Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

George Floyd’un ölümü nedeniyle suçlanan polis 1 milyon dolar kefaletle serbest

ABD’de siyahi George Floyd’un ölümüne neden olmakla suçlanan polis memuru Derek Chauvin 1 milyon dolar kefalet karşılığı serbest bırakıldı.

BOLD – Chauvin, 25 Mayıs’ta Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde George Floyd’u gözaltına alırken yaklaşık dokuz dakika boyunca boynuna dizini bastırarak nefessiz kalmasına neden olmuştu. Olayın görüntüleri ülke genelinde polis şiddetine ve ırkçılığa karşı protesto gösterilerini başlatmıştı.

Cahauvin, ikinci ve üçüncü dereceden cinayet ve kasıtsız adam öldürmekle suçlanıyor.

Chauvin’in şartsız tahliye durumunda kefalet bedeli 1,25 milyon dolar, şartlı tahliyede ise kefalet bedeli 1 milyon dolar olarak kararlaştırılmıştı.

Hennepin bölge mahkemesinin kararına göre tahliye şartları, Chauvin’in herhangi bir güvenlik makamında çalışmaması, Floyd’un ailesiyle bağlantı kurmaması ve sahip olduğu her türlü silah taşıma ve bulundurma izinlerini iade etmesini kapsıyor.

DİĞER 3 POLİS MEMURU DA KEFALETLE SERBEST BIRAKILMIŞTI

Floyd’un gözaltına alınması sırasında olay yerinde bulunan ve bu işleme müdahil olan diğer üç polis memuru; J. Alexander Kueng, Thomas Lane ve Tou Thao, daha düşük ceza gerektirecek suçlamalarla karşı karşıya. Kueng, Lane ve Thao ikinci dereceden cinayete yardım ve yataklık etmek ve Floyd’a yardım etmedikleri için ikinci dereceden kasıtsız cinayetle suçlanıyor.

Cinayete yardım etmek suçlamasıyla tutuklanan diğer üç polis memuru da kefaletle serbest bırakılmıştı.

Floyd’un öldürülmesiyle ilgili dava 8 Mart 2021 tarihinde görülecek.

GEORGE FLOYD’UN ÖLÜMÜ

ABD’de siyah Amerikalı George Floyd’un geçen Mayıs ayında bir polis memuru tarafından öldürülmesinin ardından ülkede ve ardından dünyanın pek çok kentinde geniş çaplı protestolar düzenlenmişti.

Floyd’un maruz kaldığı şiddet bir video kaydıyla sosyal medyaya da yansımıştı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde polis, elleri kelepçeli olan 46 yaşındaki Floyd’un dakikalarca boynuna bastırırken Floyd’un “Nefes alamıyorum” dediği duyuluyordu.

Floyd, hastaneye kaldırıldıktan kısa bir süre sonra ölmüştü.

Tedavi gören Trump: Kovid-19 bana Tanrı’nın lütfu

Dünya

Almanya’da koronavirüse karşı aşıdan sonra antikor ilaçları da devreye giriyor

Almanya koronavirüse karşı Avrupa Birliği’nde antikor ilacını kullanan ilk ülke olmaya hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Jens Spahn Almanya’nın antikor tedavisinden 200 bin doz satın aldığını açıkladı.

BOLD – Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn ülkesinin Avrupa Birliği’nde (AB) koronavirüse karşı antikor ilacını kullanan ilk ülke olmaya hazırlandığını duyurdu.

Alman medyasına konuşan Sağlık Bakanı Spahn, Almanya’nın 400 milyon euro karşılığında 200 bin doz antikor ilacı satın aldığını kaydetti. Bakan, antikor ilacının gelecek hafta üniversite hastanelerine dağıtılacağını ve Almanya’nın bu ilacı AB’de kullanan ilk ülke olacağını söyledi.

TRUMP’A ANTİKOR TEDAVİSİ UYGULANMIŞTI

“Pasif aşı gibi etki eden bu ilacın yüksek riskli hastalara erken dönemde uygulanması durumunda hastalığın seyrinin daha ciddi boyutlara ulaşmasından kaçınılabiliyor” diyen Spahn, ilaç üreticisi şirketin ismini açıklamadı. Söz konusu antikor ilacı, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın koronavirüs tedavisinde de kullanılmıştı.

Ekim ayında koronavirüse yakalanan eski Başkan Trump’a ABD’li Regeneron firmasının ilacı onay almadığı halde uygulanmış, Trump tedavinin “müthiş bir iş” başardığını söylemişti. ABD’li Eli Lily firmasının da benzer bir antikor tedavisi geliştirdiği biliniyor.

ANTİKOR TEDAVİSİ

Trump’ın tedavisinde kullanılan Regeneron firmasının REGN-COV2 isimli ilacı, laboratuvarda üretilen iki antikorun “kokteyli”nden oluşuyor. Antikorlar kendilerini virüsün dış yüzeyinde bulunan ve virüsün hücrelere girmesini sağlayan başak proteine (spike protein) eklemliyor ve yapısını bozuyor. Bu sayede virüsün insan hücrelerine saldırması engelleniyor.

