Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İmitasyon çantanın perde arkası

Emine Erdoğan’ın kullandığı imitasyon çantalar Kapalıçarşı’da Dericiler Han’da üretiliyor. Fiyatı 50 bin TL olan imitasyon çantalar ise emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiren Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in elinden çıkıyor. 

BOLD – İktidar partisine yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi Hande Fırat bugünkü köşe yazısında Emine Erdoğan’ın kullandığı Hermes çantanın orijinal değil, imitasyon olduğunu yazdı. İmitasyon çanların perde arkasını Jurnal Türkiye’den Onur Dalar kaleme aldı.

Dalar’ın iddiasına göre Hande Fırat’ın yazdığı çantalar da hiç ucuz değil. Emine Erdoğan’ın Kapalıçarşı’daki bir dükkandan aldığı imitasyon çantaların fiyatı 50 bin TL. Gerçekleri ise 100 bin TL’ye satılıyor. Dalar yazısında çantaları İstanbul’da yaşayan Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in hazırladığını söyledi. İmitasyon çantacılar ile Erdoğan ailesi arasındaki ilişkilere de yazısında yer verdi.

“Kapalıçarşı’daki imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine neden küstü? 2011 yılında Kapalıçarşı’ya neden sahtecilik operasyonu yapıldı? İmitasyon çantalara servet dökerken neden orjinale geçtiler?” sorularına cevap veren Onur Dalar’ın yazısı şöyle:

İMİTASYON ÇANTACILAR ERDOĞAN AİLESİNE TEPKİLİ

“Emine Erdoğan’ın pahalı çantalarının izini Kapalıçarşı’da sürmeye 1 sene önce başlamıştım. Hatta konu tekrardan gündeme gelince 5 Temmuz’da Erdoğan ailesinin ismini geçirmeden konuyu not düşmek için sosyal medyaya yazmıştım. Hande Fırat bugün Emine Erdoğan’ın çantalarının bir kısmının imitasyon olduğunu iddia etti. Büyük ihtimalle bu ekonomik kriz ortamında Emine Erdoğan’a pahalı çantaları yüzünden gelen tepkileri yumuşatmak istedi ve ısmarlama bir yazı yazdı. Ben de bir süreliğine rafa kaldırdığım konuyu artık yazmamın zamanının geldiğini düşündüm.

Kapalıçarşı’dan ulaştığım imitasyon çantacılar Hande Fırat’ın bugün yazdığını bana 1 sene önce söylemişlerdi. Ama o imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine tepkililerdi, ‘bize sahip çıkmadılar’ diyorlardı. Neden, diyeceksiniz. Anlatmak için biraz daha eskiye gitmemiz gerekiyor. Hermes, Louis Vuitton gibi markaların Türkiye pazarına girmek üzere olduğu yıllara…

ÇANTAS USTASI LOUIS VUITTON’UN EMEKLİ BAŞ ÇANTACISI

Kapalıçarşı’da imitasyon yani çakma olarak bilinen çantalar, Dericiler Çarşısı’nda satılır. Ama bu çantacılar öyle basit çantacılar değildir. 2011 yılında Kapalıçarşı’ya yapılan operasyonda yakalanan bir çanta ustası Fransız Louis Vuitton’un emekli baş çanta ustası Yorgo Anastiadis çıkmıştı. Kendisi emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiriyordu. Neden ihtiyacı olsun? Çünkü imitasyon piyasasında çok büyük paralar dönüyor. Hande Fırat’ın yazdığı gibi öyle çok masrafsız şeyler değiller… 100 bin liralık bir çantanın imitasyonu 50 bin liraya satılıyor. Ustaları orjinal, kullanılan malzemeler orjinal, kesimler orjinal… Sadece çantanın üstündeki logo imistasyon!

