Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Salgın nedeniyle iş yeri kapatılan esnaf isyan etti: Biz ne yiyeceğiz?

Koronavirüs salgını nedeniyle yeni tedbirler alan hükumet bu kapsamda kafeterya, kıraathane ve oyun salonu gibi iş yerlerini kapattı. Geçinemediği için iş yerine devren satılık ilanı asan esnaf ise “Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı” diye isyan etti.

BOLD – Koronavirüs salgınına tedbirler kapsamında kafeterya, kıraathane ve oyun salonu gibi işyerleri kapatılırken Diyarbakır’da kimi esnaf, işyerini devren satışa çıkardı. Yaşadıkları zorluğa rağmen kendilerine yardım edilmemesine tepki gösteren esnaf, “Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı” diye sordu.

ERDOĞAN “UNUTMADIK” DEMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Üretimi ve istihdamı sürdürmek için gereken her tedbiri aldık. Çiftçiyi, esnafı asla unutmadık. Bunun yanında kiralarda vesaire düzenlemeye gidiyoruz” açıklama yaptı. Koronavirüs salgınında alınan yeni tedbirler doğrultusunda kafeterya, kıraathane ve oyun salonları gibi dükkanlar kapatılırken hafta sonu ise tamamen sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Diyarbakır’da bazı kafeterya ve kıraathanelere devren kiralık ya da satılık ilanı asıldı. Yaklaşık bir yıldır süren pandemi sürecini ve alınan son tedbirleri Diyarbakır esnafıyla konuştuk.

DİĞER ÜLKELERDE DESTEK VAR BURADA YOK

Evrensel’den Fırat Topal’a konuşan kıraathane işletmecisi Ahmet Ün, esnafa herhangi bir desteğin sağlanmadığını her geçen gün borçlandıklarını ifade ederek, “Pandemide ne bir destek verildi ne de başka bir şey. 10 yıllık birikmişimi bir yılda bitirdim, borçluyum şimdi. Kıraathaneler kapandı, kapansın tamam hastalık var. Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı? Dünyanın her yerinde esnafa destek var burada yok ama Almanya bizi kıskanıyor. Dükkanımın kirasını ödeyemiyorum, kim gelip ödüyor? Her şey vatandaşın cebinden çıkıyor. Tedbir almak bu değil, çıkıp demesinler tedbir alıyoruz. Tedbiri devlet değil biz alıyoruz” dedi.

SAHİBİ KAPALI DÜKKANIN KİRASINI İSTEDİ

İsmini vermek istemeyen kafeterya işletmecisi ise kapatmanın eşiğinde olduğunu belirterek, kısıtlama kararının, her geçen gün borçlarını katladığını ve ödemeleri noktasında zor günler geçirdiğini ifade etti. İşletmeci, “Resmi olarak kapalı olan dükkanımın kirasını sahibi istedi. Benim dükkanım kafe, paket servisi yok, kapalıyım satacak bir şey yok. Bekçi aradı 300 TL bekçiye ödemem lazım, ödeyemiyorum. Bu durum esnafın sorunu değil hükumetin sorunudur” dedi.

VATANDAŞLAR FATURA İÇİN ÇALIŞIYOR

30 yıldır gıda toptancısı olan Nazım Gerilakan, pahalılık karşısında vatandaşın alım gücünün fazlasıyla düştüğünü ve bu durumun da işlerini fazlasıyla etkilediğini belirterek, hükumetin pandemi sürecinde bu konuda ne esnafa ne de vatandaşa destek sunduğunu ifade etti. Gerilakan, “Geçen yıl 100 TL olan şimdi 200 TL. İnsanlar temel ihtiyaçların en temeline kalmış durumda. Un, şeker, yağ… Her şey pahalı, biz bile eskiden eve giderken 1 kg tatlı alıp giderdik. Şimdi o bile lüks” dedi. Vatandaşın aldığı maaşın büyük bölümünün faturalara gittiğini ekleyen Gerilakan, “Esnaf da bu durumda etkileniyor elbette. Pandemi sürecinde devletin esnafa destek anlamında hiçbir katkısının ne duyduk ne gördük” dedi.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

Ekonomi

Askıya ekmek bırakanlar şimdi askıdan ekmek almaya başladı

Ekim ayında Devlet Bahçeli’nin başlattığı ‘ekonomik krizin itirafı’ niteliğindeki askıda ekmek projesi halkı açlıktan kurtardı. Geçen yıl askıda ekmek kampanyasına bağışta bulunan vatandaşlar, bu yıl askıdan ekmek almaya başladı.

