Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

En çok faiz indiren Merkez Bankası başkanıydı: Erdoğan 16 ayda görevden aldı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesiyle Merkez Bankası Başkanlığı’ndan aldığı Murat Uysal, faiz indirim kararlarına rağmen Erdoğan’a yaranamadı. Uysal, 2019’da göreve başladığında 5,72 seviyesinde olan dolar kuru, rekor seviyede artarak dün 8,51’e yükseldi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayınlanan kararname ile Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı ve yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı.

16 ay görevde kalan Murat Uysal, başkanlığı döneminde Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği faiz indirimini gerçekleştirdi. Uysal, göreve başlar başlamaz 25 Temmuz 2019’da ilk defa toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) beklentileri aşarak 425 baz puanlık faiz indirimine gitti ve politika faizini 19.75’e çekti.

1 ay sonraki toplantıda 325 baz puanlık bir faiz indirim kararı daha geldi. Ekim toplantısında Kurul indirime devam ederek 250 baz puanla politika faizini yüzde 14’e çekti. Ardından aralık ayında 200 baz puanlık faiz indirimi daha geldi.

EN ÇOK FAİZ İNDİREN BAŞKAN OLDU

Uysal, göreve başladıktan sonra yapılan 1200 baz puanlık (12 tam puan) indirim kararlarıyla 2019 yılının dünyada en çok faiz indiren Merkez Bankası Başkanı oldu. İndirim serisi 2020 yılında devam etti. PPK politika faizini ocakta yüzde 12’den 11.25’e, şubatta ise 11.25’ten 10.75’e çekti. Mart ve nisan aylarında ise 100’er baz puanlık iki indirim daha yapıldı.

Mayıs ayında koronavirüsün neden olduğu belirsizlik nedeniyle indirimlerin son bulması beklenirken PPK 50 baz puanlık indirimle politika faizini yüzde 8.25’e düşürdü. Böylece 2020’nin ilk 5 ayında politika faizi 375 baz puan daha düşürüldü.

Açılan cari açık ve yükselen enflasyon sebebiyle TCMB bu kez beklentileri aşan bir şekilde Eylül ayında politika faizi 2 tam puan artırıldı ve %10.25’e çekildi.

DOLAR YÜKSELDİ

Ekim ayında ise değer kaybeden kur ve yükselen enflasyona beklentilerine cevaben faiz artışının devamı gelmedi. 22 Ekim PPK toplantısının ardından kurda çok hızlı bir yükseliş yaşandı ve Dolar/ TL 7,78’den 8,56’ya yükselerek rekor kırdı. Uysal göreve başladıktan sonra Dolar/TL kuru 7 Temmuz 2019’da 5.72 seviyesindeyken 7 Kasım 2020 itibariyle Dolar/TL kuru 8.51 seviyesine yükseldi.

ENFLASYON VERİLERİ

Murat Uysal’ın göreve başladığı 2019 Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 16.65 seviyesinde bulunurken baz etkisiyle birlikte enflasyonda ekim ayına kadar bir düşüş yaşandı. 2019’un Ekim ayında yüzde 8.55 olarak gerçekleşen enflasyon, bundan sonraki dönemde yüzde 10.5-12.6 aralığında dalgalı bir seyir izledi.

Uysal döneminde aylık enflasyona bakıldığında en az yüzde 0.38’lik bir artış görülürken, en fazla artış ise yüzde 2.13 ile 2020 Ekim ayında yaşandı.

Berat Albayrak’tan şaşırtan açıklama: Dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz

Ekonomi

Göçmen işçiliğinde artış: Çalışma izni verilenlerin sayısı katlandı

Türkiye, milyonlarca Afgan ve Suriyeli göçmene ev sahipliği yapıyor. Göçmenlerin büyük kısmı çalışma izni almadan kaçak çalışırken, izin alıp işgücüne katılanların sayısı ise katlanarak artıyor.

BOLD – Türkiye’ye göç edip çalışma izni alanların sayısı giderek artıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, 2011 yılında 17 bin 466 yabancıya çalışma izni verilirken, bu rakam 2019 yılında yaklaşık 8,5 kat artarak 145 bin 232’ye yükseldi. 2011-2019 yılları arasında çalışma izni alan yabancıların toplam sayısı ise 634 bin 184.

