Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hakkari’deki rüşvet ve yolsuzluk iddialarında AKP’li isimler bir birine düştü

Hakkari rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla çalkalanıyor. Ortaya çıkan ses kayıtlarında TÜGVA Hakkari İl Başkanı Mustafa Can, her ihale için AKP İl Başkanı Emrullah Gür’e rüşvet verilmesi gerektiğini söylüyor. İddianın muhatabı Gür ise hem ifşada bulanan Can hem de ses kayıtlarını yayanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

BOLD –  TÜGVA Hakkari İl Başkanı Mustafa Can’a ait olduğu ileri sürülen iki ses kaydında, AKP İl Başkanı Emrullah Gür’e her ihale için rüşvet verildiği anlatıldı. Gür ise iddiaları reddederek Can hakkında suç duyurusunda bulundu. Ses kayıtlarını yalanlayan Can ise “sesime benzetmişler” savunması yaptı.

Yüksekova İmam Hatip Lisesi Müdürü ve aynı zamanda Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) Hakkari İl Başkanı Mustafa Can’a ait olduğu iddia edilen 2 ayrı ses kaydında, AKP Hakkari İl Başkanı Emrullah Gür ve iş insanı N.S.’nin de aralarında bulunduğu bazı kişilerin ihalelerde ve atamalarda rüşvet alıp verdikleri anlatıldı. Kayıtlardaki yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, AKP’li Gür’ün, ses kayıtlarını yayan kişiler hakkında yaptığı şikayet sonrası gündeme geldi.

‘HER İHALE İÇİN AKP İL BAŞKANINA RÜŞVET’ İDDİASI

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Mustafa Can’a ait olduğu belirtilen bir ses kaydında, her ihale için AKP İl Başkanı Gür’e rüşvet verilmesi gerektiği kaydediliyor. Can’a ait olduğu belirtilen ses kaydında, “hocam” diye hitap ettiği bir kişiye, AKP İlçe Başkanı Fatih Arslan’ı tehdit ettiğini söylüyor. Can, Arslan’a dair şu ifadeleri kullanıyor: “Şimdi Fatih’e (AKP İlçe Başkanı) vermişti. Fatih’e diyor ki bu isimler şey yapmayacak. Ben de dedim ki Fatih bu isimlerle ilgili ufak bir sıkıntı yaptığında ne sen burada kalırsın ne Nedo (N.S.) kalır ne Servet kalır. Hodri meydan.”

“VALLAHİ DİREK ÇİZERLER”

Ortaya çıkan ses kayıtlarında Can, Servet adlı kişiyi hedef alarak, “Bizim istediğimiz mesele ne? Biz Servet’i kaldırmak istiyoruz doğru mudur? Bizim elimiz gücümüz zayıf” ifadelerini kullanıyor. Sonrasında ise AKP’li Gür’ün iptal ettirdiğini iddia ettiği bir ihaleden söz eden Can, “Geçen Pazartesi ihale yapmışlar. Rıza Varlı mı ne birine vermişler. 20 mi, 27 milyon TL davetiyeli. Emrullah’ın (AKP İl Başkanı) haberi oluyor. İhaleyi hemen iptal ettiriyor. Burada bunun kavgasını verdiler şimdi. Bizden istediği şey de güven. Adam mesela açık söylüyor. Tamam bunlarla çalışmayayım ama bana sahip çıkın. Ben onların akrabasıyım (Kürtçe konuşuyor). Bana nazları geçiyor. Yoksa vallahi direk çizerler” diyor.

 400 BİN TL’LİK RÜŞVET

Can, bir taşıma ihalesinden de söz ederek, iş insanı N.S.’nin bir ihaleye ilişkin 300-400 bin TL rüşvet verdiğini ifade ediyor. Can, konuşmasının devamında, “Beni çağırdı. Muhsin yabancı değil. (Muhsin cevaplıyor: yok) Çünkü Nedo (N.S.) yanıma geldi. Geçen sene Nedo buna 300-400 milyar para verdi. Van’a geldi bu parayı verdi. Yardımcı ol, yardımcı (Kürtçe söylüyor). Ama bu zaman beni de düşüneceksiniz. Nedo gelmiş sonuçta beni besleyen adam. O zaman siz de bana sahip çıkın ben de destek vereyim. Ben mesela şimdi Atilla’dır, Cahit’tir, Nusret’tir. Fatih niye bizim başımızda ilçe başkanı? Kimse olmadığı için. Biz beraber olduğumuzda kimseyi bir kişiyi çıkarabildik mi yok” diye konuşuyor.

