Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Saray’dan gemi baskınına tepki

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, AB misyonu bünyesinde görevli Alman askerlerinin İzmir merkezli Arkas’a ait yük gemisi Roseline-A’ya baskın düzenlemesini kınadı.

BOLD – AB misyonu bünyesinde görevli Alman askerleri, Libya açıklarında yasa dışı silah taşıdığı şüphesiyle İzmir merkezli Arkas’a ait yük gemisi Roseline-A’yı durdurdu. Alman askerler gemiye baskın yaptı ve arama yapmak istedi. Ancak Türk hükumeti aramaya izin vermedi. Bunun üzerine askerlerin terk ettiği gemi Misrata limanına doğru yoluna devam etti.

Türkiye’den olaya ilk resmi tepki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan geldi. Oktay, AB’nin istişare etmeden başlattığı ileri sürdüğü İrini Harekatını eleştirdi.

ŞİDDETLE KINIYORUM

Oktay yaptığı açıklamada: “AB’nin istişare etmeden başlattığı İrini Harekatı son operasyonuyla taraflı olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Bu tartışmalı harekat çerçevesinde bir Alman fırkateyni tarafından yük gemimize karşı gerçekleştirilen hukuksuz müdahaleyi şiddetle kınıyorum” ifadelerini kullandı.

ŞİRKETTEN AÇIKLAMA

Gemide yapılan aramaya ilişkin geminin bağlı olduğu firmadan yapılan açıklamada, “Bu şekilde bir uygulama ile karşı karşıya kalmak mürettebatımızı endişeye sevk etmiş ve şirketimizi de üzmüştür. Meydana gelen olay sırasında gemimize askerlerin çıkmasına karşılık, uzun yıllar açık deniz tecrübesi olan mürettebatımız herhangi bir mukavemet göstermemiş, işbirlikçi ve uyumlu davranarak üzücü bir olayın meydana gelmesi engellenmiştir. ” denildi.

Akdeniz’de Alman askerlerinden silah yüklü Türk gemisine baskın

Okumaya devam et
Reklamlar

Dünya

DSÖ düşük gelirli ülkelere aşı tedariği için Pfizer/BioNTech ile anlaşma imzaladı

Pfizer ve BioNTech, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) düşük gelirli ülkelere aşı dağıtılması için kurduğu COVAX mekanizmasına Covid-19 aşısı tedarik etme konusunda anlaşma imzaladı.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü’nün düşük gelirli ülkelere aşı dağıtılması için kurduğu COVAX mekanizması, Pfizer ve BioNTech ile koronavirüs aşısı tedariği konusunda anlaşma imzaladı.

Anlaşma kapsamında COVAX’ın ne kadar ödeme yapacağının ve kaç doz verileceğinin henüz net olmadığı ama hacmin düşük olacağı vurgulandı. Pfizer/BioNTech aşısı öncelikli olarak bu ülkelerdeki sağlık çalışanlarına uygulanacak.

COVAX programı kapsamında düşük gelirli ülkelere ilk aşılar Şubat ayından itibaren dağıtılmaya başlanacak.

COVAX bu yıl içerisinde 1,8 milyar doz aşıyı düşük gelirli 92 ülkeye dağıtmayı planlıyor. Bu miktar düşük gelirli ülkelerin nüfusunun yaklaşık yüzde 27’sine denk geliyor.

COVAX; DSÖ, aşı ittifakı ve Salgın Hastalıklar Hazırlığında Yenilikçi Yaklaşımlar Koalisyonu (CEPI) önderliğinde fakir ülkelerin aşı konusunda zengin ülkelerin arasından sıyrılarak aşıya erişim imkanı bulamayacağı endişesiyle geçtiğimiz yıl kuruldu.

COVAX şu ana kadar AstraZeneca, Hindistan Serum Enstitüsü ve Sanofi-GSK işbirliği’nin gelecekteki aşılarının tedariği konusunda anlaşma imzaladı. Ayrıca Johnson & Johnson ile mutabakata vardı.

Pfizer, AstraZeneca’dan sonra COVAX’ın bazı ülkelerden kullanım onayı almış ikinci aşı anlaşması olacak.

Pfizer/BioNTech aşısı çok düşük sıcaklıklarda saklanması gerektiği için nakliyesinde özel araçların kullanılması gerekiyor ve özellikle sıcak iklimli fakir ülkeler için çok pratik olmayabileceği düşünülüyor.

Türkiye’nin tercih ettiği Sinovac, aşı üretimini arttırıyor

Okumaya devam et

Dünya

Lohusa annenin karantinaya alınma şekli Moğolistan başbakanını koltuğundan etti

Moğolistan’da yeni doğum yapmış Kovid-19 hastası bir annenin eksi 25 derecede ve üzerinde bir gecelikle karantina merkezine götürülmesi başbakanı koltuğundan etti.

BOLD – Moğolistan’da başkent Ulanbatur’da yeni doğum yapmış Kovid-19 hastası bir annenin eksi 25 derecede üzerinde sadece bir gecelik, ayağında plastik terlikler ve kucağında yeni doğmuş bebeğiyle karantina merkezine götürülmesi ülkede infial yarattı.

Salgınla mücadele politikası pandeminin başından beri eleştirilen Başbakan Khurelsukh Ukhnaa, patlak veren protestolar sonrası görevini bıraktığını duyurdu.

“Bir başbakan olarak sorumluluğu almalıyım” diyen Ukhnaa, “Ne yazık ki, o annenin yerini değiştirirken hata yaptık. O görüntüleri izlemek çok üzücüydü” ifadelerini kullandı.

Hükümet binalarının önünde yapılan büyük çaplı protestoların ardından Moğol siyasetçi hükumet adına özür diledi ve derhal geri çekileceğini söyledi.

Skandal sonrası sadece Başbakan değil, yardımcısı, pandemiyle ilgilenen ulusal acil durum komisyonu ve salgın hastalık merkezi başkanı da istifa ettiğini açıkladı.

Aralık ayında da yetkililer 58 yaşındaki bir kadının, Kovid-19 test sonucunun negatif olmaması nedeniyle hastaneye girişi reddedildikten sonra hayatını kaybetmesi üzerine özür dilemek zorunda kalmıştı.

Avrupa Parlamentosu Türkiye’deki cezasız kalan hukuksuzluklar için harekete geçti

Okumaya devam et

Dünya

AP’den Türkiye’ye ‘Demirtaş ve Kavala’yı serbest bırakın’ çağrısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Brüksel’de Avrupa Birliği (AB) üst düzey yetkilileri ile temaslarda bulunduğu gün Avrupa Parlamentosu’ndan dikkat çeken bir açıklama geldi. Açıklamada Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın, derhal ve koşulsuz serbest bırakılmaları talep edildi.

BOLD – Avrupa Parlamentosu Türkiye’ye Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararları gereği derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısı yaptı.

AP’deki siyasi grı uplar tarafından ortaklaşa hazırlanan, “Başta Selahattin Demirtaş ve düşüncelerinden ötürü hapiste olan diğer tutuklular olmak üzere, Türkiye’de insan haklarının durumu” başlıklı karar tasarısı genel kurulda bugün yapılan oylamada oy çoğunluğuyla kabul edildi.

Kararda Selahattin Demirtaş hakkında AİHM Büyük Dairesi’nin 22 Aralık 2020 tarihinde açıkladığı nihai hüküm hatırlatılıp, bu hüküm gereği Demirtaş’ın “derhal ve koşulsuz serbest bırakılması” talep edildi.

AİHM kararlarının Avrupa Konseyi üyesi devletler için bağlayıcı olduğunun hatırlatıldığı kararda, aksi takdirde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile zıtlık oluşacağı mesajı verildi.

AİHM’nin Demirtaş’ın geçici tutukluluğunun “uzun ve yasa dışı” olduğu sonucuna vardığı not edildi. Demirtaş’ın dört yılı aşkın süredir “yasa dışı” koşullarda tutuklu olmasının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”yla ilgili 17’nci maddesine ve AİHS’ye aykırı olduğu görüşü kaydedildi. Ayrıca AB kurumlarından Demirtaş’ın durumunu Türk muhataplarıyla görüşmelerde gündeme getirmeleri istendi. Bu kapsamda Avrupa Komisyonu ve üye devletlere Türkiye’deki insan hakları savunucularına daha fazla kaynak aktarmaları çağrısında bulunuldu.

AVRUPA KONSEYİ’NE VE ALMANYA’YA ÇAĞRI

Avrupalı parlamenterler, AİHM kararlarının uygulanışının denetleyicisi konumundaki Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinden mart ayındaki insan hakları gündemli toplantısında Demirtaş kararıyla ilgili bir deklarasyon yayınlayıp Türkiye’ye “kararı uygula” çağrısında bulunmasını istedi. Bakanlar Komitesi dönem başkanlığını yürüten Almanya’ya ve AB’nin Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliğine konuyu yakın takibe almaları çağrısında bulundu.

Kararda Türk makamları ve yargı sisteminin AİHM kararlarına yönelik son zamanlardaki “hor görücü” tutumları ve Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararlarının yerel mahkemeler tarafından uygulanmaması da “kaygı verici” olarak tanımlandı. Ankara’dan hukuk devleti ilkesinin sağlamlaştırılması için Avrupa Konseyi ile sıkı iş birliği yürütmesi istendi.

AP, Türkiye’de muhalif siyasi partilere yönelik “daimi saldırı ve baskılar”, sivil toplumun hareket alanının “daralması” ve temel hak ve özgürlüklerin “kötüleşmekte olmasından” duyduğu “ciddi endişeyi” de kararına yansıttı. Bu kapsamda, “sivil toplumun önemli ismi” olarak tanımlanan Osman Kavala’nın, hakkındaki AİHM kararı ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi çağrıları gereği “derhal serbest bırakılması” talep edildi.

TÜRKİYE’DE MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ

Türkiye’de medya özgürlüğüne de değinilen kararda, gazeteciler ve medya çalışanlarına karşı “siyasi kovuşturmaların” sona erdirilmesi istenirken, kimi sosyal medya hesaplarının kapatılması kınandı. Sosyal medya hesaplarının kapatılması “ifade özgürlüğüne yönelik ek bir kısıtlama ve sivil toplumu bastırmak için bir vasıta” olarak nitelendi.

Avrupa Parlamentosu Türkiye’deki cezasız kalan hukuksuzluklar için harekete geçti

Okumaya devam et

Popular