Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan el sıkışmadan imar konusunda anlaştı

Karabağ’daki savaş sonrasında Azeri ve Ermeni liderler ilk kez Moskova’da Putin’in ev sahipliğinde bir araya geldi. İki liderin el sıkışmadığı görüşmede bölgenin yeniden imarı için çalışma grubu oluşturulması kararlaştırıldı.

BOLD – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’daki çatışmaların ardından Ermenistan ve Azerbaycan liderlerini ilk kez bir araya getirdiği mini bir zirve düzenledi.

Zirve, taraflar arasında savaşı bitirmek için varılan anlaşmayı riske atan sorunları giderme amacı taşıyordu.

Dağlık Karabağ’da Ermenistan ve Azerbaycan arasında 27 Eylül’de patlak veren ve altı hafta süren çatışmalar Rusya arabuluculuğunda varılan bir ateşkesle askıya alınmış, ateşkes Azerbaycan’a toprak kazandırmıştı. Anlaşmanın ardından Ermenistan’da birçok yetkili halkın tepkisi nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

ALİYEV VE PAŞİNYAN EL SIKIŞMADI

9 Kasım’da varılan ateşkesin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ilk kez bir araya geldi. Görüşmede soğuk bir havanın hakim olduğu, Azeri ve Ermeni liderlerin el sıkışmadığı ve kısa bir selamlaşmayla yetindiği görüldü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ev sahipliğinde Moskova’da gerçekleşen görüşmede üç ülke Dağlık Karabağ’da bir yeniden imar planı üzerinde uzlaşmaya vardı.

Putin, 9 Kasım’da imzalanan ateşkes anlaşmasının ciddi ihlaller olmadan uygulandığını ve görüşmelerin faydalı geçtiğini belirterek “Bölgenin kalkındırılması için ortak bir bildiri üzerinde mutabık kalıp imzalayabildik” dedi. Putin, ortak bildirinin bölgede ekonomik bağlantılar ile altyapı projelerinin geliştirilmesi yönünde somut adımlar içerdiğini kaydetti.

BİLDİRİ NELERİ İÇERİYOR?

Üç liderin imzaladığı ortak bildiriye göre, “bölgedeki tüm ekonomik bağlantılarla ulaşım hatlarına yönelik engellerin kaldırılmasını” denetlemek üzere üç ülkeden temsilcilerin katılacağı bir çalışma grubu oluşturulması karara bağlandı. Grubun eş başkanlıklarını üç ülke başbakan yardımcılarının üstlenmesi ve ilk toplantının 30 Ocak’ta gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nahçıvan ile otuz yıldır ilk kez demiryolu bağlantısı kurulacağını, Ermenistan’ın da Azerbaycan toprakları üzerinden Rusya ve İran’a demiryoluyla bağlanacağını kaydetti. Dağlık Karabağ anlaşmazlığının geçmişte kaldığını belirten Aliyev, iki tarafın “geleceği ve barışı düşünecek erdemi göstermesini umduğunu” söyledi.

Türkiye ve İran’a sınır komşusu olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Azerbaycan’a bağlı olmasına rağmen araya Ermenistan topraklarının girmesi nedeniyle Azerbaycan ile doğrudan fiziki bağlantısı bulunmuyor. Nahçıvan ile Türkiye arasında 17 kilometrelik kısa bir sınır bulunuyor.

PAŞİNYAN: ANLAŞMAZLIK HALA BİTMEDİ

Esirlerin karşılıklı değişimi ve Nahçıvan ile bağlantıyı sağlayacak ulaşım koridorunun nasıl hayata geçirileceği, 10 Kasım’da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının en pürüzlü noktaları arasında.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşmasında yer alan bazı konularda ilerleme kaydedilemediğini belirterek “Maalesef Dağlık Karabağ anlaşmazlığı hala bitmedi” dedi. Paşinyan bu konular arasında Dağlık Karabağ’ın statüsü ve geriye kalan esirlerin değişimini saydı.

