Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunan askerlerinin demir çubuklarla botları delip mültecileri ‘ölüme ittiği’ anlar

Ege’de Yunan askerlerinin, NATO unsurlarının gözü önünde düzensiz göçmenlerin botlarını batırması kameralarla kaydedildi. Görüntülerde askerlerin çocukların da bulunduğu mültecilerin botlarına ateş açtıkları, sivri demirlere botları batırmaya çalıştıkları görülüyor.

BOLD – Türk Sahil Güvenliğinin kaydettiği görüntülerde mültecilere ait botları Türk kara sularına itmek için Yunan askerlerinin gemilerle manevra yaptığı, demirlerle plastik botları deldiği ve mültecilerin çevresine ateş açtıkları kaydedildi.

Yunanistan Sahil Güvenlik unsurlarının düzensiz göçmenleri taşıyan botları Türk kara sularına geri itmek için yaptığı insanlık dışı hareketler kameralar tarafından kaydedildi.

Görüntülerde, Yunanistan sahil güvenliğine ait gemiler düzensiz göçmenleri taşıyan botları Türk kara sularına doğru itiyor. Yunan askerlerinin, içinde çocukların da bulunduğu göçmenleri taşıyan botu batırmak için demir sopalarla  vurarak deldiği, hatta botun çevresine ateş açtıkları görülüyor.

Mültecilerin çaresizce bağırmalarına kulak tıkayan Yunan askerleri, göçmenleri Ege’nin soğuk sularında ölüme terk ediyor. Göçmenlere yönelik insanlık dışı saldırılar bölgede görev yapan NATO unsurlarının önünde gerçekleşiyor. Görüntülerde Türk kara sularına itilen düzensiz göçmenler Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik unsurları tarafından kurtarılıyor.

Bir annenin zor tercihi: Bebeğinin özgürlüğü için ölümü göze aldı

Dünya

WSJ: Trump koltuğu bırakmamak için İran’la savaşacaktı

Amerikan Wall Street Journal gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın koltuğu bırakmamak için İran’la savaşmayı planladığını yazdı. İddiaya göre Trump’ı kararından devreye giren kurmayları vazgeçirdi.

BOLD – ABD seçimleri Joe Biden’in galibiyeti ile sonuçlanmasına rağmen gözler hala Trump’ın ne yapacağında. Tam da böyle bir dönemde ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) dikkat çeken bir habere imza attı. İddiaya göre geçtiğimiz perşembe günü Trump, Oval Ofis’te kritik bir toplantı yaptı. Toplantının gündeminde ise İran’ı vurmak vardı.

TRUMP BAŞKANLIĞI BIRAKMAK İSTEMİYOR

Toplantıya Başkan Yardımcısı Mike Pence, Genelkurmay Başkanı Mark Milley ve Savunma Bakanı vekili Christopher Miller katıldı. İddiaya göre Trump, kurmaylarına ‘İran’ı vurma’ planlarını anlattı. Gerekçe olarak Tahran yönetiminin nükleer anlaşmaya uymayan hamlelerini gösterdi. Ancak gazetenin iddiasına göre Afganistan ve Irak’ta savaşı bitirmek için uğraşan Başkan Trump’ın daha büyük gerilimlere yol açmamak için ikna edildiğini savunuldu. Muhtemel bir İran savaşının taraflar açısından çok büyük sıkıntılara sebep olacağı anlatıldı.

KURMAYLAR DEVREYE GİRDİ

Toplantıda Pence, Milley ve Miller’in, İran’a yapılacak askeri bir operasyonun ciddi sonuçları olacağını, bunun Trump görevi bıraksa da politik olarak kendisini takip edebileceğini de anlattığı ileri sürülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesi ve İran arasında yapılan nükleer anlaşmadan Tahran yönetiminin gereklilikleri sağlamadığını iddia ederek 2018 yılında çıkma kararı almış ve birbiri üzerine yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. Trump’ın yeni başkan Joe Biden’la İran konusunda görüş ayrılıkları dikkat çekiyor. Biden, 2015 anlaşmasını yeniden tanıma taraftarı olarak bilinirken, Tahran yönetimiyle anlaşarak nükleer faaliyetleri kontrol altına almak istiyor.

Okumaya devam et

Dünya

Kovid-19 vaka sayısı dünyada 55 milyonu geçti

Koronavirüs salgınında dünya genelinde Kovid-19’lu vaka sayısı 55 milyonu geçti. Salgın nedeniyle 1 milyon 327 bin 77 kişi yaşamını yitirirken 38 milyon kişi de sağlığına kavuştu.

