Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dünyanın renkleri ‘Dostluk, Diyalog ve Kardeşlik’ mesajında buluştu

Dünyanın farklı ülkelerinden gençleri aynı sahnede buluşturan Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin (IFLC) 18’incisi yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle bu sene internet üzerinden gerçekleştirildi. ‘Dostluk, Diyalog ve Kardeşlik’ temalı çalışmaların yanı sıra göçmen ve mültecilerin yaşadığı zorluklar sanat dili ile sahneye taşındı.

BOLD – YouTube üzerinden yayınlanan programa 40 ülkeden 200’ü aşkın öğrenci katılırken sanatseverler Facebook, Twitter ve Instagram gibi platformlar üzerinden etkinliğe büyük ilgi gösterdi. İlk defa internet üzerinden organize edilen festival, canlı yayında on binlerce kişi tarafından izlendi. Programda ‘yeşil perde’ çekim teknikleri kullanıldı.

Online etkinlikte 20 ülkeden öğrenciler birlikte koreografi oluşturup çeşitli projelerde performans sergiledi. Programı sanatseverlerin yakından tanıdığı Amerikalı ünlü aktör ve son olarak Prime Video’da (Amazon) gösterime giren “Hunters” isimli dizisi ile Netflix’te gösterilen “The Blacklist” dizisinde oynadığı rollerle tanınan Bill Timoney sundu.

MERİÇ NEHRİ VE İNSAN HAKLARI İÇİN 2 ÖZEL PROJE

Dünyanın farklı renklerini barından IFLC etkinliğinde Türkiye’deki zulümden kaçarken Meriç Nehri’nden geçmek zorunda kalan insanların yaşadığı zorluklar özel bir proje ile anlatıldı. ‘Meriç’ isimli projede insanların bir gece ansızın nasıl evlerini terk edip Türkiye sınırını geçmek zorunda kaldıkları anlatıldı. Yunanistan’a geçildikten sonra başlayan mülteci hayatı aktarıldı.

CEZAEVİNDE ÖLÜMLERE VE TUTSAKLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Bir başka proje ise ‘İnsan hakları’ ile ilgili oldu. Türkçe ve Almanca söylenen rap parçasında demokrasi, hukuk ve özgürlük konularına dikkat çekildi. İnsanların diline, dinine ve rengine göre ayrılmaması gerektiği belirtildi. Klipte geçtiğimiz günlerde Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tek kişilik bir hücrede plastik sandalye üzerinde hayatını kaybeden Mustafa Kabakçıoğlu’nu temsilen görüntüler de verildi. Öte yandan hala cezaevinde bulunan iş adamı Osman Kavala ile gazeteci Ahmet Altan’ın fotoğrafları da yer aldı.

ALMAN MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK MESAJLARI

Programa Almanya federal milletvekillerinden Gisela Manderla, Thomas Hitschler, Karl Heinz Brunner, Ulla Schmidt, Michaela Noll ve Martin Patzelt’in tebrik ve destek mesajları gönderdi. Milletvekilleri mesajlarında “Bazı insanların kafalarındaki bariyerleri ve duvarları kaldırmak için gençleri müzik, şarkı, dans, dil ve bütün güzel şeyler için bir araya getirme fikrini çok harika buluyorum.” ifadelerini kullandı.

“BABUŞKA VE IVAN DRAGO”DAN DESTEK MESAJI

2012 Eurovision şarkı yarışmasında Rusya’yı temsil eden Buranovski nineler de (Babuşka) katılarak sevgi mesajları verdi. Rus nineler sempatik hareketleri ile büyük ilgi gördü. Ayrıca Rocky IV filminde Ivan Drago rolü ile tanınan ünlü İsveçli aktör Dolph Lundgren geceye bir mesaj gönderdi. Lundgren mesajinda  “Merhaba, Dünyanın Renkleri! Evet, ben bir aktör, film yapımcısı, karate uzmanı, yakın koruma, kimya mühendisiyim … ve altı dilde pizza siparişi verebilirim. Eğitim asla bitmez ve ne kadar çok şey öğrenirseniz o kadar çok kapı açılır karşısınızda. Öyleyse IFLC’de harika işler çıkarmaya devam edin! Bize gerçekten bir şeyler öğretiyorsunuz! Tebrikler!” ifadelerini kullandı.

Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Beyaz Rusya’ya, Avustralya’dan  Kenya’ya kadar dünyanın dört bir tarafından gençler, kendi dillerinde ve Türkçe performanslar sergiledi. Gecede Romanya ve Kenya’dan katılan folklor grupları büyük beğeni topladı.  Programda Türkçe ve Almanca rap şarkılar yer alırken, yayın sırasında Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca altyazı desteği verildi. Program esnasında canlı sohbet ekranında on binlerce mesaj paylaşıldı.

Programda ayrıca daha önce Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nde sahnede yer alan ve şimdilerde başarı merdivenlerini tek tek çıkan Türk koleji mezunları da vardı. Mezun öğrenciler, IFLC organizasyonlarının bugünkü başarılarını yakalama konusunda çok büyük katkıları olduğunun altını çizdiler.

İnsan hayatı temalı Uluslararası Dil ve Kültür Festivaline saatler kaldı

Dünya

Salgın tahliyesi: Elektronik kelepçe ile eve gönderiliyorlar

Belçika’da koronavirüs önlemleri nedeniyle Mart ayından bu yana tutuklananların büyük bölümü cezaevleri yerine, ayak bileklerine otomatik kelepçe takılarak eve gönderiliyor.

BOLD – Salgın nedeniyle yargı faaliyetlerinin aksaması ve cezaevlerindeki yüksek doluluk oranı yüzünden hastalığın yayılacağı korkusuyla tutuklular, yargılama sürecini evlerinde bekliyor. Ağır suçlar ise kapsam dışı bırakılıyor.

Belçika Avrupa’da koronavirüs salgınını en ağır yaşayan ülkelerden biri arasında yer alıyor.

Pandemi başladığında iktidarda olan azınlık hükümetinin başlattığı bu uygulamaya, koronavirüs vakalarında azalma olmaması nedeniyle yeni hükümet de devam etti.

Mart – Kasım ayları arasında cezaevi yerine, elektronik kelepçe takılarak eve gönderilen tutuklu sayısında rekor artış yaşandı.

Belçika medyası, elektronik kelepçe takılan tutukluların oranının ülke genelinde yüzde 25, nüfusun çoğunluğunu oluşturan Flaman kesiminde de yüzde 45 arttığını yazdı.

Flaman Adalet, Enerji ve Çevre Bakanı Zühal Demir federal hükümetin bu uygulamasına karşı çıkıyor.

Aile içi şiddet ve cinsel suçların, elektronik kelepçe uygulaması kapsamından çıkarılmasını isteyen Zühal Demir “Elektronik kelepçe uygulamasıyla, bir aile içi şiddet suçlusu, cezasını çekmek için kurbanın bulunduğu eve geri gönderiliyor” diyor ve ekliyor:

“Ayrıca genç bir kadın satıcısı, evde ayak bileğindeki kelepçe ile cep telefonu aracılığıyla kurbanlarını tuzağa düşürmeye devam ediyor. Bunları biliyoruz.”

Beyaz sandalyede ölüm unutulmadı

Okumaya devam et

Dünya

Trump: Beyaz Saray’a bir daha Cumhuriyetçi bir başkanın gelmesi zor olur

Joe Biden’ın kazandığı seçimlerde hile yapıldığı ısrarını sürdüren Trump, sonuçlara partisinin itiraz etmemesi durumunda bir daha Cumhuriyetçi bir adayın seçilmesinin zor olacağını söyledi.

BOLD – Hafta başında Genel Hizmetler İdaresi, Joe Biden’a “Başkanlık geçiş yetkilerini” verdiğini açıklamasına rağmen ABD’de 3 Kasımda gerçekleştirilen Başkanlık seçimlerinin yankıları sürüyor. Demokrat aday Joe Biden’ın resmen kazandığı açıklansa bile, seçim sonuçlarını Yüksek Mahkemeye taşımaya hazırlanan mevcut Başkan Donald Trump hala pes etmedi. Trump, seçimlerden sonraki ilk televizyon mülakatını Fox News kanalına verdi.

