışma vurgusu yapıldı.

57 ret oyu ve 36 çekimser oya karşı 601 oyla kabul edilen kararda, AB’nin kendi çıkarlarını korumakta net ve kararlı olduğu belirtilerek Türk hükumeti “Doğu Akdeniz’deki tüm yasa dışı keşif ve sondaj çalışmalarını derhal durdurmaya, Yunan hava sahasındaki ve Yunan ve (Güney) Kıbrıs karasularındaki ihlallere son vermeye ve milliyetçi savaş çığırtkanı söylemden vazgeçmeye” çağrıldı.

DAHA FAZLA YAPTIRIM SADECE DİYALOGLA ÖNLENEBİLİR

Libya’ya yönelik silah ambargosuna uyulması çağrısı da yapılan kararda, “Türkiye’nin mevcut dış politikasının ve attığı adımların Suriye dahil bölgedeki istikrara olumsuz etki yaptığı belirtildi ve 24-25 Eylül’de Doğu Akdeniz gerilimini konuşmak üzere düzenlenecek Avrupa Konseyi toplantısında “daha fazla yaptırım getirilebilir” ifadelerine yer verildi:

“Daha fazla yaptırım sadece diyalogla önlenebilir. Avrupa Konseyi’ni, Türk halkını ya da orada yaşayan göçmenleri etkilemeyecek şekilde, sektörel ve doğrudan hedeflenmiş daha kısıtlayıcı önlemler almak için hazır olmaya çağırıyoruz.”

“HALKA DOKUNMAYACAK SEKTÖREL YAPTIRIM”

AP üyeleri, 24-25 Eylül’de toplanacak AB Konseyi’ne Türkiye’ye yönelik “sektörel bazda, hedef gözeten, Türk halkı ya da Türkiye’de yaşayan sığınmacılar üzerinde ters etki yaratmayacak ek kısıtlayıcı önlemler geliştirmesi” çağrısı yaptı.

Türkiye’nin Oruç Reis sismik araştırma gemisini 12 Eylül’de bölgeden çekmesi, gerginliğin azaltılmasında “bir ilk adım” olarak değerlendirildi. AP üyeleri diğer yandan Türkiye’nin Yavuz sondaj gemisinin görev süresini uzatmasını kınadı.

“TÜRKİYE’DEKİ MEVCUT DURUMDAN CİDDİ ENDİŞE DUYUYORUZ”

Kararda Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut durumla ilgili “ciddi endişe” duyulduğu da belirtilerek Türkiye’deki insan haklarındaki gerileme ile demokrasi ve hukuk devletindeki erozyonun ilişkileri ciddi şekilde etkilediği not edildi.

“TAVSİYE KARARI KABUL EDİLEMEZ”

AP’nin kararına Türk Dışişleri Bakanlığından tepki geldi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada “AP Genel Kurulunda, sırf AB üyelik dayanışması adına ve bazı üye ülkelerin bencil çıkar arayışlarına hizmet amacıyla kabul edilen, gerçeklerden uzak 17 Eylül 2020 tarihli tavsiye kararı birçok yönüyle kabul edilemezdir.” ifadeleri yer aldı:

“Ne AP’nin ne AB’nin ne de AB üyesi devletlerin, üçüncü ülkelerin sınırlarını ve yetki alanlarını belirleme yetkisi bulunmaktadır. AP ve diğer AB kurumları çözüm ve Avrupa uzlaşması konusunda samimiyseler, sadece kolaylaştırıcı ve uzlaştırıcı tavır sergilemeli, aday ülke Türkiye’ye önyargısız yaklaşmalı, ülkeler arasındaki tartışmalı konularda hakkaniyetten yana durmalı ve taraf tutmamalıdırlar.”

ATİNA: ANKARA İLE ÜST DÜZEY SİYASİ GÖRÜŞMELER BAŞLADI

Bu arada Yunanistan hükumet sözcüsü Stelyo Petsas, Ankara ile Atina arasında “üst düzey siyasi temasların yeniden başlatıldığını” açıkladı.

