Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

475 sanıklı Akıncı Üssü davasında yarın karar açıklanacak

15 Temmuz’un ana davalarından olan Akıncı Üssü olaylarına ilişkin 475 sanığın yargılandığı davada yarın karar açıklanacak. Mahkeme, sanıkların karar günü duruşma salonunda hazır edilmelerine karar verdi.

BOLD – 15 Temmuz darbe girişimi iddiasıyla açılan davanın sonuna gelindi. Mahkeme, yarın Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 475 sanık hakkındaki kararını açıklayacak.

Ankara 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ağustos 2017’de Sincan Cezaevi yerleşkesindeki salonunda başlayan yargılamada, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, komuta heyeti ile olay gecesi yaralanan vatandaşların da arasında bulunduğu 440 kişi, mağdur ve müşteki sıfatıyla davada yer aldı.

Cumhuriyet Savcısı Adnan Gümüş, o gece Akıncı Üssü’nde bulunan siviller Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş hakkında ‘’Anayasal düzeni ihlale teşebbüs’’ ve ‘’Cumhurbaşkanına suikast girişimi’’ ile 77 kişiyi kasten öldürmek suçlarından 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Savcı Gümüş, asker sanıklar Aydemir Taşçı, Kemal Mutlum, Veysel Kavak, Ali Durmuş, Bekir Ercan Van, Hakan Karakuş, Recep Sami Özatak, Ahmet Tosun, Mehmet Fatih Çavur, Ali Karabulut, Metin Bilgici, Murat Bicil, Mustafa Mete Kaygusuz, Hüseyin Türk, Hasan Hüsnü Balıkçı ve Mustafa Azimetli’nin de aynı suçlardan 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet ve süreli hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, 335 sanık için ‘’anayasal düzeni ihlale teşebbüs’’ suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet, 9 sanığın ‘’anayasal düzeni ihlal suçuna yardım’’, 32 sanığın ‘’silahlı terör örgütüne üye olmak’’ suçlarından cezalandırılmasını istedi. 71 sanığın beraatını isteyen savcı, 2 sanık hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi istedi.

Koronavirüs nedeniyle duruşmalara bir süre ara verilirken, sanıkların avunmaları SEGBİS ile alındı.

Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan’ın cezası onandı

Gündem

Tutuklu avukat Metin Yücel korona nedeniyle hayatını kaybetti

Bolu Düzce Cezaevinde tutuklu bulunan avukat Metin Yücel’in koğuşta koronavirüs kaptıktan sonra yaşamını yitirdiği bildirildi. Ölüm haberi Twitter’dan duyuruldu.

BOLD – Cezaevlerinde koronavirüs ölümleri devam ediyor. Düzce Cezaevinde tutuklu olan avukat Metin Yücel Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetti. Bilecik Barosuna kayıtlı olan Yücel’in ölüm haberini HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından duyurdu. Cezaevlerinde mahpuslar öldüğü halde yetkililerin hala açıklamaya yapmadığını söyleyen Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün geçen haziran ayından bu yana sessizliğini koruduğunu söyledi.

Koğuşta koronavirüs kapıp hayatını kaybettiği bilinen vakalar:

  • Bursa H Tipi Cezaevi: Hüseyin Özen (49), Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcısı, 14 Kasım 2020.
  • Kahramanmaraş Türkoğlu: Kemal Polat (68), emekli şoför, 6 Aralık 2020.
  • Kütahya Tavşanlı Cezaevi: Veysel Atasoy, polis, 12 Eylül 2020.
  • İzmir Buca Cezaevi: Yunus Gökgöz (30), memur, 10 Ekim 2020.
  • Ankara Sincan Cezaevi: Arif Yıldırım (70), 14 Nisan 2020.
  • Samsun Bafra Cezaevi: Mehmet Yeter.
  • İzmir Aliağa Şakran Cezaevi: İsmet Nice.