İKTİDAR UMUDUNU GÖÇMEN İŞÇİLİĞİNE BAĞLADI

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, yabancı işçiler sorununu TBMM gündemine taşıdı. AKP’li Yasin Aktay ve Mehmet Özhaseki’nin Suriyelilerin ülkeden gönderilmesi durumunda ülke ekonomisinin çökeceği iddialarını değerlendiren Budak, “Son yıllarda işsizlik, özellikle genç işsizliği hızla artarken, son 8 yılda yabancılara verilen yıllık çalışma izinleri 8,5 kat arttı. Bu açıklamalar iktidarın, bilinçli olarak kalkınma umudunu düşük nitelikli, ucuz göçmen işçiliğine bağladığını gösteriyor. Ülkemizi ucuz göçmen işçiliği cennetine çevirdiler” dedi.

634 BİN YABANCIYA ÇALIŞMA İZNİ VERİLDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi veren Budak, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, 2011’de 17 bin 466 yabancıya çalışma izni verilirken, bu rakam 2019’da yaklaşık 8,5 kat artarak 145 bin 232’ye yükseldi. Bakanlık, 2020 yılı istatistiklerini henüz açıklamadı. 2011-2019 yılları arasında 634 bin 184 yabancıya çalışma izni verildi. 2019’da çalışma izni alan yabancıların yüzde 43’ü Suriye vatandaşı ve yüzde 70’i lise ve altı eğitim seviyesine sahip” dedi.

NİTELİKLİ İŞGÜCÜMÜZÜ TÜRKİYE’DE TUTAMAYIZ

Türkiye’de üniversite mezunu işsiz sayısının 1 milyondan fazla olduğunun altını çizen Budak, “AKP iktidarı 19 yılda öyle çarpık bir ekonomik yapı kurdu ki bu gençlerimizi istihdama dahil edemiyoruz ancak lise ve altı eğitim seviyesine sahip göçmenlere istihdam sağlayabiliyoruz. İktidar, Türkiye’yi bu çarpık yapı ile mi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına taşıyacak? Türkiye ekonomisinin en acil ihtiyacı, katma değerli istihdam, üretim ve yatırımı merkezine alan bir kalkınma programıdır. Bu yapılmadığı sürece ne iyi eğitimli, nitelikli işgücümüzü ülkemizde tutabiliriz ne de ülke ekonomimizin rekabetçiliğini artırabiliriz” dedi.

TÜRKİYE’DE KAYITLI KAÇ GÖÇMEN ÇALIŞIYOR?

Soru önergesinde 2021 yılı itibariyle Türkiye’de çalışma izni bulunan yabancı sayısının kaç olduğunu soran Budak, önergede şu soruların yanıtlanmasını istedi: “İzne sahip olan yabancıların tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler sektörüne göre dağılımı nasıldır? Çalışma iznine sahip yabancılar hangi faaliyet kollarında çalışmaktadırlar? Çalışma izni bulunan yabancıların uyruklarına ve eğitimlerine göre dağılımı nasıldır? Son 10 yılda kaçak olarak çalışan kaç yabancı tespit edilmiştir? Kaçak yabancı işçi çalıştıran işletmelere hangi yaptırımlar ve cezalar uygulanmıştır?”

Aç olan ‘açım’ diye bağırmaz mı?

Okumaya devam et

Analiz

Aç olan ‘açım’ diye bağırmaz mı?

Ekonomik kriz nedeniyle intiharların arttığı son aylarda AKP’lilerin geçim sıkıntısı ile ilgili skandal açıklamalarına bir yenisi eklendi. AKP’li Yasin Aktay, “Açız maçız’ diyen insanların hiçbirisi aç değil. Aç olan açım diye bağırmaz” dedi. AKP’li Denizli Milletvekili Şahin Tin de daha önce evine kuru ekmek girenlerin aç olmadığını öne sürmüştü.  

BOLD ANALİZ – Birkaç kurumdan maaş alan AKP’lilerin sayısı giderek artarken, AKP halka kuru ekmeği çok görüyor. “Kuru ekmek eve giriyorsa o zaman aç değiller” diyen AKP’li Şahin Tin’in ardından AKP’li Yasin Aktay da aç olanın “açım” demeyeceğini öne sürdü.

