Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İstanbul’da korkutan Kovid-19 hazırlığı

Kovid-19’da artan vaka sayıları, yetkilileri İstanbul için özel önlemler almaya mecbur bıraktı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün hastane yönetimlerine acil kayıtlı olarak gönderdiği yazıya göre, İstanbul’daki tüm hastanelerde pandemi bölümü olacak.

BOLD – Salgında İstanbul’un geldiği nokta ürkütücü boyutlara ulaştı. Koronavirüs salgınının İstanbul’da zirveye tırmanmasının ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yeni bir plan hazırladı. Bu plana göre, tüm hastanelerde pandemi bölümü olacak. Ayrıca hastanelerdeki yataklarda ayrılması gereken sayılar da belirlendi.

PANDEMİDE KORKUTAN SENARYO

Korkutan planlama kapsamında akşam saatlerinde tüm hastanelerde pandemi bölümü olacakmış gibi planlama yapıldı. Sağlık Müdürlüğü İstanbul’da bulunan 161 hastanede 13 bin 288 yatak bulunduğunu, bunlardan 10 bin 754’ünün klinik yatak olduğunu belirledi. Bunların yüzde 25’i olan 2 bin 689 yatağın pandemi hastaları için ayrılmasını planladı.

İSTANBUL’DA TÜM YATAKLARIN %25’İ KOVİD-19 HASTALARI İÇİN

İstanbul için konuşulan bir başka önlemin ise sokağa çıkma yasağı olacağı iddia ediliyor. İçişleri Bakanlığı sokağa çıkma yasağı geleceği yönündeki haberlerin doğru olmadığını açıkladı. Buna rağmen bazı kaynaklar İstanbul’da önümüzdeki hafta içinde sokağa çıkma yasağı gelebileceğini belirtiyorlar.

İŞTE HASTANELERİN LİSTESİ

İstanbul’da sağlık müdürlüğünün yaptığı planlamaya göre hastanelerde corona hastaları için ayrılacak yatak sayılarını ise Sağlık Bakanlığı şöyle belirledi:

Gündem

Başkentte polis kontrolünde ırkçı saldırı: Adalet yok!

Ankara Elmadağ’da Kürt aileye yapılan ırkçı saldırı polisin gözleri önünde devam etti. 12 yaşındaki kızı çocuğu ölümle tehdit edildi. Saldırının hedefindeki 5 çocuk annesi kadın, “Adalet yok, adaletsiz şekilde suçsuzları cezaevine atıyorlar. Böyle suçluları da atmazlar. Ben adalete güvenmiyorum” dedi.

BOLD – Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı İsmetpaşa Mahallesi Derya Sokak’ta oturan Kürt aileye 27 Temmuz saat 22.30’de ırkçı saldırı gerçekleştirildi. MA’dan  Berivan Altan’ın haberine göre Hakkâri Yüksekovalı Z.D. (38) çocukları F.D. (21), S.D. (17), E.D. (12), Z.D. (6) ve O. D’nin (4) oturduğu eve yapılan saldırı sonrası gece boyunca uyumayan aile bireyleri, gece eşyalarını topladı. Aile, saldırının ertesi günü can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle yaşadıkları mahalleyi terk etmek zorunda bırakıldı.

Saldırının yaşandığı İsmetpaşa Mahallesi’nde yaşadıklarını anlatan 5 çocuk annesi Z.D, Elmadağ’a 4 yıl önce Ankara’nın Bala ilçesinden gelerek yerleştiklerini söyledi. Oğlunun işsiz olduğunu ve arada inşaatlarda çalıştığını, 17 yaşındaki kızının da bir kafede çalıştığını ve işten ayrıldığını dile getiren Z.D, ev temizliğine giderek geçimlerini sağladıklarını anlattı. Z.D, iki yıldır oturdukları mahallede komşular tarafından son birkaç haftadır ırkçı ve cinsiyetçi küfürlere maruz kaldıklarını dile getirdi.

KÜRT OLDUKLARINI BİR SÜRE GİZLEDİLER

Mahalleye ilk yerleştiklerinde Bala ilçesinden olduklarını söylediklerini ama sonrasında Kürt olduğunu gizlemediğini anlatan Z.D., “Kürt olduğumuzu öğrendikten sonra kimse bizimle konuşmadı. Ben bazen işe gidince çocuklarım Kürtçe şarkı açıyorlar, onlar da rahatsız oluyorlar bundan” dedi.

