Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a sert sözler: Senin bir elin yağda bir elin balda!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomiyle ilgili halka sabır tavsiye etmesini sert sözlerle eleştirdi. “Milyonlarca insan işsiz, esnaf siftah yapamamış, çöp konteynerlerinden yüz binlerce kişi besleniyor. Yoksulluk için sabredin diyorsunuz. Senin bir elin yağda bir elin balda” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında AKP hükumetinin ekonomi ve eğitim politikalarını eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasında şunları kaydetti:

YAZLIK SARAYLARIN VAR

Devleti yöneten alçak gönüllü olmak zorundadır. Milyonlarca insan işsiz, esnaf siftah yapamamış, çöp konteynerlerinden yüz binlerce kişi besleniyor. Siz çıkmış yoksulluk için sabredin diyorsunuz. Pek sen niye sabretmiyorsun? Sen nerede sabır gösteriyorsun? Senin bir elin yağda bir elin balda. Yazlık sarayların, kışlık sarayların, uçan sarayların var.

HARAMİ DÜZENİ

Devletin esnafa borcu var ödemiyor. Devlet alışverişi yapmış, milyarlarca para, ama ödemiyor. Vergisini aldın, KDV’sini aldın ama parasını ödemiyorsun. Bunun gibi 17 maddemizi saydık. Bütün bunlar olurken 17 maddenin hiçbiri hayata geçmedi. Esnaf zaten bitti diyorlar. Çünkü devletin orta direği kalmadı.  Esnaf zaten bitti diyorlar. Çünkü devletin orta direği kalmadı. Ama yandaşa sonuna kadar yardım ediyorlar. Büyük bir ihale yapıyorlar. İhalenin bedeli 9 milyar 800 milyon liraya. O, 5’li çeteden birine veriyorlar. Kim bu adam? Hani var ya havuz medyasının sözde amiral gemisi Sabah ATV’nin sahibi. Gazeteler satmıyor televizyon izlenmiyor ya ondan verdiler. Resmi Gazete’de 9 Ekim 2020’de bir tablo yayınlandı. 81. sırada bu ihaleyi verdikleri firmaya 9 milyarlık vergi harç muafiyeti getiriyorlar. Hiçbir zaman masraf yapmasına gerek yok, devlete vergi vermeyecek. Böyle bir düzeni yaşadı mı Türkiye Cumhuriyeti? Sıfır maliyetle iş yapıyor, devletten ayrıca para alacak. Bu düzen harami düzenidir. Haramilerin düzeninde devlet adam olmaz.

İLK SEÇİMDE MİLLET YAKASINDAN DÜŞÜRECEK

Eğer bu düzeni istemiyorsanız, yeter artık düşün yakamızdan demeniz lazım. Sen sarayında oturuyorken benim çocuğum aç yatıyorsa düşün yakamdan demeniz lazım. Sadece yandaşlara değil, tefecilere de çalışıyorlar. Saray hükümeti tefeci hükümetidir. Keşke beni mahkemeye verseler de mahkemede hakime bütün rakamları göstersem. Faizler için dünyanın parasını verdiler.. Son 8 ayda bu memleketin Londra’da bir avuç tefeciye ödediği para 728 milyar dolar. Saray’da oturan zat, sabredin diyorsun. 728 milyar doları 8 ayda ödeyen bu millet ne zaman sabredecek ne zaman bu milletin yakasından düşeceksin? Eğer bu milletin yakasından düşmezsen, bu millet seni ilk seçimde yakasından düşürecek.

İMZALAMAK İHANETTİR

Birisi bir adaletsizlikle karşılaştığında adalet yerini bulur, mahkemeye başvurursunuz adalet sizin hakkınızı verir. Genelgeyle kanun değiştiriyorlar. YSK’ya başvurdular ama onlar da Saray’dan emir aldıkları için yapamazsınız dediler. Siyasi partiler seçim yapabiliyor barolar niye yapamıyor? Bir kişi koltuğunda otursunlar diye. İstanbul’da zorla baro kurdular şimdi Ankara’da zorla kamu avukatlarının önüne imzalamaları için kağıt koyuyorlar. Kamu avukatlarına seslenmek istiyorum. Onu imzalamak ihanettir.