2011 yılındaki operasyon öncesi yapılan telefon görüşmeleri bahsettiğim usta Yorgo Anastiadis’e Rahmi Koç’u yakını Azize Taylan tarafından özel olarak teşekkür edildiğini gösteriyor. Piyasanın ne kadar büyük olduğunu siz düşünün! Peki o operasyon neden yapıldı? Türkiye’de her köşe başında Alışveriş Merkezi açılmaya başladığı sırada, söz konusu olan yabancı çanta markaları da Türkiye pazarına hızlı bir giriş yapmak istedi. Bunun için sektörde müthiş bir piyasa payı olan imitasyon çantanın önüne geçmeleri gerekiyordu. Ve bir şekilde düğmeye basıldı. 2011 yılının Nisan ayının bir sabahında Kapalıçarşı’da imitasyon çanta yapan dükkanların sahipleri, patronları, kalfaları hatta çırakları bir sabah operasyonu ile gözaltına alındı.

İMİTASYON ÇANTA OPERASYONU

Yapılan operasyon sonrası Kapalıçarşı çalışan kişiler 4 gün gözaltında kaldılar. Sultanahmet Adliyesi’ne çıkarıldıktan sonra patronlar tutuklandı. 6 ay ve 1 sene arası hapis yattılar. Bunları o operasyonda gözaltına alınan bir kalfadan öğrendim. Kendisi o sırada Kapalıçarşı’nın en meşhur çantacısında çalışıyordu. Bahsettiğim eski usta Yorgo’nun çalıştığı dükkan… Çalışanları zor durumda bırakmamak için o dükkanın ismini vermiyorum, ama bilenler iyi bilir. O kalfa operasyon sırasında patronlarının tutuklanmamak için çok hatırlı kişileri araya sokmaya çalıştıklarını ama cevap alamadıklarını söyledi. Kim olduklarını sorduğumda ‘Abi benden duymuş olma ama Emine Erdoğan’a kadar yanımda aradılar’ dedi. Devamında Emine Erdoğan’ın kendi dükkanlarından kendisine ve milletvekili eşlerine düzenli olarak çanta aldığını söyledi.

O kalfa devamında operasyonun nedenlerini de anlattı. Zaten bir sır değil, operasyonun sebebinin yabancı markaların AKP hükümetine yaptığı baskı olduğunu biliyordu. Yabancı markalar Türkiye’de AVM’lere ve zengin semtlerine yeni mağazalar açarken; AKP hükümeti Emine Erdoğan’ın da çantalarını aldığı Kapalıçarşı esnafına operasyon çekiyordu.

Kalfanın anlattığına göre Erdoğanlar imitasyon çantaya bir servet döktüler. Bülent Ersoy gibi isimleri geride bırakarak dükkanın en gözde müşterisi oldular. Ama patronları operasyondan sonra Erdoğan ailesine çok ‘sitemde’ bulunmuş. Yılların gözde müşterisi dükkanın patronunun telefonlarını bile açmamıştı. Hatta konuştuğum o çantacılardan bir çoğu yabancı markaların Türkiye pazarına girişte ‘hava parası’ olarak bazı hatIrı sayılır kişilere uygun fiyatlarda çantalar verildiğini de söyledi! O kadarını bilemiyorum, bu da bir iddia…

Operasyon sonrası Kapalıçarşı’nın imitasyon çantacılarına baskı devam etti. Gelirleri büyük oranda azaldı. O kalfa 1 sene sonra işi bırakmış. Emine Erdoğan, diğer müdavim siyasetçi eşleri, magazin ünlüleri Kapalıçarşı’dan ayağını kesmiş. Halen imitasyon çanta satılmaya devam ediyor ancak artık yabancı markaların Türkiye mağazaları daha gözde… İşte Hande Fırat’ın yazdığı Emine Erdoğan’ın imitasyon çanta macerasının arka planı…”

Gündem

Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı

ABD Hazinesini yarım milyon dolar dolandırdığı öne sürülen iş insanı Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı. Avukatları tutuklanma talebinin ABD’den geldiğini belirtti. Avusturya’da yargılanacak olan Korkmaz’ın yurt dışına çıkmadan bir gün önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp görüşmediği gibi hakkındaki birçok soru yanıtsız kaldı. 

