Connect with us

Gündem

Adalet Bakanlığı çıplak aramayı kabul etti, ‘makul şüphe’ye sığındı

Adalet Bakanlığı, Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gündeme getirdiği ancak AKP’li Özlem Zengin’in ise “Türkiye’de çıplak arama yok” diyerek reddettiği cezaevlerindeki çıplak aramayı doğruladı. Çıplak aramanın istisna olduğunu ileri süren bakanlık, gerekçe olarak makul şüpheyi gösterdi.

BOLD – Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, ceza infaz kurumlarında yapılan çıplak arama iddialarını kabul etti. Genel müdürlüğün yaptığı açıklamada, “ceza infaz kurumlarında detaylı arama istisnai bir uygulama olup, gerek uluslararası örgütlerin kabul ettiği gerekse birçok ülkenin uyguladığı bir tedbir işlemi” ifadesi kullanıldı.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Bold Medya’nın ortaya çıkardığı Uşak’ta 30 üniversite öğrencisine çıplak arama yapılmasını Meclis kürsüsünden gündeme taşımış, çıplak aramaya maruz kalmış birçok kadın da yaşadıklarını sosyal medyadan ifşa etmişti. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in “Türkiye’de çıplak arama yoktur” diyerek yalanlamaya çalıştığı skandalı Adalet Bakanlığı kabul etti. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumlarına yasak eşya sokmasını engellemek amacıyla detaylı aramadan geçirildiğini belirtti.

SKANDALA MAKUL ŞÜPHE GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Adalet Bakanlığının yazılı açıklamasında, ceza ve infaz kurumlarında yönetmelikte yer alan hükümler doğrultusunda arama yapıldığı belirtilerek, makul ve yoğun şüphe varsa tutuklu ve hükümlüye ‘çıplak arama’ yapıldığı iddia edildi. Açıklamada, “Detaylı arama, istisnai bir uygulamadır. Bu tür durumlarda gereklilik, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri esas alınmaktadır. Mevzuatta ‘çıplak arama’ olarak belirtilen uygulama, detaylı olarak yapılan bir arama türü olup, hükümlü veya tutuklunun tamamen çıplak kalacak şekilde bir arama yapılması söz konusu değildir” denildi.

BAKANLIK ÇIPLAK ARAMAYI DETAYLI ŞEKİLDE ANLATTI

Açıklamada “tamamen çıplak kalmak yok” denildi ancak elbiselerin bölüm bölüm tamamen çıkarıldığı belirtildi. Detaylı arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özenin gösterildiği savunulan açıklamada, “Beden çukurları aranması gereken hallerde detaylı arama hekim tarafından yerine getirilir. Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarılır. Bu işlemler sırasında ilgiliye tek kullanımlık önlük verilir. Detaylı arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir. ” ifadeleri kullanıldı.

‘UTANMA DUYGUSU’

Açıklamada, çıplak aramanın mevzuata uygun olduğu savunulan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Kuruma kabul edilen hükümlü ve tutuklular, öncelikle genel kurallar çerçevesinde duyarlı kapı ve dedektör aramasından geçirilmektedir. Buna müteakip ilgililerin üstü ve elbisesi fiziki aramaya tabi tutulmaktadır. Genel olarak bu şekilde yapılan aramalar hükümlü ve tutuklunun kuruma kabul edilmesi için yeterlidir. Genel arama işlemlerine rağmen ilgilinin kuruma yasak madde veya eşya sokacağına dair makul ve yoğun şüphe varsa detaylı arama uygulaması yapılır. Detaylı arama, tutuklu ve hükümlünün utanma duygusunu ihlâl etmeyecek ve dışarıdan içerinin görünmeyeceği şekilde, sadece aramalar için tahsis edilmiş bir odada hükümlü ve tutukluyla aynı cinsiyetten iki personel tarafından gerçekleştirilir. Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarılır. Bu işlemler sırasında ilgiliye tek kullanımlık önlük verilir. Ceza infaz kurumlarında detaylı arama istisnai bir uygulama olup, gerek uluslararası örgütlerin kabul ettiği gerekse birçok ülkenin uyguladığı bir tedbir işlemidir. Ülkemizde de mahremiyete ve insan haysiyetine saygı çerçevesinde yukarıda belirtilen sıkı şekil kurallarına uyularak yerine getirilmektedir. Özellikle uyuşturucu ve terör suçlarından hükümlü veya tutuklu olup bizzat kendi bedenini suiistimal etmek isteyenlerin önüne bu yöntemle geçilebilmektedir. İnfaz uygulamalarımız keyfi ve kötü muameleye sıfır tolerans anlayışıyla yerine getirilmektedir.”

Eski diplomat aracındaki 100 kg eroinle yakalandı, “duyulmasın” diye talimat verildi

Gündem

TRT’den ballı maaş alan Hilal Kaplan ve üç isim denetimi duyunca ‘hasta’ oldu

TRT Yönetim Kurulu’nda yer alan yandaş dört isim, kurumun mali hesaplarının denetlendiği TBMM KİT Komisyonu’na, “Hastayız” gerekçesiyle katılmadı. Muhalefet, “27 bin TL’yi ceplerine atmayı biliyorlar” dedi.

