Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İngiltere Hükumeti’nin baş bilim danışmanı koronavirüs aşısı kontratını alan şirketin hissedarı çıktı

İngiltere hükümetine koronavirüs salgını döneminde bilim danışmanlığı yapan heyetin başı Patrick Vallance’ın koronavirüs aşısı çalışmaları yürüten çokuluslu ilaç şirketi GlaxoSmithKline’da (GSK) 43 bin 111 hisse sahibi olduğu ortaya çıktı.

BOLD – İktidardaki Muhafazakar Parti’ye yakın Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, daha önce GSK’nin yöneticiliğini yapan Vallance’ın, İngiltere hükümeti tarafından koronavirüs aşısı üretimi için anlaşmaya varılan şirkette, bu dönemden kalma hisselerinin değeri 600 bin sterlini buluyor.

2012 ile 2018 yılları arasında şirketin yöneticisi olan baş bilim danışmanının, o dönemde edindiği 5 milyon sterlinlik hisseyi ise, daha önce elden çıkardığı anlaşılıyor.

Temmuz ayında İngiltere hükümeti, GSK ve bir diğer çokuluslu ilaç şirketi olan Sanofi ile 60 milyon doz Kovid-19 aşısı alımı için ön anlaşma yapmıştı. Şirketin ABD hükümetiyle de ilk aşamada 100 milyon doz aşılık benzer bir sözleşmesi var.

Bu haftanın başında televizyondan yayınlanan basın toplantısında baş bilim danışmanı Patrick Vallance, etkili ilk aşının bu yıl bitmeden yavaş yavaş kullanılmaya başlanabileceğini ama dünya çapında salgına dur diyecek bir aşılamanın 2021’in ilk altı ayı süresince yapılabileceğini söylemişti.

HİSSELERİ BEYAN ETMİŞ OLMASI GEREKİRDİ

Patrick Vallance’ın GSK hisseleri konusundaki haberin yayınlanmasından sonra Muhafazakar Parti ileri gelenlerinden eski bir bakan, baş bilim danışmanının, bu hisseleri beyan etmiş olması gerektiğini, burada potansiyel bir “çıkar çatışması” durumu olabileceğini söyledi.

“Eğer aşılar hakkında kararlar veriyor ve hükumete bu konuda tavsiyelerde bulunuyorsa, bu durumda ya o hisseleri elden çıkarması ya da konuyla ilgili her adımından önce bunları beyan etmesi gerekir. Avam Kamarası’nda bir milletvekili, kendisinin çıkarı olabilecek bir konuya değineceği zaman, bunu beyan eder. Vallance da aşı hakkında söz söylediğinde kendi hisselerini de beyan etmeli.”

AŞI ŞİRKETLERİ MİLYARLARCA DOLAR KAZANACAK

GSK Covid-19 aşısı için çalışma sürdüren 20’yi aşkın ilaç şirketinden biri.

Başarılı olan şirketlerin bu aşıdan büyük kârlar etmesi bekleniyor. ABD hükümeti GSK-Sanofi ortaklığına, daha aşı geliştirilmeden, aşı çalışmalarını sürdürmesi için 2 milyar doları aşkın destek sağladı.

GSK hisseleri, yakında başlayacak klinik denemeler planlandığı gibi başarılı olursa yüzlerce milyon doz aşı üretmek üzere Sanofi ile ortaklık anlaşması yaptığını açıklamasından sonra, yüzde 2’ye yakın değerlendi.

Türkiye’de de denenen Çin’in geliştirdiği aşının piyasaya çıkış tarihi açıklandı

Dünya

Fransa’dan kafa karıştıran mesaj: Normalleşme adımı mı eleştiri mi?

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türkçe kutlama mesajı paylaşan Fransa’nın NATO Daimi Temsilciliği, “Cumhuriyetlerimiz, NATO’nun da paylaştığı, ortak değerler üzerine kurulmuştur. Bu değerler, taahhüdümüzün dayanağı olarak kalmalıdır” dedi.

BOLD – Türkiye-Fransa ilişkileri Cumhuriyet tarihinin belki de en gergin günlerini yaşıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, günlerdir Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u hedef alan açıklamalarda bulunuyor. Doğu Akdeniz’in ardından karikatür kriziyle doruğa çıkan gerginliğin sonlanması adına ilk adım Fransa’dan geldi.