MİLYONLARCA ÖĞRENCİ EBA’YA ULAŞAMIYOR

23 Mart’tan itibaren uzaktan eğitim başlayacak diye açıklandı. Dünyanın en iyisi Çin, ondan sonra da biz geliyoruz diye açıkladılar. Dünyadan ne kadar haberleri var şuna bakar mısınız. Sonuç, EBA’ya geçildi, 7 milyon 695 bin öğrenci EBA’ya ulaşamıyor. Öyle ya Çin’den sonra en iyisi biziz. Mizah konusu yapsanız abartı derler ama hayatın gerçeği bu. EBA’nın canlı kapasitesi 1 milyon öğrenci. Siz 15 milyon öğrenciyi eğitmeye kalkıyorsunuz. Erdoğan’ın gazıyla, dünyanın en mükemmel en gelişmiş devleti. Gazetelerde görüyorsunuz. Tepelere çıkan öğrenciler acaba erişebilir miyiz diye. Erdoğan veriyor gazı dünyanın en gelişmiş devleti diye, bunlar da o gaza göre konuşuyorlar. 3 milyon 37 bin öğrencinin evinde interneti yok. Televizyonu olmayan evde EBA eğitimi yapmaya çalışıyorsun. Hiç düşündüler mi kaç çocuğun evinde televizyon var diye? Türkiye’nin her tarafı saray gibi değil. İstanbul’da bile sorunlar var.”

“KHK’lı avukatlık yapabilir” diyen hakimin görev yeri değişti

Politika

CHP, 2021 bütçesine şerh düştü: Devlet krizi çözülmeden ekonomik kriz çözülmez

AKP hükumetinin hazırladığı 2021 bütçesine muhalefet şerhi düşen CHP, 2023’te Türkiye’nin ilk 20 ekonominin içinde kalmasının dahi zor olduğunu belirtti. Şerhte, “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik” denildi.

BOLD –  CHP,  AKP’nin hazırladığı “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. Şerhte, işsizliği çözecek, istihdam oluşturacak nitelikli bir büyümenin görünmediği kaydedildi.

Muhalefet şerhinde, “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var” görüşü savunuldu.

ERDOĞAN, ÇAKICI’NIN TEHDİDİNE SESSİZ KALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, reform açıklamalarının samimiyetsiz olduğu belirtilen şerhte,  “Hukukta reform vaadinin samimiyetsizliğini; partili Cumhurbaşkanının, aynı devrede, hukuka aykırı şekilde dört yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ı ve üç buçuk yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’yı, Anayasa’nın 20., 38. ve 138. maddelerini ihlal etmek suretiyle ısrarla hedef göstermeye devam etmesi ve bir mafya örgütü elebaşısının ana muhalefet partisi liderini ölümle tehdit etmesi karşısında sessiz kalması da göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

“Tek adam rejiminden kurtuluş, kucaklaşma ve yeni bir döneme çağrı” başlığıyla hazırlanan şerhte, “Tek adam rejimi, Türkiye’yi adeta anayasasız, parlamentosuz, bürokrasisiz, liyakatsiz ve yurttaşsız yönetebileceği bir düzleme çekerek yönetmeye çalışmaktadır” tespiti yapıldı. Şerhte, vatandaşların seçme ve seçilme hakkının gasbedildiği belirtilerek, milletvekilliklerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, milletvekillerinin, belediye başkanlarının tutuklanması, belediyelere kayyum atanması gibi antidemokratik uygulamalarla karşı karşıya kalındığı kaydedildi.

Evrensel’in haberine göre şerhte, muhalefetin ümitsiz olmaması gerektiği ifade edilirken, “Bütün bunların üstüne, hedef gösterilen ve parçalanan barolar ve kapatılmak istenen meslek odaları da eklendiğinde durum daha da vahimleşmektedir. 31 Mart ve 23 Haziran 2019 seçim sonuçları da hepimize göstermiştir ki tek adam rejimi tüm bu keyfi ve hukuk dışı uygulamalarına rağmen arzu ettiği sonuçlara ulaşmakta her zaman başarılı olamamaktadır. Demokratik muhalefet, iktidar karşısında seçim başarısı kazanabilmektedir” denildi.