BOLD – Dokuz kişilik TRT Yönetim Kurulu’nda bulunan üyelerden beşi, mali hesaplarının mercek altına alındığı TBMM KİT Komisyon toplantısına katılmadı.

HER DAKİKA TWİT ATAN HİLAL KAPLAN ‘HASTAYIM’ DEYİP KATILMADI

Hilal Kaplan’ın da aralarında olduğu dört kişinin, “Sağlık sorunları” nedeniyle rapor alarak toplantıya katılmadığı öğrenilirken CHP’li Atilla Sertel, “27 bin TL’yi ceplerine koyuyorlar ama böyle bir toplantıya gelince, hepsi birden hastalanıyor” diyerek tepki gösterdi.

Birgün’ün haberine göre, TBMM KİT Komisyonu’nda TRT’nin denetim raporu görüşüldü. Toplantıya, TRT Yönetim Kurulu üyelerinin “hastalık” gerekçesiyle katılmamaları tartışma yarattı.

YALNIZCA ÜÇ ÜYE KATILDI

TBMM KİT Komisyonu toplantısına TRT yönetim kurulu üyelerinden Hilal Kaplan, Meryem Atlas Çetin, Atakan Yılmaz, Oğuzhan Göksu hastalık mazereti bildirerek katılmadı. KİT Komisyonu CHP Grubu Sözcüsü Atila Sertel, toplantıya sadece üç üyenin gelmesini eleştirerek, “Şu anda Yönetim Kurulundan üç kişi var. TRT, kendi kurumunda bile toplantıyı beş kişi olmadan yapamaz. Nerede bu Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri?’’ diye sordu.

Sertel’in sorusu üzerine TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, “Yönetim Kurulu Başkanımız yolda, beş dakikaya geliyor” deyince toplantıya ara verildi. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak gecikmeli olarak TBMM’ye ulaştıktan sonra toplantıya devam edildi.

“TOPLANTI GÜNÜ ANİDEN HASTALANMIŞLAR”

CHP’li Sertel, kendisine ulaşan mazeret dilekçelerini de toplantıda okudu. TRT Yönetim Kurulu üyelerinden Meryem Atlas Çetin’in aniden hastalanarak rapor aldığı, Hilal Kaplan’ın da aynı gün hastalık gerekçesiyle rapor aldığı belirtildi.

AKP GENEL MERKEZİNDEN SEÇİM SONUCU AÇIKLAYAN HASAN ÖYMEZ DE KAÇTI

Benzer şekilde Atakan Yılmaz ve Hasan Öymez’in de “Ani gelişen rahatsızlıkları” nedeniyle toplantıya katılamadığı bildirildi. AKP Milletvekili Polat Türkmen, TRT’nin dört yönetim kurulu üyesinin aynı gün rahatsızlanmasına yönelik, “Mevsimsel” yorumu yaptı. Sertel ise yöneticilerin, “Aniden rahatsızlandık” diyerek toplantıya katılmamasını eleştirerek, şunları kaydetti:

“Yönetim kurulu toplantıları üç ayda bir oluyor ve bu arkadaşlar da 2021 yılı için baktığımızda toplantı başına değil, ayda 9 bin TL alıyorlar ve toplamda üç ayda bir toplanıyorlar, 2021 yılı itibarıyla 27 bin TL’yi ceplerine koyuyorlar ama böyle önemli bir toplantıya gelince, hepsi birden hastalanıp rapor alıyor.”

CHP’li yetkililer, Hasan Öymez’in Anadolu Ajansı’nda çalışırken AKP Genel Merkezi’nden seçim manipülasyonu yapan birimin başında olduğunu hatırlattı.

Hakan Şükür’den Erdoğan’a: Sahte imza ile evimi gaspettiniz

Okumaya Devam Et

Gündem

Hakan Şükür’den Erdoğan’a: Sahte imza ile evimi gaspettiniz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaşımını yorumlayan eski milli futbolcu Hakan Şükür, kendilerine Cumhurbaşkanlığı hukukçusu diyen kişilerin sahte imza ile Türkiye’deki evine girip oturduklarını, hukukun da bir şey yapamadığını söyledi.

BOLD – Galatasaray’ın ve Milli Takımın eski yıldız oyuncusu Hakan Şükür sosyal medya hesabından AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sorular yöneltip, sahte imza ile evinin gasp edildiğini söyledi.

GERÇEKTEN Mİ? AİLEMİ PERİŞAN ETTİNİZ

Erdoğan’ın, “Herkes bilsin ki Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Bu milletin hakkını, hukukunu hiç kimse çiğneyemez, bu millete hizmet edenlerin kılına kimse dokunamaz, kardeşliğimizi hiçbir sinsi senaryo bozamaz” paylaşımını alıntı yapan Şükür, “Gerçekten mi? Ülkeme hizmet ettim diye beni partinize davet edip Türkiye’yi dolaştırdınız. Şimdi terörist diyorsunuz. Ailemi perişan ettiniz.” dedi.

