Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Suudi Arabistan ambargosunun araştırılmasını AKP ve MHP istemedi

CHP Suudi Arabistan’ın gayri resmi olarak Türkiye’ye uyguladığı ambargonun Meclis’te görüşülmesi için önerge verdi. Önerge AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

BOLD – CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, gittikçe derinleşen ve yaygınlaşan gayri resmi Suudi ambargosunun nedenleri ve sonuçlarıyla ele alınması, bu ambargo karşısında alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’de genel görüşme açılması için önerge verdi. CHP Grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

AKP VE MHP SUUDİ AMBARGOSUNUN ARAŞTIRILMASINA KARŞI ÇIKTI

Önergenin sahibi Güzelmansur, Meclis kürsüsündeki konuşmasında Suudi Arabistan ile Türkiye’nin 90 yıllık iyi ilişkileri olduğunu ama 1 buçuk yıl önce Türkiye’ye karşı örtülü bir ambargo başlatıldığını anlattı. Ambargonun geçtiğimiz aydan itibaren aleni bir hâl aldığını ve Suudi Krallığının başlattığı ambargonun halk ambargosuna dönüşmeye başladığını belirten Güzelmansur, hükümeti suçladı. CHP’li vekil “Biraz da tüm bu gelişmeler karşısında iktidarın ne yaptığına bakalım. Önce ambargo yok denilerek inkâr edildi. Sonra uzunca bir süre sessiz kalındı. En sonunda ise ‘ambargoya gülüp geçiyoruz’ diye açıklama yapıldı” ifadelerini kullandı.

Güzelmansur, iktidara Meclis kürsüsünden “Suudi Arabistan pazarını kaybetme ihtimali Sizlere komik mi geliyor? Çiftçinin yüzbinlerce dolar zarara uğramasında gülünecek ne var? Zarar eden nakliyecilerimizin haline gülüp geçiyor musunuz? Türk malının yerini Yunan ürünlerinin almasının nesine gülüyorsunuz? Neredeyse 150 bin kişi bu gelirle yaşıyor. 150 bin kişinin gelirsiz kalması tehlikesi gülünecek bir durum mu?” sorularını yöneltti.

CHP’li vekil konuşmasını “İktidarın bu ambargo sorunu karşısında çözüm merkezi olmadığı açıktır. Bu sorun ancak aklıselimle,  diyalogla, ortak akılla ve ciddiyetle çözülebilir. Bu yüzden de tek ve doğru adres Meclis’tir.” sözleriyle tamamladı. CHP’nin grup önerisi yapılan oylamada AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Politika

DEVA’dan İrfan Fidan açıklaması: Yargı bağımsızlığı için bir tehlike

DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, eski Başsavcı İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olmasına tepki gösterdi. Yeneroğlu, “İrfan Fidan Yargıtay’da henüz cübbesini dahi giymeden Anayasa Mahkemesi’ne üye olmak için aday olması yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için ciddi bir tehlikedir” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, eski Başsavcı İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine aday olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fidan’ın adaylığıyla ilgili yazılı açıklama yapan Yeneroğlu, HSK’nın Yargıtay üyeliklerine son yaptığı atamaların tartışmaya neden olduğunu belirtti.  Söz konusu atamalardan birisinin de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Sayın İrfan Fidan’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesi olduğunu kaydeden Yeneroğlu, “Sn. İrfan Fidan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı boyunca pek çok soruşturmayı siyasi iktidarın arzu ettiği doğrultuda yürüttüğü kamuoyunun malumudur. Fidan’ın İstanbul’daki görev süresi içinde hukuk adına ortaya koyduğu hazin tablo ortadadır” dedi.

Fidan’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesinden sadece birkaç gün sonra Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olduğunu açıkladığını belirten Yeneroğlu, “Sn. İrfan Fidan Yargıtay’da henüz cübbesini dahi giymeden Anayasa Mahkemesi’ne üye olmak için aday olması yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için ciddi bir tehlikedir” ifadesini kullandı.

Fidan’ın AYM üyeliği için adaylığını açıklamasının, HSK tarafından Yargıtay üyeliğine seçilmesinden kısa bir süre sonra olmasının atamalarda iktidarın istek ve taleplerinin dikkate alındığının açık kanıtı olduğunu belirten Yeneroğlu, şunları kaydetti:

YARGITAY ÜYELERİNE ADAYLIKTAN ÇEKİLME BASKISI

Bu durum Yargıtay üyeliğinin de itibarını da ayaklar altına almaktadır. Yüksek yargımızı rencide edecek bu uygulamalara son verilmelidir. Ayrıca aday olan bazı üyelere çekilmeleri konusunda baskı yapıldığı, çekilmek istemeyenlere mobbing uygulandığı iddiaları ise durumun vahametini ortaya koymaktadır. Bu iddialar Sn. Fidan’ın Yargıtay’a atanmasının ve Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olmasının olağan olmadığını, bilakis planlı bir şekilde bu konuma getirildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Türkiye’de yargı organının en temel yapısal sorunları; yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ihlalleri ve liyakattir. Ancak iktidar, en yüksek yargı merci olan Anayasa Mahkemesi’ne üyelik seçimlerinde liyakat esaslarını göz ardı etmektedir. Tamamen iktidarın hesapları üzerinden Yüksek Yargı şekillendirilmeye çalışılmaktadır.