YENİ ANASAYA SİYASETİ ÇAĞRISI

Pandemi ile birlikte kötü bir yönetimin olduğu anlatılan şerhte, yeni bir demokratik Anayasa’nın hazırlanmasının bu “rejimden” kurtuluşunun çıkış yoluna atılacak en önemli adım olduğu ifade edildi. Şerhte, “Ancak yeni bir demokratik anayasa ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin tesis edilmesi ile yukarıda saydığımız anti-demokratik uygulama ve sorunların çözümü mümkün olacaktır. Bunun için başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, muhalefet partileri, ayrı ayrı ya da mümkünse birlikte, bir ‘anayasa siyaseti’ oluşturmalıdır” denildi.

49 GAZETECİ CEZAEVİNDE

İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar tarafından tartışmaya açılmasına da tepki gösterilen şerhte, 49 gazetecinin cezaevinde olduğu, bu durumun utanç verici olduğu belirtildi. Şerhte, “Türkiye’de tutuklamanın, bizzat yürütmenin teşvik ve tahriki ile bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı açıktır” tespiti yer aldı.

İKTİDAR PANDEMİ ÖLÜMLERİNDEN SORUMLUDUR

Koronavirüs salgınına da yer verilen şerhte, vakaların halktan saklandığı eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu ifadelere yer verildi: “Bilim Kurulu’nun tavsiye kararlarını kamuoyunun bilgisine açmayan ve dünya üzerinde sayısız ülkenin yaptığı gibi en az virüsün azami kuluçka süresi boyunca -sosyal devlet olmanın gereği olarak tüm yurttaşların ve mukimlerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak şekilde- ne birinci dalga ne de ikinci dalga sırasında kapanma kararı alabilen iktidar; sebep olduğu rehavet, müsebbibi olduğu sosyal hareketlilik ve engel olduğu bilimsel takip ve kamuoyu denetimi sebebiyle vuku bulan önlenebilir ölümlerden sorumludur.”

KÖPRÜ, OTOYOL PROJELERİ İÇİN 31 MİLYAR LİRALIK BÜTÇEYE YÜK

Bütçenin bazı harcamaların özellikle de kamu özel işbirliği borçlarının gizlenmesini amaçladığının belirtildiği şerhte, kamu-özel işbirliği projelerinin bütçeye maliyeti için 31 milyar TL’lik kaynak ayrıldığı kaydedildi. Şerhte şu tespitler yer aldı: “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. 2021 yılı bütçesinde dikkat çeken konulardan biri de vazgeçilen vergileri boyutunu gösteren, muafiyet, istisna, muhtelif indirimler, vergi ertelemeleri gibi vergi harcamalardır. 2021 yılında 230,8 milyarlık bir vergi harcaması tutarı söz konusudur. Bu vergi gelirlerinin dörtte birine karşılık gelmektedir. Vergi yükü dağılımındaki eşitsizliği büyüten bir düzenek de ‘vergi harcaması’ uygulamasıdır. Gelir, Kurumlar Vergileri ile KDV ve ÖTV türü vergilerin tümü için geçerli olan ‘vergi harcamaları’ , esas olarak sermaye lehine çalışmaktadır. 2021’de 230 milyarlık liralık vergi kaybının 922 milyarlık liralık toplam vergi gelirlerine kıyasla yüzde 25’lik bir büyüklüğü temsil ettiği vurgulanabilir Kamu- özel işbirliği projelerinin bütçeye olası finansman yükleri konusunda 30.980.998 Milyar TL.lik bir kaynak ayrıldığı anlaşılmaktadır.”

KORANVİRÜS ÖNERİLERİ

Şerhte, koronavirüsün sağlık emekçileri için meslek hastalığı, diğer iş kollarında çalışan işçiler için iş kazası olarak tanımlanması gerektiği, işten çıkarma yasaklanarak, işçilere 1168 TL yerine tam ücret ödenmesi gerektiği belirtildi.

