Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Cumhurbaşkanı Erdoğan bu fotoğrafın tam arkasında duruyor”

HDP Milletvekili Musa Piroğlu, faili meçhul davalarda ismi geçen Mehmet Ağar, Alaattin Çakıcı, Korkut Eken ve eski korgeneral Engin Alan’ın Bodrum Yalıkavak Marina’daki fotoğrafını değerlendirdi. “Cumhurbaşkanı Erdoğan ortaya çıkan fotoğrafın tam da arkasında duruyor. Bu fotoğraf ne ima ederse etsin sırtını Saray’a dayıyor. İktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor” dedi.

BOLD – HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Susurluk Davasının kilit isimlerinin bir araya gelip fotoğraf paylaşmasıyla ilgili konuştu.

Mezopotamya Ajansına röportaj veren Piroğlu, “Bu fotoğraf aslında bir yanıyla Türkiye halklarına eski dönemin bütün kötü hatıraları olan JİTEM’i, Beyaz Toros’ları, yargısız infazları, ölüm çukurlarını hatırlatıyor. İktidar kendi zeminini mobilize etme yeteneğini kaybetti ve toplumsal meşruiyetini yitirdi. Tamda bu aşamada iktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor” ifadelerini kullandı.

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, emekli Albay Korkut Eken, organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ve eski MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan’ın 16 Ekim’de Bodrum Yalıkavak Marina’da bir araya gelerek paylaştığı fotoğraf tartışılmaya devam ediyor. HDP Milletvekili Musa Piroğlu, paylaşılan fotoğrafta yana yan gelen isimlerin karanlık bir dönemi ifade ettiğini belirtti. Fotoğrafın Van’da helikopterden atılan iki yurttaş ve kaçırılma olaylarının sıklaştığı iki önemli olayın yaşandığı döneme denk gelmesinin tesadüfü olmadığına dikkat çeken Piroğlu, Saray rejiminin 3’lü yapıdan oluştuğunu vurguladı.

JİTEM’İ BEYAZ TOROSLARI, ÖLÜM ÇUKURLARINI HATIRLATIYOR

Piroğlu, şunları söyledi: “Bir ayağında AKP ve Saray, bir ayağında MHP, son ayağında ise kimilerinin Ergenekon, kimilerinin de derin devlet dediği bir yapıdan oluşuyor” dedi. Paylaşılan fotoğrafın da 3 büyük çağrışımı olduğunu sözlerine ekleyen Piroğlu, “Birincisi, fotoğraftaki 3 isim geçmişte derin devletin tüm operasyonları yürüten kişilerden oluşuyor. İkincisi yine bu derin devlet operasyonunun başka bir ayağını kuran mafya lideri Alaattin Çakıcı. Üçüncüsü devletin kendisi. Susurluk aslında bu çetenin nasıl bir iş birliği içinde olduğunu açığa çıkarmıştı. Bu yüzden bu fotoğraf aslında bir yanıyla Türkiye haklarına eski dönemin bütün kötü hatıraları olan JİTEM’i, Beyaz Toros’ları, yargısız infazları, ölüm çukurlarını hatırlatıyor. Yapılan bütün bu kötülüklerin altındaki imzalar fotoğrafta olan bu isimlere ait.”

AKP ÖLÜ GEÇMİŞİ YARDIMA ÇAĞRIYOR

AKP iktidarının son süreçte kamuoyunun desteğini yitirdiğini kaydeden Piroğlu, Karl Marx’ın “Kriz dönemlerinde iktidarlar eskinin sloganlarını ödünç alırlar. Eskinin giysilerini giyerler. Geçmiş dönemin kahramanlarını taklit ederler ama aynı zamanda geçmiş süreçlerin korkularını da yardıma çağırırlar” sözünü hatırlattı. Piroğlu, “İktidar kendi zeminini mobilize etme yeteneğini kaybetti ve toplumsal meşruiyetini yitirdi. Tamda bu aşamada iktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor. 1993 süreci diye anılan o karanlığın topluma yeniden dayatılması anlamına geliyor. Bu yüzden yeni kıyafetler içinde eski katliamları ima eden bir görüntüyü karşımıza çıkardılar” dedi.