“BENİM İSMİMİ KULLANMA”

Can’a ait olduğu iddia edilen bir diğer ses kaydında ise, AKP’li Emrullah Gür’e rüşvet verilmesi gerektiği belirtiliyor. Can, bu duruma ilişkin ise şunlar dile belirtiyor: “Vallahi İlhan hocam ben sana öncesinde de Emrullah’a para vermemiz gerektiğini söylemiştim. Yoksa adam ne diye bizim için uğraşsın. Emrullah’a bana kaç defa ismimi kullanacaksan ‘abi’ de ‘Hakkari’ de, ‘benim ismimi kullanma’ Biz şartları konuştuğumuzda büyük caminin orada. Ben büyük bir şey atlatmak için buraya geldim. Adama bastırdım, adam dedi ‘tamam, Mustafa ben senin arkandayım’ Şimdi istesek de istemesek de Yüksekova’da bir oluşum yapmak istiyorsak, muhakkak ama muhakkak belli bir şeyi kapatacağız artık.”

SADECE İHALE İÇİN DEĞİL MÜDÜRLÜK İÇİN DE RÜŞVET İDDİASI

Olası yeni İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü için de rüşvet verileceğine dair itirafta bulunan Can, “Ben yarın öbür gün mesela, birisi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne oynasa bile ben belli bir parayı gözden çıkaracağım. Kimse kusura bakmasın. (Anlaşılmıyor) O geldikten sonra kim ne yapmak istiyorsa yapsın” sözlerini sarf ediliyor.

RÜŞVET KARŞILIĞINDA İHALE

Can, kimi okullara gönderilen 20 ton kömür karşılığında para verildiği belirtilerek, şöyle devam ediyor: “Kömür meselesi mesela; Müdürüm sizin aklınız alabiliyor mu, kömür bize az geliyor. İlhanla gittim konuştum. İlhan dedim ki 20 ton tamam mı? ‘Tamam’ dedi. ‘Hoca 20 ton bize yeterli’ dedi. ’20 tonu getirme bize para versin. Ben de ‘tamam’ dedim. (Kürtçe konuşuyor) Ben şuan isteseydim İ.S., N.S. onlar üzerinde müthiş paralar alamaz mıyım? Ben şuan N. S.’a savaş açmış bir adamım. İ. S.’ye hakeza aynı şekilde. Okul müdürleri beni arıyor. Diyor ki ‘hocam bu Gürmüş’ ne. H.G. (AKP İl Başkanı Emrullah Gür’ün akrabası) kimdir? Sizin neyinizdir, sizin akrabalardan mı? Bizim Şermin’in amcaoğlu oluyor, dedim. ‘Benim okulun birkaç borcu var, biraz kömür eksiği var getirse olur mu acaba.’ Dedim konuşurum. Gittim konuştum, verdi adama. Bütün müdürlere.”

OKUL KÖMÜRLERİNE DE GÖZ DİKMİŞLER

Can, konuşmasının devamında bir okul müdürüne, 20 ton eksik kömür verilmesi için kendisinin isminin kullanılmasını isteyerek, şunları söylüyor: “Söyle; Mustafa Can 20 ton eksik vereceğiz, 30 ton esik vereceğiz. Kömür getirmişlerdi fındık mı fıstık mı neydi. Diğer şeyler de vardı bayrama gidiyorduk. 200 milyon mu 150 milyon mu? Nihat Hoca’ya da söyledim. Bu kadar para aldık. Bu paranın şu kadarını şuraya verdik. Bu kadarını okul bana borçluydu. Bende kendime aldım bu parayı. Ben onu da verdim hesapları kapattık. Ben sadece Hakkari’nin ödenmemiş bir borcu var. Ben bunu istiyorum.”

 AKP’Lİ GÜR’DEN SUÇ DUYURUSU

Can’ın konuşmasının ortaya çıkması sonrası AKP İl Başkanı Emrullah Gür, ses kayıtlarını yayan kimi sosyal medya kullanıcıları ve ses kaydında konuşan kişiler hakkında Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 16 Aralık 2020 tarihli suç duyurusunda, Twitter hesapları üzerinden ses kayıtlarını paylaşan “T.C Vatandaşı (TCVatan21025983)” ve “Zeynell (Zeynell61463828)” kullanıcıların “hakaret”, “iftira” ve “hedef gösterme” suçlamalarıyla cezalandırılması talep edildi.

