Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaymakam yoksulların parasıyla kendine cip almış

Antalya Akseki’de yoksullara dağıtılması gereken parayla cip alan, ev harcamalarından temizlikçi masraflarına kadar vakfın hesabından karşılayan iki kaymakam hakkında soruşturma başlatıldı. Haklarında soruşturma başlatılan kaymakamların halen görevde olmaları dikkat çekti.

BOLD – Antalya’nın Akseki Kaymakamlığı’na bağlı Akseki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının hesaplarında usulsüz harcama yapmakla suçlanan iki kaymakam hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Konya Bölge İdare Mahkemesi yeterince emare olduğunu belirterek soruşturma izni verdi.

KİŞİSEL HARCAMALARINI VAKIFTAN YAPMIŞLAR

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre Antalya’nın Akseki Kaymakamlığı’na bağlı Akseki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı hakkında bir yıl önce başlatılan soruşturma kapsamında vakfın eski müdürü Abdullah Çatlı tutuklandı. “Usulsüz harcama”, “dolandırıcılık” ve “evrakta sahtecilik” suçlarının yöneltildiği Çatlı hakkında dava açıldı. Çatlı’nın vakfın harcamalarına ilişkin tuttuğu ajandası ise soruşturmanın kaymakamlara uzanmasına neden oldu. Ayrıca Çatlı, valilik ve Cumhurbaşkanlığı’na başvurarak, vakfın hesabından yapılan tüm ödemeleri 2015-2019 yılları arasında ilçede görev yapan kaymakam Murat Beşikçi ve Muhammed Emin Nasır’ın talimatı ile gerçekleştirdiğini belirterek kaymakamların vakfın hesabından kişisel harcama yaptığını öne sürdü.

VALİLİĞİN VERMEDİĞİ İZİN MAHKEMEDEN GELDİ

İddialar üzerine kaymakamlar Murat Beşikçi ve Muhammed Emin Nasır hakkında Antalya Valiliği’nden soruşturma izni istendi. Ancak valilik, iddiaların “sübuta ermediğini” belirterek iki kaymakam hakkında soruşturma izni vermedi. Abdullah Çatlı’nın avukatları valiliğin bu kararına itiraz etti. İtirazı değerlendiren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi iki kaymakam hakkında soruşturma yürütülmesine izin verdi. Dairenin kararında iki kaymakam için soruşturma yürütülmesi için yeterince emarenin olduğu belirtildi.

GİDERKEN VAKFIN SON 14 BİN LİRASINI DA ALMIŞ

Abdullah Çatlı’nın yargılandığı dava kapsamında müfettişin yaptığı incelemeler sonucunda hazırladığı rapor ise vakfın hesabından neler için harcama yapıldığını gözler önüne serdi. Raporda kaymakam Beşikçi’nin vakıf kasasından alınan 100 bin liraya Volkswagen Amarok cip aldığı bu aracın tamir masrafı ile radar cezalarının da vakfın hesabından karşılandığı aktarıldı. Ayrıca kaymakamın vakfın parasından 4 bin 500 liraya drone aldığı, evinin Digiturk ödemelerini, evine temizliğine gelen S. P’nin ödemesini de yine vakıf kasasından yaptığı aktarıldı. Beşikçi’nin, tayin nedeniyle ilçeden ayrıldığında dahi vakfın kasasında kalan 14 bin lirayla yeni aldığı arabasının kasko ve sigortasını ödediği belirtildi.

YOKSULA DAĞITILMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİ

Beşikçi’nin ilçeden ayrılmasının ardından yerine Muhammed Emin Nasır geldi. Nasır ise diğer kaymakam döneminde alınan cipi sattı. Cipin parasının bir kısmı ile hükumet konağının önüne hayvan figürleri koydururken bir kısmı ile makam odasını restore etti. Ayrıca Nasır’ın talimatı ile vakfın hesabından 3 bin 500 lira çekildi. Bu para 7 yoksula dağıtılmış gibi gösterildi. Ancak, paranın 3 bin lirası ile kaymakamın da fotoğrafının basıldığı “Sıfır Atık Boyama Kitabı” bastırıldı. Ayrıca Nasır’ın ramazan ayında ilçede yaşayan 9 fakir kişiye 30 gün boyunca iftar yemeği verilmiş gibi sahte fatura düzenlettiği belirtildi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI ANCAK HALA GÖREVLERİNİN BAŞINDALAR

İki kaymakam hakkında soruşturma izni verilmesinin ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı kaymakamlar hakkında “Görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma başlattı. Haklarında soruşturma izni verilen kaymakam Murat Beşikçi şu an Diyarbakır Yenişehir’de, Muhammed Emin Nasır ise Tunceli’nin Pertek ilçesinde görev yapıyor.