Azerbaycan ile imzaladığı ateşkes anlaşması ve büyük toprak kayıpları nedeniyle ülkesinde vatan hainliğiyle suçlanan Paşinyan, istifa baskısıyla karşı karşıya. Muhalefet, Paşinyan’ın ateşkesi daha erken bir safhada imzalaması durumunda toprak kaybının bu kadar büyük olmayacağını savunuyor.

Dağlık Karabağ’da 27 Eylül-9 Kasım tarihleri arasındaki son savaşta 6 bini aşkın kişi hayatını kaybetmişti. Azerbaycan, son savaşta önemli bir askeri üstünlük sağlayarak 1990’lardaki savaşta kaybettiği topraklarının büyük bölümünü geri aldı. Ateşkes anlaşması uyarınca bölgede beş yıllığına 2 bin askerlik Rus barış gücü konuşlandırıldı.

Joe Biden CIA Başkanlığına William J. Burns’ü aday gösterdi

Dünya

İsrail’in Gazze saldırılarında 8’i çocuk 26 kişi öldü

İsrail’in hava saldırılarıyla bombaladığı Gazze’de bugün 26 kişinin öldüğü belirtildi. Gazze’ye yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 174’e yükseldi. İsrail ordusu hava saldırılarında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın evinin hedef alındığını öne sürdü.

BOLD – Bölgedeki yetkililer Pazar gününün ilk saatlerindeki hava saldırılarında en az 26 kişinin öldüğünü duyurdu.

BBC’nin haberine göre İsrail ordusu, bombalanan binalar arasında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın evi olduğunu ileri sürerek bir bombardıman videosu paylaştı. Hamas’ın ise roket saldırılarıyla misilleme yaptığı belirtildi.

Bombalanan evde Hamas lideri Yahya Sinvar ile kardeşi Muhammed Sinvar’ın yaşadığı kaydedildi. Yerel kaynaklar Hamas liderinin evinin bombalandığı açıklamasını doğruladı. Ancak Yahya ve Muhammed Sinvar’ın akıbetine ilişkin bilgi bulunmuyor.

Hamas lideri Yahya Sinvar

Hamas lideri Yahya Sinvar

Pazartesi günü İsrail’in hava saldırılarının başlamasından bu yana, Gazze’de 47’si çocuk ve 29’u kadın olmak üzere en az 174 kişi öldü, 1200 kişi ise yaralandı. İsrail’den yapılan açıklamada, ölenlerin arasında “onlarca militanın olduğu” iddia edildi.

BBC muhabiri Rushdi Abualouf, gece boyunca İsrail uçaklarının Gazze’de çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini belirterek, onlarca kişinin enkaz altında kaldığını söyledi. BBC muhabiri, “Şimdiye kadar bu kadar yoğun bir hava saldırısı görmemiştim. Gazze’nin her yerinde patlama oluyor. Saldırıların konumuna dair yetkililerle iletişim kurmak zorlaştı” ifadelerini kullandı.

8’İ ÇOCUK 26 KİŞİ ÖLDÜ

Gazze’deki sağlık otoriteleri, gece boyunca süren saldırılarda en az 26 kişinin öldüğünü, 50 kişinin yaralandığını bildirdi. Ölenler arasında sekiz çocuk ve 10 kadın da bulunuyor. Enkaz altında arama çalışmaları sürüyor.

İsrail ordusu ise gece boyunca Gazze şeridindeki Hamas mevzilerinden 120 roket fırlatıldığını ancak roketlerin ciddi bir yaralanmaya yol açmadığını açıkladı.

İSRAİL ASSOCİADET PRESS’İN ÇALIŞTIĞI BİNAYI DA VURDU

Gazze’de ABD merkezli Associated Press ve Katar merkezli Al Jazeera haber kuruluşlarının olduğu bir bina, İsrail’in dünkü hava saldırısı sonucu yıkılmıştı. İsrail yaptığı açıklamada “Hamas’ın askeri malzemelerinin olduğu binada yaşayanları kalkan olarak kullandığını” öne sürmüştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgedeki gerilimi azaltmak üzere gösterilen uluslararası çabalara rağmen “Hamas’ın saldırılarına yanıt vermeye devam edeceklerini” açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet ise, hem İsrail ordusunun hem de Filistin’in silahlı gruplarının, nüfusun yoğun olduğu yerlere hava saldırısı düzenleyerek savaş suçu işliyor olabileceği uyarısında bulundu.

