Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Yüzde 55 engelli KHK’lı öğretmen Alparslan Karakuş tutuklandı

AKP’nin 1 Eylül 2016’da çıkardığı ilk KHK ile ihraç edilen yüzde 55 engelli matematik öğretmeni Alparslan Karakuş, dün İstanbul’da tutuklandı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Cemaat soruşturmaları kapsamında 4 yıldır mahkemesi devam eden Karakuş’a verilen 6 yıl 3 aylık ceza, Yargıtay tarafından onaylandı. 32 yaşındaki Karakuş tutuklanarak Kandıra T Tipi Cezaevine konuldu. Şu anda karantinada bulunan Karakuş, doğuştan yürüme engelli ve sağ kolu ile ayağında nörolojik engeli bulunuyor.

AYNI ZAMANDA ŞEKER HASTASI

Eşi Nuran Kocabaş’ın verdiği bilgiye göre şeker hastalığı da olan Karakuş, günlük hayatında çorabını giyerken bile zorlanıyor. Karakuş, “Eşim 95 kilo, 1.70 boyunda. Normal hayatında şekeri çok düşer. Tırnağını keserken, çorabını giyerken ben yardımcı oluyordum. Koğuşta tabi ki şimdi ne yapacak bilmiyorum” dedi.

Kilis’te bir ilkokulda matematik öğretmenliği yaparken ihraç edilen Alparslan Karakuş, sendika üyeliği, Bank Asya hesabı, Bylock hesabı ve Zaman gazetesi aboneliği bulunduğu için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Geçen hafta perşembe günü cezasının onaylandığını öğrenen Alparslan Karakuş, eşini ve 5 yaşındaki oğlunu Bandırma’daki ailesine bırakıp, teslim olmak üzere dün İstanbul’daki evinden yola çıktı.

Görüş günlerinde cezaevine rahat gidip gelebilmek için Bandırma’da yaşamaya karar verdiklerini ifade eden Nuran Karakuş, “Engelli arabası var eşimin. Hem araba da ailesinin yanında durur, görüşe gider gelirken kardeşi kullanır diye düşündük. Feribota binerken tutukladılar. Gebze Adliyesi’nde korona testi yapıldı ve Kandıra T Tipi Cezaevine konuldu” ifadelerini kullandı.

“OĞLUMUN GÖZÜ ÖNÜNDE TUTUKLADILAR”

Oğlunun, babası gözü önünde tutuklandığı için büyük bir travma yaşadığını söyleyen Nuran Karakuş, kendisinin de epilepsi hastası olduğunu ifade etti. Karakuş şöyle devam etti:

“Oğlum çok duygusal. Artık babamı göremeyeceğim deyip ağlıyor. Gözünün önünde oldu bu tutuklama. Ciddi bir yanlışlık ve haksızlık. Ben epilepsi hastasıyım. Nöbet geçirmeyi tetikleyen bir durum yaşadık yol ortasında. Karar her ne olursa olsun imzaya gidebilirdi. Elektronik kelepçe takılabilirdi. Engelinden dolayı askerlikten bile muaf tutuldu.”

Alparslan Karakuş’un tutuklandıktan sonra karakolda çekildiği son fotoğraf

ALPARSLAN KARAKUŞ’UN ENGELLİ RAPORU

BOLD ÖZEL

Tutuklu imam Ahmet Kaptan 3 ayda 22 kilo verdi: Ayakta duramıyor!

Üç yıldır Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan emekli imam Ahmet Kaptan’a kronik gastrit teşhisi konuldu. Üç ay içinde 22 kilo kaybeden Kaptan ayakta duramayacak kadar hasta ve bakıma muhtaç.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

İki abisi mide kanseri tedavisi gören hasta mahpus Ahmet Kaptan, 8 aydır cezaevinde mide sorunuyla mücadele ediyor. 3,5 ay önce doktora götürülen ve kronik gastrist teşhisi konulan Kaptan, yemek yiyemediği için 22 kilo kaybetti. Mide biyopsisi sonuçları temiz çıkan Kaptan, hala cezaevinde zor günler geçiriyor. 54 kiloya düşen Kaptan 43 kişilik koğuşta yaşıyor ve tüm ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderebiliyor. Koğuş sayımlarına görevlilerin yardımıyla inebilen Ahmet Kaptan’ın ayakta duramadığı, yemek yiyemediği ve sürekli istifra ettiği belirtiliyor.

“GÖRÜNCE ŞOK OLDUM, KEMİKLERİ ÇIKMIŞ, GÖZLERİ ÇUKURLAŞMIŞ”

Kapalı görüşte eşinin halini görünce şok olduklarını söyleyen Hatice Kaptan, “Görüşe gittim, şok oldum, kızım ağlamaktan perişan oldu, ben yanında ağlayamadım, dışarıda ağladım, kemikleri çıkmış, gözleri çukurlaşmış. Sesi çıkmıyor. Konuşacak takati yoktu. Bir şey yapamıyoruz. Oğlum savcılığa dilekçe verdi. Ben hastaneye gider- gelirsem yolda ölürüm, dedi. Durumu o derece kötü” ifadelerini kullandı.

“RESMEN KURUMUŞ, AYAKTA DURAMIYOR”

Eşinin yemek yiyemediğini belirten Hatice Kaptan, “İki yudum süt, bir iki kaşık da yoğurt yiyebiliyorum, kesinlikle başka bir şey yiyemiyorum, dedi. 76 kilo olan adam resmen kurumuş. Ayakta duramıyor. İleri derecede gastriti var. Ama bu kadar perişan eder mi? Kardeşleri mide kanseri. Biyopsi sonucu temiz çıktı ama durumu hala kötü. Bugün telefon görüşümüz vardı, sesi çıkmıyor. Ne yedin diye sordum, zorla yarım yumurta yiyebilmiş. Hiç uyuyamadığını söyledi. Yediklerini sürekli istifra ediyor.” diye konuştu.

“BAKILMASI LAZIM Kİ DÜZELSİN”

Cezaevinde doğru dürüst yemek de verilmediğini ifade eden Kaptan, “Doğru dürüst yemek gelmiyormuş zaten. Bakılacak ki düzelsin… Evde bakılır hiç değilse, ev hapsi verseler. Orada kim bakacak. Geçen gün sayıma gelmişler, yataktan kalkamamış, görevliler kaldırmış. Namazı hiç bırakmayan adam namaz kılamıyorum, banyoya giremiyorum, ayakta duramıyorum, diyor.” dedi. Mide koruyucu, vitamin ve depresyon hapı kullanan Ahmet Kaptan’a şekeri çıktığı için bir de şeker ilacı verildiği belirtildi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 3 yıl önce tutuklanan emekli imam Ahmet Kaptan (65), tanık ifadelerine dayanılarak 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uzun yıllar Edremit’te imamlık yapan Ahmet Kaptan kendisi gidip ifade verdiği halde tutuklandı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Ahmet Kaptan

Bu kaçıncı ölüm: Tutuklu öğretmen koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Saray koronavirüs haritasını da değiştirdi

Koronavirüs yasaklarının sona erdiği şehirleri belirleyen haritanın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantının ardından değiştiği ortaya çıktı. Hasta sayısına göre sarı kategoride yer alan Uşak, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi şehirler maviye boyandı.

BOLD ÖZEL – Kovid-19 vakalarını gizlediği ortaya çıkan AKP hükumetinin, normalleşme haritasını da değiştirdiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 100 binde 10’un altında vaka görülen şehirlerin mavi kategoride yer alacağını duyurmuştu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki kabine toplantısının ardından Uşak mavi kategorideki iller arasına eklendi.

10 GÜN ÖNCE BAŞKA ŞİMDİ BAŞKA

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10 gün önce yaptığı açıklamada Kovid-19 yasaklarının kaldırılacağı illerin risk haritasına göre belirleneceğini açıkladı. Şehirler vaka sayısına göre dört renge ayrıldı. Yüz binde 10’un altında vaka görülen illerin mavi (düşük riskli), yüz binde 11-35 arası vaka olan illerin sarı (orta riskli), yüz binde 36-100 arası vakası bulunan illerin turuncu (yüksek riskli), yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen illerin ise kırmızı (yüksek riskli) olarak belirlendi.

İKİ HARİTA BİRBİRİNİ YALANLADI

Ancak Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat haftası ‘İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Haritası’ 100 binde 10’un altında vaka görülen mavi renkli ve düşük riskli il sayısının sadece dört olduğunu gösteriyor. Normalleşmenin başlaması gereken bu iller Mardin, Şırnak, Batman, Hakkari. Yine Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat tarihli ‘İllere Göre Risk Durumu Haritasında’ ise sarı kategoride yer alan 100 binde 20 vakaya kadar olan şehirler de maviye boyandı.

100 binde 10’un altında vaka görülen şehirler mavi kategoride yer alıyor.

UŞAK SONRADAN EKLENDİ

Seçim haritasını andıran normalleşme haritasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki iller mavi kategoride yer alıyor. En az aşılamanın yapıldığı bu iller düşük riskli olarak dikkat çekiyor. Uşak ise 100 binde 18,40 vaka görülmesine rağmen mavi kategoriye yerleştirildi. Yine Diyarbakır, Şanlıurfa, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Siirt, Bingöl, Ağrı, Iğdır 100 binde 10’un üzerinde vaka görülmesine ve sarı kategoride bulunmasına rağmen maviye boyandı.

BAKAN KOCA AÇIKLAYAMADI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haritadaki değişiklikleri, “Bilim Kurulumuz, illerin risk kategorilerini belirlemede 100.000 nüfusa düşen haftalık vaka sayısı ile birlikte yapılan PCR testlerinin pozitiflik oranı, yoğun bakım doluluk oranı ve entübe hasta artışını dikkate aldı. Kademeli normalleşmek elimizde.” sözleriyle açıklamaya çalıştı. Ancak illere göre yoğun bakım hasta sayısı, test pozitiflik oranı sayılarını vermedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN KATEGORİLERİ
  • Mavi: Yüz binde 10’un altında vaka görülen iller düşük riskli.
  • Sarı: Yüz binde 11-35 arası vaka olan iller orta riskli.
  • Turuncu: Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller yüksek riskli.
  • Kırmızı: Yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen iller ise çok yüksek riskli.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Tutuklu öğretmen Miktad Doğan, 5 aydır cezaevindeki karantina hücresinde sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. TBMM’ye mektup gönderip yardım isteyen Doğan’a siroz teşhisi konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

3 Eylül 2019’dan bu yana Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan tarih öğretmeni Miktad Doğan’a Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu. 5 aydır teşhis ve tedavi için hastaneye götürülen Doğan geçen hafta Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yatırıldı. Daha önce karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan’ın hastalığı ilerlediği ve siroza dönüştüğü ortaya çıktı. Doktor, Miktad Doğan’ın abisi Hıdır Doğan’a ailede başka hasta olan varsa test yaptırmalarını söyledi.

Hasta tutuklu Miktad Doğan, yanlış teşhis ve tedavi yapıldığı için aylardır cezaevi-hastane arasında gidip geliyor. Doğan’a ilk önce Eylül 2020’de vertigo teşhisi konularak bir ay boyunca ilaç tedavisi uygulandı. Sağlık durumu daha da kötüleşince 21 Eylül 2020’de Kırklareli Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Bu kez kronikleşmiş Hepatit B olduğu söylendi.

Kan tahlilleri ve çekilen ultrason sonucunda karaciğer enzim değerinin aşırı yükseldiği, karaciğerinin büyüdüğü ve aşırı yağlandığı görüldü. Hastanenin enfeksiyon birimi tarafından acil olarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen Doğan, durumu acil olmasına rağmen ancak 1,5 ay sonra 4 Kasım 2020’de hastaneye götürüldü. Biyopsi için karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan en son 18 Şubat 2021’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi götürüldü. 3 gün hastanede kalan Doğan’a bu kez Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu.

5 AYDIR KARANTİNADA

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinde yaşamak zorunda kalan Doğan sağlıksız ortam ve beslenme koşullarının da etkisiyle sağlığı her geçen gün daha da bozuluyor.

Miktad Doğan’ın avukatı Münevver Öz, yanlış teşhis, yanlış tedavi ve kaybedilen zamanın müvekkilinin yaşam hakkını tehlikeye attığı için cezaevi doktoru ve görevli memurlar hakkında 4 ay önce suç duyurusunda bulunmuştu. Öz dilekçesinde, tuvaleti tıkalı, suyu akmayan, sıcak su verilmeyen, yeterli beslenme koşullarının sağlanmadığı bir hücrede müvekkilinin ölüme terk edildiğine, memurların görevlerini kötüye kullandığına, sistematik bir şekilde müvekkiline kötü davranıldığına dikkat çekti. Kişilerin cezalandırılması için kamu davasının açılmasını talep eden Öz’ün başvurusuyla ilgili henüz bir gelişme olmadı.

TBMM’YE MEKTUP GÖNDERDİ

Ocak ayında TBMM Adalet Komisyonuna mektup göndererek yardım talep eden Miktad Doğan, hastalığının ilk teşhisinden bu yana 4,5 ay geçmesine rağmen ve acil tedaviye başlanması gerektiği halde hala bir sonuca varılmadığını yazmıştı. Doğan, hastalığının ilerleyerek siroza dönüşebileceğini o zaman ifade etmişti:

“Hastalığım bulaşıcı ve her geçen gün ilerliyor. Önlem alınmazsa karaciğer sirozu ve karaciğer yetmezliği vuku bulacak. Bununla beraber kaldığım karantina koşullarında daha başka enfeksiyonlar kapmam muhtemel.”

MAHKEMESİ 3 MART’TA

Bir süre sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan 30 yaşındaki Miktad Doğan 2017’de geçirdiği trafik kazasında birçok kaburgası ve omuz küreği kırıldığı için mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Tanık ifadelerine dayanılarak ve Bylock kullandığı iddiasıyla 3 Eylül 2019’da tutuklanan Doğan, 4 aydır SEGBİS ile katıldığı Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden her duruşmada durumunu heyete açıklamaya çalıştı ancak dikkate alınmadı. Doğan, 3 Mart’ta altıncı kez hakim karşısına çıkacak.

“Ağır hasta olmama rağmen 4 aydır hücredeyim”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0