Kovid-19 ilacı piyasaya çıkmaya hazırlanıyor

Okumaya devam et

Dünya

Hacettepe Üniversitesi’nde yöneticilere torpilli aşı

Hacettepe Üniversitesi’nde sağlıkçı olmayan rektör danışmanının ve sekreter yardımcılarının da aralarında yer aldığı birçok isme kovid-19 aşısı yapıldı. Sağlık Bakanlığı, torpilli aşı listelerinin üniversite hastanelerinin yönetimleri tarafından hazırlandığını belirtti.

BOLD – Koronavirüs salgını boyunca VIP hasta tartışmaları gündemden düşmezken şimdi de kovid-19 aşısında VIP dönemin başladığı açığa çıktı. Üniversite hastanelerinin hazırladığı ‘torpilli’ aşı listeleriyle şu an aşılama grubunda yer almaması gereken çok sayıda ismin aşılandığı bildirildi.

Hacettepe Üniversitesi’nde de sağlıkçı olmayan rektör danışmanının ve sekreter yardımcılarının da aralarında yer aldığı birçok isme kovid-19 aşısı yapıldı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin kovid-19 aşılama listesinde, sağlıkçı olmayan ve öncelikle aşılanması gereken grupta da yer almayan çok sayıda yöneticinin bulunduğu görüldüğü. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin aşı listesinde 8 bin 958 ismin yer aldığı görülürken şu isimler de dikkat çekti:

  •  Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran: Hacettepe Üniversitesi Rektörü
  • Prof. Dr. Vural Gökmen: Rektör Yardımcısı
  • Prof. Dr. Aydın Ulucan: Rektör danışmanı
  • Hakan Ay: Genel Sekreter
  • Y. Perran Varol: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Av. F. Serpil Besni: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Mustafa Cüneyt Aksoy: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Güner Demirel: Genel Sekreter Yardımcısı
BAKANLIK, LİSTELERİ ÜNİVERSİTELERDEN ALMIŞ

Sağlık Bakanlığı kaynakları ise, kovid-19 aşılaması için üniversitelerden ve üniversite hastanelerinin yönetimlerinden personel listesi istendiğini ve bu listelere sağlıkçı olmayanların üniversite yönetimleri tarafından eklenmiş olabileceğini ifade etti.

Benzer bir skandal Ankara Üniversitesi’nde de ortaya çıkmıştı.

Şehir hastanelerinin 4 yıllık kirası ile 500’er yataklı 63 hastane yapılabilirdi

Okumaya devam et

Dünya

‘Korku İmparatorluğu’ KKTC’ye taşındı: Dışişlerinin şikayeti üzerine Kıbrıslı gazeteciye soruşturma

Kıbrıslı gazeteci Ayşemden Akın hakkında Dışişleri Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldı. Gazeteci Akın, “Türkiye’de üzülerek izlediğimiz korku imparatorluğunu buralara da taşımak isteyen bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.

BOLD – Kıbrıslı gazeteci Ayşemden Akın hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine, KKTC’deki son cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde yaptığı sosyal medya paylaşımlarında Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi’ne hakaret ettiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma, “devlete ve temsilcisine hakaret amaçlı ve halkı kışkırtmaya yönelik paylaşım” suçlamasıyla yürütülüyor.

Gazeteci Akın, Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde KKTC Türkiye Büyükelçisi’nin aldığı siyasi tavrı eleştirdiği paylaşımlarla ilgili soruşturma başlatıldığını kaydederek, “KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir parti militanı gibi dahil olan Lefkoşa Büyükelçisi’ni eleştiren paylaşımlardı. Onları da ekte size sunuyorum. Ne hakaret ne de başka bir şey var. Sadece ve sadece siyasi bir anomaliye bir gazeteci olarak yaptığım siyasi yorum var” dedi.

“MUHALİF TÜM GAZETECİLERE KORKU VERİLMEYE ÇALIŞIYOR”

Ayşemden Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de üzülerek izlediğimiz korku imparatorluğunu buralara da taşımak isteyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Kıbrıs Türk toplumu demokrasiye bağlı, düşünce ve basın özgürlüğüne sahip çıkan, farklılıklarıyla bir arada yaşamayı başarabilmiş bir toplumdur. Bu tür olayların burada yaşanması sık rastladığımız bir olay değil, ancak Türkiye’den son zamanlarda buraya yönelik baskıların arttığını, sadece bana değil muhalif tüm gazetecilere bir şekilde korku verilmeye çalışıldığını söyleyebilirim.”

“ANLAŞILAN SIRA BİZE DE GELDİ”

Gazeteci Akın, hakkında açılan soruşturma için Twitter hesabı üzerinden de şu açıklamayı yaptı: “TC Dışişleri Bakanlığı’nın hakkımdaki suç duyurusu ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımda soruşturma açılmış. Türkiye devletine ve temsilcisine hakaret amaçlı ve halkı kışkırtmaya yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle… Türkiye’de ifadeye çağrılmayan gazeteci kalmamıştı anlaşılan sıra bize de geldi.”

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu katledilişinin 28. yılında anılıyor

Okumaya devam et

Popular