Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

KHK’lılar BM İstanbul Ofisi’nin önünde eylem yaptı

Aralarında milletvekillerinin de bulunduğu KHK’lılar bugün Birleşmiş Milletler İstanbul Ofisi’nin önünde pankart açarak BM’ye yaşadıkları hukuksuzluklara sessiz kalmama çağrısında bulundu.

BOLD – Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) hayatları karartılan KHK’lılar yaşadıkları sorunları dile getirmek için Şişli’de bulunan Birleşmiş Milletler (BM) İstanbul Temsilciliği binası önünde açıklama yaptı.

HDP Milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hüda Kaya, Musa Piroğlu, bağımsız milletvekili Cihangir İslam ve Yeşiller ve Sol Parti Eş Genel Sözcüsü Sinan Tutal’ın da bulunduğu açıklamada, “KHK’lar ile elimizden alınan haklarımızı geri istiyoruz” ve “KHK’lar tarihin karanlık dönemlerinden kalan insanlık dışı uygulamalardır, durdurun” pankartları açıldı. “Ölüm KHK’larını durdurun” ve “OHAL komisyonu hukuksuzdur” dövizleri taşınan açıklamada sık sık “KHK’lar gidecek biz kalacağız”, “Ne darbe ne OHAL, demokratik Türkiye” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.

“NAZİ’Yİ HATIRLATAN İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR”

MA’nın haberine göre Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye’de insanlık dışı uygulamaların olduğunu dile getirerek yargısız infazların yapıldığını söyledi. Gergerlioğlu, OHAL ile birlikte birçok hukuksuzluğa zemin oluşturulduğuna dikkati çekerek, “KHK’lerin icat edilmesi ve yaptırıma dönüşmesiyle en az bir buçuk milyon insanı mağdur eden bir felaket yaşandı bu ülkede. Nazi’yi hatırlatan insanlık dışı uygulamaları konuşuyoruz bugün. Bir kamu görevlisini Anayasa’yı çiğneyerek işinden ediyorsunuz, sosyal yardımlaşmadan bir destek almasının, bankalarda hesap açmasının, yurt dışından bir akrabasının para göndermesini dahi elinden alıyorsunuz. Yeni katliamlar yaşatmaya çalışıyorsunuz. KHK mağdurları ‘biz gidiyoruz’ dediklerinde onu da izin vermeyerek bu ülke sınırlarında ölüme mahkum ediyorsunuz. Herkesi terörist ilan etmiş bir iktidar ile karşı karşıyayız” dedi.

Gergerlioğlu, KHK’lıların çaresiz bırakıldığının altını çizerken, KHK ile zulme uğrayan ve ölüme terkedilen yurttaşların fotoğraflarını işaret ederek, “Bugün KHK ile zulmedilen insanların fotoğrafları da bizimle. Dünya görsün, Türkiye’deki adaletsizliğin ve zulmün hali budur. Türkiye böylesine hukuksuz bir ülkedir. Hangi dehlizlerde işkence ediliyor bilinmiyor. Tüm dünya duysun Türkiye’de OHAL zulmü yaşatılıyor. Her muhalife zulüm yaşatılıyor. Siz ses çıkardığınızda baskıya maruz kalıyorsunuz. Buradaki arkadaşlarımızın tüm yolları kapanmış durumda. Bırakın hukuk devletini ortada devlet kalmamış. Ben de bir KHK’lı milletvekiliyim ve diyorum ki biz susmamaya devam edeceğiz” diye belirtti.

“ÇAĞIN NEMRUTLARI BİZE AYNI ZULMÜ REVA GÖRÜYOR”

HDP İstanbul Milletvekilli Hüda Kaya da “Mekke’de 3 yıllık bir hüzün süresi vardı. Kendi mahallelerinden dışarı çıkmaları yasaklanmıştı. Nefes aldırtılmıyordu. Çağın Nemrutları da bize aynı zulmü reva görmeye devam diyorlar. İnsanların iradesini, nefes alabilme hakkını, emekleri ile kazandıkları mesleklerini gasp ediyorlar. Onurluca yaşam haklarını ellerinden aldılar. Birkaç yıldır yürekleri dağlayan hikayelere şahit olduk” dedi.

Yeşiller ve Sol Partisi Eş Genel Sözcüsü Sinan Tutal KHK uygulamalarının 12 Eylül 1980 darbesi uygulamaları olduğu belirterek, “12 Eylül faşizmine karşı demokrasi güçleri nasıl mücadele etmişse bugün de bizler mücadele edeceğiz. Ve KHK’ler gidecek biz kalacağız” diye konuştu. Barış Akademisyenleri’nden Tuna Altıner ise KHK uygulamalarının insan suçu olduğunu söyleyerek, yaşanan hukuksuzlukların hesabının sorulacağının altını çizdi.

