Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Çakıcı’dan Kılıçdaroğlu’na mafya usulü yeni tehdit: Bahçeli’nin adını ağzına alma!

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tehditlerine yenisini ekledi. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine cevap veren Çakıcı, “Sen kurt ile çakalı karıştırıyorsun. Sende ve avanende yürek varsa ben her gün sokaktayım. Çakal gibi uluyup, hatun gibi konuşacağına beni öldürtsene” dedi.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan tehdit ve hakaretlerine bugün de devam etti.

Dünkü tehditlerinin ardından CHP’nin suç duyurusunda bulunduğu Çakıcı, sosyal medya hesabından paylaştığı mektupla yine Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Kılıçdaroğlu’nun kendisini ima ederek kullandığı “Çakalların olduğu yerde bize kimse bir şey söyleyemez” ifadesini hatırlatan Çakıcı, “Bre gafil! Sen kurt ile çakalı karıştırıyorsun. Sende ve avanende yürek varsa ben her gün sokaktayım. Çakal gibi uluyup, hatun gibi konuşacağına beni öldürtsene. Sende ve avanende o yürek var mı?” ifadelerini kullandı.

Mafya jargonuyla Devlet Bahçeli’yi savunan Çakıcı, “Sayın Bahçeli’yi ağzına alma sen onun koç yumurtası bile olamazsın” dedi.

Kılıçdaroğlu’ndan Çakıcı’ya cevap: Çakalların olduğu yerde hiç kimse bize bir şey söyleyemez

Gündem

“Evde tedavi ol” denilen koronalı hasta 10 gün sonra can verdi

Mersin Şehir Hastanesinde koronavirüs testi pozitif çıkan diyabet, tansiyon ve osteoproz hastası Zekeriya Küçükerciyes, ilaç verilerek evine gönderildi. Evde fenalaşan Küçükerciyes, kaldırıldığı başka bir hastanede hayatını kaybetti. Eşinin şikayeti üzerine şehir hastanesi hakkında soruşturma açıldı.

BOLD – Kovid-19 testi pozitif çıkmasına rağmen ilaç verilerek evine gönderilen diyabet, tansiyon ve osteoporoz hastası olan 52 yaşındaki Zekeriya Küçükerciyes, fenalaştıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Sözcü’nün haberine göre bir nakliyat şirketinde müdürlük yapan eşi Zekeriya Küçükerciyes’in rahatsızlanması nedeniyle 25 Ekim’de Mersin Şehir Hastanesi’ne gittiklerini söyleyen Hicran Küçükerciyes, burada yapılan test ve çekilen tomografi sonucunda 26 Ekim’de kendilerine Kovid-19 tanısı konulduğunu kaydetti. Küçükerciyes,”İlaçlarımızı almaya gittiğimizde eşim şeker, tansiyon, osteoporoz hastası olduğunu söyledi. Ancak, kolumuzun altına ilaçlar konularak adeta ‘haydi evinize gidin ölün’ denildi” tepkisi gösterdi.

‘Evde tedavi ol’ dediler, başka bir hastanede hayatını kaybetti

Eve geldikten iki gün sonra akşam saatlerinde eşinin ateşinin 41-42 dereceye çıktığını ve nefes alışının zorlanması üzerine 112’yi aradığını belirten Küçükerciyes, şunları söyledi: “Önce ‘Biz götürmeyiz 184’ü arayın’ dediler. Şikayet edeceğimi söyledim. ‘Açın 184’e şikayet edin’ dediler. Daha sonra eşimi üniversite hastanesine götürmek için 112 ekibi geldi. Ambulans görevlileri kocama dokunmadı bile. Koluna girerek ambulansa ben bindirdim. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gittik. Acilde iken hemen solunum cihazına bağladılar. Yoğun bakım ünitesine yatırdılar. Yatıran Doktor ‘Yüzde 70-80 bu adam bitmiş, siz hangi köyde oturuyordunuz’ dedi. Şehir Hastanesi’ne gittiğimizi söyledik. Hastalığımızı söyledik ‘bizi almadılar’ diyerek ihmalkârlık olduğunu anlattık.”