Konuşmasında demokratların posta yoluyla kullanılan oylarda açık bir şekilde hile yaptığını ileri süren Trump, “Bu konudaki fikrimi değiştiremezsiniz, 6 ay da geçse görüşüm değişmeyecek, seçimlerde ciddi oranda hile yapıldı” ifadelerini kullandı.

Pennsylvania eyaletindeki seçim sonuçlarına itirazın reddedilmesini eleştiren Trump: “Bu işi gerekiyorsa Yüksek Mahkemeye kadar taşıyacağız. Yüksek Mahkeme’nin bunu kabul etmesi gerekir” diye konuştu.

FBI ARAŞTIRSIN

Ellerinde delil niteliğinde yüzlerce ifade olduğunu dile getiren Trump, bu delillerin mahkemelerde kabul görmediğini ve yargıçların taraflı davrandığını öne sürdü. Trump ayrıca, ülkedeki seçim usulsüzlüklerine bir noktada Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) dahil olması gerektiğini düşündüğünü de belirtti.

80 MİLYON OY ALDIĞINA İNANMIYORUM

3 Kasım seçim sonuçlarına Cumhuriyetçiler’in itiraz etmemesi durumunda bundan sonra Beyaz Saray’a Cumhuriyetçi bir başkanın gelmesinin çok zor olacağını dile getiren Trump, “Joe Biden 80 milyon oy almadı, buna inanmıyorum” dedi.

Trump, bazı yabancı liderlerin kendisini arayıp seçim sonuçlarına ilişkin desteklerini ifade ettiğini söyledi. Trump, bu liderlerin ABD’deki 3 Kasım seçimlerinin gördükleri en berbat seçim olduğunu söylediklerini de ileri sürdü.

Mevcut seçim sonuçlarına göre Demokrat aday Biden 306 delegeyle Başkanlık koltuğuna oturmaya hak kazanırken, Trump ise 232 delegede kaldı. Sonuçların açıklanmasının ardından Trump, seçim sonuçlarını kabul etmediğini ilan etti.

Sunday Times Erdoğan’ın reform söylemlerinin ardındaki Biden gerçeğini yazdı

Okumaya devam et

Dünya

Nijerya’da vahşet: Boko Haram 43 tarım işçisini öldürdü

Nijerya’da Boko Haram terör örgütü, düzenlediği saldırıda en az 43 tarım işçisini öldürdü. İddiaya göre örgüt, tarım işçilerini bağladıktan sonra tek tek boğazlarını kesti.

BOLD – Nijerya’da en az 43 tarım işçisinin boğazı kesilerek öldürüldü. Bölgede örgüt militanlarına karşı koruma görevi üstlenen gruplar saldırıyı Boko Haram örgütünün yaptığını ileri sürdüler.

43 ÖLÜ, 6 AĞIR YARALI, 8 KAYIP

AFP’ye bilgi veren tanıklardan biri örgüt üyelerinin tarım işçilerini bağlayarak boğazlarını kestiklerini anlattı. Boko Haram saldırılarına karşı oluşturulan silahlı grubun lideri Babakura Kolo “43 kişinin cesedini bulduk hep katledilmişti 6 kişi de ağır yaralı durumdaydı. Bunun Boko Haram’ın işi olduğuna şüphe yok. Onlar bu alanda çiftliklere sık sık saldırılar düzenliyorlar” dedi.

Diğer yandan AFP’ye konuşan bir başka kişi saldırı anında bölgede 60 tarım işçisi olduğunu bunlardan 43’ünün öldürüldüğünü söyledi. Ayrıca 8 işçinin de kayıp olduğunu ve bu kişilerin de örgüt üyeleri tarafından kaçırıldığının düşünüldüğünü anlattı.

Kaçırılan kişilerle ilgili arama kurtarma çalışmaları başlatılırken öldürülen işçilerin cesetleri de yakındaki Zabarmari köyüne defnedilmek üzere götürüldü. Öldürülen tarım işçilerinin bölgeye yaklaşık bin km uzaktaki Sokoto eyaletinden çalışmak için gelen kişiler oldukları belirtiliyor.

Okumaya devam et

Popular