Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AKP’den yeni yoksulluk kriteri: Göreceli yoksulluk

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, yoksulluk sınıflandırmalarıyla tartışmaya sebep oldu. “Aşırı yoksulluğu bitirdik” diyen Selçuk, Türkiye’de gerçek yoksulun değil göreceli yoksulun olduğunu ileri sürdü.

BOLD – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 155 milyar TL’lik bütçesi görüşüldü. Sert eleştirilerde bulunan muhalefet, bakan Selçuk’a ülkenin ulusal ve uluslararası verilere göre günden güne fakirleştiğini hatırlattı. Bakanın savunması ise eleştirisi konusu oldu.

SELÇUK: TÜRKİYE’DE GÖRECELİ YOKSULLUK VAR

Yoksulluğu tanımını tartışmaya açan Bakan Selçuk, “Birçok yoksulluk tanımı var. Mutlak yoksulluk var, aşırı yoksulluk var, göreceli yoksulluk var, nesnel yoksulluk var, öznel yoksulluk var. Bunları sizler de biliyorsunuz. Bizim göreceli yoksulluğu da bitirmemiz lazım. Bunu yapmalı mıyız? Tabii ki yapmalıyız. Kim yoksulluktan mutlu olsun ki? Kim halkının yoksul olmasından mutlu olsun? Ama şunu da teslim etmemiz lazım. Aşırı yoksulluk bu ülkede yok artık. Aşırı yoksulluğu sıfırladık, istiyoruz ki göreceli yoksulluğu da azaltabilelim” diye konuştu.

İŞSİZLİK FONU NERELERDE KULLANILDI?

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki tartışmalı konulardan biri de İşsizlik Fonu oldu. Muhalefetin işsizlik fonunun patronlara peşkeş çekildiği yönündeki iddialarına cevap veren Selçuk, adeta itiraflarda bulundu. İşsizlik Fonu’nun nerelere harcandığını anlatan Bakan “İşsizlik Sigortası Fonu, sadece işsizlere ödenen bir fon olarak kurulmadı. Fon giderleri, baktığımız zaman, işsizlik sigorta ödemesine gidiyor, teşviklere gidiyor, işbaşı eğitimlerine gidiyor, asgari ücret desteğine gidiyor, aktif işgücü hizmetleri programlarımıza gidiyor” dedi.

TTB: Sağlık Bakanlığı Kovid-19 testlerini azaltmamız için baskı yapıyor

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın Bip’ine psikolojik analiz yeteneği eklendi

Türkiye’de kamu personeli için kullanılması zorunlu hale getirilen ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da resmen tavsiye ettiği ‘Bip’ mesajlaşma uygulaması, kullanıcıların mesajlarını inceleyerek anlık psikolojilerini analiz eden bir eklenti için patent başvurusu yaptı.

BOLD – WhatsApp’ın Gizlilik Sözleşmesi güncellemesi nedeniyle oluşan belirsizlik sonrası Türkiye’de hükumet tarafından “Bip” isimli mesajlaşma uygulamasının kullanılması tavsiye edildi. Cumhurbaşkanlığı hesabından Erdoğan’ın Bip kullanmaya başladığı duyuruldu. Bip, kamunun hakim ortağı olduğu Turkcell GSM operatörüne ait. Ardından kamu kuruluşları, çalışanlarına resmi yazıyla, görevleriyle ilgili gruplarda Bip kullanmaları yönünde talimat verdi. İlk olarak Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar haberleşme gruplarını Bip’e taşıdılar, ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın da BiP uygulamasına geçeceği duyuruldu. Öyle ki, öğretmen ve öğrenciler arasında daha çok pandemi döneminde kullanılan Whatsapp gruplarının da kapatılıp Bip’e geçilmesi yönünde resmi yazı gönderildi okullara.

Bip uygulaması, Whatsapp, Telegram ve Signal’le karşılaştırıldığında en çok kişisel veri toplayan uygulama olarak dikkat çekiyor. Bip’i indirenler ayrıca tüm bu verilerin devletle paylaşılabileceğini de kabul etmiş oluyorlar. Ancak Bip, daha ileri bir adım attı ve kullanıcıların psikolojik durumlarını, mesajlaşmaları yoluyla tespit edebilecek bir yazılım geliştirdi.

Bip’in sahibi konumundaki Turkcell şirketi, Türk Patent ve Marka Kurumu’na “Psikolojik durum analiz sistemi” ismini verdiği yazılımla ilgili patent başvurusu yaptı. Güvenlik alanıyla ilgili bilgiler veren Webtekno web sayfasının analizine göre Turkcell söz konusu patent başvurusu, Bip’in kişisel yazışmaları açık şekilde analiz edebileceğini gösteriyor. Bu durum da Bip’in tüm kişisel yazışmaları gördüğü anlamını taşıyor.

Patent başvurusunda şu ifadeler yer alıyor:

“Bu buluş, kullanıcıların mobil cihazları üzerinde kullandıkları mesajlaşma uygulamasındaki yazışmalardan doğal dil işleme ile duygu durumunun belirlenmesine ve belirlenen duygu durumuna göre kullanıcıya müzik önerisinde bulunulmasına imkan sağlayan bir sistem ile ilgilidir.”