AL ÖLÜME GİT DEDİLER

Şehir Hastanesindeki doktorun eşinin ciğerindeki Kovid’i görmesine ve kronik rahatsızlıkları olmasına rağmen hastaneye yatırmadığını öne süren Küçükerciyes, “Sen kronik hastayı nasıl eve gönderebiliyorsun. ‘Al ölüme git’ diye. Üçüncü günü eşimi fakülteye kaldırdım. Benim kocamın Kovid’i hemen yüzde 80 oldu. Bu kadar mı ucuz insan hayatı? Şehir Hastanesi’nde ilacımızı verip gönderdiler. Kronik hastasınız hastaneye yatmanız gerekiyordu. Başka bir şey yapılmadı. Eczaneden ilacımızı aldık onları kullanıyorduk. Mersin Üniversite Hastanesi’ndeki doktor bile eşimin bu şekilde eve gönderilmesine hayret etti. Acildeki doktor ‘Bu adamın satrasyonuna (solunum yetmezliği) nasıl bakmamış’ dedi. Satrasyonu yüzde 40. Bütün raporları duruyor” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİ DEVLETE ŞİKAYET ETTİM”

Mersin Üniversite Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gören eşinin 5 Kasım’da vefat ettiğini, kendisinin de pozitif olması nedeniyle eşinin cenazesine dahi katılamadığını ifade eden Küçükerciyes, “Kimsenin hakkına girmeyi istemediğimi için balkonumda oturdum. Taziyeye gelenler aşağıya 15 dakika gelip gitti. İlaçlarımı kullandım. Fakülte Hastanesi’ne gittim. ‘Eşim yüzde 80 Kovid’ten öldü ben pozitifim, hastanede yatan annemin ciğerleri yüzde 50 bitmiş. Bana tomografi çekin’ dedim çekmediler. CİMER’e başvurdum. Devleti devlete şikayet ettim. CİMER’den sonuç çıkmazsa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım. Türkiye’de insan hayatı bu kadar ucuz olamaz” şeklinde konuştu.

Mersin Sağlık Müdürlüğünün ihmal iddiasıyla ilgili soruşturma başlattığı öğrenildi.

İstanbul’da her 20 kişiden 1’i Ankara’da her 30 kişiden biri pozitif

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19’dan ölen vatandaşın cenazesi 6 saat ortada kaldı

Evinde vefat eden 87 yaşındaki Kovid-19 hastası vatandaşın yakınlarına ceset torbası verilip, cenazeyi kaldırmaları istendi. Evde bulunan diğer hastalar sebebiyle, yakınları evden cenazeyi alamadı. Cenaze 6 saatin sonunda özel kıyafetli ekipler tarafından evinden alındı.

BOLD – 87 yaşındaki koronavirüs hastası, İstanbul Kadıköy’deki evinde vefat etti. Evde bulanan yakınları da hastaydı ve karantinada tutuluyorlardı. Ev halkı cenazeyi kendi imkanları ile kaldıramadı. Mezarlıklar Müdürlüğü ekipleri ise vefat eden vatandaşın yakınlarına ceset torbası verip, onların cenazeyi getirmesini istedi. Ancak yakınları da hastalık sebebiyle eve girmek istemeyince cenaze saatlerce ortada kaldı.

CENAZEYİ “SİZ TAŞIYIN” TARTIŞMASI

Kadıköy’de yaşayan 87 yaşındaki Enver Ekşi isimli bir vatandaş kısa süre önce koronavirüse yakalandı. Ekşi kendisi gibi hasta olan aile bireyleriyle birlikte evinde kalıyordu. Durumu kötüye giden yaşlı adam dün sabah hayatını kaybetti. Vefat haberi üzerine aile yakınları binanın önünde toplandı. Bu arada Mezarlık İşleri Müdürlüğünü arayan aile yakınları cenazelerinin evden alınmasını istedi.

