Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ankara’da iki yük treni çarpıştı: 2 makinist hayatını kaybetti

tren kaza Kalecik Ankara

Ankara’nın Kalecik ilçesinde iki yük treni tren kafa kafaya çarpıştı. Kazada ilk belirlemelere göre 2 makinist hayatını kaybetti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

BOLD – Kaza sabah saatlerinde Ankara’nın Kalecik ilçesinde İncirlik mevkiinde meydana geldi. TCDD’ye ait 2 yük treninin çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Ankara’nın Kalecik ilçesinde bulunan Kalecik İstasyonu girişinde seyir halindeki iki yük treni çarpıştı. Kaza sonucu 2 makinist hayatını kaybederken, 2 makinist de hafif yaralandı. Kaza sonrasında olay yerine 112 Hızır Acil ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İki günde 11 kişi öldü: Yüzey temizleyicisine aroma katıp sahte içki ürettiler

Gündem

“Cezaevinde sürünüp ölmesini bekliyorlar”

23 yıldır cezaevinde olan Abdurrahim Demir, cezaevinde kalamaz raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Böbrekleri iflas eden Demir’in hayati risk altında olduğunu söyleyen eşi Nezahat Demir, “Cezaevi idaresi sürünüp ölmesini bekliyor. Bu büyük bir adaletsizlik” diyor.

BOLD – 23 yıldır cezaevinde kalan Abdurrahim Demir’in sağlık durumunun hayati risk altında olduğunu belirten ailesi, tahliye edilmesini istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre, cezaevlerinde 604’ü ağır olmak üzere toplam bin 605 hasta tutuklu bulunuyor. Geçtiğimiz yıl toplam 50 hasta tutuklunun yaşamını yitirdiği cezaevlerinde bu yılın ilk 9 ayında ise 20’si hasta tutuklu olmak üzere toplam 38 tutuklu hayatını kaybetti. Devletin demir parmaklıklar arkasında tuttuğu hasta tutuklu Abdurrahim Demir’in cezaevinde kalamaz raporu bulunmasına rağmen tahliye edilmediği belirtildi.

Mezopotamya Ajansının haberine göre 12 Ekim 1995 yılında pazarcılık yaptığı İstanbul Okmeydanı’ndaki tezgahı başında gözaltına alınan Abdurrahim Demir, 13 gün kaldığı gözaltında gördüğü ağır işkenceler nedeniyle vücudunda ağır yaralar oluştu. Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından devletin birliğini ve topraklarını bölme iddiasıyla tutuklanan Demir, 27 Aralık 2007 tarihinde de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, Demir hakkındaki kararı 10 Kasım 2008’de bozdu.

AİHM HAK İHLALİ VERDİ

Yargılama devam ederken avukatları, Demir’in gözaltında iken avukatının bulunmaması, uzun tutukluluk ve maruz kaldığı işkence dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. 19 Ocak 2010’de dosyayı karara bağlayan AİHM, Demir hakkında ‘hak ihlali’ kararı vererek Türkiye’yi mahkum etti. AİHM, Demir’in bir an önce serbest bırakılmasını tavsiye etti.

23 YILDIR CEZAEVİNDE

AİHM kararı üzerine İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, uzun tutukluluk gerekçesiyle 4 Ocak 2011’de Demir’in tahliyesine karar verdi. Devam edilen yargılama sonucunda 27 Aralık 2012’de ‘ağırlaştırılmış müebbet’ cezası verilen Demir, kararın onanması üzerine yeniden tutuklanıp, cezaevine konuldu. Toplam 23 yıldır cezaevinde tutulmasından dolayı sağlık durumu giderek kötüleşen Demir’in sol böbreğinin iflas ettiği, sağ böbreğinin ise yüzde 37 oranında çalışmadığı kaydedildi.

