Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kalça kemiği parçalanan kadın tutuklu, “klozet var” denilerek karantina koğuşuna gönderildi

Hapse girmeden önce kalça kemiğinden ameliyat olan ve sürekli ilaç kullanması gereken Sümeyya Aksoy’un sağlığı, cezaevinde maruz kaldığı hak ihlalleri nedeniyle tehlikede.

BOLD ÖZEL – Kasım 2017’den bu yana Gebze Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan ev hanımı Sümayya Aksoy (43), cezaevinde yaşam tehlikesiyle karşı karşıya. Hapse girmeden önce kalça kemiğinden iki kez ameliyat olan Aksoy, sağlık hizmetlerinden yoksun kalınca kalça kemiği tamamen parçalandı.

Oğlu Saim Aksoy’un verdiği bilgiye göre koronavirüs nedeniyle bir yıldır muayene edilmeyen Aksoy’un sürekli kullanması gereken ağrı kesiciler verilmedi. Üçüncü kez ameliyat olması gereken Aksoy, cezaevi koşulları nedeniyle ameliyat da olamıyor. Saim Aksoy, annesinin koronavirüs olan ya da olma ihtimali olan mahkumların bulunduğu koğuşa alınarak hayatının daha da tehlikeye atıldığını vurguladı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Sümeyya Aksoy hem 17-25 Aralık soruşturmalarında şube müdür yardımcısı olan Kazım Aksoy’un eşi olduğu için hem de mesajlaşma programı Bylock gerekçe gösterilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Annesinin durumunu Twitter adresinden duyuran Saim Aksoy, Başta HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu olmak üzere milletvekillerinden ve insan hakları savunucularından yardım istedi. Saim Aksoy’un ifadeleriyle annesi Sümeyya Aksoy’un cezaevinde yaşadığı hak ihlalleri:

BABAMI TUTUKLAYAN İRADE HIRSINI ALAMAYINCA ANNEMİ DE TUTUKLADI

“Ben mağdur bir anne ve babanın mağdur oğlu Saim Aksoy. 17-25 Aralık soruşturmalarında şube müdür yardımcısı olan babamı tutuklayan irade, hırsını alamadığından birçok emniyet mensubunun eşi gibi annem Sümeyya Aksoy da tutuklandı ve 3 senedir Gebze Kadın Kapalı Ceza infaz kurumunda. Annemin sağ kalça kemiği tamamen parçalanmış, her iki kalça kemiğinde de ciddi anlamda kireçlenme mevcut. Acil ameliyat olması gerekiyor ancak cezaevi koşulları elvermediği için ameliyat olamıyor.

3 KİŞİLİK KOĞUŞTA 10 KİŞİ KALIYORLAR

Üç kişilik rutubetli koğuşta 10 kişi aylarca kalmış, buradaki rutubetten dolayı hastalığı ilerlemiş, ardından yine üç kişilik koğuşta 10 kişi kalacak şekilde başka bir koğuşa gönderilmiştir. Bu koğuşta klozet olması annemi bir nebze rahatlatmıştır. Zira, annemin klozet olmayan bir yerde bulundurulması hastalığı sebebi ile işkenceye dönüşmektedir. Bu durum kurum tarafından da bilinmektedir.

Ancak birkaç gün önce herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin başka bir koğuşa gönderilmiş, klozet olmadığı için günlerce yemek yememiş su dahi içmemiştir. Kalabalık koğuş olduğundan klozet yapılması için talepte bulunulmuş ancak aradan geçen zamana rağmen halen sonuç alınamamıştır.

Haklı talepleri üzerine annem, mevcut koğuşun fiziki koşullarını insanca yaşamaya uygun hale getirilmek yerine, klozet olduğu belirtilen karantina koğuşuna alınmış ve artık burada kalacağı kendisine söylenmiştir. Karantina koğuşu karışık bir koğuş olmakla birlikte hem hijyen açısından annemi zorlamakta hem de koronavirüs olanların/olma ihtimali olanların sürekli getirildiği koğuş olduğu için sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.

HASTANEYE GİDİP GELMESİ İŞKENCE

Bir an önce hastalığına uygun asgari koşullara sahip, sağlık açısından uygun ve klozetin olduğu bir koğuşa götürülmesi için talepte bulunduk ancak ne yazık ki halen bir sonuç alamadık. Kısacası annemin hastalığı sebebiyle zaruri olan asgari fiziki koşullara sahip bir yerde tutulması talebini bir klozet sorunu haline getirip annemi koronavirüs olan ya da olma ihtimali olan mahkumların bulunduğu koğuşa alarak çözme yoluna gittiler.