BOLD – Ekonomik kriz ve salgının etkisiyle zor günler geçiren halk, askıda ekmek uygulamasına ve bayat ekmeğe yöneldi. Askıda ekmeğe talep üç kat arttı. Durumu iyi gibi gözükenlerin bile askıdan ekmek alması fırıncıları şaşırtıyor.

Geçen yıl askıdaki ekmekten yararlananların sayısının 30 civarlarında olduğunu vurgulayan fırıncı Şeref Arslan, “Geçtiğimiz yıla bakınca neredeyse yüzde 200 artış var. Bu da gösteriyor ki vatandaşın alım gücü gerçekten düşmüş. Şöyle bir durumda var; geçen yıl askıda ekmek kampanyamıza bağışta bulunan vatandaş, bu yıl kendisi askıdan ekmek almaya başladı. Bu sene ayrıca bağış yapan vatandaş sayımız da azaldı. Ancak gelen hiçbir vatandaşımızı geri çevirmiyoruz. Yaşananlara çok üzülüyoruz” dedi.

HALK, KURU EKMEĞİ TALEP EDER OLDU

Askıda ekmek bulamayanların bayat ekmek aldığını söyleyen fırın çalışanı Ramazan Süt ise, “Bayat ekmek isteyen son zamanlarda çok oluyor. Adedini 75 kuruştan veriyoruz. Özellikle pandemiden sonra çok çabuk tükeniyor. Çünkü insanların geçim sıkıntısı, ekmeğin de unun da pahalı olması bunu gerektiriyor. Askıda ekmek uygulamasından da günde 100 ekmek gidiyor. Geçen senelere oranla bu uygulamalardan faydalanan vatandaşın sayısı arttı. İnsanlar maalesef artık sadece kuru ekmeğe talip oluyorlar. Gidişat kötü” dedi.

“ÇOCUKLAR EVDE AÇ BEKLİYOR”

Fırından bayat ekmek ve askıda ekmek alan 3 çocuk annesi Kader Ayazlı da “Eşim işsiz. Günde 7-8 ekmek tüketiyoruz. Güç yaşam koşulları altında ancak bu şekilde davranmak zorundayız. Yoksa çocuklarım da biz de aç kalırız. Pandemi bizi tamamen bitirdi. Sonumuz ne olacak bilemiyoruz” dedi. 3 tanesi 1 TL’den günde 12 adet bayat etmek alan Suriye uyruklu Macit Alalavi de “Kalabalık bir aileyiz. 5 çocuk ve hanım ve ben toplamda 7 kişiyiz. İnşaatlarda çalışıyorum. Bin–bin 500 TL kazanabiliyorum. Para yetmediği için mecburen bayat ekmek yiyoruz” dedi .

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Liyakatsiz bürokrat 18 yılda halkın 4.5 milyar lirasını yedi

AKP iktidarı döneminde liyakatsiz atamalar sonrasında kamu görevlilerinin yol açtığı zarar katlanarak artıyor. Kadrolaşmanın kamuda oluşturduğu 18 yıllık toplam zarar 4.5 milyar TL.

BOLD – AKP iktidarları döneminde liyakatsizlik, torpille anılan kamu bürokrasinin yol açtığı zararlar 4.5 milyar lirayı geçti. Kamu kuruluşlarının başına eski milletvekilleri, AKP adayları ve güreşçileri atayan AKP’nin bürokratlarının kamuda yol açtıkları zarar giderek artıyor. Bürokratların yol açtığı zarar 2002’de 9 milyon TL iken bu rakam 2020’de 216 milyon TL’ye çıktı. 18 yıllık toplam zarar 4 milyar 446 milyon TL oldu.

SAYIŞTAY ZARARI ORTAYA KOYDU

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Meclis adına kamu idarelerinin gelir ve giderleri ile mallarının kullanımını denetleyen ve denetimler sonucu ortaya çıkan mevzuata aykırı işlemlerle ilgili hesap yargılaması yapan Sayıştay’ın hükme bağladığı zarar tutarı giderek büyüyor. Sayıştay denetçilerinin yaptığı tespitlerin raporlara sansürlenerek alındığı ilk raporlarla Meclis’e sunulanlar arasında farklar olduğu iddialarına karşın kamu görevlilerinin yol açtıkları zararlar gizlenemiyor.