ÖLMESİNİ BEKLİYORLAR

Eşinin bunca yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğunu söyleyen Nezahat Demir, kalp ameliyatı geçiren eşinin yaşadığı böbrek yetmezliği nedeniyle sağlık durumunun iyice kötüleştiğini ifade etti. 58 yaşındaki Demir’in cezaevinde hastalıkla mücadele etmesinin zor olduğunu kaydeden Demir, “Durumu çok kötü şu an. Hastane tarafından ‘cezaevinde kalamaz’ denmesine rağmen tahliye edilmiyor. Cezaevi idaresi sürünüp, ölmesini bekliyor. Bunun başka bir açıklaması yok. Bu büyük bir adaletsizlik. Bu yaşta birinin orada bu hastalıkla ne kadar yaşar ki? Virüs bulaşırsa ne olur?” ifadelerini kullandı.

BÖYLE BİRİNİ NİÇİN TUTUYORLAR?

Eşinin durumunun kötü olduğunu, tahliye edilmesini istediklerini belirten Nezahat Demir, şunları söyledi: “Geçen haftaki telefon görüşmemizde sesi çok kötü geliyordu. Zaten bir yıldır görüşemiyoruz. Durumu ne derece kötü bilmiyoruz. Salgın başladığından beri açık görüşe gidemiyoruz. O da biz üzülmeyelim diye durumunun kötü olduğunu söylemiyor. Belki de şu an diyaliz makinesine de alınmış. Böyle birini niçin tutuyorlar? Devlet dışarıda yok edemediğini böyle mi yok edecek? Resmen ölüme terk ediliyor.”

İstanbul merkezli 21 şehirde gece yarısı ‘ankesör’ operasyonu

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul merkezli 21 şehirde gece yarısı ‘ankesör’ operasyonu

TSK’ya yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. İstanbul merkezli 21 şehirde Terörlü Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler gece yarısı 70 adrese operasyon yaptı. Çoğunluğu TSK mensubu 48 kişi gözaltına alındı.

BOLD – İstanbul merkezli 21 ilde saat 01.00’de gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda İstanbul’da 38 olmak üzere 21 kentte toplam 70 adreste polis ekipleri gözaltı işlemi yaptı.

Ankesör araması iddiasıyla yapılan operasyonda aralarında 15’i muvazzaf 60 TSK mensubu, Sağlık Bakanlığında görevli 1 doktor, 2 sağlık teknikeri, 7 sivil memurun da aralarında olduğu 70 şüpheliden 48’i gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. 22 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Lütfi Elvan getirildi

Okumaya devam et

Gündem

Atatürk ölümünün 82’inci yılında anılıyor

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 82’inci yıl dönümünde törenlerle anılıyor. İlk tören saat 09:05’te Anıtkabir’de düzenlendi.

BOLD – Anma törenlerde ilk adresler her yıl olduğu gibi Ankara Anıtkabir oldu. Anıtkabir’deki tören saat 08.45’te devlet erkanının Aslanlı Yol’da yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşte AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları yer aldı.

Atatürk’ün ölüm saati olan 09.05’te saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Erdoğan, “Vefatının 82’nci seneyi devriyesinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle anıyoruz. Milletimizin varlık yokluk mücadelesini zaferle taçlandıran, bizlere bağımsız ve özgür bir ülke bırakan Gazi Mustafa Kemal ve kahraman silah arkadaşları milletimizce hayırla yad edilecektir. Şehitlerimizin fedakarlıkları üzerine kurulan cumhuriyetimizi ilelebet yaşatacak, gelecek kuşaklara daha müreffeh, güçlü, itibarlı bir ülke bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ruhun şad olsun” diye yazdı.

Saat 09:05’te eş zamanlı olarak TBMM ve Dolmabahçe Sarayı ile ülkenin her yerinde sirenler çalındı. Gün içinde CHP’li belediyeler ve sivil toplum kuruluşları tarafından ülkenin dört bir yanında fotoğraf sergileri açılacak, saygı zincirleri oluşturulacak. Atatürk’ün kendi sesinden konuşmaları yayımlanacak.

Okumaya devam et

Popular