Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yavuz ve Oruç Reis’in ardından Barbaros da sessiz sedasız Doğu Akdeniz’den ayrıldı

Güney Kıbrıs Rum Kesimi medyası, Türk araştırma gemisi Barbaros’un Perşembe akşamı Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden (MEB) ayrıldığını açıkladı. Türkiye’ye ait Yavuz sondaj gemisi ve Oruç Reis sismik araştırma gemisi de son günlerde çalışmalarına ara vermişti.

BOLD – Güney Kıbrıs Rum Kesimi medyası, Doğu Akdeniz’de araştırma yürüten Türk araştırma ve sondaj gemilerinden üçüncüsü olan Barbaros’un Güney Kıbrıs’ın ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden çekildiğini duyurdu.

Kıbrıs Haber Ajansı (CNA), geminin Perşembe akşamı 22:00 sularında Kıbrıs’ın doğusuna hareket ettiğini ve Cuma sabahı Kıbrıs’ın kuzey batısında görüldüğünü belirtti.

CNA’ya konuşan Rum yetkililer, geminin uluslararası sularda araştırma yapmadan seyahat ettiğini ve Barbaros’un araştırma yapması için Türkiye tarafından yayınlanmış yeni bir Türk Navtex’inin (denizcilere uyarı) olmadığını söyledi.

Türkiye, 18 Eylül’de sismik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın operasyonlarını 18 Ekim’e kadar uzatan bir Navtex yayınladı. Türkiye, Barbaros’un çalışmaları için 18 Ekim’den sonrasına ilişkin bir Navtex yayınlamadı.

TÜRKİYE’YE AİT DİĞER 2 GEMİ DE DOĞU AKDENİZ’DEN AYRILDI

Ankara, 15 Eylül’de de Yavuz sondaj gemisinin operasyonlarını 12 Ekim’e kadar uzatmıştı. Ancak Yavuz, bölgeden 4 Ekim’de ayrıldı ve Türkiye’ye döndü.

Doğu Akdeniz’de araştırma yapan bir diğer Türk gemisi olan Oruç Reis sismik araştırma gemisi de 13 Eylül’de Antalya’ya dönmüştü.

Yunanistan, Türkiye’yle masaya oturmak için Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü sondaj ve araştırma faaliyetlerini sonlandırmasını istemişti.

Üç ay sonra ilk temas: Çavuşoğlu ve Dendias istikşafi görüşmeler konusunda anlaştı

Dünya

Doğu Akdeniz’de İsrail-Yunanistan askeri işbirliği derinleşiyor

Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı enerji alanında işbirliğini genişleten İsrail ve Yunanistan arasında savunma alanında da 1.65 milyar dolar değerinde bir anlaşma imzalandı.

BOLD – İsrail ile Yunanistan arasında 1,65 milyar dolarlık savunma anlaşması imzalandığı ve bunun iki ülke arasında savunma sektöründe yapılan en büyük anlaşma olduğu bildirildi.

Söz konusu anlaşma kapsamında İsrailli savunma sanayi şirketi Elbit Systems, Yunanistan Hava Kuvvetleri için uçuş okulu kuracak ve işletecek.

Savunma anlaşması ayrıca, İsrail’in Yunanistan’a 10 M-346 eğitim uçağı satması, Elbit Systems’in T-6 Efroni uçaklarının bakımı ve simülatörlerine destek sağlaması gibi maddeleri içeriyor.

Yunanistan’ın onayladığı 22 yıllık anlaşmanın, iki ülke arasında bugüne kadar imzalanan en büyük savunma tedarik anlaşması olduğu kaydedildi.

“BU İŞBİRLİĞİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ GÜÇLÜ İLİŞKİLERE DAYANIYOR”

İsrail tarafından işletilecek eğitim merkezi, İsrail’in kendi havacılık akademisiyle aynı tarzda işletilecek ve merkeze, 10 adet İtalyan yapımı M-346 tipi eğitim uçaklarından konuşlandırılacak. Elbit Systems şirketi, Yunanistan’ın T-6 Efroni uçaklarını modernize etmesinin yanı sıra, aynı zamanda eğitim, simülasyon ve lojistik destek de sağlayacak.

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz yaptığı yazılı açıklamayla anlaşmayı duyurarak, “Bu iş birliği anlaşması, İsrail ile Yunanistan savunma kuruluşları arasındaki güçlü ve uzun süredir devam eden ilişkilere dayanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Rus haber sitesi: Türkiye, Ukrayna’ya 150 asker gönderdi

Okumaya devam et

Dünya

Biden göçmen sayısını artırıyor

Ülkesinin 2021 yılı için göçmen kabul sınırının önce Trump’ın belirlediği şekilde 15 binde kalacağını açıklayan  ABD Başkanı Joe Biden, kamuoyundan gelen sert eleştirilerin ardından bu sınırı yükselteceğini açıkladı.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden kamuoyundan gelen eleştirilerin ardından cuma günü 2021 için 15 bin olarak açıklanan göçmen kabul sınırını yükselteceğini bildirdi. Biden’ın selefi Donald Trump bu sınırı ülke tarihinin en düşük seviyesine çekmişti.

ŞUBAT AYINDA ARTTIRMA SÖZÜ VERDİ

ABD Başkanı Joe Biden, şubat ayında eski Başkan Trump tarafından belirlenen yıllık 15 binlik göçmen kabul sayısını yükseltme ve bir sonraki mali yıl için yıllık mülteci kabul sınırını 125 bine çıkarma sözü vermişti. Ancak Beyaz Saray’dan cuma günü yapılan açıklamada, 15 binlik sınırın değişmeyeceği açıklandı.