Okumaya devam et

Gündem

“Bu kuyruk yokluk kuyruğu”

Kayseri’de halk, -4 derecede ucuz elma almak için metrelerce uzunlukta kuyrukta saatlerce bekledi. Kuyrukta bekleyenler, “Bu kuyruk yokluk kuyruğu” diyerek iktidara tepki gösterdi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde sabahın erken saatlerinde, ucuz elma almak için metrelerce uzunluğunda kuyruk oluşturan halkla buluştu. Sözcü’den Müslüm Evci’nin haberine göre Arık, kilosu 2,5 liradan satılan elma için sabahın erken saatlerinde -4 derecede vatandaşların metrelerce uzunluğunda kuyrukta beklediğini belirtti.

“Vatandaşın alım gücü yok. Ucuz sebze meyve almak için ayazda saatlerce kuyruk bekliyor. Vatandaşın derdine derman olmayanlar, çareyi vatandaşa ucuz sebze meyve satan esnafa ceza yazmakta buluyor. Buradan ülkeyi yönetenlere sesleniyorum: Çözüm üretemiyorsunuz, bari sorun olmayın” diye konuştu. Arık’a şikâyetlerini ileten yurttaşlar, “Bu kuyruk yokluk kuyruğu” diyerek dert yandı.

Arık, 50 yıl önce yaşanan tüp kuyruklarını anlatarak iktidar olanların, 18 yılın sonunda Türkiye’de insanları ucuz ekmek, ucuz sebze meyve kuyruklarına mahkum ettiğini savundu. Halka ucuz sebze meyve temin eden esnafın cezalandırılmaya çalıştığını belirtti.

Arık, açıklamasında şunlar ifade etti: “Vatandaşın alım gücü yok. Ucuz sebze meyve almak için -4 derecede, ayazda saatlerce kuyruk bekliyor. Vatandaşın derdine derman olmayanlar, çareyi vatandaşa ucuz sebze meyve satan esnafa ceza yazmakta buluyor. Buradan ülkeyi yönetenlere sesleniyorum: Çözüm üretemiyorsunuz, bari sorun olmayın.”

Okumaya devam et

Gündem

110 gün işkence gören Zabit Kişi’nin suç duyurusunu sümen altı ettiler

MİT tarafından kaçırılarak aylarca insanlık dışı muameleye maruz bırakılan Zabit Kişi’nin işkencecileri hakkında yaptığı suç duyurusu yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle 2 yıl 7 ay sonra kapatıldı.

BOLD – Ankara’da işkenceye maruz kaldığını söyleyen Zabit Kişi, 5 Nisan 2018’de Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ancak dosya, 17 Kasım 2020’de kapatıldı.

“İFADEME BİLE TENEZZÜL EDİLMEDİ”

Suç duyurusunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Adem Ayyıldız tarafından tam 2 yıl 7 ay 12 gün sonra kapatıldığını söyleyen Zabit Kişi, “Kendi imkanlarımla ulaşabildiğim onlarca belge/evrakları da soruşturma savcısına gönderdim. Hakikat güneş gibi ortadayken iddiam soyut beyaz görülerek başka delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi. Etkin soruşturma kapsamında ifademe bile tenezzül edilmedi.” dedi.

“DEVLET ADINA İŞKENCE YAPTILAR”

Üç yıldır tutuklu bulunduğu Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinden HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na 16 Aralık 2020 tarihli bir mektup gönderen Zabit Kişi, maruz kaldığı işkenceyle ilgili tüm yasal yolları kullanmasına rağmen, kamu gücü kullanılarak soruşturma dosyası kapatıldığı için bu mektubu yazmaya karar verdiğini söyledi.

Bu kararın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün “Adil karar verin. Dünya yıkılırsa yıkılsın” dediği günlere denk geldiğini hatırlatan Zabit Kişi şöyle devam etti:

“Kanun gereği delilleri toplamakla görevli Cumhuriyet savcısıdır. İşkence iddialarına inandırmam için işkence görüntüsünü savcılığa vermem mi gerekirdi? O zaman da montaj demez miydi? Ya da ne yapmam gerekirdi? devlet vatandaşına işkence yapmaz, yapamaz. Hiçbir canlı türüne reva görülmeyecek işkence ve kötü muameleyi 110 gün boyunca bana yapanlar ne üzücüdür ki, devlet adına yaptılar. Tüm taleplerime rağmen devletin ilgili kurumları lal kesilmiştir. İşkencenin zaman aşımı yoktur.”

Zabit Kişi ve ailesi.

NE OLMUŞTU? 

Cemaat soruşturmaları kapsamında 30 Eylül 2017’de Kazakistan’dan Türkiye’ye getirilen Zabit Kişi 110 gün Ankara’da kayıt dışı gözaltında tutuldu. Bu süreçte ailesine ve avukatlarına hiçbir bilgi verilmedi. Tüm başvurulara rağmen devlet, Zabit Kişi’nin elinde bulunduğunu kabul etmedi. Ailesinin Kazakistan’da yaptığı girişimler sonucu Kazakistan İstihbarat Başkanlığı, Zabit Kişi’nin MİT personeline teslim edildiğini ve THY’nin TT-4010 sefer sayılı 23.32 Almatı-Ankara uçağı ile 30 Eylül 2017’de Türkiye’ye gönderildiği bilgisini içeren resmi bir belge verdi. Zabit Kişi bu tarihten sonra 18 Ocak 2018’de 30 kilo kaybetmiş şekilde Ankara Adliyesi’nde ortaya çıktı.

21 Haziran 2019 cuma günü 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Zabit Kişi, 12 Temmuz 2018’de Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı suç duyurusunda gördüğü işkenceleri anlattı. Kişi, Kazakistan’da MİT’e teslim edildiği andan itibaren işkence görmeye başladığını, uçağın içinde kasıklarına aldığı darbe nedeniyle günlerce cinsel organından kan aktığını belirtti.

Ankara’da indirildiği havalimanına araçla 6 dakika mesafede bir yerde bir konteynerin içinde tutulduğunu anlatan Zabit Kişi, çırılçıplak soyulduğunu, vücuduna elektrik verildiğini, günlerce susuz bırakıldığını, cinsel istismara maruz kaldığını, kesintisiz biçimde dövüldüğünü, tuvaletini yaparken seyredildiğini, ölecek duruma geldiğinde vücuduna bilmediği ilaçlar enjekte edilerek tekrar işkenceye devam edildiğini ifade etti.

Zabit Kişi, bu kişilerin uçakta kendilerini MİT olarak tanıttıklarını, işkencenin ardından bilmediği bir yerde Ankara Terörle Mücadele Ekiplerine teslim edildiğini dile getirdi. Teslimin ardından ise kendisi Ankara Terörle Mücadele Şubesine gelmiş gibi belge düzenlendiğini ve ardından tutuklandığını anlattı.

SORU ÖNERGESİ “KABA VE YARALAYICI ” DİYE REDDEDİLMİŞTİ

Ömer Faruk Gergerlioğlu, kendisine daha önce de mektup yazan Zabit Kişi’nin MİT tarafından Kazakistan’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilmesini ve gördüğü işkenceleri 2019 yılında TBMM gündemine taşıdı. Zabit Kişi’nin kendisine yazdığı mektupla birlikte bir araştırma önergesi veren Gergerlioğlu’nun önergesi TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından kaba ve yaralayıcı cümleler barındığı gerekçesiyle işleme alınmayıp iade edildi.

ZABİT KİŞİ’NİN GERGERLİOĞLU’NA YAZDIĞI MEKTUP

KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR

Zabit Kişi işkencede geçen 108 günü anlattı: İntihar edenleri artık yadırgamıyorum

Okumaya devam et

Popular