Öfkeli hasta yakınlarından kurtulmaya çalışan sağlıkçılar barikat kurdu

Gündem

MİT yine adam kaçırdı: Beni takip ediyorlar telefonum kapanırsa savcılığa başvur

İran’a gitmek için geldiği İstanbul’da uçağını kaçıran Bahtiyar Fırat, otele gitmek için bindiği takside kaçırıldı. Savcılığa başvuran ailesine önce “MİT’te” sonra “Bilmiyoruz” dendi.

BOLD – Tahran’a gitmek üzere Hakkari’den İstanbul’a gelen servis şoförü Bahtiyar Fırat, İstanbul Havalimanındaki pasaport kontrolü sırasında polis tarafından gözaltına alınmak istendi. MİT’e teslim edilmek üzere gözaltına alındığı belirtilen Fırat’ın bir süre sonra yanlış anlaşılma olduğu belirtilerek serbest bırakıldığı öğrenildi. Olup bitene anlam veremeyen Fırat uzayan işlemler yüzünden uçağı kaçırınca otele gitmek üzere taksiye bindi. Yolda takip edildiğini anlaya Fırat eşini arayarak: “Beni takip ediyorlar, telefonum kapanırsa savcılığa başvur.” dedi.

ŞU AN NEREDE NE YAPIYOR BİLMİYORUM

13 Ekim gecesinden beri bir daha eşinden haber alamayan eşi Esra Fırat, “O geceden beri kendisinden haber alamıyoruz. Eşim bir suç işlemişse bile şu an nerede olduğunu, sağlığını ve akıbetinin ne olduğunu bana söylesinler. Bir haftadır savcılık tek bir açıklama yapmadı. Eşim şu an nerede ve ne yapıyor bilmiyorum. ” dedi.

ÖNCE MİT’TE SONRA BİLMİYORUZ DEDİLER

Bahtiyar Fırat’ın talimatı doğrultusunda savcılığa başvuran ailesine savcılıktan ilk önce, “Bahtiyar’ı MİT gözaltına almış, sabırlı olun” denildi. Daha sonra dosyaya el koyan başsavcılık, Bahtiyar Fırat’ın nerede olduğunu bilmediklerini, soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

YİNE BİR KAÇIRILMA VAKASI

HDP Kocaeli Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, 7 gündür kendisinden haber alınamayan Bahtiyar Fırat için sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Kaçırılma vakalarının rutin hale geldiğini vurgulayan Gergerlioğlu: “Yine bir kaçırma vakası!!! Yüksekovalı Bahtiyar Fırat İstanbul’da kaçırıldı 13 Ekim 2020 günü eşini arayarak takip edildiğini, eğer kaçırılırsa Savcılığa gitmesi gerektiğini söyledi Savcılık, işlem yapmıyor, açıklama yok! Öncekilerden bildiğimizin aynısı!” dedi.

YUSUF BİLGE TUNÇ’TAN 452 GÜNDÜR HABER YOK

Cemaat soruşturmaları kapsamında Savunma Sanayi Müsteşarlığındaki görevinden ihraç edilen Yusuf Bilge Tunç, 6 Ağustos 2019’da Ankara’da kaçırıldı. Güpegündüz başkentin göbeğinde kaçırılan Tunç’tan ailesi 452 gündür haber alamıyor. Tunç’un nerede olduğuna ilişkin bugüne kadar hiçbir açıklama da yapılmadı.

Aile boyu tutukluluğa isyan: Ekmek su vermeyin, ot bulur ot yeriz

Okumaya devam et

Gündem

Madenci eşinin çığlığı: Ekmek asmayacaksınız para vereceksiniz!

Soma’daki eylemde bir madenci eşi, MHP’nin askıda ekmek kampanyasına tepki gösterdi. Milletvekillerine seslenen kadın, “600 tane adam belki 25 bin lira para alıyorlar. Askıya ekmek asıyorlar. Ekmek asmayacaksınız arkadaşım para vereceksiniz ki millet kendi ekmeğini kendi götürecek” dedi.

