Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bugün 187 kişi hayatını kaybetti, yeni vaka sayısı artmaya devam ediyor

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün 187 kişi hayatını kaybetti. Yapılan testlerde ise 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, 24 saatte 187 kişi koronavirüsünden hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 14 bin 316’ya yükseldi.

Bugün yapılan 187 bin 518 test sonucunda semptom gösteren 6 bin 511 kişiyle birlikte toplam 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’deki toplam hasta sayısı 520 bin 167 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 190 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 418 bin 331’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 611 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı:”Bugün tespit edilen 6.511 yeni hastamız var. Hasta sayımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlar virüsün en kolay bulaştığı ortamlardır. Kış aylarını kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durarak geçirmeliyiz. Mücadele evde kalarak da mümkün.”

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Gündem

Katledilişinin 14. yılında arkadaşları Hrant Dink’i anlattı

19 Ocak 2007’de Şişli’deki gazete binasının önünde katledilen Hrant Dink’in ölümünün üzerinden tam 14 yıl geçti. Arkadaşları, Dink’in bu topraklardaki insanların bir arada, özgürce ve barış içerisinde yaşaması için çabaladığını dile getirdi.

BOLD – Kaleme aldığı bir yazı nedeniyle ırkçı çevrelerce hedef haline getirilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü Şişli’deki gazete binasının hemen önünde tetikçi Ogün Samast tarafından katledildi. Arkadaşları ölüm yıldönümü öncesi Dink’i anlattı.

İNSANLARIN ÖNYARGILARINDAN UZAKLAŞABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORDU

Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik’in haberine göre Hrant’la, Agos’un yayın hayatına başlamasına yakın günlerde tanıştığını dile getiren Yazar ve Karikatürist Kemal Gökhan Gürses, “Türkçe yayınlanacak bir gazete idi. Ermenice eki vardı. Halen öyle. Ermeniler ilk kez kapalı cemaat kimliklerini genel toplumuna sunmaya soyunmuşlardı. Hrant’ın amacı da bence buydu. Birbirini duyan ve anlayan, birbiriyle konuşan insanların ön yargılarından uzaklaşabileceklerini düşünüyordu. Son derece açık bir bakışla yapmak istiyordu bunu. ‘Tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı’ diyordu’ Hrant” dedi.

İLİKLERİME KADAR ANADOLULUYUM

Arkadaşlarından Tatyos Bebek de, Hrant Dink’in bu topraklarda bütün insanların bir arada, özgürce ve barış içerisinde yaşaması için çabaladığının altını çizdi. Bebek, bu çabasını ise yine Dink’in, “Türkiyeliyim, Ermeni’yim ve iliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün bile ülkemi terk etmeyi, geleceğimi Batı denilen o hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek oluşturdukları demokrasilere yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o tür özgürlükler cennetine dönüştürmek temel kaygım oldu” şeklindeki sözleriyle hatırlattı. Bebek, Hrant Dink’in farklılıkları zenginlik olarak gördüğünü vurguladı.

TÜRKİYE’YE DÖNÜŞÜMDE HRANT DİNK KARŞILAMIŞTI

Hrant’ın yakın arkadaşlarından Gazeteci-Yazar Aydın Engin de “1992’de 12 yıl süren siyasal göçmenliğe son verip, Türkiye’ye döndüm. Yasa gereği kesinleşmiş hapis cezalarımın altıda birini yatmak zorundaydım. Uçağın kapısında polislerce alınıp, havalimanı polis merkezine götürülürken beni karşılamaya gelen bir avuç gazeteci arkadaşın arasında kara gözlü, kara saçlı, uzun boylu ve yakışıklı biri hızla sıyrıldı. Polislerin engellemesine zaman bırakmadan omzuma dokundu ve ‘Biz senin yazılarınla büyüdük Aydın Abi, aramıza hoş geldin. Ben Hrant Dink’ dedi. Bir gazeteciye 12 yıllık göçmenlik yaşamından sonra bundan daha büyük nasıl bir ödül verilebilirdi ki?” dedi. Engin, Hrant Dink’in çizgisinin bugün genç Hrantlar tarafından aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.

ÇOK İÇTEN BİR İNSANDI

Hrant’la 1990’ların sonunda Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin çalışmaları esnasında tanıştıklarını ifade eden arkadaşlarından Emel Kurma da “Hrant çok içten bir insandı. Bu memleketi, bu ahaliyi iyileştirmeye çalışan, yeniden dünyaya gözümüzü açmamızı, birbirimize güvenmemizin yollarını sağlamaya çalışan, ezberlerden kurtulmamızı sağlamaya çalışan insanlardan biriydi Hrant. Onun etkisi ne olursa olsun silinemeyecek bir şey. Öldürülmesinin kahrı da hepimizin üzerinde bir lanet gibi duracak” dedi.

BU YIL Kİ ANMA ONLİNE YAPILACAK

Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi’nden Bülent Aydın ise, Hrant’ı bir “hakikat anlatıcısı” olarak tanımladı. Bu yılki Hrant Dink anmasının diğer yıllardan farklı olacağını söyleyen Aydın, her yıl Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı’nın önünde yapılan anma töreninin bu yıl pandemi nedeniyle çevrimiçi yapılacağı bilgisini paylaştı. Herkesin 19 Ocak’ta yayınlayacakları internet adresi üzerinden anmaya katılabileceğini ve ‘Buradasın Ahparig’ yazan çevrimiçi pankartlarını Hrant Dink’in öldürüldüğü yere bırakabileceğini belirten Aydın, gün boyunca yapılacak yayınlarda Rakel Dink’in, eşi Hrant Dink’in öldürüldüğü Sebat Apartmanı önünden sesleneceğini belirtti.