POLİS GELİNCE SALDIRMAYA DEVAM ETTİLER

İnci isimli komşusunun kendisi ve küçük oğlu O.D’nin, işten gelen kızı S.D’ye sopalarla saldırdığını belirten Z.D, komşusu İnci’nin “Defolun gidin Doğu’nun Kürtleri, PKK’lılar, sizi istemiyoruz Elmadağ’da. Defolun lanetler. Siz teröristsiniz, defolun gidin” şeklinde ifadeler sarf ettiğini söyledi. Bu sırada diğer komşuların da “Kürt istemiyoruz, PKK istemiyoruz, defolun gidin” sözleriyle bağırdıklarını kaydetti. Bu olay ardından polise haber verdiklerini kaydeden Z.D, polislerin gelmesi ardından komşuları İnci’nin 30’lu yaşlarında iki erkek kardeşinin kendilerine saldırmaya geldiğini belirtti.

ŞİKAYETÇİ OLMAK SONUCU DEĞİŞTİRMİYOR

Gelen kişilerin oğluna saldırmak için geldiğini anlatan Z.D, “Polisler ve birkaç bekçi onları tutarken bir tanesi kapıma kadar geldi. Bu sırada da küfürler ettiler ve oğlum F.D. de içerden beni korumak için eline bıçak aldı. O sırada polis bize saldırmaya gelenleri değil oğlumu tehdit etti. Oğluma, ‘Sen niye onlara saldırıyorsun? İstesem seni silahla vurabilirim’ dedi. Onlar haneye tecavüz ettiler polis ise oğlumu vurabileceğinden bahsediyor. Ben de ‘Siz zenginin, onların yanındasınız. Benim de evim, arabam olsa benim yanımda olacaksınız’ dedim” diye konuştu. “Şikayetçi de olsak sonuç değişmiyor, herkes onların yanında” diyen Z.D, can güvenlikleri nedeniyle içinde şikayetçi olmadıklarını belirtti.

SUÇSUZLARI CEZAEVİNE ATIYORLAR

Z.D, şöyle konuştu: “Devlet parası olanın yanında. Ben ise Yüksekovalı olduğum için beni umursamıyorlar. Kürtleri eziyorlar. Adalet yok, adaletsiz şekilde suçsuzları cezaevine atıyorlar. Böyle suçluları da atmazlar. Ben adalete güvenmiyorum. Gözaltına almadılar. Sadece ifade aldılar. Ama hep onların yanında durdular. Polisler onların yanında durdular. Dün gece güvenlikten dolayı yatamadık. Polislerden hiçbir hayır yok. Kürtleri böyle ezmeye hakları yok ki onların. Aynı bayrağın altında yaşıyoruz, biz de insanız.”

DOKTOR DA DARP RAPOR VERMEDİ

Z.D, 25 Temmuz’da 12 yaşındaki kızı E.D’nin de komşusu İnci tarafından şiddet uğradığını belirtti. 12 yaşındaki kızı üzüm toplamak için bahçesine çağıran komşunun, çocuğun kollarını sıktığını ve kimseye söylememesi için tehdit ettiğini ifade eden Z.D, şöyle aktardı: “Duyduk sonra çocuğumla birlikte Elmadağ Devlet Hastanesi’ne gittim darp raporu almak için ama doktor vermedi. Doktor, ‘polis gelmeden vermem’ dedi.”

Şiddete uğrayan 12 yaşındaki E.D. de “Ben gittim oraya kollarımı tutup, sıkmaya başladı. ‘Annene söylersen seni kuma gömerim’ dedi” diyerek yaşadıklarını aktardı.

İMZA KAMPANYASI YAPTILAR

Evin en büyük çocuğu F.D. de yan taraflarında bulunan Şafak apartmanındaki Erdinç P. ve Davut K. isimli komşularının bir hafta önce onları mahalleden göndermek için imza topladıklarını anlattı. Annesi ve kız kardeşine cinsiyetçi küfürler ve ırkçı söylemlerde bulunulması ardından polise haber verdiklerini aktarDI.

Saldırıyı duyan HDP Ankara İl Örgütü, ailenin yanına giderek ev bulmasını ve eşyalarını taşımasını sağladı.

Okumaya devam et

Gündem

Orman yangını yüzünden Manavgat’taki yerleşimler boşaltılıyor

Antalya’nın Manavgat ilçesinde çıkan ve şu ana kadar 53 kişinin dumandan etkilendiği yangına kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Söndürme çalışmalarının kuvvetli rüzgar nedeniyle güçlükle ilerlediğini aktaran Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bölgede yangını körükleyecek her türlü sebebin olduğunu söyledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek de yangın ile ilgili sabotaj iddialarının araştırıldığını söyledi. Manavgat’taki yangından etkilenen 4 mahallenin boşaltıldığı öğrenildi.

BOLD – Antalya’nın Manavgat ilçesinde Yeniköy Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda, öğlen saatlerinde çıkan orman yangını rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı.

Zeytinlik, defne ve badem bahçelerinin yanı sıra ormanlık alanda da etkili olan yangına gün boyu havadan ve karadan da müdahale edildi. Yerleşim yerleri ve tarım alanlarına sıçrayan yangın hayvan barınaklarında da yayıldı. Bu arada bazı evlerin zarar gördüğü, hayvanların da telef olduğu öğrenildi.