BOLD – Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 55 milyonu geçti. ABD, 11 milyon 380 bin 748 vaka ile en fazla vaka sayısına sahip ülke konumunda bulunuyor.

1 MİLYON 327 BİN KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği ‘Worldometers’ internet sitesine göre, Çin’in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan Kovid-19 salgınında tespit edilen toplam vaka sayısı 55 milyon 2 bin 495 oldu. Kovid-19 nedeniyle dünya genelinde 1 milyon 327 bin 77 kişi yaşamını yitirdi, 38 milyon 259 bin 421 kişi virüsü yenerek sağlığına kavuştu.

HER 5 VAKADAN BİRİ ABD’DE

ABD, 11 milyon 380 bin 748 ile en fazla vaka sayısına sahip ülke konumunda bulunurken, bu ülkeyi 8 milyon 867 bin 857 ile Hindistan, 5 milyon 863 bin 93 ile Brezilya, 1 milyon 981 bin 827 ile Fransa, 1 milyon 948 bin 603 ile Rusya, 1 milyon 492 bin 608 ile İspanya, 1 milyon 369 bin 318 ile İngiltere, 1 milyon 310 bin 491 ile Arjantin, 1 milyon 198 bin 746 ile Kolombiya ve 1 milyon 178 bin 529 ile İtalya izledi.

Ali Babacan AKP’yi işkenceyi geri getirmekle suçladı

Okumaya devam et

Dünya

Dünyaca ünlü Ukraynalı yazar Kurkov, Kavala’nın tutukluluğunu Stalin dönemine benzetti

Andriy Kurkov

Dünyaca ünlü Ukraynalı yazar Andriy Kurkov, Silivri’de tutuklu bulunan aktivist Osman Kavala’ya mektup yazarak, “Başınıza gelenleri düşünürken çok üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

BOLD – Uluslararası Yazarlar Birliği PEN’in Ukrayna Başkanı Andriy Kurkov, Silivri Cezaevinde tutulan iş insanı ve insan hakları aktivisti Osman Kavala’ya mektup yazdı.

Sovyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından Avrupa’da okunan ilk on yazar arasında gösterilen Kurkov mektubunda, Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından da yasadışı olarak tescillendiğini söyledi.

Kavala’nın hak ihlaline maruz kaldığını sık sık dile getiren Kurkov, Kavala’nın tutulduğu Silivri Cezaevi hakkında edindiği bilgilere de mektubunda yer verdi.

ÇOK ÜZÜLÜYORUM

Türkiye’ye ilgisini “Hem ülkenizi hem de tarihini çok sevdiğim için başınıza gelenleri düşünürken çok üzülüyorum” sözleriyle anlatan Kurkov, gidişatın kendisini çok acıttığını belirtti.

Osman Kavala’nın casusluk suçlamasıyla tutuklanmasını Stalin’in iktidarda olduğu 1930’lu yılları hatırlattığını söyleyen Kurkov, Türk yetkililerin Kavala’yı sonsuza dek hapishanelerde çürütmeye niyetli oldukları söyledi.

Kurkov, Kavala’ya yazdığı mektupta şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Osman Bey,

“Geçen yaz (Kanada’nın başketi Ottava’daki) Parlamento Tepesi’nde 1000 tane çakıl taşının Londra’ya bakacak şekilde dizilerek yerleştirildiğini duymuşsunuzdur. Bu hareket, 1 Kasım 2017 tarihinden itibaren kaldığınız Silivri Cezaevi’ndeki 1000. gününüzün hatırlatıcısı olarak gerçekleştirilmiştir. Hem yerel mahkeme hem de suçsuz olduğunuzu onaylayıp tutuklanmanızın yasa dışı olduğunu ilân eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından beraat edilmişsiniz. Aradan bir süre geçtikten sonra aleyhinize, bana Stalin’in iktidarda olduğu 1930’lu yıllara denk gelen terör dönemini hatırlatan iftiralar atıldı; iktidar başındakilerin sizi casuslukla suçlamaları, sizi sonsuza dek hapishanelerde çürütmeye niyetli olduklarını gösteriyor!