Bu durum demokratik bir hukuk devleti ve anayasanın üstünlüğünün korunması için vazgeçilmez olan ve kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen Anayasa Mahkemesi’nin iktidarın güdümü altına alınması arzusunun bir sonucudur. Kaldı ki, iktidarın yargı reformundaki samimiyetsizliğinin de açık kanıtıdır.”

Erdoğan’ın avukatı hakkındaki rüşvet iddiası Bakan Gül’e soruldu

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın avukatı hakkındaki rüşvet iddiası Bakan Gül’e soruldu

Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın Cendere isimli kitabında yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Mustafa Doğan İnal’ın adının da geçtiği rüşvet iddialarını Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e sordu.

BOLD – Ahmet Şık, sosyal medya hesabından Erdoğan ve Gül’ün hesaplarını etiketleyerek avukat Mustafa Doğan İnal hakkındaki rüşvet iddialarının soruşturulup soruşturulmayacağını sordu.

OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’ın yeni kitapları ‘Cendere’ kitabında, işadamlarına aldırdığı takipsizlik kararları ile tanınan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatlarından Mustafa Doğan İnal’ın bir davada rüşvet pazarlığın⁦ın içinde yer aldığı iddiası da yer aldı.

Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya hesabından, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e Erdoğan’ın avukatı İnalı’n adının geçtiği rüşvet davalarına ilişkin “Gereğini yapacak mısınız?” sorusunu yöneltti. Erdoğan’ın hesabına da aynı paylaşımı yapan Şık, “Avukatınızın, yargıdaki bir davada rüşvet pazarlığın⁦ın içinde yer aldığı iddia ediliyor ki ses kaydı da var imiş. ⁦Cumhurbaşkanı⁩; rahatsız ediyor mu?⁦ Gereğini yapacak mısınız?” ifadelerini kullandı. Şık, rüşvet pazarlığında ismi geçen Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi Hayri Kaynar, İstanbul Anadolu Adliyesi Adli Yargı Komisyon Başkanı Bekir Altun ile ilgili iddiaları da gündeme getirdi.

Şık’ın, paylaşımları şöyle: “Devletim bekası, Yerli-Milli demagojisi yapanların memleket sevdası menfaat söz konusu olduğunda unutuluyor. Fransız firması Tefal’ın, yerli firmaya ödemesi gereken 20 milyon TL Mustafa Doğan İnal’ın gayretleriyle engelleniyor.

Rüşvet pazarlığında yer alan diğer yargı mensuplarından biri olan Hayri Kaynar, İstinaf Komisyon Başkanı iken 2018’de, işkence, mala zarar verme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarıyla ilgili incelemeleri yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi yapıldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi Adli Yargı Komisyon Başkanı olan Bekir Altun ise 17/25 Aralık operasyonlarında gece yarısı nöbete çağrılarak tahliye kararı aldırılan hakim idi.

Bazı Twitter ve Youtube yasaklarının altında da imzası bulunan Bekir Altun, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak için Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan @SKorurFincanci, @ErolOnderoglu ve @ahmetnesin1 ile ilgili davada da tutuklama kararı veren hakimdi.

Bekir Altun’u en ilginç kılan ise AKP cenahının FETÖ komplosu dediği usulsüz dinleme soruşturmasındaki yüzlerce dinleme kararında imzası bulunan hakim olması. Selam/Tevhid soruşturmasında görevli diğer hakimler FETÖ’cü suçlamasıyla ihraç edilirken Altun ise terfi ettirildi.”

Yargıtay’a atanan İrfan Fidan göreve başlamadan AYM’ye aday oldu

Okumaya devam et

Politika

CHP 76,5 milyon Kovid-19 aşısına kaynak buldu: Örtülü ödenek yüzde 80 azaltılsın

Kovid-19 aşısı alımı için tartışmalar sürerken CHP’den dikkat çeken bir teklif geldi. CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kullandığı örtülü ödeneğin yüzde 80 azaltılarak, buradan artırılacak parayla aşı alınması için yasa teklifi verdi.

BOLD – CHP, 76 milyon 500 bin doz Kovid-19 aşısı için kaynak buldu. Meclise yasa teklifi veren CHP’li Ali Haydar Hakverdi, örtülü ödeneğin yüzde 80 azaltılmasını ve buradan kalacak para ile Kovid-19 aşısı alınmasını önerdi.

‘ÖRTÜLÜ ÖDENEKLE AŞI ALINSIN’ TEKLİFİ

Hakverdi yasa teklifinde rakamları tek tek açıklayarak 76 buçuk milyon vatandaşa yetecek aşı alınabileceğini belirtti. 2021 yılında örtülü ödeneğin 6,6 milyar liraya varacağını belirten CHP’li Hakverdi, “Bu rakam 5 bakanlığın ve birçok kurumun bütçesinden büyük. Bu para ile geçtiğimiz günlerde fiyatı ortalama 11 dolar olarak açıklanan Covid-19 aşısından 76 milyon 500 bin doz alınabilir” dedi.

Hakverdi teklifinin gerekçesinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığın bütçesinin yeterli olmadığı yönündeki açıklamasını hatırlattı. Diğer yandan Hakverdi harcamaların salgınla mücadele ve ekonomik krize dair harcamalarda kullanılmasının amaçlandığı belirtti.

HAKVERDİ’DEN ÖRTÜLÜ ÖDENEK ELEŞTİRİSİ

Son 4 yılda kullanılan örtülü ödenek toplamının 8 milyar 853 milyon 827 bin TL olduğunu aktaran Hakverdi, Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinin “tek partinin siyasi amacı doğrultusunda kullanıldığını” vurguladı.

Okumaya devam et

Popular