“AÇIZ MAÇIZ DİYENLERİN HİÇBİRİSİ AÇ DEĞİL”

AKP’li Yasin Aktay’ın, ekonomik krizin her geçen gün daha da şiddetlendiği, halkın zorunlu gıda maddelerine ulaşmada sıkıntı yaşadığı günümüzde ekonomik sorunlar üzerine kullandığı ifadeler tepki çekti. “Aç olan ‘Açım’ diye bağırmaz” iddiasında bulunan Aktay, Aktay, “Ekonomi konusunda benim kendi kişisel paradigmam biraz daha manevi boyutla irtibatlıdır. Zannetmeyin öyle bugün ‘Açız maçız’ diyen insanların hiçbirisi aç değil. Zaten aç olan ‘Açım’ diye bağırmaz. ‘Açım’ diyenler genellikle bu işin sömürüsünü yapan insanlardır, politize etmeye çalışan insanlardır” dedi.

KURU EKMEK GİRİYORSA AÇ DEĞİLLER

Aktay gibi AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin de evine kuru ekmek girenlerin de aç olmadığını öne sürmüştü. Ekonomik krizin etkilerini Meclis’te anlatan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın “Millet aç, midesine kuru ekmek dışında bir şey girmiyor” ifadelerine AKP’li Tin “O zaman aç değiller” diyerek karşılık vermişti. AKP’li Tin’in reddettiği bu diyalog tutanaklara şu şekilde girdi: “Engin Altay: Millet aç, millet perişan. Evet herkesin midesine bir şey giriyor, kuru ekmek giriyor. Şahin Tin: O zaman aç değiller demek.”

HALK PAZAR ARTIKLARINI TOPLUYOR

Pazardan alışveriş yapacak durumu kalmayan halk, artık evinin ihtiyaçlarını karşılamak için akşamları pazarın dağılmasını bekliyor. ANKA’nın haberleştirdiği bu durum, sosyal medyada da gündem oldu. Görüntülerde pazar atıkları arasından topladığı sebze ve meyveleri evlerine götüren insanlar yer alıyor. Görüntülerde insanların pazar tezgahları arasında çöpe atılmış çürük sebze ve meyveleri topladığı görülüyor.

EKMEK BULAMAYAN MAKARNAYA YÖNELDİ

Ekmeğin kilosu son aylarda yapılan zamlarla birlikte birçok şehirde 7.5 lirayı geçti. Halk artan ekmek fiyatları sonrası ekmek bulamadığı için makarnaya yöneldi. Bir kilo ekmeğin fiyatı 7.5 lira olmasına karşın halk bir kilo makarnayı 3.90 liraya alabiliyor. 5 veya 10 kiloluk paketli alımlarda bu rakam daha da aşağı düşüyor. Halkın makarnaya yöneldiği ile ilgili durum resmi rakamlara da yansıdı. Son yıllarda makarna tüketimi yüzde 25 artarken, kırmızı et tüketimi 30 azaldı.

HALK AÇIM DEMİYOR, İNTİHAR EDİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2002’den bu yana ülke genelinde toplam 4 bin 801 kişi geçim sıkıntısı yüzünden intihar etti. Aynı sebepten intihar edenlerin son 5 yıldaki sayısı da bin 370 kişiye ulaştı. 2018 Ağustos’ta yaşanan kur artışıyla derinleşen ekonomik kriz, sadece son 2 yılda 566 vatandaşı intihara sürükledi. Ülke genelinde ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre sadece işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi oldu.

 

Türkiye ucuz işçilikte Çin’i geride bıraktı: Şimdi rakip Bangladeş

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye ucuz işçilikte Çin’i geride bıraktı: Şimdi rakip Bangladeş

Türkiye, Afgan ve Suriyeli mülteciler nedeniyle dünyanın en ucuz iş güçlerinden birine sahip oldu. Aylık 1000 TL’ye (115 dolar) çalışan mültecilerle Çin’i bile geride bırakan Türkiye’nin şimdiki rakibi ise 95 dolarla dünyanın en düşük asgari ücretinin bulunduğu Bangladeş. 