“Türkiye’yi yönetenlerin sizden neden bu kadar korktuğunu bir türlü anlayamıyorum. Birinin sivil toplumunun hayatına aktif bir şekilde katılması suç mu acaba? Bir kişinin, Türk okuruna Nabokov, Joice ve Faulkner gibi dünya edebiyatının klasik yazarlarını tanıtan bir yayınevinin kurucularından biri olması, hapsedilme sebebi olarak gösterilebilir mi hiç? Bu arada Türkçeye çevrilmiş tek romanım da İletişim Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.

“Siz hâlâ Türkiye’nin (ve belki de Avrupa’nın) en modern ve en büyük hapishanesi olan Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmaktasınız. Okuduklarıma göre Türk ceza sisteminin «mucizesi» sanılan bu hapishanede aynı zamanda 11 bin mahpus yatabildiği için kendisine resmî olarak bile «ceza kampüsü» derler; dolayısıyla orası bir akademi veya yükseköğretim kurumuna benzetilebilir.

“Kaldığınız o yer, deniz kıyısı ile plaja 5 kilometrelik mesafedeymiş ve kendi hücrenizde içinden kilitlenebilirmişsiniz! Bundan başka hücrenizde basıp yardım alabileceğiniz gardiyanları çağırabileceğiniz bir tuş varmış! O tuşla ilgili olarak bir şeyi yanlış anlamış olamaz mıyım acaba? Google Maps’tan edindiğim bilgilere göre o tuşun basılması üzerine gelen gardiyanlar, mahpuslara karşı çok kaba ve acımasız davranıyorlarmış.

“Düştüğünüz durum bana o kadar inanılmaz geliyor ki, onu hatırladıkça kendimi George Orwell’in Franz Kafka’yla birlikte yazdığı ütopik romandan bir alıntıyı okuyormuşum gibi hissetmeye başlıyorum.

“Bu gidişat beni çok ama çok acıtıyor. Sizi önemseyerek özgürlüğe kavuşmanızı isteyen insanların ne kadar çok olduğunun farkındayım. Bütün medeni dünya sizi destekliyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin sizinle ilgili olarak onayladığı kararın uygulanmasını ve aleyhinize yapılan tüm suçlamaların asılsız olduğunun duyurulmasını beklemeye hazır.

“Hem ülkenizi hem de tarihini çok sevdiğim için başınıza gelenleri düşünürken çok üzülüyorum. Yıllar önce modern Türkiye’nin en ünlü yazarı olan Orhan Pamuk’un Kıyiv ziyaretini düzenlediğim üzerine romanlarının büyük kısmı Ukraynacaya çevrilmiştir. Bu arada o da eserleri «İletişim» Yayınevi’nce basılan yazarlardandır. O, Türkiye’yi dünyaya tanıtan Türk yazarlarından birisidir. Siz özgürlüğe kavuşur kavuşmaz sizi Ukrayna’da misafir etmekten çok büyük mutluluk duyardım. Sivil toplumun hayatı ile kültürel projelere yeniden katılmanızı çok ama çok isterdim. Bunların gerçek olacağı güne az kaldığından eminim. Sizinle Kiev veya İstanbul’da görüşmek üzere. En samimi ve dostça dileklerimle, Roman yazarı Andrey Kurkov”

ANDRİY KURKOV KİMDİR

Andriy Kurkov 23 Nisan 1961’de St. Petersburg’da doğdu. Çocuk yaşta ailesiyle birlikte Kiev’e taşındı. Kiev Yabancı Diller Okulu’ndan mezun olduktan sonra redaktörlük ve kameramanlık yaptı. 1996’dan beri Kiev ve Londra’da yaşıyor.

SSCB sonrasında Avrupa’da en çok kitabı satılan ilk on yazardan biri olan Andriy Kurkov’un en çok satan Ölüm ve Penguen dahil olmak üzere 19 romanı var. Çocuklar için de 9 kitap kaleme alan Kurkov’un, 20’ye yakın belgesel, kurgu ve TV filmi senaryosu bulunuyor.

Çalışmaları İngilizce, İspanyolca, Japonca, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Çince, İsveççe, Farsça ve İbranice dahil olmak üzere 37 dile çevrildi ve 65 ülkede yayınlandı.

Ukrayna’nın ünlü roman yazarı Andriy Kurkov aynı zamanda, Kiev’deki Uluslararası Diyalog ve Kültür Merkezi Syaivo’nun da ortak kurucularındandır.

Ali Babacan AKP’yi işkenceyi geri getirmekle suçladı

Okumaya devam et

Popular