DEVLET KRİZİ VAR VİTRİN DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU ÇÖZMEZ

Türkiye’de devlet krizi ve ekonomik krizin iç içe yaşandığının altının çizildiği şerhte, AKP hükumetinin ekonomi yönetiminde yaptığı değişikliğe “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır” eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu görüşler dile getirildi: “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik. Kamu bankalarında imkan kalmadı. İçeride belirli sektörlerde sübvansiyonlu kredilerle sağlanan canlanma sürdürmek zor. Bütün kesimlerin bilançoları daha fazla borcu kaldırmıyor. Artık aynı borçla daha düşük büyüme oluyor. Kamunun da borçlarını sürdürmesi zorlaşıyor. Kovit-19 yeni zirveleri gördü bu hizmetlerdeki geri gidişi hızlandıracak. Ufukta işsizliği çözecek, istihdam yaratacak nitelikli bir büyüme görünmemektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var.”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

Okumaya devam et

Politika

CHP’li Toprak’tan damat için “Niye gittiği anlaşıldı” yorumu

İktidarın “Dövizdeki artış, enflasyonu yükseltti” yorumlarına tepki gösteren CHP’li Erdoğan Toprak, eski bakan Berat Albayrak’ın döviz kuruna ilişkin sözlerini hatırlatarak, “Niye gittiği anlaşıldı” dedi.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, yüzde 14,3 olarak açıklanan kasım ayı yıllık enflasyon ve yüzde 23 olarak açıklanan üretici enflasyonunun ardından iktidarın söylemlerini eleştirdi.

GÖREVDEN AFFEDİLDİ AMA MİLLET AFFETMİYOR

AKP iktidarının, “Dövizdeki artış, enflasyonu yükseltti” şeklindeki değerlendirmelerine dikkat çeken CHP’li Toprak, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, kura ilişkin ifadelerini hatırlatarak, “‘Kurdaki artış önemsiz, dövize bakmıyorum’ diyen bir ekonomi bakanı vardı, görevden affedildi, ama millet affetmiyor! Niye gittiği anlaşıldı” dedi.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Politika

Büyükşehir başkanları: Vefat sayıları açıklanandan 2-3 kat fazla

CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı toplantıda koronavirüs vakaları ve ölümleriyle ilgili sayıların doğru olmadığı bilgisi gündeme geldi. Büyükşehir belediye başkanları, kendi ellerindeki bulaşıcı hastalık kaynaklı ölüm sayılarının açıklanan verilerden 2-3 kat daha fazla olduğunu açıkladı.

BOLD – CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanı, koronavirüs nedeniyle video konferans yoluyla yapılan toplantıda bir araya geldi. Toplantıya kısa bir süre önce Kovid-19 tedavisi gördüğü hastaneden taburcu olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tedavisi nedeniyle katılamadı.

Toplantıda ülkenin toplam nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı kentleri yöneten Büyükşehir Belediye Başkanlarının yaptığı ortak açıklamada, “Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz” denildi.

Açıklamada, toplum sağlığının korunması için 2 ya da 3 haftalık kapanmanın zorunlu olduğu belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın imzasının bulunduğu açıklama şöyle:

“Türkiye nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı 11 Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanları olarak, Kovid-19’la verilen topyekûn mücadelede, devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Son dönemde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan artış ile bu rakamlar üzerinde oluşan ‘bilgi kirliliğini’ üzüntüyle, endişeyle takip etmekteyiz. Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz.

HER EVDEN CENAZE KALKMAYA BAŞLADI

Artık neredeyse her eve giren bu virüsle ve sonuçlarıyla ilgili gerçekleri, tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak, her kamu görevlisinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk duygusundan uzak durmanın ne kamusal anlamda ne de vicdani olarak anlaşılır bir yanı yoktur. Her evden bir cenazenin kalkmaya başladığı böylesi bir süreçte, kamu idarecilerini, gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmaları konusunda kararlılığa davet ediyoruz.

MERKEZİ YÖNETİM SOSYAL DEVLETİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMELİ

Aynı kararlılığın; toplumun pandemiden olumsuz etkilenen tüm kesimlerine yapılması zorunlu olan maddi yardım, destek ve teşvikler gibi konularda da gösterilmesi zorunludur. Merkezi yönetimi, sosyal devlet olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye ve tüm kurumlarını bu konuda seferberlik duygusuyla sürecin içine katmaya davet ediyoruz. Toplum sağlığının korunması açısından, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda, 2 ya da 3 haftalık bir kapanmanın elzem olduğu noktasında görüş birliği içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurmayı bir borç biliyoruz.”

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

Okumaya devam et

Popular