Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Meydana topladıkları köylüyü “Sizi tararız” diyerek tehdit eden askerler hakkında suç duyurusu

Van’da askerler, helikopterle gittikleri köyde halkı meydana topladı. İki kişiyi hukuksuz şekilde gözaltına almalarına tepki gösteren halkı “Acımızı sizden çıkaracağız” diyerek ölümle tehdit etti.

BOLD – Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de gözaltına alındıktan 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olduğu ortaya çıkan 7 çocuk babası Servet Turgut (55) yoğun bakımdan çıktı. Aynı baskında gözaltına alınan 8 çocuk babası Osman Şiban (50) ise halen yoğun bakımda… MA’dan Cemil Uğur’un haberine göre ağır işkence gördükleri ve helikopterden atıldıkları iddiasıyla gündeme gelen iki mağdurun aileleri, olaya ilişkin Van Barosu İnsan Hakları İhlalleri Komisyonuna başvurdu. Ailelerin avukatları da sorumlu askerler hakkında kasten yaralama, kasten öldürmeye teşebbüs, görevi kötüye kullanma ve işkence suçlamasıyla Van Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatların verdikleri dilekçede önemli iddialara yer verildi.

ACIMIZI KİMDEN ÇIKARACAĞIZ!

Kırsal mahalleye helikopterle giden askerlerin halkı meydanda topladığı ve kimlik kontrolü yaptıkları belirtilen dilekçede, o sırada 2 kişinin askerler tarafından darp edildiği ifade edildi. Askeri yetkilinin sürekli, “Acımız var, öfkemizi sizden çıkarmayıp da kimden çıkaracağız, köyünüzü yakacağız” şeklinde ifadelerde bulunduğu kaydedilen dilekçede, vatandaşların diz üstü çöktürülerek kimlik kontrolü yapıldığı ifade edildi. Aynı gün içerisinde 15 askerin tekrar mahalleye geldiği ve yanlarında başka bir mahallede gözaltına aldıkları Servet Turgut’un da bulunduğu belirtilen dilekçede, askerlerin burada da Osman Şiban’ı gözaltına aldıkları ve sonrasında mahalleden ayrıldıklarına dikkati çekti.

HALKI TEHDİT ETTİLER

Mahalle sakinlerinin 2 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdikleri ve buna karşılık askerlerin silah doğrultarak “Sizi tararız” tehdidinde bulundukları kaydedilen dilekçede, olayın devamına ilişkin şu bilgilere yer verildi: “Yakalanan kişiler sürüklenerek götürülmüş, zaman zaman bağırış sesleri köylülerce duyulmuştur. Askerler ve yakalanan Servet ve Osman gözden kaybolunca, durumu merak eden köylüler tepeye çıkıp baktıklarında askerlerin, her iki köylüyü helikoptere bindirdiklerini görmüşlerdir. Mezrada telefon çekmemektedir. Köyün etrafında da operasyon devam ettiğinden köylüler çıkamamıştır. Haliyle akrabalarına ve yakınlarına da Servet Turgut ve Osman Şiban’ın yakalandığını bildirememiştir. İki gün sonra aile karakolu arayarak gözaltına alınan Turgut ve Şiban ile ilgili bilgi istemiştir. Telefondaki yetkili ‘ben bilmiyorum bir şey görmedim, beni bulaştırma bu işlere’ şeklinde karşılık verilmiştir. Bunun üzerine köylü, ‘bana bilgi vermezseniz basına haber veririm’ deyip kapattıktan 15-20 dakika sonra başka bir yetkili arayarak, ‘üzülmeyin, yakınınız Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisindedir’ demiş. Akrabalar daha sonra yoğun bakım ünitesinin kapısında bulunan askerlere Servet Turgut ve Osman Şiban sormuş ve kendisine burada oldukları söylenmiş ancak görüştürmeyeceklerini bildirmişlerdir.”