“TÜM YURTTTAŞLIK HAKKIMIZ ELİMİZDEN ALINDI”

Katılımcıların konuşmasının ardından basın açıklamasını KHK ile görevinden ihraç edilen Emine Yüzgeç okudu. KHK’liler için Türkiye’nin Nazi kampı olduğunu vurgulayan Yüzgeç, “Bizler vatansız, yurtsuz görülüyoruz. Yalnızca işsiz bırakılmadık; tüm yurttaşlık hakkımız ellerimizden alındı. Maruz kaldığımız tüm hukuksuzluğu duyurmaya çalışıyoruz. Bizim için Türkiye kocaman bir Nazi kampına dönüşmüş durumda bizler de tutsaklarız. Hukuksuzca gasp edilmeye, işkence görmeye, ağaç kökü yemeye, nesiller boyu fişlenmeye, hedef gösterilmeye, öldürülmeye maruz bırakılmaya daha fazla katlanamıyoruz. Bizlere karşı işlenen insanlık suçlarını dünyaya ilan ederek diyoruz ki, duyarsız kalmayın” diyerek BM ülkelerine seslendi.

Gündem

Ülke yangın yeri! Kim takar Yalova Kaymakamını

Türkiye’nin 4. büyük partisi HDP’nin İzmir İl binasının basılarak bir çalışanın öldürülmesi sonrası tek kelime açıklama yapmayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bütün günü kursiyer kaymakamların kura töreninde geçirdi. Töreni sosyal medya hesabından da paylaşan Soylu’ya tepkiler çığ gibi.

BOLD – Onur Gencer adlı bir saldırgan, bugün sabah saatlerinde İzmir Konak’taki HDP İl binasını ateşe vererek Deniz Poyraz adlı bir hizmetliyi de öldürdü. Saldırgan Gencer binanın çatısında yakaladı. Saldırganın sosyal medya profilinde ‘bozkurt’ işareti yaparken, silah kullanmış halde ve poligonda atış taliminde çekilmiş fotoğraflar ve Suriye’de ‘görev’e gittiğine dair ifadeler bulunuyor.

AKP’DEN SALDIRIYA TEPKİ

AKP kanadından ilk açıklama parti sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Çelik paylaşımında: “Saldırıyı ve cinayeti lanetliyoruz. Türkiye, huzur ve güvenliğini bozmaya çalışan provokasyonlara asla fırsat vermeyecektir” dedi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de “Saldırıyı ve cinayeti lanetliyorum. Provokasyonların hedefi karanlıktır, huzursuzluk ve güvensizliktir. Hukuk bu karanlığa asla geçit vermeyecek, olay tüm yönleriyle aydınlatılacaktır” sözleriyle saldırıyı lanetledi.

SOYLU KAYMAKAMLARI PAYLAŞTI

Saldırı haberinin ardından ‘107’nci Dönem Kaymakamlık Kursu Kura Töreni’ne katılan İçişleri Bakanı Soylu burada yaptığı konuşmada konuya değinmedi. Sosyal medyayı aktif kullanan Soylu’nun hesabından da kaymakamların kura töreni de paylaştı. Ülkenin 4. büyük partisinin il binası silahla basılarak cinayet işlenmesine rağmen Soylu’nun bütün günü kaymakamlarla geçirerek açıklama yapmaması tepki çekti.

SEDAT PEKER UYARMIŞTI

Öte yandan, daha önceki videolarında Mehmet Ağar ve ekibinin Gazi Mahallesi olaylarına benzer kanlı olaylar planladığını söyleyen Sedat Peker, takipçilerine dikkat olmaları ve sokaktan uzak durmaları konusunda uyarıda bulunmuştu.

Uyarılarını tekrar hatırlatan Peker, “Kıymetli dostlarım, İzmir HDP il başkanlığına yapılan provokasyon amaçlı saldırının çok daha büyüklerini ne yazık ki önümüzdeki zamanlarda yaşayacağız. Eğer benim tecrübeme ve samimiyetime inanıyorsanız hiçbir şartla sokağa çıkmayın” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Soylu’nun sessizliğinin yanı sıra bir mafya babası olan Sedat Peker’in halka itidal çağrısı yapması sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmadı.