BÖLGE BOŞALTILIYOR

Yangın söndürme uçağı ve helikopterin yanı sıra Orman İşletme Müdürlüğü ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin itfaiye ekipleri ile de yangına müdahale ediliyor. İlçenin Kalemler Mahallesi Azizler mevkisindeki yangında evlerinde olanlar, görevlilerce araçlara bindirilerek alandan uzaklaştırıldı.

Bölgede incelemelerde bulunan Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Şu ana kadar 53 kişi dumandan etkilenmiş durumda. Maalesef bir arazözümüz devrildi, şoförümüzün durumu ağır. Biliyorsunuz Hatay’daki yangının sebebi ve müsebbipleri neredeyse bir sene sonra belli oldu. Bu da (Manavgat’taki yangın) böyle bir şey olabilir” dedi.

SABOTAJ İDDİASI ARAŞTIRILIYOR

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Manavgat’ta çıkan orman yangını hakkında açıklama yaptı.

Muhittin Böcek, “27 yıllık yöneticiyim, ben böyle bir yangın görmedim. 4 mahallemiz boşaltıldı. İnsanlarımız, tahliye anlamında evlerinden itfaiye yardımıyla boşaltılıyor. Önlemlerimizi almaya çalışıyoruz. Şu ana kadar can kaybı yok. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor, inşallah en kısa zamanda söndürürüz. 4 noktada birden yangın çıkması düşündürücü. Acaba kundaklama var mı? Bunu araştıracaklardır, sayın valim bunu araştırtacaktır. Bunu kısa zamanda öğrenmiş oluruz” dedi.

Öte yandan Manavgat’taki orman yangını nedeniyle oluşan yoğun duman, 80 kilometre uzaklıktaki kent merkezinden de görüldü.

Meteoroloji 4’üncü Bölge Müdürlüğü verilerine göre, yangının devam ettiği bölgede hava sıcaklığı 39 ile 42 derece arasında değişirken, rüzgarın hızının ise gün içinde 50 kilometreye kadar ulaştığı öğrenildi.

 

15 Temmuz’dan akılda kalanlar: Mehmetçik’e camide işkence

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuz’dan akılda kalanlar: Mehmetçik’e camide işkence

15 Temmuz’un 5. yılında karanlık geceye dair resmi söylemler yerine karşı iddialar gündemi meşgul etti. O geceye dair birçok yeni iddiayı, Deniz Kuvvetlerinde görevli eski Binbaşı Hacer Çaylak ile ilk kez gün yüzüne çıkaran eski Albay Hüseyin Demirtaş’ın paylaştığı bir fotoğraf ise viral oldu. Camide işkence gören bir askerlerin fotoğrafını paylaşan Demirtaş, DİB başkanlarına “Camide işkence caiz mi” diye sordu.

BOLD – 15 Temmuz’da çekilen görüntülerden, birkaçı hariç üzerinde çok durulmayan çok sayıda kare var. Bunlardan birini eski Albay Hüseyin Demirtaş sosyal medya hesabından paylaştı.

Karanlık gecenin sabahında linçe uğrayan askerden bazıları, polis merkezi ve spor salonlarında bazıları da camide toplatıldı. Camide toplanan askerlere burada işkence yapıldığı iddia edildi. Albay Hüseyin Demirtaş’ın paylaştığı görüntülerde bu iddiaları doğrular nitelikte.

Fotoğraf karesinde yüzü gözü şiş, kanlar içinde, elleri ters kelepçeli askerin cami içerisinde tutulduğu görülüyor.

İŞKENCE CAİZ Mİ?

Fotoğrafı paylaşan Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve o dönemki başkan Mehmet Görmez’e şu soruyu sordu: “Bu Mehmetçik’e yapılan işkence camide mi yapıldı yoksa dışarıda yapılıp camiye mi getirildi? Camilerinizde işkence fotoğrafı çekip teşhir etmek dininizde var mı? Dininizde işkence caiz mi?”

Hüseyin Demirtaş ve eski Binbaşı Hacer Çaylak gazeteci Ahmet Nesin’e 15 Temmuz gecesi ve sonrasında TSK’ya fetömetre ve bylock ile kurulan kumpası detaylarıyla anlattı.

KENDİNE PERSONELLERİNE TUZAK KURDULAR

Çaylak da, albaylar Aykut Maniaoğlu, Aydın Sezenoğlu, Tuğamiral Tayyar Ertem ve Tümamiral Nevzat Taşdeler’in 15 Temmuz’da “silahlı ve üniformalı olarak birliğe gelin” emri vererek Harp Akademileri personelini tuzağa düşürdüklerini anlatmıştı.

Almanya Türkiye’de hakkında tutuklama kararı bulunan eğitimci Mustafa Kaşka’yı deport ediyor

Okumaya devam et

Popular

Shares