İddiaya göre ekipler bir süre sonra adrese geldi ve yaşlı adamın yakınlarına ceset torbası vererek, cenazeyi evden çıkarmalarını istedi. Evde 3 koronavirüs hastası olduğunu belirten aile yakınları, eve girerek cenazeyi alamayacaklarını söyledi. İçerideki hastalar da karantina sebebiyle cenazeyi dışarı çıkaramadı.

AİLE YAŞANANLARA TEPKİLİ

Duruma tepki gösteren Enver Ekşi’nin torunu Reyhan Turanlı ise “ Belediyeyi aradık, cenaze nakil aracı geldi. Bize sadece ceset torbası verildi, ‘siz indireceksiniz’ diye söylendi ama biz bu riske giremiyoruz. Sosyal mesafe deniliyor, uzak durmamız gerektiği söyleniyor. 4 hastamız vardı, dedem vefat etti. Annem, anneannem ve kardeşim şu anda yukarıdalar. Çıkamıyoruz, ilgilenemiyoruz. Acımız büyük. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Herkes kovidli, biz de kovid olabiliriz yukarı çıkarsak. Cenazemiz 6 saattir bekliyor” dedi.

CENAZE 6 SAAT BEKLETİLDİ

Polis ekipleri bir gerginlik yaşanmaması için olay yerinde tedbir aldı. Aradan geçen 6 saatin ardından Mezarlıklar Müdürlüğü personeli 3 kişi özel kıyafetler giyip binaya girdi ve yaşlı adamın cenazesi evinden alınarak morga götürüldü.

Okumaya devam et

Gündem

Bakan Varank: TOGG yüzde 51 yerli olacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yerli otomobilin 2022 sonunda yüzde 51 yerlilik oranına ulaşacağını açıkladı. Bununla birlikte TOGG araç parçalarının nerede ve kimin tarafından üretileceği tartışma konusu olmaya devam ediyor.

BOLD – Yerli otomobilin ne kadar yerli ve milli olduğu tartışmalarında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan dikkat çeken bir oran geldi. Varank “Bu araçlar 2022’nin sonunda yola çıktığında yerlilik oranı yüzde 51 olacak” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) EXPO 2020 Ticaret Fuarı’nda konuşan Varank, “Biz iddiamızı ortaya koyduk ve adeta sıfırdan bir mobilite ekosistemi kurmak için yola çıktık. Pek çok yerli tedarikçi şimdiden TOGG ailesine katıldı. Tedarikçilerin içinde daha önce hiçbir ana üreticiyle çalışmamış gencecik girişimler, startuplar var. Batarya üretimi de küresel bir markayla iş birliği halinde ülkemizde gerçekleşecek. Bu araçlar 2022’nin sonunda yola çıktığında yerlilik oranı yüzde 51 olacak. 2026 yılında yerlilik oranı yüzde 68 seviyelerine çıkacak” ifadelerini kullandı.

BAKAN VARANK YÜZDE 51 DEDİ AMA…

TOGG’un ne kadar yerli ve milli olduğu tartışması ise tüm açıklamalara rağmen sona ermedi. TOGG’un fikri mülkiyet hakkı Türkiye’ye ait. Ancak aracın hangi parçasını kimin üreteceği konusunda hala kamuoyu ile paylaşılmış kesin bilgiler yok. Daha önce TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, 2020’nin başlarında aracın elektrikli motoru için Bosch ile görüşüldüğünü açıkladı. Aracın bataryası için Çin ağırlıklı 6 firma ile gizlilik sözleşmesi imzalandı. Araç entegrasyonu konusunda teknoloji partneri olarak Alman mühendislik firması EDAG seçildi. Mekanik akşamlarda şasi sistemleri konusundaki partnerlerden biri Myra firması. Aracın tasarımı için ise İtalyan’larla anlaşıldı.

TOGG için Bursa’da başlatılan fabrika inşaatı devam ediyor. Bununla birlikte fabrikanın montaj hattının Türkiye’de olması bekleniyor. Ancak parçaların nerede üretileceği belirsizliğini koruyor.

Okumaya devam et

Popular