Söz konusu kullanıcıların sosyal medyada kendisi ve ailesinin ismini açık hedef göstererek iftira attığını belirten Gür, “sahte” olduğunu iddia ettiği paylaşım ve videolarda yazıyı yazan, “iftiralarda” bulunan, videoda konuşan kişi veya kişilerin araştırılarak bulunmasını talep etti. Gür “”Bizimle alakası olmayan birileri aralarında konuşmuş, bizi musallah etmişler. Biz gerekli yasal işlemleri başlattık. Herkes hesabı yargıda verecek. Bizimle alakalı bir iftira var. Yargı da bunun hesabını en ağır şekilde soracaktır. Hem Mustafa Can hem yanında konuşanlar hem de yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı.

CAN: SESİME BENZETMİŞLER

İddialara ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın görüştüğü Mustafa Can, “Kesinlikle öyle bir şey yok. Tamamen bir kumpas kuruluyor” dedi. Ses kayıtlarını, “Kopyala-yapıştır üzerine kurulmuş olan bir çalışma” olarak yorumlayan Can, kendisinin de konu hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Can, “Çalışma yürütülüyor. Kayıt bana ait değil. Biz de gerekli suç duyurusunda bulunduk. Orijinal yapılmış bir çalışma. Profesyonel ortamlarda yapılmış bir çalışma” diyerek, kendini savundu. Can, telefondaki sesin kendisinin sesine benzetildiğini ileri sürdü.

 

Gündem

Sabah yazarı Barlas: Türkiye’yi yönetmek güçleşiyor

Sıkı bir Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan destekçisi olan Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, İçişleri Bakanlığı genelgeleriyle Türkiye’nin yönetilmesine tepki gösterdi. Barlas, “Türkiye’yi yönetmek güçleşiyor.” dedi.

BOLD – ‘Artık markete pazara İçişleri Bakanlığı yön veriyor’ başlıklı yazısında Barlas, “Eski Türkiye’de pazarda ve markette nelerin satılacağını esnaf belirlerdi. İçişleri Bakanlığı, asayiş ve güvenlik gibi sorunlarla ilgilenirdi. Ama artık nerede neyin satılıp neyin satın alınacağına İçişleri Bakanlığı karar veriyor.” ifadeleri kullandı.

ESKİDEN BÖYLE DEĞİLDİ

İçişleri Bakanlığı’nın eskiden “Sadece meyve ve sebze satılacak” diye pazarcıların işine karışmadığını hatırlatan Barlas, “Hele marketlerin raflarındaki ürünlerden hangilerinin satılacağına karışmak kimsenin aklına gelmezdi. Baksanıza…” vurgusu yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Cengiz Holding İkizdere’yi Kanlımezra’ya dönüştürecek

Rize İkizdere’de Saray’a yakın firmalardan Cengiz Holding tarafından açılmak istenen taş ocağına tepkiler sürüyor. İkizdere’ye taş ocağı açılması halinde bölge Kanlımezra’nın akıbetini yaşayacak.

BOLD – Rize’nin İkizdere ilçesinde açılmak istenen taş ocağı, akıllara Rize-Artvin Havalimanı inşaatında kullanılmak amacıyla tahrip edilen ormanlık alan Kanlımezra’yı akıllara getirdi.

YÖRE HALKI DİRENİYOR

İkizdere’de, Cengiz Holding tarafından Rize sahilinde yürütülen İyidere Lojistik Limanı inşaatında kullanılmak üzere açılmak istenen taş ocağı için yol yapım çalışmaları başlatıldı. Taş ocağı inşaatına karşı çıkan yöre halkı direnişini sürdürüyor.

HAVALİMANI İNŞAATI İÇİN DOĞA KATLEDİLDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca 1000 hektarlık alanda, Türkiye’nin deniz dolgusuna inşa edilecek ikinci havalimanı olarak tanıtılan Rize-Artvin Havalimanı projesi de yine Cengiz Holding’e ait. Havalimanı projesi için 3 kilometre uzaklıktaki Kanlımezra ve 7 kilometre uzaklıktaki Tektaş Taş Ocakları’ndan kamyonlarla taşınan taşlar, bağlantı yolu ile denize dökülüyor.