BOLD – AKP’lilerin “mülteciler giderse ekonomi çöker” söylemlerinin nedeni belli oldu. Dünyada ucuz iş gücü ile nitelendirilen Çin’de ortalama aylık ücret 220 dolar civarında iken, mülteciler sayesinde bu rakam Türkiye’de 120 dolara kadar geriledi. Resmi asgari ücretin 330 dolar seviyesinde seyrettiği Türkiye’de mülteciler sayesinde 115 dolara (1000 TL) çalıştırılacak işçi bulunabiliyor.

MÜLTECİLER GİDERSE EKONOMİ ÇÖKER

AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Suriyeli göçmenler için “kader ve imtihan” yorumu yapıp, “Çok önemli bazı yerlerden Suriyelileri bir çekin, Suriyeliler bir gitsin ülke ekonomisi çöker” dedi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki de mültecilerle ilgili yaptığı açıklamada, “Bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyor; boşuna popülizm yapmayın, gönderemezsiniz” diye konuştu.

SANAYİCİ GÜNDE 20-30 TL’YE ÇALIŞACAK VARKEN NEDEN MAAŞ ÖDESİN Kİ?
  • Özhaseki ekonomiyi ne hale getirdiklerini kabul etmiş. 2 3 yılı tutabilmek için Türkiye’nin geleceğini bitirmek çok doğru karar şey ama dimi sanayi ayakta duruyor 1500tl maaş vererek.
  • Sanayiyi değil gözünü para hırsı bürümüş aç gözlü doymak bilmeyen patronları ayakta tutuyor. Karın tokluğuna ve günde 20-30 liraya adam varken neden maaş+SGK ödesin ki ??
  • Yani diyor ki ucuz işçilik ile sanayiyi ayakta tutuyoruz. Yoksa bir işçinin işverene maliyeti maaş +sigorta+yol+yemek+ mesai ile 7.500 TL’yi buluyor. Suriyeliler ile bu rakam 2-3 bine iniyor. Onlar olmasa Sanayi biter diyor.

1 TÜRK YERİNE 3 AFGAN ÇALIŞTIRILIYOR

Arkadaşım sanayide metal işi yapıyor. Ağır sanayi işi. Çalışanların hepsi kaçak Türkmen, Afgan, Suriyeli. 1 tane Türk yok. 1500 TL veriyor, sigorta yapmıyor. Büyük kâr. Bir Türk çalışsa SGK ve maaş derken çok masraflı oluyor. 1 Türk yerine 3 Afgan çalıştırıyor.

 

  • O sanayiciler işçi değil köle bulamıyorlardı, sayenizde buldular. Adana da bir plastik fabrikasında çalışan Suriyeli, 1800 tl maaş alıyor, sgk yok, yol yok, yemek yok, iş güvencesi yok. Yok oğlu yok. Böyle iş gücünü elbet seversiniz.
  • 10 kisi ayni evde kalan, aylık maaş; 1000, 1500 lira ver, yeter abi deyip, günde 15 saat çalışan insanlar mi sanayiyi ayakta tutuyor? Ne Allah dan korkuyorsunuz, ne de kuldan utanıyorsunuz.
MİLLET İNTİHAR ETSE UMURLARINDA DEĞİL

Sosyal medyada büyük tepki çeken AKP’lilerin mültecilerle ilgili söylemlerine yapılan yorumlar, mültecilere verilen maaşları da ortaya çıkardı. İşte Afgan ve Suriyeli mültecilerin aldıkları maaşlarla ilgili yapılan paylaşımlardan bazıları şöyle:

  • İkitelli organize sanayi :)) Her yerde sigortasız Suriyeli, Afgan haftada 300-400 TL.’ye çalışıyor. Bizimkiler işsiz kalıyor. Bunlar da bunu ekonomiye faydaları var bizimkiler maaş beğenmiyor diye satıyor.
    Ama millet intihar etse umurlarında olmuyor.

  • Bir sanayinin ayakta kalması için Afgan işçileri günde 12 saat sigortasız ve 1500 lira maaş ile sömürmesi gerekiyor ise o sanayinin batması herkes için, ekonomi için de en iyi olanıdır. Yoksa sağlıklı ve işçi haklarını tam ödeyen sanayi de batacak.
  • Sanayi sitelerini denetler misiniz? Asgari ücretin altında maaş + sigortasız.

 

Türkiye’ye ne kadar Afgan mülteci geldi? Zeytinburnu’ndaki üniformalılar kim?

Okumaya devam et

Popular

Shares