BOLD – Manisa’nın Soma ve Ermenek’in Karaman ilçelerindeki maden işçileri, ödenmeyen ücretleri ve kıdem tazminatları için Ankara’ya yürüme eylemi başlattı. Soma’daki işçiler Salihli’ye ulaşırken burada bekleyişlerini sürdürüyorlar.

Soma’da yürümek isteyen işçilerin aileleri ve geride kalan arkadaşları da destek amacıyla basın açıklaması yaptı. Maden kazasında ayağını kaybeden İdris Sarıkaya ve gözünü kaybeden Ali Kandemir Soma Meydanı’ndaki eylemde konuştu. Sarıkaya, Salihli yürüyüşüne kendisinin de katıldığını ve gece yarısı jandarma tarafından gözaltına alındıklarını hatırlatarak, “Sabahın 5’inden öğlenin birine kadar aç susuz karakolda bekletildik. Çıkan gözün, kopan bacağın bedeli bu mu” diye sordu.

GELECEK NESİLLER BİZİM GİBİ MAĞDUR OLMASIN

“Bu kopan bacağın, çıkan gözün bedelini ödeyecekler” diyen Sarıkaya, gelecek nesillerin kendileri gibi mağdur olmaması için eylem yaptıklarını vurguladı “Ben eşimin eline pazar parası veremiyorum. Evimin giderlerini karşılayamıyorum. Bana 525 lira engelli maaşı bağladılar. Bu mudur adalet” diye konuştu.

Eşi madenci olan bir kadın da TBMM’deki milletvekillerine şöyle seslendi: “600 tane adam belki 25 bin lira para alıyorlar. İkisinin maaşıyla zaten benim adamın tazminatı ödenir. Askıya ekmek asıyorlar. Ekmek asmayacaksınız arkadaşım para vereceksiniz ki millet kendi ekmeğini kendi götürecek” dedi.

Kadın, çocuğunun jandarmadan korkar hale geldiğini kaydederek “Nasıl korkmayacak, babasını gözaltına alıyorlar” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Okumaya devam et

Gündem

Fincancı’dan Bakan Fahrettin Koca’ya ‘birlik ve beraberlik’ dersi

Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Vatandaşımızın moralini bozmaya kimsenin hakkı olamaz” sözlerine cevap verdi: “Birlik ve beraberliği korumak için gerçekleri söylemek gerekir.”

BOLD – Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), koronavirüs salgınının sağlık çalışanlarında yarattığı psikolojik etkilere dikkat çekmek için ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Sağlıkçıların yükleri günden güne arttığı halde hak ettikleri saygıyı bile göremeyip idarecileri tarafından ‘kendilerini hastalandırmak’la suçlanıyorlar. Bulaştırıcı olup olmadıkları hakkındaki bilgisizliğin verdiği kaygı içinde kaldılar. Hastalanan sağlık çalışanlarının göreve dönmelerinin hemen ardından ani ölümleriyle karşılaşılması, tıbbi yönden ‘göreve başlama’ ölçütlerinin uygulanmasında duyarlık gösterilmediğinin göstergelerindendir” denildi.

Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve asistanı hekimlerin pandemi servislerinde pratisyen hekim olarak görevlendirildiğine dikkat çekildi. “Bu uygulama, çok sayıda uzman adayının eksik eğitimine yol açmakta, ruh sağlığı sorunu olan bireylerin tedavilerinde aksamalara neden olmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Sağlık Bakanlığına çağrı yapılarak şunlar dile getirildi: “Sağlık çalışanlarının tükenmelerini önlemek amacıyla ruh sağlığı yönünden tarama çizelgeleri ve psikiyatrik muayenelerle izlenmeleri gereklidir. Alınacak önlemler ile beraber tükenmişliğin önüne geçebilir.”

Ortak açıklamanın ardından konuşan Fincancı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın verileri doğru açıklamadığına yönelik eleştirilere verdiği “Vatandaşımızın moralini bozmaya kimsenin hakkı olamaz” sözlerine net cevap verdi:

“Birlik ve beraberliği korumak için gerçekleri söylemek gerekir. Gerçekler olmadığında sorunun boyutunu göremiyoruz.”

Fincancı, geçen ay 900 hekimin istifa ettiğini açıkladıklarını anımsatarak “Aslolan tükenmeyi engellemek” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular