Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Stranger Things hakkında az bilinen 10 şey

Stranger Things hiç şüphesiz son yılların en önemli TV yapımlarından biri. Netflix’in en çok izlenen dizisinin yapım aşamaları da oldukça renkli.

BOLD– İlginç bir hikayeyi etkileyici bir oyuncu kadrosuyla bir araya getiren Stranger Things’e dair bu güne kadar çok şey yazılıp söylendi. Diziye dair az bilinen notları merak ediyorsanız sizin için kısa bir derleme yaptık.

NEREDE ÇEKİLİYOR?

Stranger Things dizisi yapım aşamasındayken en önemli şeylerden biri de Indiana’da yer aldığı söylenen kurgusal Hawkins kasabasının nerede olacağıydı. Duffers kardeşler, Hawkins’i bir sahil kasabası olarak hayal etmiş ve Long Island‘da çekim yapmayı planlasa da sonbahar çekimlerinde bu tercih bir sorun olacağı için vazgeçtiler.

Georgia’nın çeşitli bölgelerinde keşif yapmaya başlayan keşif ekibi en sonunda Jackson kasabasına yerleşmeye karar verdi çünkü burası dizinin kreatörü Duffers kardeşlere kendi çocukluklarının geçtiği kasabayı hatırlatmıştı. Dizinin çekimleri Hawkins Ulusal Laboratuvarı ve okul dahil olmak üzere Georgia’daki çeşitli mekanlarda yapıldı.

DUFFERS KARDEŞLER ASLINDA “IT” UYARLAMASI ÇEKMEK İSTİYORDU

Stranger Things ile Stephen King’in It romanı arasındaki benzerlikler dikkat çekici. Bunun nedeni ise Duffers kardeşlerin King’in korku klasiğini kötü bir uzaylı palyaçoyu ele geçiren bir grup çocuğun hikayesi olarak yeniden çekmek istemeleri.

Yapımcılar bu fikre pek sıcak bakmayınca proje doğaüstü bir tehdit üstlenen çocuklarla ilgili benzer bir hikaye olarak yeniden yazıldı. İlginç olan ise Stranger Things yıldızı Finn Wolfhard’ın It’in yeniden yapımında başrol oynaması…

STARCOURT ALIŞVERİŞ MERKEZİ

Dizinin üçüncü sezonundaki en önemli mekan Starcourt AVM idi. Karakterlerin burada geçirdiği zaman hem 80’ler havasının oluşmasına katkıda bulundu hem de çocukluktan ergenliğe geçişlerini izlememizi sağladı.

Dizideki aksiyon sahneleri açısından da oldukça önemli olan Starcourt AVM yapım için inşa edilmiş bir set değil gerçek bir alışveriş merkezi.

Gerçek alışveriş merkezi Georgia, Atlanta’nın hemen dışındaydı ve büyük ölçüde terk edilmişti. Yapım ekibi buraya taşındıktan sonra 80’lere ait alışveriş merkezi gibi görünmesi için düzinelerce vitrini yeniden inşa etti.

MÜZİKLER

Stranger Things’in en çarpıcı yönlendiren biri de müzikler. Sentez müziklerin nostaljik seslerle mixlenmesi seriye özgün bir hava katıyor.

Söz konusu müzikleri yapan ise Duffers kardeşlerin 2014 tarihli değeri yeterince bilinmeyen gerilim filmi The Guest’te keşfettikleri Survive adlı bir grup. Grup dizi için, 13 saatin üzerinde müzik üretti.

DİZİDEKİ AŞK GERÇEK OLDU

Stranger Things bir gerilim dizisi olsa da ana karakterlerin çocuklar ve gençler olduğu bir dizide romantik ilişkilerin yokluğu düşünülemezdi. Sevilen yapımda ilk sezonki flörtleri ikinci sezonda romantik bir ilişkiye dönen Nancy Wheeler ve Jonathan Byers karakterlerini canlandıran Natalia Dyer ve Charlie Heaton dizinin ilk sezonundan beri gerçek hayatta da sevgililer.

OYUNCULARIN ÇOK HIZLI BÜYÜMESİ

İlk sezonda dört erkek kafadarı oynayan genç oyuncuların yapım için mükemmel bir kadro olduğu herkesin ortak fikriydi. Ama 2. Sezona geçildiğinde bir sorun fark edildi, oyuncular çok hızlı büyüyordu ve çocuk karakterler olarak çok uzun süre inandırıcı kalmayacaklardı.

