Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Aile hekimleri açıkladı: Günlük koronavirüs vaka sayısı 50 bin

Türk Tabipleri Birliği, aile hekimleri aracılığıyla koronavirüs salgınının durumuna ilişkin anket yaptı. Türkiye’de günlük pozitif vaka sayısı 50 bine yaklaştı. Aile hekimlerinin yüzde 91’i vaka sayılarının arttığını söyledi.

BOLD – Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB Aile Hekimliği Kolu, “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Kasım 2020” sonuçlarını online basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. TTB’nin Youtube ve Periscope kanallarından canlı yayımlanan basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Alican Bahadır, TTB Aile Hekimliği Kolu Sekreteri Dr. Nuri Seha Yüksel ve TTB Aile Hekimliği Kolu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı katıldı.

Dr. Eroğulları, “Maalesef salgının kontrolü kaybettik. Suçu ve sorumluluğu vatandaşa, yükü sağlık çalışanına yıkan, ikinci basamakta, yani tedavi edici hekimlikle karşılanan bir pandemi ile mücadele anlayışı başarılı olamayacaktı ve olamadı da” dedi. Aile Hekimliği Pandemi Anketi Kasım 2020 sonuçlarını ise Dr. Kırımlı paylaştı. 73 ilden 1270 aile hekiminden alınan veriler şunlar:

  • Sadece aile hekimliği verilerinde Türkiye genelinde günlük vaka sayısı 47 bin 629’a, İstanbul’da günlük vaka sayısı 12 bin 631’e ulaştı.
  • Aile hekimi başına 59,59 hasta ve 19,79 Kovid-19 hastası düştü. İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir, Antalya ve Gaziantep artışın en fazla olduğu kentler oldu.
  • Aile hekimlerinin yüzde 91’i vaka sayılarının arttığını, sadece yüzde 4’ü vaka sayılarının azaldığını söyledi.
  • Vaka sayılarının artmasıyla telefonla izlem oranı yüzde 76’dan yüzde 66’ya geriledi.
  • Aile sağlığı merkezlerinde Kovid-19 geçiren sağlık çalışanı oranı yüzde 49’a yükseldi.
  • Hiç tükenmişlik hissetmediğini söyleyenlerin oranı sadece yüzde 2’de kalırken; arada sırada tükendiğini hissedenlerin oranı yüzde 32, tükenmiş hissedenlerin oranı yüzde 66, tamamen tükenmiş hissedenlerin oranı yüzde 18 oldu.
  • Ek ödeme alabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 8’de kalırken, yüzde 58’i “Hayır” yanıtı verdi.

Sunumun ardından açıklama yapan Şebnem Korur Fincancı, TTB’nin açıkladığı günlük 87 bin vaka görüşünün abartılı görülse de aile hekimlerinden edinilen bilgilerin de bunu doğruladığını kaydetti. “TTB olarak sorumluluğumuz, insanların ölümlerinin engellenmesi ve hastane yoğunluklarının azaltılması için hazırladığımız tedbir paketinin uygulanması için zorlamaktır” dedi.

Gündem

Serviste ön koltuğa oturdu diye eşini yakarak öldürdü

Eşini 10 yaşındaki kızının önünde benzin döküp yaktı. Can havliyle ikinci kattan aşağı atlayan kadın, 12 günlük hayat mücadelesinin ardından vefat etti. Vefat eden Güllü Yılmaz’ın gördüğü şiddet sebebiyle sığınma evinde kaldığı ve kocası tarafından bir süre önce eve getirildiği ortaya çıktı.

BOLD – Diyarbakır’da yaşanan aile içi şiddet kan dondurdu. Can Yılmaz (36), evli olduğu Güllü Yılmaz’ı (30) üzerine benzin dökerek ateşe verdi. İkinci kattan atlayan kadın hastaneye kaldırıldı. Ancak hastanedeki 12 günün ardından vefat etti.