KAMU ZARARININ NEDENİ OTOYOL PROJELERİ

Yapılan yargılamalar sonucu hükme bağlanan zararın büyüklüğü milyarlarca liraya ulaştı. 18 yılda kesinleşen ve sorumlularından tazminine karar verilen 4.5 milyar TL’nin döviz cinsinden ifade edilenleri yap işlet devret modeli ile yapılan otoyol projeleri nedeniyle ortaya çıktı. Sayıştay’ın sekiz dairesi, “Sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak” görevi çerçevesinde tespit edilen zararları tazmin edilmek üzere karara bağlandı. Çok sayıda dosya da savcılıklara iletildi.

30 ADET ZAFER HAVALİMANI YAPILABİLİRDİ

AKP iktidarında oluşan 4.5 milyar liralık kamu zararı ile bir adet Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 7 adet Ovit Dağı Tüneli, 4 adet şehir hastanesi, yolcu garantisi verilen ancak garantinin yüzde 5’i bile karşılanamayan Zafer Havalimanı’ndan 30 adet, AKP’nin her fırsatta gündeme getirdiği duble yollardan bin 500 kilometre yapmak mümkündü.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Küresel gıda krizi büyüyor: Türkiye’de açlık kapıda!

8 aydır aralıksız artan küresel gıda fiyatları, bir ayda yüzde 4,3 yükseldi. Kriz, hem gıda fiyatlarının artması hem de doların yükselmesi nedeniyle katlandı. Gıda fiyatlarındaki böylesi artış Türkiye’de açlık krizine neden olabilir.

BOLD – Türkiye’de enflasyon artan gıda fiyatları sonrası her geçen ay yükseliyor. Buna dünyada 8 aydır sürekli artan gıda fiyatları da eklenince uzmanlar bu durumun açlık krizine neden olmasından endişeleniyor.

KITLIK İNSANLARI ETKİLEYECEK

FAO gıda fiyat endeksi sadece ocak ayındaki 30 günde yüzde 4,3 oranında arttı. Gıda fiyatlarındaki artış 8 aydır aralıksız devam ediyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ye bağlı Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran imzasıyla yayımlanan raporda bu duruma vurgu yapılıyor ve 2021’de kıtlık tehdidinin daha fazla insanı etkileyeceğinin altı çiziliyor. Kapıkıran’ın raporunda dünya ve Türkiye’de tarım ürünleri fiyat artışı ve açlık krizi beklentisine dikkat çekiliyor.

SON 7 YILDAKİ EN BÜYÜK ARTIŞ

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda fiyat endeksi sadece ocak ayında yani 30 günde yüzde 4,3 artış gösterdi. Fiyatlardaki yukarı yönlü hareket 8 aydır kesintisiz devam ediyor. Ocak ayındaki fiyat artışı ise 2014 Temmuz ayından bu yana görülen en ciddi artış. FAO’nun hububat fiyat endeksi yine sadece ocak ayında yüzde 7,1’lik artış yaşadı. FAO Şeker fiyat endeksi; Ocak ayında Aralık 2020’ye göre yüzde 8,1 yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artışın nedeni kuraklık ve pandemi.

DÜNYA GIDA PROGRAMI DİREKTÖRÜNDEN KITLIK UYARISI

Dünya Gıda Programı’nın (WFP) icra direktörü ve aynı zamanda Nobel Barış Ödülü sahibi David Beasley, 2021’in 2020’den daha kötü olacağı uyarısını yaparak, “2021’de korkunç boyutta kıtlık olacak” diyor ve Dünya liderleri para ve teşvik paketleri sağladıkları için kıtlık salgınını 2020’de engelleyebildiklerini ancak salgın nedeniyle özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerin ekonomilerinin kötüye gittiğini vurguluyor.

TÜRKİYE KITLIĞI KATMERLİ YAŞAYACAK

AKP iktidarı döneminde tarımda ithalatçı konuma gerileyen Türkiye, küresel gıda fiyatlarından çok daha fazla etkileniyor. Bunun en açık örneği ayçiçeği fiyatlarında yaşandı. FAO verilerine göre hububat fiyatlarının yukarı yönlü hareketinin en önemli nedeni ayçiçeği fiyatlarındaki artış. Aynı dönemde Türkiye’de de dış ticarete bağımlı olarak ayçiçeği fiyatlarında artış yaşanıyor. Küresel gıda fiyatları dolar karşısında da artıyor. Doların da Türk Lirası karşısında güçlenmesi sonrası Türkiye, gıda sorununu katmerli yaşıyor.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0