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

Gözaltına alınan 2 kişinin gözaltı durumu ile ilgili iki gün boyunca ailelere haber verilmediğine dikkat çekilen dilekçede, ailelerin ifadelerine yer verildi. “Biz müvekkil yakınlarının başına ne geldiğini bilmiyoruz. Bilinen yakalandıkları ve akabinde yoğun bakıma alındıklarıdır. Hastane kayıtlarına darp olarak geçmiştir. Darp sürecinin nereden başlayıp nerede bittiğini bilmiyoruz. Özetle bu vatandaşlar Yoğurtlu mezrasında yakalanmış ve 3. günde hastanede yoğun bakımda oldukları anlaşılmıştır. Hayati tehlikeleri devam eden bu iki vatandaşın, operasyona katılan kolluk görevlilerinin gözetiminde oldukları sırada darp ve cebre maruz kaldıkları sabittir. Biz müvekkillerin yakını olan her iki vatandaşı darp eden, yaralayan ve hali hazırda hayatlarına kasteden ‘Yıldırım 10 – Norduz Operasyonu’na katılan ve helikopter aracılığıyla alandan ayrılan askeri personelden ve olabilecek diğer şüphelilerden davacı ve şikayetçiyiz” denildi.

Gündem

Anayasa Mahkemesi polisin tokat atıp kelepçelediği öğretmenin başvurusu için kararını verdi

polis şiddet gözaltı

Anayasa Mahkemesi, İstanbul’da polisin kimlik kontrolü sırasında tokat atılıp yere yatırılıp kelepçelenen öğretmen Tahir Baykuşak’ın başvurusunda hak ihlali kararı verdi. AYM, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetti.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM), öğretmen Tahir Baykuşak’ın kimlik kontrolü sırasında polisler tarafından şiddet görmesi üzerine yaptığı bireysel başvuruyu karara bağladı.

Yüksek Mahkeme’nin kararında, savcılıkça 3 tanığın ifadelerine başvurulmaması, polis tutanağında yer alan çelişkilerin giderilememiş olması ve şikâyet edilen doktor hakkında soruşturma yürütülmeyerek kötü muamele iddiasıyla ilgili ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verilmesinin hak ihlali olduğu belirtildi.

Öğretmen Tahir Baykuşak, 6 Haziran 2016 günü Tarlabaşı’nda eski Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü binasının bulunduğu sokakta yürürken polis tarafından durduruldu. Polis Baykuşak’tan kimliğini istedi. Kimliğini veren Baykuşak’a polis memuru, ‘nereli’ olduğunu sordu. Nereli olduğunun kimlikte yazdığını söyleyen öğretmen ile polis arasında tartışma yaşandı. Bu sırada polis memuru öğretmen Baykuşak’a tokat attı. Baykuşak’ın polisi engellemek için elini tutup iterek polisi kendinden uzaklaştırdı. Daha sonra olay yerinde bulunan diğer polisler Baykuşak’ın kolunu büküp yere yatırdı. Kelepçelenen Baykuşak, olay yerindeki bir pastanede 10 dakika zorla tutuldu.

Baykuşak, yaşadığı olayın ardından polisler hakkında şikayetçi oldu. Savcılık, suç duyurusuyla ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Öğretmen Baykuşak, bunun üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. AYM kararında Baykuşak’ın, yaşadığı kötü muamele anlatıldı. Olayın ardından polis ekibince hastaneye götürüldüğü, burada hakkında ‘darp ve cebir izine rastlanmadığı’ şeklinde geçici rapor düzenlendiği, sonra da polis merkezine götürüldüğü ve tarafların birbirinden şikâyetçi olduğu belirtildi. Muayene edilmeden hakkında rapor düzenlediğini ifade eden Baykuşak’ın, kendi talebi üzerine yeniden hastaneye sevk edildiği ve buradaki muayenede vücudunun çeşitli yerlerinde sıyrıklar tespit edildiği kaydedildi.

MOBESE KAMERALARINDAN GÖRÜNTÜ ELDE EDİLEMEDİ

Daha sonra soruşturma kapsamında tarafların ifadesinin alındığı, polis tarafından olay yerini gören MOBESE kameraları görüntülerinin incelendiği ancak ‘kamera açısı nedeniyle görüntü elde edilemediğinin’ öne sürüldüğü vurgulandı. Ardından polis tarafından hazırlanan fezlekenin savcılığa gönderildiği ve savcılığın, fezlekede müşteki (şikâyetçi) olarak belirtilen polisin kasten yaralama suçu yönünden şüpheli olarak kaydını yapmak suretiyle soruşturmaya dâhil edildiği, taraflardan hiçbirinin savcılık tarafından ifadesinin alınmadığı kaydedildi. Bunun sonucunda da savcılığın şüpheli polis hakkında kasten yaralama suçundan ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ dair karar verdiği, öğretmen Baykuşak’ın bu karara itirazının da Sulh Ceza Hakimliği’nce kesin olarak reddedildiği hatırlatıldı.