Kan donduran olay, 17 Ekim 2019’da Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde meydana geldi. Can Yılmaz, 3 çocuğunun annesi Güllü Yılmaz ile iş yerinin servis aracının ön koltuğuna oturduğu gerekçesiyle tartıştı. Yılmaz, tartışma sırasında evde bulunan bidon içindeki benzini kendisi ile kızı Zeynep ve eşi Güllü’nün üzerine döküp, ateşe verdi.

Güllü Yılmaz bir anda alevler içinde kaldı. Can havliyle ikinci kattaki evlerinin penceresine koştu. Ardından da aşağı atladı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan genç kadın, 12 günün sonunda yaşam mücadelesini kaybetti.

“KOCAM BENİ YAKTI”

Güllü Yılmaz, bilinci kapanmadan polise verdiği ifadesinde, “Kocam beni yaktı. Çocuklarım size emanet” dedi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Can Yılmaz hakkında ‘eşe karşı canavarca hisle kasten öldürme’, ‘çocuğa ve altsoya karşı canavarca hisle öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ceza verilmesi talep edildi. Diğer yandan Güllü Yılmaz’ın olaydan kısa bir süre önce kocasından şiddet gördüğü için kadın sığınma evine yerleştiği, ancak Can Yılmaz tarafından ikna edilip eve döndürüldüğü ortaya çıktı.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNU DA YAKMAK İSTEDİ

Yaralı olarak kurtulan 10 yaşındaki Zeynep ise babasının annesine yumruklu saldırıda bulunduğunu ardından banyodan getirdiği bidondaki benzini annesi ile kendi üzerine döktüğünü belirtti. Olay sırasında babasının elinde çakmak olduğunu anlatan çocuk, annesinin çakmağı almaya çalıştığını, babasının vermediğini ve çakmağı yaktığını söyledi. Annesinin alev aldığını anlatan küçük kız, alevlerin babasının kıyafetlerini de tutuşturduğunu söylerken, balkona çıkıp baktığında annesini sokakta yerde yanarken gördüğünü anlattı.

Okumaya devam et

Gündem

Ünlü yazarlardan Kovit-19 değerlendirmeleri kitabı: Çivisi Çıkan Dünya

Felsefe, antropoloji, tarih ve biyoloji gibi farklı alanlarda çalışan önemli isimlerin pandemiye ilişkin değerlendirmeleri Çivisi Çıkan Dünya adlı kitapta toplandı.

BOLD– Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılarak on binlerce kişinin ölümüne yol açan koronavirüs pandemik salgınının nedenleri hâlâ tartışma konusu. Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten önemli yazarlar ve bilim insanlarının konuya ilişkin görüşlerini içeren Çivisi Çıkan Dünya seçkisi bu alandaki değerlendirmeleri bir araya getiriyor.

SALGINA VE NEDENLERİNE BAKIŞ

Her biri kendi alanında tanınmış isimler olan David Harvey, Slavoj Zizek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon, Rob Wallace‘ın makalelerinin yer aldığı “Çivisi Çıkan Dünya-Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler” kitabı Erkan Ünal tarafından derlendi ve Runik Kitap tarafından yayınlandı.

Kitapta koronavirüs salgınına farklı açıdan yaklaşan bilim insanlarının değerlendirmeleri aynı zamanda ilerleyen yıllarda da benzeri salgınlarla karşılaşabileceğimiz konusunda uyarı niteliğinde.

SALGINI SERMAYE MERKEZLERİ YAYIYOR

Minnesota Üniversitesi Küresel İncelemeler Enstitüsü bilim insanlarından biyolog Rob Wallace’ın makalesi bunlardan biri. Wallace makalesinde, yaban hayatının tahrip edilmesinin ve büyük endüstriyel çiftliklerin salgındaki rolüne değiniyor:

“Sermaye, dünya çapında balta girmemiş ormanlar ve küçük çiftlik sahiplerine ait tarıma elverişli arazileri gasp etmekte başı çekiyor. Bu yatırımlar, hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan bir kalkınmaya ve ormanların yok edilmesine neden oluyor. Bu devasa araziler, doğanın sunduğu işlevsel çeşitlilik ve karmaşıklığı bozarak, daha önce bir yerlere sıkışıp kalmış patojenleri yerel çiftlik hayvanlarına ve insan topluluklarına yayacak şekilde açığa çıkarıyor. Kısacası Londra, New York ve Hong Kong gibi sermaye merkezleri, birincil hastalık yayma merkezleri olarak ele alınmalı.”