Öyle ki ilk sezonu için ek diyalogların kaydı yapılması gerektiğinde Dustin’i canlandıran Gaten Matarazzo’nun sesi önceki kayıtlardan oldukça farklı bir hale gelmişti.

GATEN MATARAZZO’NUN TIBBİ PROBLEMLERİ

Dizideki en sevilen karakterlerin başında hiç şüphesiz Dustin geliyor. Elbette genç oyuncu Gaten Matarazzo‘nun harika performansı sayesinde. Matarozzo dizi için onay alan ilk oyuncu, grubun dinamiği de büyük ölçüde onun etrafında şekillenmiş.

Dustin karakterinin dizideki medikal problemleri ise ne yazık ki gerçek. Dustin gibi, Matarazzo’nun “cleidocranial displazi” adı verilen gerçek bir tıbbi problemi var. Nadir görülen bu kemik bozukluğu dişler başta olmak üzere kemiklerin gelişimini etkiliyor. Bu problemin diziye de dahil edilmesi ise yapımcıların teklifi ve Matarazzo’nun onayıyla gerçekleşmiş.

ŞERİF HOPPER’DA SPIELBERG ESİNTİSİ

Dizinin en renkli karakterlerinden biri David Harbour’un canlandırdığı kahraman ama huysuz şerif Jim Hopper. Pek çok izleyici Hopper-Indiana Jones benzerliğine dikkat çekti. Tabi bunda şerifin ilk iki sezonda kafasından neredeyse hiç çıkarmadığı şapkasının da büyük payı var.

Indiana Jones benzerliğine rağmen Hopper karakterinde başka bir Spielberg filminin daha açık etkisini görmek mümkün. Dikkatli izleyiciler Stranger Things’teki Hopper’ın “Jaws”tan Şerif Hooper’a bir saygı duruşu olduğunu fark edecektir. İsim benzerliği bir yana iki şerifin giydikleri üniforma bile neredeyse aynı.

MILLIE BOBBY BROWN’IN SAÇLARINI KESMEYE İKNA EDİLMESİ

Stranger Things’in gösteri dünyasına hediye ettiği en büyük yıldız hiç tartışmasız Millie Bobby Brown oldu. Gizli devlet deneyleri sonucunda süper güçlere kavuşan ve her seferinde günü kurtarmayı başaran Eleven karakterindeki performansı ona parlak bir kariyerin kapılarını açtı.

Ancak Brown’un role ısınması hiç de kolay olmamış. Saçlarını tamamen kestirecek olması henüz çocuk yaştaki oyuncuyu oldukça endişelendirince Duffers kardeşler ona Charlize Theron‘un Mad Max: Fury Road‘daki Furiosa olarak saçsız resimlerini göstermiş. Böylece Brown saçları olmadan ne kadar havalı olabileceğine ikna olmuş.

4.SEZONUN GECİKMESİ

3. sezonun finali dizinin hayranlarını bir sonraki sezon için heyecanlandıracak açık uçla bırakıldı. Çok geçmeden gelen 4. Sezon teaser’ı da Hopper’ın hayatta ve Rusların esiri olduğunu doğruladı.

3. sezonun sonunda ima edildiği üzere yeni sezonun büyük bir bölümünün Hawkins dışında gerçekleşeceği görülüyor. Sezonun ilk bölümünün isminin “Cehennem Ateşi Kulübü” olacağı da doğrulandı.

Şubat 2020’de başlayan yapım çalışmaları ne yazık ki mart ayında koronavirüs salgını sebebiyle durduruldu. Yeni sezon çekimleri kontrollü olarak tekrar başlasa da diziyi 2021 yazından hatta belki de sonbaharından önce izlememiz olası görünmüyor.

Kültür

Nomadland Oscar’a damga vurdu: En İyi Yönetmen ödülünü ilk kez Asyalı bir kadın aldı

2021 Oscar Ödül Töreni bu yıl dünyanın farklı yerlerinde kurulan stüdyolarda yapıldı. Nomadland filmi 3 dalda Oscar aldı. En iyi yönetmen ödülünü alan Chloe Zhao, bu kategoride Oscar alan ilk Asyalı kadın oldu.

BOLD – Oscar ödülleri olarak bilinen Akademi Ödülleri’nin 93’üncüsü dün gece Los Angeles’ta koronavirüs pandemisinin gölgesinde sahiplerini buldu.