Bununla birlikte, kurum doktoru mahkumları kovid-19 sebebi ile yaklaşık bir yıldır muayene etmediği gibi annemin sürekli kullanması gereken ilaçları da ısrarla vermemektedir. Annem ilaçları alamadığı için de dayanılmaz acılar çekmektedir. Koronavirüs sebebi ile hastaneye her gidiş geliş de işkence haline geldiğinden (14 gün karantina koğuşunda kalındığı için, karantina koğuşunun pisliği ve sağlık açısından ciddi risk içermesi sebebiyle), sırf orada kalmamak için hastaneye gidemiyor.

KURUM DOKTORU YÜZ YÜZE MUAYENE YAPMIYOR

Kurum doktoru da bu durumdan haberdar olmasına rağmen asla yüz yüze muayene yapmıyor. Talep edilen ilaçlar basit ağrı kesici bile olsa doktor tarafından yazılmıyor, yazılsa dahi tek bir adet olacak şekilde ilaç veriliyor. Ancak ağrının geçmemesi halinde ilaç olmadığı için ağrıya katlanmak zorunda kalınıyor.

Bir yıldır bu süreç devam etmekte. Tüm talep ve yazılan dilekçelere rağmen asla düzenleme yapılmamakta, asgari koşulları temine yönelik bir iyileştirmeye gidilmemektedir. Ayrıca koğuşlar üç kişilik olduğu için ve 10 kişi kaldığından dolayı yerde yatılıyor, koğuş içinde yürüyecek mesafe dahi kalmıyor.

Haksız şekilde cezaevinde tutulan ve en temel insani şartlarsan yoksun olarak yaşamak zorunda bırakılan birçok kişiden biri olan annemin bu durumunu, diğer birçoğu gibi yaşatılan eziyetleri bir evlat olmanın gereği olarak duyurmak için bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum.”

“Sakın ağlama anne, babam şehit oldu”

BOLD ÖZEL

Tayyip Erdoğan ‘ikinci evim’ dedi İranlılar deniz kenarına yerleşti

Türkiye İstatistik Kurumu’nun konut satış verilerinde ilginç detaylar yer alıyor. 2021’in ilk üç ayında Türkiye’den en çok İranlılar konut aldı. 1.599 ev alan İranlıları Irak ve Rusya vatandaşları izledi. Yabancıların en çok deniz kenarlarındaki şehirlere yerleşmeleri dikkat çekti.

BOLD ÖZEL – Türkiye’de yabancılara konut satışları, AKP siyasetiyle paralel yürüyor. 2015 yılına kadar Avrupa ülkelerinin vatandaşları Türkiye’den ev alırken, son yıllarda Orta Doğu ülkeleri ve Rusya ön plana çıktı. TÜİK’in ülke uyruklarına göre konut satış rakamlarına göre Mart ayında İran vatandaşları Türkiye’den 663 konut satın aldı. İran vatandaşlarını sırasıyla, 644 konut ile Irak, 419 konut ile Rusya Federasyonu, 302 konut ile Afganistan ve 166 konut ile Kazakistan vatandaşları izledi.

ALMANYA’NIN YERİNİ RUSYA ALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “İkinci evim İran” açıklamasından sonra hızla Türkiye’den ev almaya başlayan İranlılar, geçen sene ilk kez zirveye yerleşmişti. Bu yılın ocak-mart döneminde de tablo değişmedi. 1.599 ev alan İranlılar, 1.461 konut alan Iraklılar, 938 ev alan Rusya vatandaşları ilk üç sırada yer aldı. Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile yakın teması konut satışlarına da yansıdı. Rusya vatandaşlarının ev sahibi olma oranları yukarılara çıktı. Önceki yıllarda Almanya vatandaşları Türkiye’den en fazla ev satın alan ülkeler arasında yer alırken şimdi alımlar geriledi. Geçen yılın ilk 3 ayında 328 Almanya vatandaşı Türkiye’den ev alırken bu yıl sayı 303’e düştü. Ev alanların çoğunluğunu da çiftte vatandaşlığı olan gurbetçiler oluşturdu.

SUUDİ ARABİSTAN’A SATIŞLAR DÜŞÜYOR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan yönetimi arasındaki kriz sebebiyle ambargoya varan ticari ilişkililer konut satışlarında da kendini gösterdi. Suudi Arabistan vatandaşları geçen yılın ilk üç ayında 303 ev satın alırken, bu senenin aynı döneminde 106 konut aldı.

YABANCILAR İSTANBUL’DAN EV ALIYOR

Yabancıların ev aldığı şehirlerde deniz manzaralı iller ön plana çıkıyor. Bu yılın ilk 3 ayında yabancılar İstanbul’dan 5 bin 24 konut satın aldı. Antalya’da ise 1.884 yabancı uyrukluya ev satışı yapıldı. Siyasete yakın olmak isteyen 642 yabancı Ankara’dan ev sahibi oldu.