Sağlık çalışanlarına adanan kitabı derleyen Erkan Ünal ise çalışmayı gerçekleştirmekteki amacını şöyle ifade ediyor:

“Covid-19’la ilgili dar bakışlı ve indirgemeci yazılara meydanı boş bırakmamak için meseleyi çok yönlü biçimde, eleştirel gözle, kamunun acil gereksinimlerini ve daha iyi bir dünya ihtimalini düşünerek bu derlemeyi yaptık.”

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs nedeniyle marta kadar 100 bin insan ölebilir

Koronavirüs nedeniyle Türkiye genelinde ölümlerin hızla arttığına dikkat çeken CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, mart ayına kadar bu şekilde devam ederse 100 binin üzerinde insanın öleceğini savundu. 

BOLD – Tıp doktoru olan CHP’li Mustafa Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilerin doğruyu yansıtmadığını yineleyerek, 3 büyük ilin vefat sayılarını açıkladı. Adıgüzel’in açıkladığı verilere göre; İstanbul’da 11 bin 600, İzmir’de 2 bin 87, Ankara’da 2 bin 923 kişi yaşamını yitirdi. Adıgüzel, bu şekilde devam ederse mart başına kadar 100 binin üzerinde insanın hayatını kaybedebileceğini kaydetti.

ÇOK KÖTÜ BİR SÜREÇ YAŞANACAK GİBİ

Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Adıgüzel’in “Pandemide gelinen nokta 20 günlük tam kapatmayı gerektirmektedir. Salgının başından beri en kötü günleri yaşamaktayız. Dünya Sağlık Örgütü üçüncü bir dalgadan söz etti. Mart başına kadar çok daha kötü bir süreç yaşanacak gibi görünüyor” dedi.

ÖLÜM RAPORUNA BULAŞICI HASTALIK YAZILIYOR

Sağlık Emekçileri Sendikası’nın üyelerinden, büyükşehir belediyeleri ve CHP’li belediyelerden aldığı verilerle konuştuğunu belirten Adıgüzel, “Şu anda sadece 3 ilin cenaze sayısı 24 Kasım için İstanbul 211, İzmir 73, Ankara 31 olmak üzere toplam 315. Pandemi toplamında ise İstanbul 11 bin 600, Ankara 2 bin 923, İzmir 2 bin 87 olmak üzere 16 bin 610… Bu sayıların doktor onaylı sadece pozitif sayılar olduğunu bilmenizi isterim. Çünkü ölüm raporu bildiriminde ‘bulaşıcı hastalık’ kodunu girebilmek için test pozitif şartı var. Yoksa site engelliyor, seçenek vermiyor” dedi.

GÜNLÜK ÖLÜM BİNİN ALTINDA DEĞİL

Günlük pozitif vefat sayılarının 800’den, pandemi süreci boyunca da 50 binden aşağı olmadığını belirten Adıgüzel, “Bir de bu pozitif cenazelerden hariçler var. Bu sayıdan daha fazla olmak üzere testi Kovid-19 negatif ölümleri ve bilerek ya da idari mobbing ile bulaşıcı hastalık girişi yapılmayan Kovid-19 ölümleri var ki, bu cenaze sayılarından daha da yüksek. Bu durumda sayılara testi negatif Kovid ilişkili ölümleri de eklediğimizde cenaze sayısının Türkiye ölçeğinde günlük binin, pandemi toplamında da 100 binin altında olmadığını görüyoruz” dedi. Mart başına kadar böyle devam ederse 100 binin üzerinde insanın yaşamını kaybetme riski bulunduğunu aktaran Adıgüzel, 20 günlük tam kapatmanın şart olduğunu kaydetti.

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Popular