AKP Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı: Tam 5 kat arttı

Okumaya devam et

Gündem

Kızı dağa çıkarılan anneye HDP önünde oturması için para teklif edildi

Çocukları dağa çıkarılan ailelere, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturması için polis tarafından para teklif edildiği öne sürüldü. Hanım Sever, kendisine iki defa 10 bin TL para teklif edildiğini belirtti. 

BOLD – İçişleri Bakanlığının yönlendirdiği ailelerin HDP Diyarbakır İl Örgütü binası önündeki bekleyişi sürüyor. HDP önüne kurulan çadırda bekletilenlerin sayısının düşmesi sonrası ailelere para teklif edildiği öne sürüldü. Kızı PKK’ya katılan Hanım Sever’i iki kez arayan polisin, HDP önünde oturması için 10 bin lira para teklifinde bulunduğu belirtildi.

10 BİN LİRA VE YOL PARASI TEKLİF EDİLDİ

Mezopotamya Ajansından İdris Sayılğan’ın haberine göre polislerin 5 ay önce kendisini aradığını ve “Rozerin’den haber var mı” diye sorduklarını aktaran Sever, kendisinin “hayır” yanıtını vermesiyle, polisin kendisini “Seni Diyarbakır’da HDP il binasının önüne götürelim, orada otur belki kızın gelir” diyerek yönlendirmeye çalıştığını ifade etti. Polislerin 2 ay önce bir kez daha kendisini yine telefonla arayarak, HDP Diyarbakır İl Örgütü binası önünde oturması için 10 bin lira ve yol parası teklifinde bulunduğunu dile getiren Sever, bu kez de polislere “Ben ne oraya gelirim ne de öyle bir şeye tenezzül ederim” yanıtını verdiğini kaydetti.

ERDOĞAN ELİNİ VİCDANINA KOYSUN

Çözümün Kürt halkının haklarının tanınmasında olduğuna işaret eden anne Sever, “Barış istiyoruz. Erdoğan elini vicdanına koysun. Artık Kürt çocukları öldürülmesin. Biz sadece Kürt halkının haklarının tanınmasını istiyoruz. İnsanlarımızın tutuklanmasını istemiyoruz. Hepsi de bizim oğullarımız, kızlarımızdır. Kürt halkı artık böyle yaşamasın. Anne ve babalar artık ağlamasın. Yazıktır, günahtır. Anneler gece gündüz ağlıyorlar. Erdoğan hiç mi bunu görmüyor. Artık yeter, bu zulüm son bulmalıdır. Biz onun zulmünü kabul etmiyoruz” dedi.

İmam hatipten arkadaşını köşklerle yaşatıyor: 125 milyon yetmedi 99 milyon daha verecek

Okumaya devam et

Gündem

AKP Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı: Tam 5 kat arttı

AKP iktidarında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 5 kat arttı. 2002 yılında 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı, 2019’da 291 bin 546’ya çıktı.

BOLD – Son 49 yılda cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlü sayıları zaman zaman düşerken, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2019’a kadar sürekli artış gösterdi. 2002 yılında 59 bin 429 olan tutuklu, hükümlü sayısı, 2019’da 291 bin 546’ya çıktı.

Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi’nin verilerine göre cezaevlerinde 1970 yılında 56 bin tutuklu ve hükümlü varken 1972’deyse sayı 64 bin 889 oldu. 12 Eylül Askeri Darbesinin gerçekleştiği 1980’de 70 bin 172 olan tutuklu ve hükümlü sayısı, 1981’de 79 bin 786’ya çıktı. 2002’de 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019’da yaklaşık 5 kat artarak 291 bin 546’ya yükseldi.

MUHALİFLERİN TUTUKLANDIĞI BİR DÖNEM YAŞIYORUZ

AKP’nin iktidara birtakım özgürlük vaatleriyle geldiğini ancak aksine baskının en yoğun yaşandığı dönemin mimarı olduğuna dikkat çeken Avukat Şenal Sarıhan, cezaevlerindeki kalanların artışını BirGün’den Dilan Esen’e değerlendirdi. 2016’daki kalkışmaların muhalifleri tutuklamak için bahane yapıldığını hatırlatan Sarıhan, “2018 ve 2019 yıllarındaki yükseklik şunu gösteriyor: 2016’daki kalkışmanın ardından bütün muhalifler baskıyla karşılaştı, yoğun tutuklama işlemlerinin gerçekleştiği bir dönem yaşıyoruz. 12 Mart ve 12 Eylül Askeri Darbesi’nin yaşamış bir insan olarak bunu görüyorum. Muhalif herhangi bir düşüncenin teröristlikle suçlandığı bir dönemle karşı karşıyayız” dedi. Sarıhan, adil yargılanmaya yönelik umudun giderek azaldığına vurgu yaptı.

HÜKUMET GİBİ DÜŞÜNMEYENLER CEZAEVİNİ BOYLUYOR

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ise AKP’nin baskıcı bir iktidar olduğuna işaret etti. AKP’nin her geçen gün baskısını artırdığının altını çizen Hakverdi, “Baskıyı artırdıkça iktidar uzaklaşıyor ve baskıyı yine artırıyor. Bu sebeple hükumet gibi düşünmeyen birçok kişi cezaevine alınıyor. İktidar devamlılığını sağlayabilmek için baskıyı artırdığında ekonomi de bozuluyor. Ekonomik sıkıntılar da beraberinde yoksulluğu getiriyor, dolayısıyla suç ve suçlu sayısını artırıyor” dedi.

Mahmud’a özel akademik ilan

Okumaya devam et

Popular