SAVCILIK 3 TANIĞIN İFADESİNİ ALMADI

AYM, Tahir Baykuşak’ın olayla ilgili Yüksek Mahkeme’ye yaptığı bireysel başvuruyu karara bağlayarak, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetti. Kararda, “Devlet bireyin maddi ve manevi varlığını her türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür” denildi. AYM kararında, savcılığın olaya tanık olan 3 kişinin ifadesini almadığı belirtildi. Kararda, “Savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda söz konusu tanıkların ifadelerine neden başvurulmadığı konusunu açıklığa kavuşturabilecek bir gerekçeye rastlanmamıştır” ifadesi kullanıldı.

DARP RAPORU VERMEYEN DOKTORA SORUŞTURMA AÇILMALI

Öte yandan başvurucu hakkında düzenlenen ilk doktor raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmiş olmasına rağmen başvurucunun isteği üzerine aynı gün içinde alınan raporda Baykuşak’ta meydan gelen ekimoz ve sıyrıkların bulunduğunun tespit edildiği, çelişkili doktor raporlarıyla desteklenmesi nedeniyle başvurucunun araştırılmaya değer açık şikâyeti karşısında ilgili doktor hakkında soruşturmaya başlandığına dair herhangi bir bilgi veya belge soruşturma dosyasında bulunmadığı belirtildi.

SORUŞTURMA TAM VE ETKİN YÜRÜTÜLMEDİ

AYM, kararında şunlar kaydedildi: “Olayın gerçekleşme koşullarının ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için Savcılıkça tanık ifadelerine başvurulmaması, polis tutanağında yer alan çelişkilerin giderilememiş olması ve şikâyet edilen doktor hakkında soruşturma yürütüldüğüne dair bir bilginin bulunmaması gözetildiğinde soruşturmanın tam ve etkin şekilde yürütülmediği sonucuna varılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının hem maddi ve hem de usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.”

KHK’lı avukat hukuk mücadelesini kazandı: İstinaf kararıyla ruhsatını aldı

Okumaya devam et

Gündem

2.5 yıldır yaşam savaşı veriyordu: Bir günde kalp pili takıp cezaevine geri gönderdiler.

Sakarya Araştırma Hastanesinde önceki gün kalp pili takılan Adem Erdoğdu, bir gece yoğun bakımda kaldıktan sonra 30 aydır tutulduğu cezaevine geri gönderildi.

BOLD – Cezaevinde 2.5 yıldır kalp rahatsızlığı yaşayan ve birçok ilaç kullanan Adem Erdoğdu, 19 Ekim Pazartesi günü hastaneye kaldırıldı. Saat 16.00’da ameliyat edildi ve kalp pili takıldı. İki saat süren ameliyattan sonra yoğun bakıma alınan Erdoğdu, bir gece hastanede kaldıktan sonra tekrar Sakarya Ferizli Cezaevine gönderildi.

“CEZAEVİNDE KENDİNE NASIL BAKAR”

Koronavirüs salgını nedeniyle hastaneye götürülen tutuklular dönüşte 14 gün karantinada kalmak zorunda. Bu duruma eşi Birsen Erdoğdu, Twitter hesabından tepki gösterdi. “Şimdi haber aldık. Eşimi dün cezaevine geri götürmüşler. Yoğun bakımdan çıkan bir kalp hastası cezaevinde kendine nasıl bakar. Şaştık kaldık” dedi.

İlaçlarla kalbi yüzde 35 çalışan Adem Erdoğdu, hapse girdiğinden bu yana kalp sorunu yaşıyordu. 9 Temmuz 2020’de Sakarya Araştırma Hastanesine götürülen Erdoğdu’ya doktor, “Kalp kapakçığı iyice yorulmuş, pil takacağız. Gerekirse daha sonra ameliyat yapacağız” demişti.

