Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Resmi rakamlara göre koronavirüs kaynaklı can kayıpları 14 bini geçti

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün hayatını kaybeden 193 kişiyle birlikte toplam can kaybı 14 bin 129’a ulaştı

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini saglik.covid19.gov.tr adresinden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre son 24 saatte 193 kişi koronavirüsünden hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 14 bin 129’a yükseldi.

Bugün yapılan 183 bin 624 test sonucuna göre, semptom gösteren 6 bin 690 kişiyle birlikte toplam 31 bin 923 yeni vaka tespit edildi. Türkiyede toplam hasta sayısı da 513 bin 656 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 821 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 414 bin 141’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 502 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

KAPALI ORTAMLARDAN UZAK DURUN

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı: “Bugün tespit edilen 6.690 yeni hastamız var. Mevsim şartları nedeniyle kapalı ortamların kullanımı arttı. Artan aktif hasta sayısını azaltmak için kalabalık, kapalı ve yeterince havalandırılmayan ortamlardan uzak durmalıyız.”

Kovid-19 hastası olduğu için hastaneye alınmayan 9 aylık hamile kadın hayatını kaybetti

Gündem

18 yıllık işkence raporu: 27 bin 493 işkence vakası 86 ölü

18 yıllık AKP iktidarında işkence vakaları raporlaştırıldı. Bugüne kadar 27 bin 493 kişi işkence gördü, 86 kişi işkenceden öldü. 2016-2020 yılları arasında kaçırılan 24 kişi de aylarca süren ağır işkenceye maruz kaldı.

BOLD – TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2002-2020 yılları AKP hükümetleri İşkence ve Kötü Muamele Raporu’nu açıkladı. Buna göre AKP’nin iktidar olduğu 18 yılda 27 bin 493 kişi işkenceye maruz kaldı. 86 kişi işkence nedeniyle hayatını kaybetti. 201-2020 arasında kaçırılan 24 kişi yoğun işkence gördü. 2002 yılında 988 işkence olayı yaşanırken, bu sayı 2020 yılında 3 bin 534’e yükseldi. En fazla işkence olayı 2015 yılında yaşandı, bu yılda 5 bin 671 işkence olayı kayıtlara geçti.

“İŞKENCE GÖRDÜĞÜNÜ SAKLAYANLAR VAR”

Dün yaptığı basın toplantısında konuşan Sezgin Tanrıkulu, Tanrıkulu, işkence gördüğü halde açıklamayan, suç duyurusunda bulunmayanlar ile toplantı ve gösterilerde işkenceye maruz kalanlar dikkate alındığında gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu vurguladı.

 

 

“İŞKENCENİN ARTMA NEDENİ CEZASIZLIK”

Artan işkence ve kötü muamele olaylarında cezasızlığın rolüne vurgu yapan Tanrıkulu raporda şunları belirtti:

“Cezasızlık, en yalın ifadeyle yaşanan bir hak ihlalinin soruşturmasının, faillerinin bulunmasının, yargılanmasının ve cezalandırılmasının, suçtan mağdur olanların tazmin edilmesinin söz konusu olmamasıdır. Burada altı çizilen konu devletin sorumluluğudur. 2020 Yılı mayıs ayında kovid-19 salgını gerekçesiyle gündeme gelen sokağa çıkma yasağı/kısıtlamalarına uymayan (ya da uymadığı iddia edilen) kişilerin kolluk güçlerinin fiziksel şiddetine maruz kaldığı çok sayıda olay yaşandı. İşkence/darp olaylarındaki artışın Türkiye’de artık iyice yerleşen cezasızlık olgusundan kaynaklandığı ortadadır. İşkence ve hatta yaralama/öldürme suçu işleyen kolluk görevlilerinin adil ve etkili bir biçimde soruşturulmadığını, yargılanmadığını birçok olay göstermiştir.”

“BULUNAN KAYIPLARIN YOĞUN İŞKENCE GÖRDÜĞÜ BELİRLENDİ”

Raporda, 90’lı yıllarda sıkça karşılaşılan ve 2016 yılında OHAL’in ilanıyla birlikte yeniden gündeme gelen zorla kaybetmelere de yer verildi.

“Bugüne kadar zorla kaybetmeler ile ilgili cezalandırılan herhangi bir kamu görevlisi yoktur” diyen Tanrıkulu, İHD’nin verilerine göre, 2019 yılında 7 kişinin zorla kaçırıldığını, Hafıza Merkezinin verilerine göre de 1990’lardan bugüne gözaltına alındıktan sonra kaybolan insan sayısının bin 388’i bulduğunu aktardı. Çalışmalar sonucu 253 toplu mezar bulundu, bu mezarlarda 4 binden fazla kişinin gömülü olduğu tespit edildi.

Tanrıkulu, raporunda, “2000’li yıllarda azalan ve Cumartesi Anneleri’nin eylemlilikleri dışında kamuoyu gündeminden çıkan ‘zorla kaybetmeler’, 15 Temmuz’dan sonra yeniden başladı. OHAL sonrası dönemde (2016-2020 yılları arasında) çoğunluğu Cemaat operasyonları çerçevesinde kaybedilenlerden 24’ü daha sonra bulundu. Bu kişilerin kayıp oldukları dönemde yoğun işkence gördükleri belirlendi.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE OLAYLARININ YILLARA GÖRE DAĞILIMI

GÖZALTINDA ÖLÜMLERİN YILLARA GÖRE DAĞILIMI

 

Kanser tedavisi gören eski Milletvekili Hatice Kocaman tutuklandı

Okumaya devam et

Gündem

AYM Enis Berberoğlu hakkında ikinci kez hak ihlali kararı verdi

Anayasa Mahkemesi, CHP’li Enis Berberoğlu’nun, milletvekili seçilmesine karşın yargılaması durdurulmayıp milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin başvurusunu ikinci kez görüştü. Yüksek Mahkeme oybirliği ile yine hak ihlali kararı verdi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP’li Enis Berberoğlu’nun, AYM’nin hak ihlali kararının yerel mahkeme tarafından uygulanmaması üzerine yaptığı yeni başvuruyu görüştü. AYM, oy birliğiyle aldığı kararda yine ihlal bulunduğunu belirtti.

YEREL MAHKEME AYM’NİN KARARINI UYGULAMADI

Enis Berberoğlu, MİT TIR’ları görüntülerinin Can Dündar’a verdiği iddiasıyla 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından yargılanan, ancak yeniden milletvekili seçilmesine karşın yargılaması durdurulmayan Berberoğlu’nun mahkumiyet kararı TBMM’de okununca milletvekilliği düşürüldü. Berberoğlu’nun başvurusu sonrası Yüksek Mahkeme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine 17 Eylül 2020’de karar verdi. Ancak yerel mahkeme AYM’nin kararını uygulamadı.

OYBİRLİĞİ İLE İHLAL KARARI VERİLDİ

Yerel mahkemenin kararı sonrası Berberoğlu’nun avukatı Yiğit Acar, yeniden AYM’nin kapısını çaldı. Anayasa Mahkemesi, başvuruyu yeniden gündeme aldı. Bugün yapılan görüşmede, Berberoğlu’nun “Anayasa Mahkemesi ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği” iddiasını yeniden yerinde bularak bir kez daha oybirliğiyle ‘ihlal’ kararı aldı.

TÜİK’e göre gıda zamları rağmen halkın ekonomiye güveni artıyor

Okumaya devam et

Gündem

Danıştay’ın TÜGVA kararı Milli Eğitim Bakanlığını ikna edemedi!

AKP’ye yakın TÜGVA’nın da aralarında bulunduğu vakıfların eğitim kurumlarıyla iş birliği yapmasının yürürlüğü Daıştay tarafından durdurulmasına karşın MEB Bakanı Selçuk, vakıflarla imzalanan protokollerin eğitimde niteliğin artırılmasına katkı sunduğunu savundu.

BOLD – Danıştay kararı ile yürürlüğü kısmen durdurulan TÜGVA protokolünün “Öğrencilere milli, ahlaki ve insani değerlerin kazandırılması amacıyla yarışmalar planlanması” hedefiyle imzalandığını belirten Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TÜGVA ile eğitim alanında imzalanan işbirliği anlaşmalarının, niteliğin artırılmasına katkı sunduğunu söyledi.

DANIŞTAY PROTOKOLÜN İPTALİNE HÜKMETTİ

BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre TÜGVA ile bakanlık arasında, “öğrencilere insani, ahlaki, milli, manevi, tarihi ve kültürel değerlerin kazandırılması” amacıyla Eylül 2020’de protokol imzalandı. Protokol kapsamında vakfın, öğrencilere yönelik kulüp çalışmaları ile sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlemesine olanak sağlandı. Eğitim sendikaları, protokolü, yargıya taşıdı. Danıştay, “Temel eğitim ve ortaöğretim okulları ile ortaokullarına yönelik kısmı yetki unsuru yönünden hukuka aykırıdır” diyerek, protokolün kısmen iptaline hükmetti. Protokolün imam hatip liseleri dışındaki tüm eğitim kurumlarında yürütmesi durduruldu.

PROTOKOL MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

CHP Milletvekili Murat Bakan, MEB ile TÜGVA arasında imzalanan protokolü TBMM gündemine taşıdı. Bakan Selçuk’a, “Vakıf veya derneklerle yapılan protokoller eğitimin, ‘Kamusal ve bilimsel niteliğe sahip olması’ ilkesiyle çelişmemekte midir?” diye soran CHP’li Bakan, MEB’in protokol imzaladığı diğer dernek ve vakıfların isimlerinin kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.

ÖĞRENCİLERE DEĞER KAZANDIRILMASI AMAÇLANDI

Bakan Selçuk verdiği yanıtta TÜGVA ile yapılan protokolün eğitimde niteliğin artırılması amacına dönük olduğunu belirterek, “TÜGVA ile imzalanan işbirliği ile MEB’e bağlı temel ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerimize milli, manevi, ahlaki ve insani değerlerin kazandırılması amacıyla etkinlikler, yarışmalar yapılması planlanmıştır” ifadelerini kullandı. Selçuk, bakanlığın işbirliği anlaşması yaptığı diğer dernek ve vakıfların ismini ise açıklamadı.

MEB, DANIŞTAY KARARINI TANIMIYOR

Bakan Selçuk’un, TÜGVA ile yapılan protokolü, “Öğrencilere milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerin kazandırılması” amacını öne sürerek meşru bir zemine oturtmaya çalıştığını söyleyen CHP’li Bakan, “MEB’in, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararını tanımadığını anlıyoruz. Çünkü önergeye verdiği yanıttan bir ay önce, Danıştay, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile TÜGVA arasında imzalanan protokolün imam hatip liseleri dışındaki tüm eğitim kurumlarında yürütmesini durdurmuştu” dedi.

TÜİK’e göre gıda zamları rağmen halkın ekonomiye güveni artıyor

Okumaya devam et

Popular