Okumaya devam et

Gündem

Kırgız siyasetçiden Orhan İnandı açıklaması

Hakan Fidan’ın başında olduğu MİT tarafından kaçırılan eğitimci Orhan İnandı’nın Kırgız dostları ona sahip çıkıyor. Eski milletvekili Tursunbay Bakir Uulu, İnandı’nın hala daha bulunamamış olmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

BOLD – Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te 31 Mayıs akşamı kaçırılan Sapat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı’nın eski dostlarından, Erkin Kırgızistan Partisi Genel Başkanı, Eski Milletvekili Tursunbay Bakir Uulu da bir açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un İnandı’nın bulunması için talimat vermesinin çok doğru bir karar olduğunu söyleyen Uulu, ancak, şu ana kadar bulunamamış olmasından ciddi şekilde endişe duyduğunu ifade etti.

“GÜVENLİK BİRİMLERİNİN ÇALIŞTIĞINI SÖYLEYEMEM”

Orhan İnandı hakkında Kırgız Meclisi Genel Kurulu’ndaki oturumu izlediğini belirten Uulu, “İçişleri Bakanlığı, Milli Güvenlik Devlet Komitesi ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri milletvekillerinin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanımızın bizatihi kendi himayesinde yürüttüğü soruşturmanın, ilgili makamlarca çok daha fazla çaba sarf ederek sonuçlandırılmasını istiyoruz. Şu ana kadar güvenlik birimlerinin bu şekilde çalıştığını söyleyemem.” dedi.

“DAHA ÖNCE DE ADAM KAÇIRMA OLAYLARI YAŞANDI”

Kırgızistan’ın eski cumhurbaşkanlarından Askar Akayev döneminde yaşanan insan kaçırma olaylarını hatırlatan Uulu şöyle devam etti:

“Akayev döneminde Özbek siyasetçi Abdumanab Pulatov’un komşu ülkenin özel istihbarat servisleri tarafından Bişkek’ten kaçırıldığını unutmuyoruz. Daha sonra Kırgız vatandaşımız olan Özbeklerin ülkemizden kaçırılma vakaları artmaya başladı. Bu gelişmelerin akabinde 1997’de Kırgız Meclisi’nde olayın araştırılması için benim de bulunduğum bir komisyon kuruldu. Özbekistan’a kaçırılarak hapsedilen vatandaşlarımızın ismini tespit ederek Meclis Genel Kurulu’nda açıkladık.

Ombudsman olduğum 2005 yılında Andican olayları yaşanmış ve Özbekistan’dan ülkemize sığınanlar olmuştu. Özbekistan ülkemize sığınan 22 Özbekistan vatandaşının iadesini istemişti. Ombudsman olarak iade kararına karşı çıkmama rağmen dönemin cumhurbaşkanı ve başsavcısı bu kişileri Özbekistan’a iade etti.

Kısaca özetlemem gerekirse, geçmişte de ülkemizde kaybolma veya gizli istihbarat servisleri tarafından adam kaçırma olayları yaşandı. İçişleri Eski Bakan Yardımcısı Kursan Asanov’un soruşturmasında İçişleri Bakanlığı’nın oğlunun gittiği bütün yerleri kameralardan tespit ederek göstermesini unutmuş değiliz.

Kaçırıldığı gün İçişleri Eski Bakanı Melis Turgunbaev ile buluşmasından sonra kimler ile bir araya geldiği ve yol güzergahını üzerindeki kameralardan kendisini takip eden araç ya da araçları tespit etmem mümkün.”

Facebook sayfasından bir açıklama yapan ve Orhan İnandı ile fotoğrafını da paylaşan Uulu, Kırgızistan’ın daha fazla utanç durumuna düşmemesi için kaybolan Kırgız vatandaşlarının sağ-salim bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kırgız Meclisi Orhan İnandı’yı bulmaya kararlı: Kendimizi rezil etmemeliyiz

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li başkanın yanında el pençe duran savcı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdür Yardımcısı oldu

Bir et lokantasının açılışında eski AKPli Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ün yanında el pençe divan şekilde fotoğraflanan eski Kazan Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Çıtlak’ın terfi ederek Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdür Yardımcısı olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Kazan Başsavcılığının ardından Ankara Batı Adliyesi Savcılığına atanan Çıtlak, Aralık 2018’de Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdür yardımcılığı görevine atandı.

Çıtlak, 3 yıla yakın bir süredir genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyor. Çıtlak’ın Kazan Başsavcılığı görevi sırasında Mayıs 2016’da bir et lokantasının açılışı sırasında verdiği fotoğraf tartışmaya neden olmuştu.

AKP’li Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk ve AKP’lilerle lokanta açılışına Kazan Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Çıtlak da katılmıştı. Çıtlak’ın Lokman Ertürk’ün yanında el pençe divan şekilde duruşu tepki toplamıştı.

Abdullah Çıtlak.

Düşünce suçlusuna insafsız infaz: Bu nasıl adalet?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0