Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kritik davaları etkileyecek gelişme: Emniyet’te sahte raporlar skandalı

Dijital materyalleri inceleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sahte rapor düzenlendiği ortaya çıktı. Müdür, polis okuluna atanırken siber suçlardaki 3 polis memuru ise açığa alındı.

BOLD -İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin yürüttüğü soruşturma kapsamında İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürünün sahte rapor düzenlemek iddiasıyla görevden alındığı belirtildi.

İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün raporuna göre, cemaat davaları başta olmak üzere pek çok davada dijital delillere dayanılarak karar veriliyor.

Emniyetin kritik biriminde sahte rapor düzenleme iddiası İçişleri Bakanlığı müfettişlerince ortaya çıkarıldı. Müfettişlerin ön incelemesinde “bazı raporların sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük olduğu, aldırılan malzemeler konusunda ise yanlı hareket edildiği” tespiti yapıldı. Ayrıca iddiaya göre, şubenin ihtiyaçlarının giderilmesi için daha önce kayyımların yönettiği şirketler tarafından bağışlanan milyonlarca lira anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılıp harcandı.

ŞUBE MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI

İçişleri Bakanlığının 6 Ağustos 2020 tarihli yazısı ile Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik bir inceleme başlattı. İnceleme devam ederken Mülkiye Müfettişleri, “bazı belgelerin sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük yapıldığı ve aldırılan malzemeler konusunda yanlı hareket edildiği” hususlarını tespit etti. Müfettişlerin raporu doğrultusunda 3 polis memuru görevden uzaklaştırılırken, şube müdürü görevden alınarak polis okulunda görevlendirdi.

BİLİRKİŞİ RAPORUYLA 2 MİLYON LİRA

Cumhuriyet’in ulaştığı bilgilere göre ise mahkemelerin ve savcılıkların inceleme yapılması için İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilen materyaller bazen aylarca, bazen yıllarca bekletildi. Bu incelemenin şubedeki memurlara adli bilirkişi sıfatıyla para karşılığında yaptırıldığında ise dijital materyaller derhal hazırlanıyordu. Adli bilirkişilik ile hızlıca incelemeyi tamamlayan polis memurlarının ise 750 bin TL ile 2 milyon TL arasında para kazandıkları ve bu parayı kendi aralarında bölüştükleri belirtildi.

POLİS, PARAVAN ŞİRKETLE EMNİYETE MAL SATTI

Ayrıca şube ihtiyaçlarının karşılanması için kayyım atanan cemaate ait şirketlerden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne milyonlarca lira bağış yapıldığı, bu paraların ise anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılarak harcandığı iddia edildi. ABD’den getirilen cihazların ise açığa alınan polislerden İ.K’nin ortak olduğu şirket üzerinden faturalandırıldığı öne sürüldü. Görevden uzaklaştırılan polis memuru İ.K’nin, cihaz alım ve faturalandırma işlerini yürüttüğü belirtildi.

KRİTİK DAVALARDA SAHTE EVRAK ŞÜPHESİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul’daki soruşturmalarında şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesi konusunda büyük bir görev üstlenen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik böyle bir soruşturma yürütülmesi dikkat çekti. Müfettişlerin ön incelemeye göre, “Birçok belgenin sahte düzenlendiği” tespiti ‘cemaat ve diğer terör örgütü dosyalarında sahte ya da usulsüz evrak düzenlendi mi’ sorusunu akıllara getirdi.

SAHTE EVRAK HÜKME ALINAMAZ

Avukat Murat Akkoç, Siber Suçlar Şube Müdürlüğündeki sahte evrak iddiasını sosyal medya hesabından gündeme getirdi. Akkoç, “Sahte veya usulsüz evrak hükme alınamaz. Bu nedenle dosyanızda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce düzenlenmiş bir rapor olup olmadığını mutlaka kontrol edin” dedi.

Sokak röportajında AKP’yi eleştiren vatandaşa ikinci gözaltı

Gündem

Yatak bulamayan hastalar ölürken bakanlıktan iş insanına özel ambulans uçak servisi

Hastanelerde yatacak yatak bulamadığı için hastalar ölürken, bakanlığın yurtdışından ambulans uçakla hasta transferleri devam ediyor. Bakanlık ambulans uçakla Azerbaycan’dan koronavirüslü iş insanını Türkiye’ye getirdi.

BOLD – Azerbaycan’da ihracat faaliyetleri kapsamında bulunduğu sırada koronavirüse yakalanan Türk iş insanı Surur Aydın tedavisinin devamı için Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

AKP’Lİ İSİM DE LONDRA’DAN GETİRİLDİ

Hafta içerisinde akciğer rahatsızlığı olan Aslı Özkısırlar isimli kadın, 25 gün hastanede boş yatak beklerken yaşamını yitirdi. Aynı gün İngiltere’nin başkenti Londra’da durumu ağırlaşan koronavirüsü hastası Erdal Yetimova, AKP’li milletvekilinin araya girmesi sonucu Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Türkiye’ye getirilerek tedavi altına alındı. Yetimova’nın Avrupa’da AKP taraftarı toplamak için kurulan derneğin eski başkanı olduğu ortaya çıkmıştı.

BAKÜ’DEN GAZİANTEP’E NAKLEDİLDİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) açıklamasına göre, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliği (GAİB) Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Surur Aydın’a ihracat faaliyetleri için bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de koronavirüs teşhisi konuldu. Tedavisinin Türkiye’de devam edilmesi talebinde bulunan Aydın’ın, TİM Başkanı İsmail Gülle’nin girişimleri sonucu yurda getirilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından ambulans uçak tahsis edildi. Nakil operasyonu kapsamında ambulans uçakla Bakü’den Gaziantep’e getirilen Aydın, havalimanında bekletilen ambulansla tedavi göreceği hastaneye nakledildi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye, Ukrayna ile stratejik ortaklığı daha da tahkim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü güçlü bir biçimde savunduklarını belirterek, Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesinin temel hedefleri olduğunu kaydetti. Erdoğan, Ukrayna ile kurulan işbirliğinin üçüncü ülkelere karşı olmadığını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Tarabya’daki Huber Köşkü’nde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın açıklamasında Erdoğan, yayınladıkları ortak bildiri ile stratejik ortaklığı daha da tahkim ettiklerinin altını çizdi. Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güçlü bir biçimde savunduklarını kaydetti.

KARADENİZ HUZUR VE BARIŞ DENİZİ OLMAYA DEVAM ETMELİ

Karadeniz’deki gerilimle ilgili konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir. Ortak coğrafyamızda gerilimin artmasını arzu etmiyoruz. Bu minvalde Ukrayna’nın doğusundaki durum ile ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Mevcut krizin barışçıl ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Endişe verici gerilimin son bulmasını diliyoruz. Gereken her türlü desteği vermeye hazırız. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ukrayna Özel Gözlem Misyonu’nun herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan görevini yerine getirmesini önemsiyoruz” dedi.

“İŞBİRLİĞİMİZ ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI DEĞİL”

Ukrayna ile Türkiye’nin işbirliğine ilişkin de konuşan Erdoğan, “Ukrayna ile ilişkilerimizde savunma sanayii bir diğer önemli boyutu teşkil ediyor. Siyasi ve savunma konularının birbiriyle bağlantısı dikkate alarak, dışişleri ve savunma bakanlarımızın katılımıyla 2+2 yeni bir platformda istişarelerimizi başlattık. Bu şekilde ülkelerimiz arasındaki eşgüdümü pekiştiriyoruz. İşbirliğimiz hiçbir surette üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir” dedi. Kırım’ın ilhakını tanımama prensibini bir kere daha teyit ettiklerini belirten Erdoğan, Ukrayna ile fikir birliği içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

ZELENSKİY: TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ UKRAYNA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise, “Stratejik ortaklığın 10. yıl dönümünü kutluyoruz. Konu yelpazesi ve ikili diyaloğumuzun yoğunluğu bu ortaklığın sözde olmadığını gösteriyor. Bugün vardığımız tüm anlaşmaların da başarılı olacağına inanıyorum. Aynı zamanda Türkiye’nin egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün yeniden tesis edilmesi konusundaki desteği Ukrayna için son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanından bu desteğin devam ettiğini ve gelecekte de Türkiye’nin tutumunun değişmeyeceğini duyduğuma sevindim. Bugün geçici olarak işgal edilmiş Ukrayna toprakları olan Donbass ve Kırım hakkında Türk tarafına bilgi verdim” dedi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Okumaya devam et

Gündem

Sedat Peker’in eşi: Kızımın odasına silahla girdiler özel harekat polisi eğitilmeli

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in avukat eşi Özge Peker, özel harekat polislerinin kızının odasına silahlarla girmesine tepki gösterdi. Peker, “Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Özel hareket polislerinin çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerek” dedi.

BOLD – Özge Peker, eşi Sedat Peker’e yönelik İstanbul merkezli 5 ilde Sedat Peker ve adamlarına yönelik polis operasyonu sırasında evinde yapılan aramada yaşananlara tepki gösterdi.

Özge Peker, Instagram hesabından şu paylaşımı yaptı: “Dün sabah 5 sularında eşime karşı iddia edilen bazı suçlamalarla ilgili polisler evimize geldi. Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız; bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Üst kattan aşağıya inerken kapıyı kendim açmama rağmen ellerinde tüfekler, silahlar, robocop olarak adlandırılan kıyafetler üstlerindeyken ufak çocuklarımın yaşadığı odalara girmeden önce kendilerini uyardım. Silahlarla bu şekilde lütfen odalarına girmeyin diye.

Hiç avukatlık yapmamama rağmen avukat olduğumu özellikle belirttim. Ancak buna rağmen kızımın odasına bu şekilde girdiler (Sabahın 5’inde gözlerini açan kızımın üzerine doğrultulan silahı görünce o panikle ellerini hava kaldırdığını yaşadığım sürece unutmayacağım). Kızım kursa gittikten sonra akşamleyin eve gelmek istemedi: Arkadaşının evinde kaldı. Ve halen daha eve gelmek istemiyor.

Organize şubeden ve karakoldan gelen polisler sadece görevlerini yaptılar. Ancak özel harekât olarak bilinen polislerin mutlaka çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerekmektedir.”

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0