Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Uluslararası Af Örgütü ‘Savunmaya operasyon’u mercek altına aldı: Somut kanıt yok

Af Örgütü tarafından hazırlanan rapor, 2 ay önce avukatlara yapılan operasyonlardaki usulsüzlüklere dikkat çekti. Rapora göre, cemaat soruşturmalarında tutuklanan aile üyelerini savunan avukatlar bile tutuklandı.

BOLD – Cemaat operasyonları kapsamında tutuklananların avukatlığını yapan onlarca avukat yaklaşık 2 ay önce gözaltına alındı, avukatlardan 15’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken diğerleri adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Konuyla ilgili Uluslararası Af Örgütünün hazırladığı rapor kamuoyu ile paylaşıldı.

Raporda, avukatların AKP Hükümetinin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlandıkları belirtilerek, “Terör örgütü üyeliği’ şüphesiyle polis tarafından gözaltına alınan avukatlar, örgütün talimatları doğrultusunda hareket etmekle ve ceza soruşturmalarını örgüt yararına etkilemekle suçlanıyorlar” ifadeleri yer aldı.

AVUKAT-MÜVEKKİL GİZLİLİĞİ KORUNMADI

Avukatların sorgularına ilişkin iki polis tutanağını da yer aldığı Uluslararası Af Örgütü raporunda: “Avukatlara ağırlıklı olarak, hangi türde davaları aldıkları, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen şüphelilerle ilgili kaç davaya baktıkları, müvekkilleriyle aralarındaki sözleşmelerin ve parasal ilişkilerin mahiyeti, müvekkillerini nasıl buldukları ve onlardan ortalama ne kadar ücret talep ettikleri gibi mesleki faaliyetleriyle bağlantılı sorular soruldu. Ankara Emniyet Müdürlüğündeki soruşturmalar sırasında avukatlara, aynı ceza soruşturması kapsamında soruşturulan diğer avukatların isimlerini de içeren bir isim listesi gösterildi ve bu kişilerden hangilerini tanıdıkları soruldu. Ayrıca, avukatlara, HTS (cep telefonu arama ve sinyal geçmişi) kayıtları ile telefon dinlemelerinde kaydedilen, müvekkilleri ve meslektaşlarıyla yaptıkları görüşmelere ilişkin sorular da soruldu. Söz konusu telefon görüşmelerinin, avukat-müvekkil gizliliğinin korunması açısından gizli kalması gerekiyordu. Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeler bu konuya şöyle yer vermektedir: “Hükümetler, avukatlar ile müvekkilleri arasında mesleki ilişkiler kapsamındaki bütün haberleşme ve görüşmelerin gizli olduğunu kabul eder ve buna saygı gösterir” denildi.

AVUKATLAR İÇERİK HAKKINDA BİLGİ ALAMADI

Raporda ayrıca, avukatların birbirlerinin duruşmalarına girmeleri veya birbirlerine dava dosyası yönlendirmeleri gibi temel mesleki uygulamaların örgütsel bir ilişki gibi yorumlandığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Bu uygulamalardan kaynaklanan mesleki ilişkileri hakkında da sorular sorulduğunu gösteriyor. Soruşturma üzerinde gizlilik kararı olduğu için avukatların ve onların hukuki temsilcilerinin soruşturma dosyalarını incelemesine izin verilmiyor. Şüpheli avukatlar ve hukuki temsilcileri Ankara Emniyet Müdürlüğündeki sorgularına kadar iddiaların içeriği hakkında bilgi edinemedi. Bu durum, kişilerin savunma hazırlamak için yeterli süre ve imkanlara sahip olma hakkını ihlal etmektedir.”

AİLESİNİ SAVUNAN DA TUTUKLANDI

Aile bireylerini savunan avukatların da tutuklandığının belirtildiği raporun devamında: “Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde 12 gün gözaltında tutulduktan sonra tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderilen bir kişinin avukatı, Uluslararası Af Örgütü’ne, müvekkilini sorgu öncesinde yasal olarak bilgilendirmek ve ona hukuki destek sağlamak için HTS ve dinleme kayıtlarına erişmesine ve bunları incelemesine izin verilmediğini söyledi. Avukat, ayrıca, müvekkilinin, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen yakınları ve aile dostlarının hukuki temsiliyetini üstlendiği davalar hakkında sorgulandığını belirtti” ifadeleri kullanıldı.