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Mülteci kampındaki 12 Filistinli öldü

Okumaya devam et

Dünya

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Mülteci kampındaki 12 Filistinli öldü

İsrail’in Gazze’ye dün düzenlediği hava saldırılarında en az 12 Filistinlinin öldüğü bildirildi. Saldırıda bir mülteci kampının vurulduğu, ölenlerin çoğunun çocuk olduğu belirtiliyor.

BOLD – İsrail’in Gazze’ye dün gece savaş uçaklarıyla düzenlediği hava saldırılarında en az 12 kişinin daha öldüğü kaydedildi.

Filistinli sağlık görevlileri, bir mülteci kampındaki evleri vurulan bir kadın ve üç çocuğunun da hayatını kaybedenler arasında olduğunu belirtti. Anadolu Ajansı ise dün geceki saldırılarda en az sekiz çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu.

İSRAİL CAMİYİ VURDU İDDİASI

Filistinli yetkililer, İsrail uçaklarının bir camiyi de hedef aldığını belirtirken, İsrail ordu sözcüsü bu haberin araştırıldığını söyledi.

İsrail ordusu, dün gece düzenlenen saldırılarda Hamas’a ait bir istihbarat tesisi ile Gazze’nin kuzeyinden roket atılan bazı noktaların hedef alındığını öne sürdü.

Filistinli gruplar, hava saldırılarına tepki olarak İsrail topraklarına roket atışı dün gece de devam etti. Sınırın İsrail tarafında Berşeba ve Aşdod kentlerine roketler düşerken, yaralanan olmadığı ifade ediliyor.

32’Sİ ÇOCUK 132 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail’in işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs’te bazı Filistinli aileleri evlerinden tahliye edip yerlerine yasadışı Yahudi yerleşimcileri yerleştirme girişimiyle geçtiğimiz hafta patlak veren gerilim beşinci gününü doldurmuş durumda. Filistinli sağlık kaynaklarına göre, pazartesiden bu yana Gazze’de 32’si çocuk 21’i kadın en az 132 kişi İsrail’in hava saldırılarında hayatını kaybetti. 950 kişi ise yaralandı.

Öte yandan, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da da Gazze’de yaşananları protesto eden Filistinlilerle polis arasında yaşanan çatışmalarda dün 11 kişi öldü.

İSRAİL’DEN 8 KİŞİ ÖLDÜ AÇIKLAMASI

Roket atışları nedeniyle İsrail’de de biri Gazze sınırında devriye gezen bir asker, ikisi çocuk altı sivil dahil sekiz kişi öldü. İsrail ordusu, ihtilafın başından bu yana Gazze’den 2 binden fazla roket atıldığını, bunların yarısının Demir Kubbe isimli hava savunma sistemi tarafından imha edildiğini, 350’sinin de Gazze sınırları içine düştüğünü kaydetti.

ABD İSRAİL’E TEMSİLCİ GÖNDERDİ

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin pazar günü durumu görüşmek üzere toplanmasının öncesinde, ABD’deki Joe Biden yönetimi diplomat Hady Amr’ı dün bölgeye gönderdi. ABD’nin İsrail Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, durumun sürdürülebilir şekilde yatışmasının amaçlandığı ifade edildi.

ATEŞKES İÇİN MISIR DEVREDE

Ateşkes girişimlerinin başını çeken ülkelerin başında ise Mısır geliyor. Reuters’a konuşan iki Mısırlı güvenlik kaynağı, Kahire’nin dün gece boyunca tüm taraflar nezdinde girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Katar’ın da arabulucularını bölgeye gönderdiği kaydedildi.

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

Okumaya devam et

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0