Biden, şubat ayındaki açıklamalarında, ABD’nin göçmen meselelerindeki ahlaki liderliğinin önemine değinmiş ve ABD’nin diğer ülkeleri de kapılarını ardına kadar açmaya zorlayacağını belirtmişti. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki basın toplantısında, ABD’nin güney sınırına gelen göçmen sayısındaki artışın başkanın üst sınırı yükseltme sözünü yerine getirmeme kararında bir faktör olduğunu kabul etti.

“KABUL EDİLEMEZ”

ABD Kongresi’nin, Biden gibi Demokrat Parti’li üyelerinden Alexandria Ocasio-Cortez sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Biden’ın vaatlerinden vazgeçmesine tepki gösterdi.

Ocasio Cortez mesajında, “Kesinlikle ve kesinlikle kabul edilemez. Biden göçmenleri hoş karşılayacağına söz verdi ve insanlar bu söze dayanarak ona oy verdi. Trump yönetiminin tarihsel olarak düşük göçmen kabul sınırı da dahil olmak üzere yabancı düşmanı ve ırkçı politikalarını sürdürmek tamamen yanlış. Sözünde dur” ifadelerini kullandı.

BEYAZ SARAY: KAFA KARIŞIKLIĞI YAŞANDI

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise, konuyla ilgili bir ‘kafa karışıklığı’ yaşandığı belirtildi. Açıklamada, Trump yönetiminin göçmenlerin kabulüne ilişkin sisteme ‘derin bir çukur açtığı’, bu nedenle Biden’ın açıkladığı hedefin tutturulmasının şu an için mümkün görünmediği ifade edildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Psaki, nihai rakamın Biden tarafından 15 Mayıs’a kadar belirleneceğini ifade ederek, şimdiki düzenlemenin amacının ‘belli bölgelerden hemen ek göçmen alımını sağlamak’ olduğunu vurguladı.

BEYAZ SARAY’DAN GERİ ADIM

Tepkiler üzerine hafta sonu tatilini geçirdiği Delaware eyaletinde basın mensuplarına mülteci sınırı konusunda açıklama yapan Biden “Bu sayıyı artıracağız. Sorun, güney sınırındaki gençlerle ilgili krizin devam etmesiydi. İki şeyi tek seferde yapamazdık, dolayısıyla şimdi o sayıyı artıracağız” değerlendirmesini yaptı.

ABD’ye senelik ne kadar göçmen kabul edileceği her yıl hükümet tarafından belirleniyor. ABD’nin Eski Başkanı Donald Trump, görev dönemi süresince her yıl ülkeye kabul edilecek göçmen sayısı limitini düşürmüş ve son olarak 15 bine çekmişti. Trump’ın göreve geldiği 2016’da bu sınır 85 bin olarak belirlenmişti.

Respect Enstitüsü, İslami İlimler Üniversitesi olma yolunda

Okumaya devam et

Dünya

Rus doktorlardan açlık grevindeki Navalny için uyarı: Her an ölebilir

Rusya’da hapiste bulunan ve 3 haftadır açlık grevi yapan muhalif lider Aleksey Navalny’nin sağlık durumunun ağırlaştığı ve her an hayatını kaybedebileceği açıklandı.

BOLD – Rus muhalif lider Aleksey Navalny’nin kalp doktorlarından Yaroslav Ashikhmin, sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajında Navalny’nin son kan testi sonuçlarında potasyum seviyesinin çok yüksek çıktığını bunun da her an bir kalp krizine yol açabileceğini belirtti.

Kalp doktoru ayrıca testlerde kreatin seviyesinin de çok yüksek çıktığına işaret ederek bunun da böbreklerin işlevsiz hale geldiğini gösterdiğini belirtti.

Navalny’nin özel doktorlarından ve Rus Doktorlar İttifakı Sendikası Başkanı Anastasia Vasilyeva da Twitter üzerinden 44 yaşındaki Navalny’nin test sonuçlarını paylaştı. Vasilyeva ayrıca hapishane yönetimine hastalarını ‘acilen’ görmek için başvuruda bulunduklarını da belirtti.

Navalny’nin sağlık durumun kritik olduğuna dikkat çeken diğer bir kişi de muhalif liderin medya sorumlusu Kira Yarmysh oldu. Yarmysh Facebook’tan yazdığı mesajında Navalny’nin son 3 haftada 15 kilo zayıfladığını belirtti. Mesajında, “İnsanlar ölmek kelimesini dillerine almamaya çalışıyor ama bugün Aleksey ölüme doğru gidiyor. Birkaç günlük süresi kaldı” diyerek durumun ciddiyetini kamuoyu ile paylaştı.

ALEKSEY NAVALNY

Rus muhalif Navalny, sinir sistemini etkileyen bir ilaçla zehirlenmesinin ardından 5 ay Almanya’da tedavi edilmiş, iyileşmesinin ardından Rusya’ya dönmüş ve 17 Ocak’ta tutuklanmıştı.

Navalny zehirlenmesinin arkasında Kremlin’in bulunduğunu iddia ederken Rus yetkililer bu iddiaları kesin bir dille yalanlıyor. Bununla birlikte birçok Avrupa laboratuvarında yapılan sonuçlar zehrin Rus kaynaklı olduğunu işaret ediyor.

Tutuklanmasının ardından yargılanan muhalif lider Moskova’da iki buçuk yıllık hapis cezasına çarptırıldı. Sırtında ağrılar ve bacaklarında hissizlikler oluşmasından dolayı doktorlarını görmek isteyen Navalny’ye hapishane yönetiminden izin çıkmamasının ardından 15 Mart’ta açlık grevine başlamıştı.

Rusya ve Batı arasında diplomat restleşmesi: Yeni bir Skripal krizi kapıda

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0