HÜKUMET DİNLEME VE İZLEME YETKİSİNİ SÜREKLİ GENİŞLETİYOR

Türkiye’de son yıllarda dinleme ve izleme yetkisi her geçen gün genişletiliyor. Erdoğan’ın ilk adımı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) yetkilerini genişletmek oldu. 2014’te MİT’e, hâkim kararı olmaksızın yurtdışında bulunan vatandaş olsun olmasın herkesi, yurtiçindeki tüm yabancıları ve ankesörlü telefonla görüşen herkesi dinleme yetkisi verdi. Muhalefet bu yetkiyi Anayasa Mahkemesine götürdü. Mahkeme Başkanı Zühtü Aslan “bu yetki polis devleti doğurur” demesine rağmen mahkeme oy çokluğuyla yasayı iptal etmedi. Mahkeme Başkanı Aslan muhalefet şerhinde, “Bu polis devleti uygulamasına yol açar. Demokrasiyi yok etme potansiyeli taşır” değerlendirmesi yaptı.

MİT’in yetkilerinin genişletilmesinin ardından, telefon dinlenmesi, teknik takip kararları, gizli soruşturmalarla ilgili yasalar değiştirildi. 2016’da Kanun Hükmünde Kararnameyle, dinlemeler hakim kararı olmaksızın sadece savcıların talimatıyla mümkün hale geldi.

İNTERNET TRAFİĞİNİ İZLEME YETKİSİ

Erdoğan Hükumeti’nin ikinci adımı internet trafiğine yönelik oldu. 2017 yılındaki düzenlemede de hakim kararını by-pass edecek şekilde yapıldı. Polise ve MİT’e internete ve abonelere ilişkin bilgilere mahkeme kararı olmaksızın erişme yetkisi verildi. İnternet operatörleri, servis sağlayıcılar ve server firmaları mahkeme kararı olmadan her türlü internet veri trafiğini polise açmak zorunda bırakıldı.

KAMU ÇALIŞANLARINA WHATSAPP YASAĞI

Bu adımların ardından muhalif kesimler başta olmak üzere hemen herkes Whatsapp kullanmaya başladı. Telefon görüşmelerinde GSM şebekeleri neredeyse hiç kullanılmamaya başlandı. Anamuhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu telefonunun dinlendiğini defalarca açıkladı. Kamu kurumları da kendi içlerindeki iletişimi Whatsapp üzerinden sürdürmeye başladı. Ancak son adımla kamu personeli Bip kullanmaya zorlanıyor.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, kamu kurumlarının bilişim sistemlerindeki güvenlik risklerinin minimuma indirilmesini gerekçe göstererek, “Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi” yayınladı. Kamu çalışanlarına yabancı mesajlaşma uygulamaları yasağı geldi ve kurumsal işlemlerde yerli mesajlaşma uygulamalarının kullanılması zorunluluk haline getirildi.

Okumaya devam et

Gündem

Oğuzhan Müftüoğlu’ndan Perinçek’in sözlerine tepki: Soytarılık

Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu, Perinçek’in, “Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir” sözlerini “soytarılık” olarak niteleyerek, “Bence dengesiz bir insan. Aklının yerinde olduğunu düşünmüyorum” dedi.

BOLD – Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir” açıklamasına tepki gösteren Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu, “Denizlerin, Mahirlerin böyle bir soytarılığa alet edilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

68 GENÇLİK HAREKETİ LİDERİYDİM

Perinçek, partisindeki istifalar üzerine geçen günlerde katıldığı bir programda yaptığı açıklamalar esnasında, “Ben 1968 gençlik hareketinin lideriyim. Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir. Silahlı mücadele girişimi başlayınca, onların karşısına ben çıktım ama gene çıkarım” ifadelerini kullandı. Tepkiyle karşılanan ifadeler hakkında Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden, BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu, Hürriyet’ten Turan Yılmaz’a açıklamalarda bulundu.

AKLININ YERİNDE OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

“Denizlerin, Mahirlerin böyle bir soytarılığa alet edilmesini, ilgi çekmek için abuk sabuk konuşulmasını doğru bulmuyorum. Saçma sapan konuşmalar” diyen Müftüoğlu, “Bunlar ancak bir paranoyak, megolaman insanın söyleyebileceği şeyler. İlgi çekmek, hava atmak için mi söyleniyor? Pek de aklının yerinde olduğunu düşünmüyorum. Ben Dev-Genç’in 1970 öncesindeki merkez yürütme kurulu üyesiydim. Perinçek’in Dev-Genç’te herhangi bir görevi yoktu. Sonraki dönemdeki zigzaglarını herkes biliyor. Bence dengesiz bir insan. İzlediği siyasetin de solla bir ilgisi yok” dedi.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Okumaya devam et

Gündem

Aşı haritası aktif hale getirildi: Anlık takip edilecekler

İllere göre koronavirüs vaka sayılarını açıklamayan Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin aşı haritasını erişime açtı. Bugüne kadar 1 milyon 268 kişinin aşı olurken, günlük aşı tablosu Sağlık Bakanlığının ‘Kovid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu’ üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.

BOLD – Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama süreci Çin’den alınan aşılarla devam ediyor. İllere göre koronavirüs vaka sayılarını açıklamayan Sağlık Bakanlığı iller bazında aşı dağılımının yer aldığı aşı haritasını aktif hale getirdi.

ANLIK TAKİP EDİLEBİLECEK

Türkiye’deki 81 ilde ilde aşılananların sayısı covid19asi.saglik.gov.tr sitesi üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor. İllere göre aşı dağılımı 10 dakikada bir güncelleniyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Twitter’dan yaptığı açıklamada, “1.200.000’den fazla kişi şu ana kadar aşı oldu. Türkiye’de iller bazında aşı dağılımını görebilirsiniz. Pazartesi gününden itibaren bunu canlı olarak takip edebileceksiniz. En çok sağlık çalışanımızın bulunduğu İstanbul’da 224.000’den fazla kişi aşı oldu” dedi.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

 

Okumaya devam et

Popular