Türkiye, bugün Nice kentinde gerçekleşen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği terör olayını kınandı. Euronews’in haberine göre, Fransa’nın NATO Daimi Temsilciliği de sosyal medya hesabı üzerinden “Türk müttefikimizin, 29 Ekim Cumhuriyet bayramını kutlarız” şeklinde Türkçe bir mesaj paylaştı. NATO Daimi Temsilciliğinin mesajı şu şekilde: “Türkiye ve Fransa yüzyıllardır müttefik olmuşlardır ve geçmişe dayanan uzun bir ilişkileri vardır. Cumhuriyetlerimiz, NATO’nun da paylaştığı, ortak değerler üzerine kurulmuştur. Bu değerler, taahhüdümüzün dayanağı olarak kalmalıdır.”

Mesaj normalleşme adına atılan ilk adım olarak nitelendirilirken, aynı zamanda Cumhuriyetin değerlerinin korunmasına ilişkin bir çağrı içermesi yüzünden Erdoğan yönetimine eleştiri olarak da algılandı.

Putin: Karadağ görüşmelerinde Türkiye dahil bir çok ülke yer almalı

Okumaya devam et

Dünya

Putin: Karadağ görüşmelerinde Türkiye dahil bir çok ülke yer almalı

Karabağ’da devam eden çatışmalarla ilgili açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı Putin: “Dağlık Karabağ için yapılacak görüşmelerde, Türkiye dahil birçok ülke yer almalı” dedi.

BOLD – Dağlık Karabağ’da bir ayı aşkın süredir Azerbaycan ordusu ile Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ediyor.

Taraflar arasındaki ateşkes girişimleri bugüne kadar sonuçsuz kaldı. ABD ve Rusya’nın da girişimlerinden sonuç alınamadı.

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile yaptığı görüşmede, Rus liderden Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüşmesini istedi. Telefon görüşmesinde, Erdoğan da kendisinin Azerbaycan lideri İlham Aliyev ile konuyu görüşebileceğini aktardı.

Putin yeni ateşkes görüşmeleri için yaptığı son açıklamasında, “Dağlık Karabağ için yapılacak görüşmelerde, Türkiye dahil birçok ülke yer almalı” ifadelerini kullandı.

İngiltere neden yeniden Doğu Akdeniz’de?

 

Okumaya devam et

Dünya

“Türkiye artık sadece bir Yunan veya Fransız sorunu değil AB sorunudur”

Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük grup olan Hristiyan Demokratların (Avrupalı Halkların Partisi – EPP) Alman lideri Manfred Weber Euronews’e verdiği özel röportajda Avrupa Birliği’ne çağrı yaparak Türkiye ile ilgili artık somut yaptırım adımlarının atılmasını istedi.

BOLD – Avrupa’nın ekonomik gücünü göstermesinin zamanı geldiğini ifade eden Weber, özellikle son Fransa-Türkiye gerinliğine ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron ve Fransa ile ilgili sert retoriğine işaret ederek şunları söyledi:

“Erdoğan’ın bizimle oyun oynadığını hemen anlayabilirsiniz. Bu nedenle gecikmeden şimdi bir adım atılması gerekiyor. Eğer Avrupa’nın güvenirliğini, imajını düşünüyorsak hemen harekete geçmeliyiz. Sözler artık yeterli değil. Ekonomik gücümüzü kullanmanın zamanı geldi. Avrupa Birliği’nin Türkiye için önemi Türkiye’nin bizim için öneminden çok daha fazla”.

“GÜMRÜK BİRLİĞİ’Nİ GÖZDEN GEÇİRMEK ZORUNDAYIZ”

Weber AB’nin Türkiye konusunda artık tek ses olması gerektiğine inanıyor ve Ankara’nın artık sadece bir Rum sorunu, Yunan sorunu veya Fransız sorunu değil bir Avrupa Birliği sorunu olduğunu ileri sürüyor.

Weber sözlerine şöyle devam etti:

“Açık konuşayım; eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan şimdi Fransız mallarının Türkiye’ye girişine engel çıkaracaksa o zaman iyi anlamalıdır ki bu mallar Gümrük Birliği’nin bir parçasıdır ve bu antlaşmaya göre bu malların Türk pazarına özgürce girme hakkı vardır. Yani özel olarak ayrıma tutulamazlar. Bu Gümrük Birliği prensibine yönelik böyle bir saldırı olur ve bu nedenle bir sonraki AB Konseyi’nde biz de var olan Gümrük Birliği şartlarını oturup gözden geçirmeliyiz”.

ABD’den Türkiye’ye S-400’ler için ‘yaptırımlar masada’ uyarısı

Okumaya devam et

Popular