Korona önlemleri nedeniyle geçen yıllara oranla çok az sayıda kişinin davet edildiği tören, Los Angeles’ta geleneksel olarak Oscar ödül törenlerine ev sahipliği yapan Dolby Tiyatrosu ile dünyanın farklı yerlerinde kurulan stüdyolarda yapıldı. Oscar adaylarından belirlenen bu mekanlardan birinde bizzat törene katılmaları istendi.

Çin asıllı Yönetmen Chloe Zhao

Bu yıl Oscar’a yönetmenliğini Chloe Zhao’nun yaptığı ‘Nomadland’ damgasını vurdu. Altın Küre de dahil olmak üzere bu yıl verilen birçok ödül töreninden zaferle dönen ‘Nomadland’ Oscar’ın da favorisiydi.

FİLMDE PROFESYONEL OLMAYAN İSİMLER DE YER ALDI

Frances McDormand

Nomadland’in hikayesi Frances McDormand’in canlandırdığı ve ABD’nin batısında karavanıyla göçebe olarak yaşamını sürdüren, geçici işlerle para kazanan ve yol boyunca kendi gibi göçebe insanlarla tanışan Fern isimli kadın karakter etrafında şekilleniyor. Filmde oynayanların çoğu profesyonel oyuncu değil, gerçek hayatta da göçebe yaşayan isimler.

‘Nomadland’ En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu dallarında Oscar’ın sahibi oldu.

Zhao, En İyi Yönetmen dalında Oscar kazanan ilk Asyalı kadın oldu. Çin asıllı Zhao, aynı zamanda En İyi Yönetmen dalında Oscar kazanan ikinci kadın oldu.

Zhao, “Bu ödülü, tüm zorluklara karşın iyilik için direnme inancına ve cesaretine sahip olan herkes için alıyorum. İnsanlar doğuştan iyilerdir. Ben dünyanın her yerinde, her zaman tanıştığım insanların içinde iyiyi bulabildim” dedi. ABD’li aktris Frances McDormand ‘Nomadland’daki rolü ile üçüncü Oscar’ını kazandı.

HOPKİNS, 83 YAŞINDA OSCAR ALDI

Anthony Hopkins

En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’ın sahibi ‘The Father’daki rolü ile Anthony Hopkins oldu. İkinci Oscar’ını kazanan İngiliz oyuncu, ‘The Father’da bir demans hastasını canlandırıyor. Film, En İyi Uyarlama Senaryo dalında da ödül kazandı.

83 yaşındaki Anthony Hopkins, bu ödülü alan en yaşlı kişi olarak kayda geçti.

EN İYİ YARDIMCI KADIN VE ERKEK OYUNCULAR

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü Minari filmindeki rolüyle Yuh-Jung Youn aldı ve bu kategoride ödül alan ilk Koreli aktris olarak tarihe geçti.

Ödülünü Brad Pitt’ten alan Yuh-Jung Youn, “Bay Pitt, sizinle sonunda tanıştığıma çok memnun oldum” sözleriyle izleyicileri güldürdü.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını ise ‘Judas and the Black Messiah’taki rolü ile Daniel Kaluuya kazandı.

1960’larda ABD’deki siyahların hareketi Kara Panter Partisi’ni (Black Panther Partisi) anlatan filmde H.E.R., Dernest Emile II und Tiara Thomas’ın seslendirdiği “Fight For You” En İyi Özgün Şarkı dalında Oscar’ını kazandı.

Siyahları konu eden bir diğer film ‘Ma Rainey’s Black Bottom’ En İyi Kostüm Tasarımı ve En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı dallarında Oscar aldı. Film, siyah caz şarkıcısı Ma Rainey’in hayatından bir kesit sunuyor.

‘MANK’ 2 DALDA ÖDÜL KAZANDI

En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri de dahil toplam 10 dalda ödüle aday gösterilen David Fincher imzalı ‘Mank’ En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Yapım Tasarım dallarında ödül kazandı.

En İyi Yabancı Film ödülünü Danimarkalı yönetmen Thomas Vinterberg’in ‘Druk’ (Another Round) kazandı.

En İyi Belgesel kategorisinde ‘My Octopus Teacher’ Oscar ödülünün sahibi oldu.

En İyi Özgün Senaryo Ödülü’nü, ‘Promising Young Woman’ filmiyle Emerald Fennell kazandı.

En İyi Ses ödülünü ‘Sound of Metal’ filmi aldı. Sound of Metal’in ikinci Oscar’ı ise En İyi Film Kurgusu kategorisinden geldi.

‘Two Distant Strangers’, En İyi Kısa Film ödülünü aldı. Filmin yönetmenlerinden Travon Free, ödülünü alırken “ABD’de polis tarafından öldürülen siyahları” hatırlattı.

En İyi Kısa Animasyon ödülü, ‘If Anything Happens I Love You’ filmine verildi.

En İyi Animasyon kategorisinde ise Walt Disney yapımı ‘Soul’ filmi Oscar’ın sahibi oldu. Soul’un ikinci Oscar’ı ise En İyi Özgün Müzik kategorisinden geldi.

En İyi Kısa Belgesel ödülünü “Colette” adlı belgeselle Anthony Giacchino ve Alice Doyard aldı.

En İyi Görsel Efekt kategorisinde Tenet, Oscar’ın sahibi oldu.

50 at Almanya’ya mı kaçtı?

Okumaya devam et

Kültür

Gülen’in son kitabı: Hakk’a Adanmışlar Yolu

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Çağlayan dergisinde kaleme aldığı başyazıları ‘Hakk’a Adanmışlar Yolu’ adıyla kitaplaştı. Gülen’in Nisan 2017 ile Eylül 2019 tarihlerinde kaleme aldığı yazılara yer verilen kitap, Hizmet Hareketi mensuplarına Türkiye’de uygulanan Tenkil Sürecini de anlatıyor.

BOLD – Süreyya Yayınlarından çıkan kitap, Gülen Hocaefendi’nin Nisan 2017 ve Eylül 2019 tarihlerinde kaleme aldığı yazılara yer veriyor. Çağ ve Nesil serisinin son kitabı olan Hakk’a Adanmışlar Yolu, Hizmet hareketinin Türkiye’de tenkile tabi tutulduğu süreci anlatması açısından önem taşıyor.

Kitap son süreçte yaşananlara farklı açılardan yaklaşıyor. İman, İslam ve ihsan çizgisinden çıkmamaya önem gösteren Gülen, yaşanan süreci, tenkili ve soykırımı satır aralarında anlatıyor.

Kitap, Amerikada ANT Stores (www.antstores.com) Avrupada Kitap Dünyası (www.kitapdunyasi.eu) mağazalarından satın alınabilir.

Anne-babası gözaltına alınan Zeynep bebek evde yalnız bırakıldı mı?

Okumaya devam et

Kültür

Muhittin Akgül’den yeni kitap: Hakkı Tutup Kaldırmak

Prof. Dr. Muhittin Akgül’ün Hakkı Tutup Kaldırmak isimli kitabı ABD ve Avrupa’da satışa sunuldu. Takdim yazısını Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın kaleme aldığı kitapta hayatlarını hakkı ilan ve ila’ya adamış ve bu uğurda zulme ve haksızlıklara maruz kalmış örnek şahsiyetlerin hayatı anlatılıyor.

BOLD –  Süreyya Yayınları tarafından yayınlanan kitabında Prof. Akgül, insanlık tarihinin başından beri hakkın safında yer alan büyük rehberlerin gayretlerini Kur’ân-ı Kerîm’den örneklerle ortaya koyuyor

Hz. Âdem’in (aleyhisselam) oğlu Hâbil, Hz. Âsiye, Firavun sarayındaki mü’min yetkili, ölümü göze alarak Hz. Musa’ya (aleyhisselam) iman eden sihirbazlar, Hz. İsa’nın (aleyhisselam) havarileri, Habîb-i Neccâr, Ashab-ı Kehf , Ashab-ı Uhdûd’un müthiş işkencelerine ragmen hak yoldan dönmeyenler, Habeşistan kralı Necâşi Ashame anlatılıyor.

Kitaba hakkın zirvedeki temsilcisi son Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (aleyhissalatu vesselam) hakkı ikame için gerçekleştirdiği faaliyetler ile mühür basılıyor. Böylece eser, şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan hak temsilcilerine ve onu temsil eden kutlulara tuttukları yolun, Hak Teâlâ’nın peygamberlerinin yolu olduğunu açıklayarak, onlara manevi bir kuvvet ve gıda veriyor. Şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan Hakk temsilcilerine ve hakkı temsil eden kutlulara, örnek almaları ve hayatlarını benzetmeleri gerekli ideal örnekleri nazara veriyor.

Kitap Amerika’da www.antstores.com, Avrupa’da www.kitapdunyasi.eu mağazalarında satışa sunuldu. Kitabın dijital versiyonu ise 15 Nisan’da Apple ve Google mağazalarından satışa sunulacak.

 

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0