İller                Konut satışı

İstanbul        5.024

Antalya         1.884

Ankara          642

Mersin           453

Yalova           263

Bursa             205

Samsun         190

İzmir              177

Muğla            160

Sakarya        142

Diğer             747

Toplam          9.887

TÜİK verileri.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’li belediyeyle beraber insan kaçakçılığı mı yaptı? O şirket yetkilisi ilk kez konuştu

AKP’li Yeşilyurt belediyesinin projesiyle Almanya’ya giden 43 kişinin geri dönmemesi ile ortaya çıkan insan kaçaklığı sonrası gündeme gelen ve bu işi organize etmekle suçlanan Almanya’daki Mega Kilit GmbH isimli şirketin yetkilisi Ersin Kilit ilk kez konuştu.  

BOLD ÖZEL – Almanya’daki Mega Kilit GmbH isimli şirketin yetkilisi Ersin Kilit, AKP’li belediyeyle beraber insan kaçakçılığı yaptıkları ile ilgili suçlamalar konusunda Bold’a özel açıklamalar yaptı. AKP’li Yeşilyurt Belediyesi’yle beraber insan kaçakçılığı yapmakla suçlanan Kilit’in, Fatih Akalan’ın sorularına verdiği cevaplar…

45 kişiye neden davetiye gönderdi?
Almanya’ya kaç kişi geldi?
Masrafları şirket mi ödedi?
Organizasyon karşılığı ücret aldı mı?
Hakkında soruşturma açıldı mı?
Türk yetkililer kendisini aradı mı?

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

1 ayda 470 bin aile fakirleşti: #MilletDeğilZilletAç

açlık, yoksulluk,

Sosyal medyada #MilletDeğilZilletAç etiketi üzerinden AKP’li trollerle vatandaşların tartışması büyüyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun verileri ise resmi yoksul sayısını ortaya koyuyor. Aylık geliri 1.192 liranın altında olan aile sayısı bir ayda 469 bin 652 arttı. İşsiz olan bu ailelerin 107 liralık Genel Sağlık Sigorta primini devlet yatırmaya başladı.

BOLD ÖZEL – SGK’nın yeşil kart verileri Türkiye’deki yoksulluğun boyutunu gözler önüne serdi. Lise ve üniversiteden mezun olup iş bulamayanlar ile işten çıkarılanları ilgilendiren bu rakamlar asgari ücretin üçte birinden az geliri olanları kapsıyor.

İŞ YOK AŞ YOK

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’ndan herhangi birinde sigortası olmayan bu kişiler kaymakamlıklara gidip gelir testi yaptırıyor. Bu kişilerin hem işi yok hem de evde pişirecek bir aşı yok. Gelir testinde hane içinde kişi başına gelir, brüt asgari ücret 3 bin 577 lira 50 kuruşun üçte birinden az çıkarsa primi devlet karşılıyor.

1 AYDA 469 BİN AİLE FAKİRLEŞTİ

2020 yılı aralık ayında gelir testine giren ve asgari ücretin üçte birinden az geliri olan aile sayısı 7 milyon 825 bin 828 idi. 1 ay gibi bir sürede geliri asgari ücretin üçte birinden az olanlara 469 bin 652 aile daha eklendi. 2021 ocak ayında yoksul olduğu için primi devlet tarafından ödenen aile sayısı 8 milyon 295 bin 480’e fırladı.

41 MAAŞLA GEÇİNEMEYENLER, BEDAVA PATATES SOĞAN BEKLEYENLER

Bir tarafta 30 günde 470 bine yakın aile fakirleşirken, diğer tarafta 40 maaşla geçinemediği için 41. maaşa bağlanan AKP’liler bulunuyor. Aylık 250 bin lira maaş alan AKP’lilerin Ziraat, Halkbank, Vakıfbank, Türk Telekom, Borsa İstanbul gibi kuruluşlardan yönetim kurulu üyeliği adı altında aldıkları ballı maaşlara yenileri ekleniyor. Yoksulları unutmayan AKP de market ve pazar fiyatlarına gelen zamlara yetişemeyen fakir fukaraya, çiftçinin elinde kalan patates ve soğanı dağıtacak. Garip gureba Ramazan ayında bedava patates soğanla iftar sahur yapıp oruç tutacak.

60 BİN MESAJLA YOKSULLUĞU ÖRTMEYE ÇALIŞIYORLAR

Resmi yoksul sayısını umursamayan AKP’li troller sosyal medyada açtıkları #MilletDeğilZilletAç tabelasına gönderdikleri mesajlarda muhalefet partilerinin sofralarını paylaştı.

Vatandaşlar ise aynı tabela altında paylaştıkları mesajlarda AKP’lilerin lüks yaşamından fotoğraflarla şatafatı gözler önüne serdi.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0