ARAMALARDA SAVCILIK USUL HUKUKUNA UYMADI

Soruşturmanın avukatların suç teşkil eden bir eylemde bulunduğunu açıkça gösteren kanıtlardan yoksun olduğunun belirtildiği raporda: ” Uluslararası Af Örgütü, Ankara’da avukatların evlerinde yapılan aramalar sırasında savcılığın usul hukukuna uymadığını kaygıyla not düşmektedir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. Maddesi gereğince, ‘avukat yazıhaneleri ve konutları, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir.’ Ankara Barosu’nun konuya dair yaptığı açıklamada, Ankara’daki avukatların ev aramalarının baro temsilcisi hazır bulunmadan yapıldığı bildirildi. Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne edilmemelerini sağlamalıdır ve avukatlar, görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilmemelidir.
Avukatların yalnızca mesleki görevlerini icra ettikleri ve ‘terör’ ile bağlantılı suçlamalarla yargılanan müvekkillerini temsil ettikleri için soruşturulması, adil yargılanma hakkının en temel ilkelerini tehdit etmektedir. Avukatlar hakkında mesleki faaliyetleri nedeniyle ceza soruşturmaları açılması ve avukatların, müvekkillerinin işlediği iddia edilen suçlarla ilişkilendirilmesi, hukuki temsil ve savunma haklarını zayıflatmaktadır.
Uluslararası Af Örgütü, avukatların, müvekkilleriyle ve işledikleri iddia edilen suçlarla özdeşleştirilmelerinin, suçlanan kişilerin adil yargılanma hakkı üzerinde caydırıcı bir etki yaratmasından kaygı duymaktadır. Zira, böyle bir özdeşleştirme, avukatları terörle bağlantılı suçlar isnat edilen kişilerin hukuki savunmalarını üstlenmekten caydırabilir ve suçlanan kişilerin masum sayılma hakkını engelleyebilir.
Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerine, avukatlık mesleğinin bağımsızlığına saygı gösterme, avukatların bireysel olarak veya başkalarıyla iş birliği içinde mesleklerini özgürce yapabilmelerine olanak sağlama ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun şekilde müvekkil-avukat gizliliği ilkesini uygulayarak, avukatların gizlilik hakkını koruma çağrısı yapmaktadır. Sadece mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan avukatlar derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır” denildi.

Savunmaya operasyon sürüyor: 55 avukat daha gözaltına alındı

Gündem

Koronavirüslü vaka sayısı 2,4 milyonu geçti

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre, bugün hayatını kaybeden 159 kişiyle birlikte toplam can kaybı 24 bin 487 oldu

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, bugün hayatını kaybeden 159 kişiyle birlikte toplam can kaybı 24 bin 487 oldu.

Son 24 saatte yapılan testler sonucunda 752’si semptomlu, 6 bin 435 yeni vaka tespit edildi. Böylece Türkiye’deki koronavirüslü vaka sayısı 2 milyon 406 bin 216’ya ulaştı.

İyileşerek sağlığına kavuşan hasta sayısı 5 bin 932 olarak açıklanırken, ağır hasta sayısı da 2 bin 102 olarak kayda geçti.

Sevgilisinin acı haberini alan Derman hastane koridorunda hayatına böyle son verdi

 

Okumaya devam et

Gündem

Sevgilisinin acı haberini alan Derman hastane koridorunda hayatına böyle son verdi

Kalp krizi geçiren sevgilisi Medeni Aykal’ın ölüm haberini alan Derman Bakır adlı kadın, çantasında taşıdığı silahla hastane koridorunda kendisini göğsünden vurarak intihar etti.

BOLD – Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dün akşam kalp krizi geçiren Medeni Aykal, Kayapınar ilçesindeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Aykal sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından getirildiği hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ACI HABERE DAYANAMADI

Aykal’ın ölüm haberi, hastane koridorunda bekleyen sevgilisi Derman Bakır görevlilerce iletildi. Bakır, acı haberi aldıktan sonra, iddiaya göre çantasından çıkardığı tabancayı göğsüne dayayarak, ateşledi. Ağır yaralanan ve acil serviste hemen müdahale edilen Derman Bakır da kurtarılamadı.

GÜVENLİK KAMERALARINA YANSIDI

Derman Bakır’ın intiharına ilişkin görüntüler hastanenin güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde görevlilerle görüşen Bakır daha sonra çantasından çıkardığı tabancayı göğsüne dayayarak tetiğe basıyor. Koltuğa yığılan Bakır’ın elindeki silah da yere düşüyor.

Derman Bakır’ın cesedi otopsi için morga kaldırılırken, Medeni Aykal’ın cenazesi, bugün sabah saatlerinde yakınları tarafından teslim alınarak Çınar ilçesinde toprağa verildi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de patlama

Okumaya devam et

Gündem

Yasak konulan haberlerin yüzde 42’si Erdoğan ailesi ve AKP’ye ait

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, dikkat çeken bir rapora imza attı. Kasım 2019 ve Ekim 2020’yi kapsayan araştırmaya göre, internet erişimine yasak konulan haberlerin yüzde 42’si AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ailesi ve AKP’li isimler hakkında.

BOLD – Free Web Turkey projesi kapsamında hazırlanan “Haberin sonu: Türkiye’de internet sansürü” raporu tamamlandı. Rapora göre Kasım 2019- Ekim 2020 arasında en az 1910 URL engellendi. Engellenen URL’lerin 870’ini haber içeriği oluştururken, 26 haber sitesi erişime engellendi. Engellenen haberlerin yüzde 42’si doğrudan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ailesi, partinin belediye başkanları veya yöneticileriyle ilgili oldu.

Bianet’te yer alan habere göre Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin yürüttüğü Free Web Turkey projesi kapsamında yayımlanan rapor, karar mercilerinin iktidara yakın haberlerin yanı sıra kadın ve çocuklara yönelik suçların faillerini korumaya yönelik haberlere erişim engeli getirme eğilimini de ortaya koyuyor. Raporda “hükumetin ve Sulh Ceza Hakimliklerinin ülke yönetimine ilişkin eleştirel içeriklere ağır bir sansür uyguladığı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır” denildi.

ERDOĞAN VE ÇEVRESİNİN HABERLERİ

Erişime engellenen haberlerin yüzde 42’sini doğrudan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesi, partinin belediye başkanları veya yöneticileriyle ilgili olduğu tespit edildi. Bunlar arasında 2019 yılının Kasım ayında yayınlanan ve AKP Manisa İl Başkanlığı’na gelen kadınların seks işçiliğine zorlanmasını konu alan haber, 2020’nin Şubat ayında çıkan Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık çantasıyla ilgili haber ve yine aynı ay içinde yayınlanan, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergahında arazi satın almasına ilişkin haberler yer alıyor.

Yine Yargıtay üyesi Aydıner hakkında yürütülen ‘çete soruşturması’na ilişkin haberler, Malatyalı bir çiftçinin Bilal Erdoğan ve çevresindekiler tarafından dolandırıldığı iddiasına ilişkin haberler, AKP’li Tevfik Göksu belediye borcuna karşılık cami verecek’ haberi, Antalya’nın AKP’li Serik Belediye Başkanının yolsuzluğa karıştığına dair haberler, Başkentgaz’ın, Bilal Erdoğan’ın kurucuları arasında yer aldığı TÜRGEV’e bağış yaptığı haberler, AKP’li Şehitkamil belediyesi ile ilgili ihale ve yolsuzluk haberleri ve Urfa AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın jakuzide halka hakaret etmesi gibi pek çok habere erişim engeli getirildi.

İNTERNET YASAKLARININ YÜZDE 65’İ HABERLERE YÖNELİK

Proje süresince tespit edilen ve en az 1910 URL’yi etkileyen erişim engellemelerine ilişkin 150 hakimlik kararı belirlenirken, bu kararların 26 haber sitesine ve 870 haber URL’sine yönelik olduğu ortaya kondu. Raporda, 150 karardan 101’inin haber URL’lerine (alan adları sayılmaksızın) yönelik olduğunun altı çizilerek, bu doğrultuda “hükumetin ve Sulh Ceza Hakimliklerinin ülke yönetimine ilişkin eleştirel içeriklere ağır bir sansür uyguladığı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır” denildi.

PANDEMİ SANSÜRÜ

Raporda ayrıca bu dönemde pandemi ile ilgili haberler içeren 56 URL’ye erişim engeli getirildiği belirtildi. Nisan’da hükümetin Kovid-19 pandemisini yönetme şeklini eleştiren gazeteci Fatih Portakal’ın sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Kuzguncuk’ta kiraladığı arazi üzerine inşa edilen yapıya ilişkin haberlerin de erişime engellendiği hatırlatıldı.

Raporda ayrıca erişime engellenen muhalif web siteleri teması altında Can Dündar’ın kurucusu olduğu Özgürüz’ün Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarında; Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayın yapan kadın haber ajansı Jinnews’in ise Şubat ve Ağustos aylarında birer kere, Ekim ayında iki kere ve Kasım ayında da bir kere engellendiği belirtildi.

Etkin Haber Ajansı ve Yeni Demokrasi gazetesi web siteleri de Ekim ayı içerisinde ikişer kez erişime engellenmişti. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi merkezli haber ajansı Rudaw’ın Türkçe web sitesi ve Nupel.Net haber sitesi de erişime engellenen haber siteleri arasında yer alıyor.

FAİLLERİ KORUYAN KARARLAR

Raporun tematik incelemesi kapsamında, tespit edilen erişim engeli kararlarının yaklaşık yüzde 9’unu (150 kararın 13’ü) kadın ve çocuklara karşı işlendiği iddia edilen suçlarda failleri korumaya yönelik kararların oluşturduğu belirlendi. Bu doğrultuda kocasının erkek kardeşi tarafından tecavüze uğradıktan sonra kocası tarafından öldürülen Fatma Altınmakas hakkındaki haberlerin yanı sıra, şüpheli şekilde ölü bulunan Duygu Delen, Aleyna Çakır ve Şeyda Yılmaz hakkında yayınlanan haberler ve ekşi sözlük başlıkları da erişime engellendi.

Okumaya devam et

Popular