Petsas, Doğu Akdeniz’de iki ülke arasında deniz yetki alanları konusunda yaşanan gerginliği yatıştırmak amaçlı “doğrudan” görüşmelerin, Türkiye’nin Oruç Reis sismik araştırma gemisini bölgeden çekmesinin ardından yeniden başlatıldığını bildirdi.

Yunan hükumet sözcüsü, görüşmelerin Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsilcileri arasında gerçekleştirildiğini belirtti, ancak isim vermedi.

Petsas, Miçotakis ile Erdoğan arasında doğrudan bir görüşmenin ise 24-25 Eylül tarihlerinde düzenlenecek AB liderler zirvesi sonrasında mümkün olduğunu kaydetti.

GÖZLER AB LİDERLER ZİRVESİNDE

Doğu Akdeniz’deki gerginlik ve Türkiye’ye karşı benimsenecek tutum, 21 Eylül’de AB dışişleri bakanları toplantısının ve ardından 24-25 Eylül’de AB liderler zirvesinin gündeminde olacak.

AB, gerginliğin yatıştırılması için Türkiye ile Yunanistan arasında diyalog çağrısı yapmış, Türkiye’nin askeri gerilimi yatıştırmak için bölgeden gemilerini çekmemesi durumunda ek yaptırımların devreye sokulabileceği tehdidinde bulunmuştu.

AB içinde Fransa Türkiye’ye karşı sertlik yanlısı tutumu savunurken Almanya taraflar arasında arabuluculuk çalışmaları yürütüyor.

Türkiye ve Yunanistan’dan askeri teknik heyetler arasında askeri gerilimi yatıştırma amaçlı görüşmeler ise NATO arabuluculuğunda geçen hafta Perşembe günü başlatılmıştı.

Türkiye-Yunanistan askeri heyetleri NATO Karargahı’nda bir araya geldi

Dünya

Alman Dışişleri Bakanı: Erdoğan’ın Macron’a saldırıları yeni bir ‘dip nokta’

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkındaki sözlerinden ötürü, yeni bir ‘dip nokta’ ifadesiyle  AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kınadı.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Berlin’de Erdoğan-Macron gerginliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Maas, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron’a yönelik saldırılarını yeni bir ‘dip nokta’ olarak nitelendirdi.

Almanya’nın radikal İslamcılarla mücadelede Fransa ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Maas, Fransa’nın Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırmasını da büyük bir anlayışla karşıladığını söyledi.

Maas, radikal terörle mücadelenin ırkçılık ve İslamofobi ile aynı kefeye konulmaması gerektiğini belirterek, bunu yapan herkesin sorumsuz olduğunu ve toplumu bölmek isteyenlerin amacına hizmet ettiğini ifade etti. Maas, “Biz bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü partisinin Malatya 7.Olağan İl Kongresi’ndeki konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron hakkında, “Şu an Fransa’nın başındaki zat şaşırmış yatıp kalkıp Erdoğan’la uğraşıyor. Sen önce kendine bak. Bu bir vaka. Hakikatten kontrolden geçmesi lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günkü konuşmasında da, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol” ifadelerini kullandı. Açıklamalar üzerine Fransa Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdı.

Guardian: Tartışmayı sürdürmek Erdoğan’ın da Macron’un da işine geliyor

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Birliği, Frontex ve Yunanistan’dan ‘geri itmelerle’ ilgili soruşturma istedi

Avrupa Birliği (AB), AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansının (Frontex) Yunanistan’ın mültecileri açık denize geri itmesine destek verdiğine yönelik haberler üzerine hem Yunanistan’dan hem de Frontex’den soruşturma başlatmasını istedi.

BOLD – Avrupa Komisyonunun Frontex ile temas halinde olduğu, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığı bildirildi.

AB Komisyonu sözcülerinden Adalbert Jahnz, günlük basın toplantısında, “Bu konuyu çok ciddiye alıyoruz. AB Komisyonu, geri itmeler ve temel haklarla iltica hakkının korunmasına yönelik AB hukukuna aykırı davranışlarla ilgili haberler hakkında derin endişe duymaktadır” ifadesini kullandı.