GERİYE AĞAÇSIZ BİR DAĞ KALDI

Denizin doldurulmasında kullanılmak üzere 7 kilometre mesafede bulunan, taş ocağı yapılması planlanan yerlerden Subaşı’da halk ocak yapımına karşı çıkarak eylem yaptı. Defalarca gözaltına alınan köylüler taş ocağı projelerine dava açarken, Subaşı’na üç kilometre uzaklıktaki Kanlımezra’da taş ocağı faaliyete geçti. Dört yılın sonunda ise bir dağın iki yamacı ortadan kalktı.

HER TARAF TOZ TOPRAK

Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan Sol Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Alper Taş, “Köyde her taraf toz toprak. Her gün patlatma sesinden ötürü gürültü var. 24 saat durmaksızın damperli kamyonlar gelip gidiyor. Bütün hayatımızı etkiliyor. Esas etki toz. İkizdere’de de olacak olan aynısıdır. Orada da alanı büyütmeye çalışacaklar” dedi.

Milli Eğitim’in ‘Hayalindeki Çin’

Okumaya devam et

Gündem

Sağlık Bakanlığı başka Fahrettin Koca başka konuşuyor

Uluslar arası örgütlerden gelen tepkiler sonrasında salgınla ilgili verileri güncellemek zorunda kalan Sağlık Bakanlığının verileri yine kafa karıştırdı. Fahrettin Koca’nın paylaştığı tablodaki verilerin, bakanlığın haftalık vaka haritasıyla uyumlu olmaması dikkat çekti.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün paylaştığı ve vaka sayısının en çok azaldığı kentleri gösteren tablodaki verilerin, bakanlığın haftalık vaka haritasıyla uyumlu olmaması dikkat çekti.

KENTLERİN HAFTALIK VAKA TABLOLARI FARKLI ÇIKTI

Koca, 24-30 Nisan haftasında vaka sayısı en çok azalan 10 kente dair tabloyu dün Twitter hesabından paylaştı. Tabloda, vaka 399,78’lik azalışla İzmir’in 439,11 vakaya gerilediği belirtildi. Bu nedenle İzmir’in vaka sayısının en çok azalan kent olduğu söylendi. Ancak Anadolu Ajansı’nın dünkü haberinde 17-23 Nisan haftasına göre en çok azalış görülen kentin Çanakkale olduğu belirtildi. Doğrulama platformu Malumatfuruş da tablodaki 10 kentin Zonguldak hariç dokuzunun, haftalık vaka tablosunda farklı görüldüğünü bildirdi.

ÇANAKKALE YERİNE İZMİR YAZILDI

Sağlık Bakanlığı’nın verileri incelendiğinde, İzmir’in bir haftada 335,09’dan 223,34’e gerilediği, diğer deyişle 111,75’lik azalma görüldüğü anlaşılıyor. Çanakkale’de ise vaka sayısı 838,89’dan 439,11’e düştü. Aradaki fark 399,78. Buna karşın yukarıdaki tabloda Çanakkale yerine İzmir yazıldığı görüldü.

İLLERİN VERİLERİ Mİ KARIŞTI?

Sakarya tabloda 532,02 haritada 300,77; Adana tabloda 388,44 haritada 106,70; Kırşehir tabloda 345,95 haritada 257,75; Kars tabloda 489,89 haritada 293,41; Tokat tabloda 352,83 haritada 313,45; Batman tabloda 437,65 haritada 120,91; Nevşehir tabloda 213,43 haritada 327,58; Manisa ise tabloda 498,70 haritada 223,63 görülüyor. Bakanlığın haritaları kaynak alınırsa, Sakarya’nın verisi İstanbul’a, Adana’nın verisi Giresun’a, Kırşehir’in verisi Yalova’ya, Kars’ın verisi Tekirdağ’a, Tokat’ın verisi Bayburt’a, Batman’ın verisi Kastamonu’ya, Nevşehir’in verisi Sinop’a, Manisa’nın verisi ise Kırklareli’ne ait.

Kolombiya’da ordu ve polis katliam yaptı: Ölü sayısı 100’ün üzerinde

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0