HEYET RAPORLU KALP HASTASI

2015 yılında anjiyo olan Adem Erdoğdu, heyet raporlu bir kalp hastası. Ömür boyu aksatmadan kullanması gereken ilaçları var. 5 Mart 2018’den beri cezaevinde olan Adem Erdoğdu daha önce cezaevinde hak ihlaline uğramıştı. Bir süre kalp ilaçları verilmedi. Erdoğdu aynı zamanda yüksek tansiyon hastası. Düzenli olarak tansiyon kontrolünün yapılması gerekiyor.

İKİ KEZ GÖZALTI ALINDI, İKİ KEZ TUTUKLANDI

Adem Erdoğdu ve ailesi, tıpkı cezaevinde kanser olup hayatını kaybeden Sakarya Üniversitesi akademisyenlerinden Ahmet Turan Özcerit ve ailesine yaşatıldığı gibi zor günler geçirdi. İki kez gözaltına alındı. İki kez tutuklandı. İkinci gözaltı sırasında çocuklarının gözü önünde darp edildi, işkence gördü.

24 Ekim 2016’da önce oğlu İdris Erdoğdu, iki saat sonra kendisi ve eşi gözaltına alındı. Bir sonraki gün bütün aile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kendisi 4 ay, eşi 11 gün sonra, oğlu 11 ay sonra tahliye edildi.

DOSYASI YARGITAY’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Adem Erdoğdu (50), KHK ile kapatılan Sakarya Fatih Koleji halka ilişkiler departmanında çalışıyordu. Velilerle görüştüğünü söyleyen tanıkların ifadeleri, Bank Asya hesabı, Zaman Gazetesi aboneliği, mesajlaşma programı Bylock, evde bulunan 3 adet Kırık Testi kitabı nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Erdoğdu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

 

 

 

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı avukat hukuk mücadelesini kazandı: İstinaf kararıyla ruhsatını aldı

levent mazılıgüney khk avukat

TSK’dan ihraç edildikten sonra hakkında açılan soruşturmadan takipsizlik kararı alan KHK’lı Levent Mazılıgüney, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararının ardından istinaf mahkemesi kararıyla avukatlık ruhsatını aldı.

BOLD – Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi, eski Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu Levent Mazılıgüney’in avukatlık yapmasının önündeki engeli kaldırdı.

Anayasa Mahkemesi’nin beraat veya takipsizlik kararı almış hukuk fakültesi mezunu KHK’lıların avukat olmasının engellenmesine yönelik verdiği hak ihlali kararının ardından, Levent Mazılıgüney’in iptal edilen avukatlık ruhsatıyla ilgili açtığı davada bölge idare mahkemesinden olumlu karar çıktı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından KHK ile TSK’dan ihraç edilen Mazılıgüney, askerlik yaparken tamamladığı Hukuk Fakültesi’ndeki eğitimine dayanarak, avukatlık yapmak için Ankara Barosu’na ruhsat başvurusunda bulundu. Ruhsat başvurusu, Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından reddedilen Mazılıgüney, ret kararına karşı dava açtı. Ankara 23. İdare Mahkemesi’nin avukatlığın kamu görevi değil kamu hizmeti olduğuna yönelik kararının ardından Mazılıgüney’in ruhsat başvurusu TBB tarafından kabul edildi. Mazılıgüney, avukatlık ruhsatını aldı. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, Mazılıgüney’in avukatlık ruhsatının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle idare mahkemesine dava açtı. Mahkeme, bakanlığın talebini kabul ederek yürütmeyi durdurma kararı verince, Mazılıgüney’in avukatlık ruhsatı iptal edildi.

OYÇOKLUĞUYLA KARAR

Mazılıgüney, iptal kararını istinaf mahkemesinde temyiz etti. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi, idare mahkemesinin kararını bozarak Mazılıgüney’in avukatlık yapabileceğine hükmetti. İstinaf mahkemesinin kararında, Anayasa Mahkemesi’nin 28 Temmuz’da vermiş olduğu hak ihlali kararına vurgu yapılarak, ruhsatın iptalinde yasal isabet görülmediği kaydedildi.

AYM ESAS ALINARAK KARAR VERİLMESİ YANLIŞ

Karşı oy kullanan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi Başkanı Kalender Türeoğlu, karşı oy gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararında Levent Mazılıgüney’in başvurucu olmadığını, AYM’nin ihlal kararının esas alınarak karar verilmesinin yanlış olduğunu savundu.

İşte Meclis kürsüsüne bile çıkmadan maaşı cebe indirenler

Okumaya devam et

Popular