Komisyonun Frontex ile temas halinde olduğunu aktaran Jahnz, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğünü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığını söyledi.

Jahnz, “Biz hem Yunanistan makamlarından hem de Frontex’ten bu tür haberleri derinlemesine soruşturmasını ve AB yasalarına tam olarak uyulmasını bekliyoruz.” dedi.

Almanya’nın Der Spiegel dergisinin araştırmasında, Yunan sınır muhafızlarının mültecileri açık denize geri ittikleri ve Frontex’in de yasa dışı operasyonlarda yer aldığı ifade edilmişti.

Frontex tarafından kullanılan bir uçağın mültecileri durdurduğu, uçaktaki kamera görüntülerinin Varşova’daki Frontex genel merkezine canlı olarak aktarıldığı ancak Frontex’in söz konusu bölgeye mültecilerin kurtarılması için yardım göndermediği belirtilmişti.

Spiegel’in ve başka medya kuruluşlarının zorla geri göndermelerin birçoğunu tam olarak belgelemiş olmasına rağmen Yunan hükümeti, mültecilerin Türkiye’ye zorla geri gönderildiğini reddediyor.

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü, Türkiye’nin 2014 yılında demokrasi statüsünü kaybettiğini ve son 10 yılda demokrasi alanında dibe vurduğunu belirtti. Enstitünün hazırladığı demokrasi listesinde Türkiye, 179 ülke arasında 153. sırada yer alarak dünyada demokrasinin en kötü olduğu yüzde 20’lik kısımda yer aldı.

BOLD – İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü (Varieties of Democracy), 2020 yılı raporunda Türkiye’deki demokrasinin durumu ile ilgili ağır ifadeler kullandı.

Dünyada otokratlaşmanın Brezilya, Hindistan, ABD ve Türkiye gibi büyük nüfus ve ekonomiye sahip ülkeleri etkilediğini belirten V-Dem Enstitüsü, 85 milyon nüfusa sahip NATO üyesi Türkiye’nin “daha sert diktatörlüğe” kayışının büyük bir endişe kaynağı olduğu kaydedildi.

Türkiye, enstitü tarafından “otoriter seçim devleti” olarak tanımlandı.

TÜRKİYE, 179 ÜLKE ARASINDA 153. OLDU

Enstitü tarafından hazırlanan ve 179 ülkenin yer aldığı demokrasi listesinde Türkiye 153’ncü sırada yer aldı.

Somali, Çad, Belarus, Vietnam, Cibuti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Zimbabve ve Gine gibi ülkeler dahi demokrasi listesinde Türkiye’nin üstünde yer aldı.

TÜRKİYE, LİSTENİN EN DİBİNDEKİ YÜZDE 20’LİK KISIMDA YER ALDI

Raporda Türkiye için şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye, demokrasi statüsünü 2014 yılında kaybetti ve dünyada demokrasinin en kötü olduğu ülkelerin yer aldığı listenin en dibindeki yüzde 20’lik kısımda yer aldı.”

Raporda, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesini “daha sert diktatörlüğe” doğru sürüklediği belirtildi.

OTOKRATLAŞMANIN EN FAZLA OLDUĞU ÜLKELER MACARİSTAN VE TÜRKİYE

Raporda, son 10 yılda otokratlaşmanın en fazla olduğu ülkeler Macaristan, Türkiye, Polonya, Sırbistan, Brezilya ve Hindistan olarak kaydedildi.

Türkiye’de basın özgürlüğü ve özgürlükler konusundaki kötüleşmenin 2009 öncesinde başladığı ve kademeli otokratlaşma sürecinin sonunda Türkiye’nin demokrasi statüsünü kaybederek 2014 yılında “otoriter seçim devleti” statüsüne düştüğü kaydedildi.

Sattığı motorun SİHA’larda kullanıldığını öğrenen Bombardier Türkiye’ye teslimatı durdurdu

Okumaya devam et

Popular