DERİN YAPI AKTİF HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR

Derin yapının yeniden aktif hale getirilmek istendiğine dikkat çeken Piroğlu, “Osmanlı’dan bu yana bu yapılar Türk devletinden hiç kopmamıştır ve kesintisiz olarak bugünlere kadar gelmiştir. Ortaya çıkan fotoğrafa bakıldığında mevcut var olan derin yapının daha aktif hale getirilmek istendiğini okuya biliriz. Bu derin yapı devletin doğasında hep vardı ve devlet var olduğu sürece de olacak” ifadesini kullandı.

MESAJ KÜRTLERE

Meşruiyeti sarsılan iktidarın derin yapılara sarıldığını kaydeden Piroğlu, fotoğrafın en fazla çağrışım yaptığı yerin Kürt coğrafyası olduğunu söyledi. HDP’li Milletvekili, “Devlet Kürt hareketini parçalamak adına yasal güçlerin yetmediği noktada yasadışı güçleri devreye koyuyor. 40 yıldır Kürt halkına karşı verilen savaş narko ekonomi ile finanse edilmiştir. İçinden geçilen ekonomik kriz, bu fotoğraftaki Alaattin Çakıcı simgesi bu ilişkinin bütün boyutlarıyla güncellendiğini işaret etmektedir” şeklinde konuştu

BU FOTOĞRAF SIRTINI SARAY’A DAYIYOR

Paylaşılan fotoğrafla birlikte derin devletin kendini deşifre ettiğini ifade eden Piroğlu, devletin fotoğrafla “biz hepimiz bir aradayız” demek istediğini savundu. Geçmiş yıllarda Kürt sorunundan kaynaklı açığa çıkan barış görüşmelerinin bu yapı tarafından boşa düşürüldüğüne dikkat çeken Piroğlu, şunları söyledi: “Devlette bu yapının arkasında hep yürüdü. Bugünde değişen bir şey yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan ortaya çıkan fotoğrafın tamda arkasında duruyor. Çünkü bu fotoğraf aynı zamanda iktidar bloğunun kendi varlığını devam ettirme ve koruma çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkıyor. Bu fotoğraf ne ima ederse etsin sırtını Saray’a dayıyor…Fotoğraf karşımızdaki iktidar bloğunun acizliğinin de göstergesidir. Bize düşen bunu derinleştirmektir. Onların halk kitlelerine giydirmeye çalıştığı korku gömleğini yırtmamız gerekir. Artık ‘bin operasyonunun’ hesabının sorulduğu günlere girdiğimizi göstermemiz gerekir. Bu bütün kayıp dosyalarında, kirli ilişkilerde imzası olan insanlarla hesaplaşmamız gerektiğini göstermemiz lazım. Korkacak ve kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Bundan sonrada bunlara diz çökecek halimiz yok. Ama şimdi diz çökmemek yetmiyor, şimdi hesap sormak için harekete geçmek gerekiyor. ”

Konda’nın son anketi: AKP’nin oylarında büyük düşüş

Politika

Büyükşehir başkanları: Vefat sayıları açıklanandan 2-3 kat fazla

CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı toplantıda koronavirüs vakaları ve ölümleriyle ilgili sayıların doğru olmadığı bilgisi gündeme geldi. Büyükşehir belediye başkanları, kendi ellerindeki bulaşıcı hastalık kaynaklı ölüm sayılarının açıklanan verilerden 2-3 kat daha fazla olduğunu açıkladı.

BOLD – CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanı, koronavirüs nedeniyle video konferans yoluyla yapılan toplantıda bir araya geldi. Toplantıya kısa bir süre önce Kovid-19 tedavisi gördüğü hastaneden taburcu olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tedavisi nedeniyle katılamadı.

Toplantıda ülkenin toplam nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı kentleri yöneten Büyükşehir Belediye Başkanlarının yaptığı ortak açıklamada, “Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz” denildi.

Açıklamada, toplum sağlığının korunması için 2 ya da 3 haftalık kapanmanın zorunlu olduğu belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın imzasının bulunduğu açıklama şöyle:

“Türkiye nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı 11 Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanları olarak, Kovid-19’la verilen topyekûn mücadelede, devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Son dönemde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan artış ile bu rakamlar üzerinde oluşan ‘bilgi kirliliğini’ üzüntüyle, endişeyle takip etmekteyiz. Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz.