EVİME SAHTE İMZA İLE GİRİP OTURANLAR VAR

Şükür, Cumhurbaşkanlığı hukukçusuyuz diyen kişilerin evini gasp ettiklerini de belirterek, “Cb hukukçusuyuz diyerek evime sahte imza ile girip oturanlar var ve hukuk bi şey yapmıyor. Her şeyimi futboldan kazandım el koydunuz” ifadelerini kullandı.

 

 

Kılıçdaroğlu: Parayı gönderen oğlun Bilal, alan kızın Esra

Okumaya Devam Et

Gündem

Kılıçdaroğlu: Parayı gönderen oğlun Bilal, alan kızın Esra

CHP lideri, Erdoğan ailesinin ABD’ye gönderdiği paralarla ilgili isim verdi. Kılıçdaroğlu Bilal Erdoğan’ın gönderdiği parayı ablası Esra Albayrak’ın aldığını öne sürdü.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vakıf süsü verilmiş paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktardığı ve bu yapıların TÜRGEV ve Ensar olduğu yönündeki sözlerine açıklık getirdi. TURKEN vakfının servet ve insan transferi için paravan olarak kullanıldığını belirten Kılıçdaroğlu, Bilal ve Esra Albayrak’ın adını verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından şu bilgileri paylaştı:

HERKESİN ARTIK BİLDİĞİNİ BURADAN SÖYLEYEYİM

Erdoğan, aile içinde anlaşırsınız ve çıkar milletimize doğruları söylersiniz diye bekledim ama görüyorum ki sen, davalarla algı yaratma peşindesin. O zaman ortamı daha fazla bulandırmana izin vermeden, herkesin zaten artık bildiğini buradan da söyleyeyim.

TRANSFER EDEN OĞLUN BİLAL, ALAN KIZIN ESRA

Bu vakıflar üzerinden paraları transfer ettiren, oğlun Bilal Erdoğan. Parayı alan tarafta ise kızın Esra Albayrak var. Kardeş kardeş vakıflar yönetiyorlar, para transfer ediyorlar birbirlerine. TURKEN paravan bir vakıftır, amacı ABD’ye servet ve insan transferidir.

BİNA BİTTİĞİNDE KİME AİT OLACAK?

Güya yurt yapıyorlarmış. Nerede yapıyorlar devasa plazayı? Manhattan’da. ABD’nin en pahalı finans merkezinde. Finans merkezine yapılan bu ultra lüks bina bittiğinde kime ait olacak? Türkiye’ye mi ait olacak, yoksa paravan vakfa mı? Bu vakıf kimin Erdoğan?

BU VAKIFLARI KARA PARA MERKEZİ HALİNE GETİRDİN

Aynı paravan kurum, çiftlik de satın alıyor. Neden alıyorlar bu çiftliği Erdoğan? Senin dava açmanı bekliyordum, öncelikle kara para merkezi haline getirdiğin bu vakıfların bu devasa paraları nereden aldıklarını açıklamalarını isteyeceğim o davada.

SENİN PARAVANLAR BU BİLGİYİ HALA GİZLİYOR

Ayrıca 2021-2022 yıllarında ülkemizden bu paravana daha ne kadar para transfer edildiğini de soracağım. Malum bu bilgiyi hala gizliyor senin paravanlar. Erdoğan, aile üyelerin paralel hayat kurma telaşı içindedirler. Şimdi kurmaylarını ara ve bu akşam aHaber’e koşmalarını söyle.

AMACIM PARA KAÇIRMA SİSTEMİNİ İFŞA ETMEK

Buradan “Bu da rakam mı ki” diyen aklıevvellere sesleniyorum: Milletten çalınan 1 kuruş bile rakamdır ve haramdır! Ayrıca paylaşmamın sebebi yolsuzluğa dikkat çekmek değildir -zaten onu herkes biliyor-, amacım bir para kaçırma sistemini ifşa ederek çalışamaz hale getirmektir.

1 LİRANIN ÇALINMASINI ÖNLERSEM BUNUNLA GURUR DUYARIM

Bu paravan vakıflarla bir sistem kurulduğunda zaten rakamlar kaçınılmaz şekilde devasa hale gelir. Bu yüzden sistemi anlamak gerekir. 1 liranın dahi çalınmasını önleyebilirsem, ben bununla gurur duyarım.

FAKİR FUKARADAN UTANIN

Son olarak şunu söylüyorum: İnsanımıza tepeden bakmaya son verin, insanımız o 1 Lira’ya bile muhtaç hale getirilmiştir. Bu milletin fakir fukarasından utanın. Utanın ve uyanın.”

 

Geçinemeyen halkı hedef alan Erdoğan: Birileri çıkıp ‘aç kaldık’ diyor, aç kalan yok

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar