Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Çocuk istismarı araştırması: Faillerin yüzde 75’i tanıdık

10 yıllık bir araştırma çocuk istismarcılarının yüzde 75’inin tanıdık olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre sosyal medya, çocukları istismarcıların hedefi haline getirdi.

BOLD – Iğdır Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Sait Yıldırım, 2008-2018 yılları arasındaki 500 istismar vakasını inceledi. Çalışmasını ‘Türkiye’de Çocuğa Yönelik Cinsel İstismar’ isimli kitapta toplayan Yıldırım’a göre taciz ve tecavüz faillerinin yüzde 75 tanıdık isimler. Çalışmada dikkat çeken bir başka tespite göre sosyal medya, çocukları istismarcıların hedefi haline getiriyor.

BİLİNEN MEKANLAR, TANINAN FAİLLER

Cumhuriyet’in haberine göre Dr. Yıldırım 10 yıllık süre içerisinde medyaya yansıyan çocuk istismarı haberlerini ve hukuki boyutlarını ele aldı. Yaptıkları araştırmada fail ve mağdurun bir birini tanıdığı sonucuna varan Yıldırım “İstismar eylemlerinin yüzde 74’ü bilindik mekanlarda, failin ya da mağdurun evinde, iş yerinde, yakın çevresinde gerçekleşiyor. Aynı şekilde vakaların yüzde 75’inde de fail, mağdurun tanıdıklarından oluşuyor. Biz bu sonuca 500 vaka değerlendirmesiyle ulaştık. Fail ya aile içinden ya da öğretmeni, arkadaşı, annesinin, babasının sevgilisi veya bir akrabası gibi hep tanıdık, bildik çevrelerden çıkıyor” dedi.

İSTİSMAR EĞİTİMİ ÖNEMLİ

Eğitim politikalarının ve içeriklerinin istismarı engellemede önemli olduğunu belirten Sait Yıldırım “Aslında dikkat edilmesi gereken şeyin bu istismar eyleminin ortaya çıkışında temel hassasiyetleri belirlemek. Önleyici bağlamda da çok yönlü eğitim vurgusu yaparken çocuklara iyi dokunuşu, kötü dokunuşu anlatarak istismara ‘dur’ denilmesini istiyoruz. Bunu yaparken de çocuğun ailesine, çevresine karşı şüpheyle yaklaşmasını değil, kötü davranış neyse biz bunu ona anlatalım çocuk farkına vararak buna karşı durmayı öğrensin, bunu amaçlıyoruz. Bu noktada vakaları incelerken buna dikkat ettik” ifadelerini kullandı.

‘İDAM’ PROBLEMİ BÜYÜTEBİLİR

Kitabında, son zamanlarda istismar vakalarının faillerine yönelik ‘idam’ ve ‘hadım’ cezası taleplerini de değerlendirdiğini anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Toplumda bir talep olarak idam, sorunlara çözüm olarak sunuluyor. Fakat idam uygulamasının gelmesiyle istismar vakalarının ortaya çıkma sıklığının artacağından endişeleniyoruz. Yani bir kişi istismarcı bireyi ihbar ettiği zaman idama gidecekse sonucu failin ailesi ile ihbar edenin arasında husumet söz konusu olabilir. İnsanlar ihbar etmekten çekinebilir. Çocuk açısından bakarsak istismarcı kimse, söylediği zaman idam olacağını düşünerek korkusundan söylemeyebilir. Amacımız istismar eylemlerinin ortaya çıkmasında engeli ortadan kaldırmak, bunun için idam çözüm değil. Çözüm önerisi şudur; ulusal ve uluslararası tüm çalışmalar gösteriyor ki toplumun içinde çok yönlü bir eğitime ihtiyaç var. Çocuğun iyiyi, kötüyü bilmesi, ailenin bu noktada çocuk, istismara maruz kaldıysa ne tür belirtiler göstereceğini bilmesi, aynı zamanda sosyal çevrede çocukla iletişim halinde olan herkesin bu farkındalık bilincine sahip olması çok önemlidir.”

‘ÇOCUKLARINIZIN FOTOĞRAFLARINI ÇOK FAZLA PAYLAŞMAYIN’

İstismarın bugün ciddi problem olduğuna dikkat çeken Sait Yıldırım, ailelerin isimleri çıkmasın, diye bazen olayların üstünü örttüğünü kaydetti. Gizlenen ve üstü örtülen vakaların çocuklar için ileride çok ciddi travmalara yol açabildiğini belirtip, ailelerin sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını paylaşarak istismarcıların hedefi haline getirmemesi gerektiğini söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Birçok istismarcı bireyin, yakalandıktan sonra sosyal medya veya internetten fişlediği resimler, çocukların arşivleri olduğunu gördük. Tabi ki isteriz çocuğun resmini paylaşalım. Ama bu noktada sürekli paylaşım yapmamız çocukları istismarcıların hedefi haline getirebilir… Eğitimlerde şunu anlatıyoruz; ‘Sosyal medyada çocuklarınızın resim ve videolarını afişe etmeyin, paylaşmayın’. Anne babalar diyor ki ‘Bizim hesaplarda akrabalarımız ve tanıdıklarımız var. Yabancı kimse görmüyor o sebeple riskli değil’. Ancak şunu görüyoruz ki vakaların yüzde 75’ini tanıdıklar oluşturuyor. Bu tür hassasiyetleri içeren birçok nüans var onun için önemsiyoruz.”

Gündem

Cezaevlerindeki çıplak aramayı Meclis de tescilledi

Siyasetin ve kamuoyunun gündeminden düşmeyen çıplak aramanın Meclis raporlarıyla da tescillendiği ortaya çıktı. 2019’da TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı inceleme raporlarında cezaevlerinde çıplak aramanın yapıldığı ve bu dayatmayla ilgili şikayetlerin olduğu vurgulandı.

BOLD – Kamuoyuna yansıyan bütün ifşalara karşın AKP’nin “yok” dediği çıplak arama, Meclis İnsan Hakları Komisyonu raporlarına da girdi. Türkiye’nin farklı cezaevlerinde çıplak arama dayatmasının yaşandığını anlatan raporun tarihi ise 2019.

Kadınların bir biri ardına ifşasıyla gündeme gelen çıplak arama mağduriyeti gündemdekini sıcaklığını koruyor. Son olarak AKP’li Özlem Zengin “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” diyerek, çıplak aramayı ifşa edenleri onursuzluk ve ahlaksızlıkla itham etmişti.

ŞİKAYETLER “BİR SENE SONRA” DEĞİL

Diğer yandan çıplak aramanın aslında kadınların ifşasıyla gündeme gelmeden önce, Meclis tarafından raporlandığı ortaya çıktı. Independent Türkçe’den Cihat Arpacık’ın haberine göre, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 2019 yılında bazı cezaevlerini ziyaret etti ve yaptığı incelemelerin sonucunda tespitlerini birer rapor haline getirdi.

Milletvekillerinden oluşan Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 6 Eylül 2019’da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu gitti. İncelemelerin ardından hazırlanan ve komisyona iletilen raporda cezaevinde çıplak arama yapıldığı ifade edildi.

GÖRÜŞE GİDENLERE BİLE ÇIPLAK ARAMA YAPILDI

Aynı tespit, Elazığ Cezaevi için hazırlanan raporda da yer aldı. Elazığ ile ilgili hazırlanan TBMM raporunda, tutuklu ve hükümlülerin, “Bir saat olan açık görüşlerin 30 dakika ile sınırlandırıldığı ancak fiili olarak 20-25 dakika açık görüş yapılabildiği”, “Görüşe gelenlerin çıplak aramaya tabi tutulduğu ve kötü muameleye maruz bırakıldıkları” gibi şikayetlerde bulundukları belirtildi.

ÇIPLAK ARAMA HER YERDE

Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan incelemede de benzer şikayetlerin yer aldığı vurgulandı. Bu durum rapora şu ifadelerle girdi: ”Aramalarda insan onuru ile bağdaşmayan uygulamaların yapıldığı, çıplak aramaların yapıldığı, kurum içerisinde veya kampüs içerisinde bir yere gidip gelirken dahi hükümlü ve tutukluların çok sıkı aramalara tabi tutuldukları…”

Okumaya devam et

Gündem

Gözaltında işkenceye AYM’den 4 yıl sonra tazminat

Anayasa Mahkemesi, 2017’de gözaltına alınan ve 12 gün boyunca emniyette işkence gören Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran için hak ihlali kararı verdi. Baran gördüğü işkence sebebiyle 10-12 kaburgasının kırıldığını ve 35 gün sonra doktora görünebildiğini anlattı.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, Ocak 2017’de Şanlıurfa Emniyeti’nde 12 gün boyunca işkence ve kötü muamele gören Halil İbrahim Baran’ın bireysel başvurusunda hak ihlali karar verdi. Baran’a 20 bin TL tazminat ödenmesine de hükmedildi. Baran sosyal medya paylaşımları ve konuşmaları sebebiyle gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

“İŞKENCEDEN DOLAYI YÜRÜYEMEZ HALDEYDİM”

DW’ye konuşan Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran, “Ben bir siyasi partinin genel başkanıyım. 12 gün boyunca işkence gördüm ve dışarıya sesimi duyuramadım. Polis gözetiminde avukatımla görüştürdüler ve ben işkenceden dolayı yürüyemez haldeydim. Mahkemede elimi göğsüme bastırdım. Şuradan kemiğim çıktı. Çünkü 12 kaburgam kırılmıştı ve hakim bunu görmesine rağmen, ‘ölmek üzereyim beni doktora götürün’ dememe rağmen ilgilenmedi ve beni cezaevine gönderdi” dedi.

35 gün sonra doktora görünebildiğini söyleyen Halil İbrahim Baran, tahliye olduktan sonra Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na başvurarak rapor aldı. Savcılığın takipsizlik kararı vermesi üzerine avukatı dosyasını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmeden AYM, Baran’a 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine ve yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi.

İŞKENCE BAŞVURUSUNDAN SONRA HAKKINDA 8 SORUŞTURMA AÇILDI

Gözaltında kaldığı süre içerisinde başka olaylara da tanık olduğunu ifade eden Halil İbrahim Baran, “AKP Grup Başkanvekili çıplak aramanın olmadığını söylüyor ama bırakın çıplak aramayı tecavüz var. Cob tecavüzü var ve şahit oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Baran işkence başvurusu yaptıktan sonra hakkında 8 soruşturma açıldığını ve ailesinin tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

Halil İbrahim Baran, cezaevindeyken mahkemeye sunduğu 36 sayfalık dilekçesinin işkenceyle ilgili olan 6 sayfasını Twitter hesabından paylaştı.

 

Okumaya devam et

Gündem

İktidarın görmezden geldiği yoksulluk intiharları artıyor

Araştırmalara göre ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik ve gelecek kaygısı sebebiyle yaşanan intihar vakaları günden güne artıyor. 2002-2019 yılları arasında geçim sıkıntısı sebebiyle 5 bin 806 kişi intihar ederken, son dönemlerdeki artış kaygı verici boyutlara ulaştı.

BOLD – Başlıca gündem haline gelen ekonomik problemler, intihar vakalarında kendini gösterdi. Tespitlere göre yoksulluğa bağlı olarak intihar vakalarında artış gözlemlendi. Kocaeli’de sadece 1 haftada 7 kişinin intihar etmesi ve Aydın’da bir günde 3 kişinin canına kıyması, yoksulluk intiharlarının en taze ve çarpıcı örnekleri.

YOKSULLUK İNTİHARLARI ARTIYOR

CHP Bilim Platformu’nun verilerine göre, Türkiye’de 2002-2019 arasında yaşanan intiharlar içinde 5 bin 806 intihar vakasının nedenini geçim sıkıntısı ve ticari başarısızlık oluşturdu. Ülke genelinde ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların, toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken, 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi.  İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre sadece işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi oldu.

Cumhuriyet’in haberleştirdiği CHP Bilim Platformu’nun verilerine göre, 2016 yılında 20-24 yaş arası 355 kişi yaşamına son verirken, bu sayı 2019 yılında 414’e çıktı. Sadece 2019 yılında 3 bin 406 kişi intihara bağlı olarak yaşamına son verdi. 3 bin 406 kişinin, yüzde 9,4’ü (321 kişi) geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti. Ayrıca Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası (Müzik-Sen) verilerine göre ise getirilen konser yasakları ve kısıtlamalarla birlikte yaklaşık 700 bin müzisyen işsiz kaldı, 100’ü aşkın müzisyen ise intihar etti.

KOCAELİ’DE 1 HAFTADA 7 KİŞİ YAŞAMINA SON VERDİ

Kocaeli’de bir haftada 7 kişi ekonomik sebeplerden dolayı intihar etti. Tugay Adak, Ahmet Tarı, Samet Özer, Ünal Çetinkaya, Kadir Gündüz, Mustafa Özyıldız ve babası ile Ahmet Orhan peş peşe intihar etti. Bu haberler konuşulurken Aydın’da bir gün içinde 3 kişi canına kıydı.

ÇOCUKLARINI EMANET EDİP İNTİHAR ETTİLER

Son günlerde peş peşe gelen intihar olayları bunlarla sınırlı kalmadı. İstanbul Zeytinburnu’nda oturan Elvan ve Enver Demir çifti 1 buçuk yaşındaki çocuklarını akrabalarına emanet ederek yaşamlarına son verdi. 2020 Ocak ayında, Samsun’da 45 yaşındaki M.I, eline iş-aş yazarak kendini astı.

Medyaya yansıyan geçim kaynaklı intihar haberlerinin listesi uzayıp gidiyor. Konya’da evli ve iki çocuk babası kamyon şoförü M.Ç, maddi sıkıntılar nedeniyle kamyonuna kendisini asarak intihar etti. 2020 Şubat ayında Adem Yarıcı, “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek Hatay Valiliği önünde kendini yaktı.

“SADECE 1 LİRAM KALDI” DİYEREK İNTİHAR ETMİŞTİ

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sibel Ünli de 2020 yılında intiharından önce yaptığı paylaşımlarda “Bir liraya karnımı doyurabilir miyim?“, ‘‘Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var” ifadelerini kullanmıştı. Denizli’de işten atılan 26 yaşındaki Osman Karul, av tüfeğiyle kendini vurdu. Yine Denizli’de 21 yaşındaki U.Z.Ş, intihar eden isimler arasındaydı.

3 çocuk babası 39 yaşındaki Levent Akar ile 43 yaşındaki 3 çocuk babası İlyaz Yazgan Kocaeli’de, işsiz kalan yevmiyeli işçi Muhammed Bedir Çorlu’da intihar etti. Müzisyenler Duran Ay ile Erdem Topuz’un intiharı da medyada haber olarak yer aldı. Son olarak, İzmir’de çeşitli mekanlarda perküsyon çalarak geçimini sağlayan genç müzisyen Mehmet Mert El, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti. Mert El’in pandemi yasakları nedeniyle mekanlar kapalı olduğu için 1 yıldır işsiz olduğu belirtildi.

Bu intihar haberlerinin yanı sıra pek çok intihar girişimi de yaşandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0