BOLD – SBK Holding’in sahibi iş insanı Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı. Korkmaz’ın avukatları tutuklama talebinin ABD’den geldiğini ve yargılamanın Avusturya’da süreceğini bildirdi.

ABD HAZİNESİNİ YARIM MİLYAR DOLAR DOLANDIRDI İDDİASI

Sözcü’den İsmail Saymaz’ın haberine göre ABD’de Utah Federal Savcılığı, mahkemeye başvurarak iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti. Yapılan araştırmada, Korkmaz’la birlikte çalışan Kingston Kardeşler’in ABD Hazinesini dolandırarak elde ettiği yarım milyar dolar civarındaki teşviklerin en az 132 milyon dolarını Türkiye’ye gönderildiği görülmüş, iki kardeş de suçlarını itiraf edip mahkum olmuşlardı.

ABD’DEN GELEN PARALARLA TÜRKİYE’DEN ŞİRKETLER ALDI

2014-2018 yılları arasında Türkiye’ye gönderilen paralar ile SBK’nin kontrolünde ilaç, inşaat ve teknoloji başta olmak üzere birçok farklı yatırımlar yapıldığı ve şirketler alındığı yine kardeşlerin duruşmalarda verdiği bilgilerle ortaya çıktı. Kingston Kardeşler Türkiye’ye gönderdiği paraların işlem belgeleri de dahil olmak üzere, SBK ve SBK’ya yakın başka Türkiye irtibatları ile ilgili iletişim bilgilerini de Amerikalı savcılarla paylaştı. Aynı duruşmalarda sanık olan ve Sezgin Baran Korkmaz ile Kingston Kardeşleri tanıştıran ve işbirliği yapan Lev Dermen de suçlu bulunarak mahkum oldu.

 

Tenkilde kaçırılmalar ve Hakan Fidan’ın MİT’i

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19 aşısı hekimleri ikiye böldü

Koronavirüs yeni mutasyonlarla birlikte Türkiye’de yaklaşık 16 aydır etkisini sürdürüyor. AKP Hükumeti’nin geç kaldığı aşılama, toplum gibi hekimleri de ikiye böldü. Birçok hekim faz 3 çalışmaları başta olmak üzere sıraladıkları birçok gerekçe ile aşıya karşı çıkıyor.

BOLD – Sosyal medyada birçok hekim, koronavirüs aşılarıyla ilgili karşı karşıla geliyor. Bazıları neden aşı olunması gerektiği ile ilgili paylaşımlar yaparken, bazıları da neden aşı olmayacağını madde madde sıralıyor.

“KOVİD-19 AŞILARININ HİÇBİRİNİN FAZ 3 ÇALIŞMASI TAMAMLANMADI”

Sosyal medyada karşı karşıya gelenlerden biri de Dr. Ümit Aktaş ile Prof. Dr. Güner Sönmez. Sağlık Bakanlığı’nı kaynak olarak gösterip Türkiye’de, çocukluk aşıları dâhil, Kovidd-19 aşısının da zorunlu olmadığına dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, neden aşı yaptırmayacağını şu şekilde ifade etti: “Çok sorulduğu için cevap veriyorum:
Koronavirüs aşısı olmadım, olmayacağım.
Aşı karşıtı değilim.
Uygulanan kovid aşılarının hiçbirinin Faz 3 çalışması tamamlanmamıştır.
Yan etkileri gösterilememiş olan, ruhsatsız ve tehlikeli aşı adaylarının insanlara uygulanmasına karşıyım.”

“BU FARKLI DÜŞÜNMEK DEĞİL, DEZENFORMASYON YAPMAKTIR”

Aktaş’ın paylaşımına sosyal medya hesabından cevap veren Prof. Dr. Güner Sönmez ise “Faz 3’ü bitmiş, hakemli dergilerde yayınlanmış ve binlerce kez paylaşılmış olmasına rağmen insanlara yanlış bilgi vermenin masum bir davranış olmadığını düşünüyorum. Bir yanlışı savunanın doktor olması onu doğru yapmaz. Bu farklı düşünmek değil, dezenformasyon yapmaktır” dedi.

“SONBAHARDA BU İŞ BİTER” İDDİASI

Aşı randevularında yaş sınırının 30’a indiğine vurgu yapan Sönmez, “40 milyon dozu geçtik ve 18 yaş üstü nüfusun yüzde 50’si en az tek doz aşısını oldu. Bu gerçekten çok iyi bir haber. Sadece tek dozu yapılan vatandaşlar, 2. dozu olup 14 gün geçene kadar korunmaya devam etmeli. Büyük bir aksilik çıkmazsa sonbaharda bu iş biter” iddiasında bulundu.

AŞI TARAFTARLARI YAPTIRMAYANLARA HAPİS İSTİYOR

Doktorlar gibi toplum da aşı konusunda ikiyi ayrılmış durumda. Bir yanda aşı yaptırılması için zorunlu kanun çıkarılmasını isteyen, yaptırmayanlara hapis ve para cezası verilmesini talep edenler bulunurken; diğer yanda ise gerçekliği kanıtlanmamış aşıların bireylere uzun vadede zarar vereceği, aşının insan DNA’sını değiştireceği, aşı vasıtasıyla insanlara mikroçipler yerleştirileceği, koronavirüsün sürekli mutasyona uğradığı için aşının işe yaramayacağı, aşıların faz 3 çalışmalarının tamamlanmadığı, yaptırılsa bile aşıların etkilerinin kısa süreli olacağı gibi birçok nedeni ortaya sürerek aşı yaptırmaya yanaşmayan milyonlar bulunuyor.

 

 

 

 

Tenkilde kaçırılmalar ve Gülen Hareketi – CANLI YAYIN

Okumaya devam et

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın kuzeni: Veyis Ateş gitti Sıra Ersoy Dede’de

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kuzeni gazeteci Cengiz Er, firari iş adamı Sezgin Baran Korkmaz’dan ’10 milyon euro’ isteyen gazeteciler listesinde sıranın TRT spikeri Ersoy Dede’ye geldiğini söyledi. Er, Dede’nin Korkmaz’ın reklamını yaptığını öne sürdü.

BOLD – HaberTürk TV Ana Haber Sunucusu Veyis Ateş, firari iş adamı Sezgin Baran Korkmaz’dan ’10 milyon euro aldığı’ yönündeki iddialarla ilgili ilk kez konuştu. Halk TV canlı yayınında gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Ateş, para istemediğini açıkladı. Gazeteci Saymaz ise ses kayıtlarını dinlediğini ve Veyis Ateş’in yalan söylediğini ekranda yüzüne söyledi.

ERSOY DEDE’YE İSTİFA ÇAĞRISI

Erdoğan’ın gazeteci yeğeni Cengiz Er ise sosyal medya hesabından TRT spikeri Ersoy Dede’ye istifa çağrısında bulundu. Er, Dede’yi Korkmaz’a yakın olmakla suçladı.

Er’in paylaşımı şöyle: “Veyis Ateş kaybetti ve bir süreliğine de olsa ekranlardan çekildiğini açıklamış oldu. Diğerleri de bir an önce aynı şeyi yapmalıdır. Öncelik sırasını da hem Sedat Peker’e övgüler düzen, hem de SBK’nın PR’ını yapan Ersoy Dede’ye veriyorum. TRT Ana Haber’den hemen çekilmelidir.”

VEYİS ATEŞ, ERSOY DEDE, CEM KÜÇÜK VE FUAT UĞUR BİRBİRİNİ KORUYOR

Veyis Ateş’in 10 milyon Euro aldığı haberlerinin ardından sosyal medyada da tartışmalar yaşanıyor. TRT Spikeri Ersoy Dede, TGRT Spikeri Cem Küçük ve Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur birbirine sahip çıkıyor. Birbirlerinin mesajlarını retweet eden bu isimler diğer gazetecilere de tepki gösteriyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0