HER EVDEN CENAZE KALKMAYA BAŞLADI

Artık neredeyse her eve giren bu virüsle ve sonuçlarıyla ilgili gerçekleri, tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak, her kamu görevlisinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk duygusundan uzak durmanın ne kamusal anlamda ne de vicdani olarak anlaşılır bir yanı yoktur. Her evden bir cenazenin kalkmaya başladığı böylesi bir süreçte, kamu idarecilerini, gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmaları konusunda kararlılığa davet ediyoruz.

MERKEZİ YÖNETİM SOSYAL DEVLETİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMELİ

Aynı kararlılığın; toplumun pandemiden olumsuz etkilenen tüm kesimlerine yapılması zorunlu olan maddi yardım, destek ve teşvikler gibi konularda da gösterilmesi zorunludur. Merkezi yönetimi, sosyal devlet olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye ve tüm kurumlarını bu konuda seferberlik duygusuyla sürecin içine katmaya davet ediyoruz. Toplum sağlığının korunması açısından, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda, 2 ya da 3 haftalık bir kapanmanın elzem olduğu noktasında görüş birliği içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurmayı bir borç biliyoruz.”

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Haddini bilmesi lazım

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davası için “Haddini bilmesi lazım. Bu ülkede cumhurbaşkanı ve makamına nasıl konuşulur nasıl oraya mesajlar verilir bunu öğrenmesi lazım” dedi. Erdoğan, koronavirüs aşısını örnek olmak için kendisinin de vurduracağını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı cami önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu’na açtığı son tazminat davasıyla ilgili konuşan Erdoğan, “Şu anda Cumhurbaşkanlığı makamında olan bir kişi olarak her şeyden önce eleştiri değil hakaret seviyesine çıkan ifadeleri nedeniyle hukuk içinde bu kişiye gerekli hesap sorulmalıdır. Avukatlarım da şu anda hukuk dairesinde gereken neyse bunun hesabını bu şahsa soruyorlar. Çünkü edep denilen bir şey var, haddini bilmesi lazım. Bu ülkede cumhurbaşkanı ve makamına nasıl konuşulur nasıl oraya mesajlar verilir bunu öğrenmesi lazım” ifadesini kullandı.

Koronavirüs aşısını kendisinin de yaptıracağını belirten Erdoğan, “Çeşitlilik ilkesi var. Uğur Bey (Şahin) ile bizzat görüştüm. Olay sadece Çin değil Rusya ile de görüşmeler var. Bu konuyla ilgili şahsen aşı olma konusunda sıkıntım söz konusu değil. Sağlığın söz konusu olduğu yerde bizler de ne gerekiyorsa yapmak durumundayız. Sağlık için gerekeni yapar, örnek olurum” dedi.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Politika

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP medyasında hakkında yazılan ‘suikast’ iddiasıyla ilgili ilk kez konuştu. Telefonlarının dinlendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinden T24’ün canlı yayınına katılarak gazeteci Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı.

Hakkında açılan tazminat davalarının yanı sıra suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’dan tehditler geldiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Tank Palet fabrikasının bedelsiz olarak Katar ordusuna verildiği iddiasını tekrarladı. Kılıçdaroğlu, “Tahammül edemedikleri için baskı kuruyorlar, tehdit ediyorlar. Bir siyasi iktidar bu pozisyona düşmüşse artık o ülkeyi yönetemez. Eleştiriye tahammülü kalmamışsa, artık o ülkeyi yönetemez” dedi.

KORUMALAR VAR AMA CİDDİ BİR TEHDİT VAR

AKP medyasında bazı köşe yazarlarının kendisiyle ilgili ölüm senaryolarına yer verdiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var. Aynı şekilde genel başkanlık yapacak, bizim söylediklerimizi tekrarlayacak, Türkiye’nin bağımsızlığı, özgürlüğü için mücadele edecek, on binlerce kişi var bu ülkede. Onlar çok dar düşünüyorlar, sanıyorlar ki bir kişiyi ortadan kaldırdıklarında sorunlar çözülür. Çözülmez, tam tersine Türkiye kaos sürecine girer. Biz her şeye rağmen bildiğimiz, inandığımız yoldan kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Eğer verdiğiniz mücadelede ülkenin çıkarı varsa kişilerin hayatı çok önemli değildir, bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşaması, demokrasi için mücadele etmesidir.”

Muharrem İnce’den ‘devlet ciddiyeti’ açıklaması

Okumaya devam et

Popular